VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

KABiR AZABI


Yeni bir internet hurafesi daha:

Amerikalı maktul, “kabir azabı kurbanı”na nasıl dönüştü(rüldü)?

Şimdi anlatacağım “internet efsanesi”nin Türkiye kamuoyunda yayılışının yaklaşık üç-dört aylık bir geçmişi var. Ancak, bu kısa süre zarfında ülke çapında o kadar çok insanın elektronik posta adresine gönderildi ki (görüp de ibret almam için bana bile ardarda üç-dört kez geldi!) milyonlarca kişi bu tüyler ürpertici öyküyle şimdiden tanışmış durumda…

Dinî içerikli propaganda yapma çabasındaki söz konusu gönderi; bir kaç kare fotoğraf ve ona eşlik eden ayrıntılı bir haber metninden oluşuyor.

Fotoğraflarda, çekimden en fazla bir-iki hafta önce öldüğü anlaşılan orta yaşlı bir insanın çürümeye yüz tutmuş cesediyle karşılaşıyoruz. Ki değişik açılardan çekilmiş olan bu kareler, böylesi görüntülere alışık olmayanlar için son derece sarsıcı…

Fotoğraflara eklenmiş haber metninde aktarılan bilgiler ise özetle şöyle:

18 yaşındaki Ummanlı Müslüman bir delikanlı, rahatsızlanınca babası tarafından hastaneye kaldırılır. Genç yaşına rağmen içki, sigara ve uyuşturucu gibi bir dizi kötü alışkanlığa sahip bulunan adam kısa süre sonra da hastanede vefat eder ve cesedi babası tarafından hastanenin gasilhanesinde yıkatılarak İslâmî kurallara uygun biçimde toprağa verilir.

Ancak, acılı baba bir kaç saat sonra oğlunun bedeninde var olması muhtemel bir başka rahatsızlıktan kuşkulanır ve yetkililere başvurarak mezarın açılması talebinde bulunur.

Topu topu üç saat sonra tekrar açılan mezarda, yetkililerin ve babanın karşılaştığı manzara tek kelimeyle dehşet vericidir. Simsiyah saçları olan o gencecik çocuk gitmiş ve yerine bedeninin her tarafı kabirde meleklerden yediği dayaklardan dolayı çürük içinde kalmış, bu ağır darp sonucunda fizyonomisi tamamen değişmiş ve saçları “korkudan” bembeyaz olmuş yaşlı biri gelmiştir.

Bu noktada, metni yayına hazırlayan propagandacı bizleri “kabir azabı”nın ne denli korkunç bir şey olduğu konuşunda üstüne basa basa uyarıyor ve yanına Kur’an’dan bazı âyetler ve ayrıca Peygamberimiz’den hadisler ekleyerek bu korku duygusunu iyice artırmaya çalışıyor. Fotoğraflar da onun ifadesine göre, “feth-i kabir” (mezarın açılması ve cesedin çıkartılması) işleminden hemen sonra Ummanlı resmî yetkililer tarafından hastanenin morgunda çekilmiş.

Bu traji-komik öykünün ayrıntılarını daha fazla aktarmaya gerek duymuyorum. Çünkü, artık böyle şeyleri okumaktan da anlatmaktan da içime fenalıklar geliyor. Zaten, gelen mesaja eşlik eden kan revan içindeki fotoğrafları daha ilk gördüğüm anda, bu konu benim için bütünüyle kapanmıştı. Çünkü, “kanıt” olarak sunulan karelere o tarihten önce bambaşka bir adreste rastlamıştım. O yüzden, öykünün aktarımını da kısa keseceğim. İsteyenler, adına özel olarak internet sitesi açılmış olan bu kepazeliği bütün ayrıntılarıyla aşağıdaki adresten okuyabilirler.

http://www.thegodisone.com/kabir/index.htm

Şu kadarını söyleyeyim ki yukarıdaki sitede anlatılanların istisnasız hepsi “yalan”…

Fotoğrafların, anlatılan kişiler ve mekanlarla uzaktan yakından hiç bir ilişkisi yok. Propagandacının -ucuz korku filmlerini andıran- iddiasına kaynak teşkil eden ürkütücü fotoğrafları, bundan en az iki yıl önce, dünyaca ünlü şiddet görüntüleri sitesi http://www.rotten.com’da görmüştüm. Olayın kahramanı durumundaki kişi ise ne aslen Ummanlı, ne Müslüman, ne de esmer olan biriydi. Kırsal bir bölgede cinayete kurban gitmiş olan sarışın ve orta yaşlı bir Amerikalıydı bu…

Birileri bu talihsiz adamı katletmiş, sonra cesedini yarı çıplak bir durumda yakınlardaki ormana atmış ve güvenlik güçleri de cesedi bir kaç hafta sonra bulmuşlardı. Açık hava koşullarında uzunca bir süre kaldığı için de doğal olarak cesette gözle görülür deformasyonlar ve renk değişimleri başlamıştı. Sarışın kişilerin saçlarına bu rengi veren pigmentler, bedenin ölümünden sonra sert güneş ışığı altında yavaş yavaş beyaza dönüşürler. O yüzden, fotoğrafları gördüğümde dikkatimi ilk çeken şey de kurbanın saçlarının sarıdan beyaza çalar bir görünüm alması olmuştu. Ve herşeyden daha önemlisi de, “Babası tarafından hastanede gusül abdesti aldırıldı, sonra da cenaze namazı kıldırılıp toprağa verildi” denilen bu kişi, böyle bir dinî ritüelden sonra herhalde “slip” tarzı bir iç çamaşırı ile gömülmüş olamazdı. Ama bizim Ummanlı Müslüman mevta, her nedense fotoğraflarında beyaz iç çamaşırıyla poz vermekteydi. Sanırım, bütün dikkatini “Nasıl daha korkutucu olabiliriz” konusuna verdiği için, bu önemli ayrıntı öyküyü hazırlayan kişinin gözünden kaçmış.

Meçhul propagandacı, uzun uzadıya aktardığı yalanlarına son noktayı ise bir “posta formu” ile koyuyor. Formun başına “Bu yazıyı ve fotoğrafları arkadaşına e-posta ile gönder” yazılmış. Ayrıca, sitenin adını da “God is one” (Allah birdir) koyarak, aklı sıra öyküye evrensel bir nitelik kazandıracak ve bunu uluslararası propagandada da kullanacak büyük tebliğ ustamız. Oysa ki fotoğrafların asılları, bu siteyi okuyacak kişi için topu topu bir tuşluk mesafede durmakta. Ama dünya cahillerin gözünde çok geniş ve kaçıp saklanması oldukça kolay bir yer olduğundan, bizim yalancı için de böyle ayrıntıların hiç bir önemi yok. Bir gün birilerinin aynı anda hem kendi sitesini hem de http://www.rotten.com’daki ilgili sayfaları ziyaret edebileceğini ihtimalden bile saymıyor.

Merak edenler için http://www.rotten.com’daki özgün adresi veriyorum. Rotten, iki yılı aşkın süredir sitesinde tuttuğu 8 kareden oluşan bu polis fotoğrafları grubuna “Vücutta çürümenin erken aşamaları” başlığını koymuş. Uzmanlık alanı kan ve vahşet fotoğrafları olan bu sitede, savaş, cinayet ya da kaza sonucu öldürülmüş daha yüzlerce insanın görüntüsüyle karşılaşabilirsiniz. Ancak, doğrusu ya, oturup hepsine tek tek bakmanızı tavsiye etmeyeceğim. Siz en iyisi konumuzla ilgili olan karelerle yetinin.

http://poetry.rotten.com/blonde/ (anasayfa’da ortadaki link)

İmanlar bu denli zayıf, Müslümanlar da bu denli donanımsız oldukça, kabul etmek gerekir ki ülkemizde ve İslâm dünyasındaki hurafeler de hiç bitmeyecektir. Merak ediyorum; bu mesajı alan milyonlarca insandan bir teki olsun, mesaj sahibine “Yahu, dur bir dakika birader” dedi mi, “Allah’ın o nurlu melekleri Latin Amerika ülkelerinin polis karakollarından fırlamış görünümlü birer işkenceci midir? Biz, bize gönderilen kutsal metinlerden ‘kabir azabı’ denilen olgunun fiziksel bir gerçeklik olarak yaşanmayacağını biliyoruz. Elimizdeki bilgilerden, onun ruhsal düzlemde oluşacak, ama fiziksel acılarımız kadar gerçekçi biçimde hissedeceğimiz bir ceza olduğunu anlamaktayız. Eğer her mezara giren bu şekilde falakaya yatırılıyorsa, o halde bedenleri mumyalandığı için günümüze kadar mükemmel durumda kalmış onca eski Mısır firavunu, ayrıca yakın çağın mumyalama teknikleriyle korunma altına alınmış olan Lenin ve Mao gibi tanrıtanımaz liderlerin bedenleri bu yöntemle dayak faslından kurtulmuş mu oluyor? Bu dünyadan, öldüğünde yüzüne son derece huzurlu bir ifade sinen nice kötü kalpli insan ve öldüğünde bedenlerinden yarım kiloluk bir parça dahi kalmayan nice şehit kişi gelip geçti. Bir insanın ölüm sonrasında Yaratıcı’dan ödül mü yoksa ceza mı gördüğünü, bedeninin genel geçer görünümünden mi çıkartırız, yoksa bizlere öte âleme ilişkin olarak verilen sağlam bilgilerden mi?”

Gerçekten merak ediyorum, söz konusu mesajı aldıktan sonra bunları aklıselim biçimde düşünen bir tek Allah’ın kulu oldu mu… Düşman bombalarıyla bedeni lime lime olmuş, cenazesi tabuta konulamayacak kadar ufalanmış bir şehidin o an itibarıyla evrenin en mutlu insanı olabileceğini, ama cesedi bin bir ihtimamla toprağa verilen, üstüne üstlük kameralara iyi görünsün diye bir de makyaj yapılmış olan bir ateistin ise aynı anda tarifsiz acılar içinde kıvranabileceğine inanan tek kişi ben miyim şu câmiada?

İnsanların en basit bir günahlarında bile üzülüp gözyaşları döken melekleri “kana susamış işkenceci vahşiler” olarak tasvir ederek, bu şiddet kültürü üzerinden kitleleri kendince hidayete ulaştırmaya çabalayan seni kuş beyinli!

Senden önceki bütün o sürüsüne bereket cahiller ordusu gibi sen de hata yapıyorsun ve senin gibilerin hatalarının kafa karıştırıcı sonuçlarını temizlemek yine bizim gibilere düşüyor. Ama buna sevindiğimi ve bununla böbürlendiğimi sanma sakın; ümmetin iman perspektifini gösteren bu gibi örnekler karşısında yalnızca içim eziliyor ve üzülüyorum.

Allah, bütün kulları için sonsuz merhamet sahibidir, bağışlayandır, esirgeyendir. Ve hiç kuşkusuz ki onun “cehennem”inin ya da “kabir azabı”nın bile vahşet kültürüne teşne düşük kalibreli insan belleğinin alamayacağı kadar hikmetli, şerefli, eğitici bir içeriği olacaktır.

Ben ilelebet buna inanacak ve bunu söylemeye devam edeceğim. Bu yola bu şekilde baş koyanlar var ise bilinsin ki hepsi kardeşimdir.

Yeni bir internet hurafesi daha:

Amerikalı maktul, “kabir azabı kurbanı”na nasıl dönüştü(rüldü)?

Şimdi anlatacağım “internet efsanesi”nin Türkiye kamuoyunda yayılışının yaklaşık üç-dört aylık bir geçmişi var. Ancak, bu kısa süre zarfında ülke çapında o kadar çok insanın elektronik posta adresine gönderildi ki (görüp de ibret almam için bana bile ardarda üç-dört kez geldi!) milyonlarca kişi bu tüyler ürpertici öyküyle şimdiden tanışmış durumda…

Dinî içerikli propaganda yapma çabasındaki söz konusu gönderi; bir kaç kare fotoğraf ve ona eşlik eden ayrıntılı bir haber metninden oluşuyor.

Fotoğraflarda, çekimden en fazla bir-iki hafta önce öldüğü anlaşılan orta yaşlı bir insanın çürümeye yüz tutmuş cesediyle karşılaşıyoruz. Ki değişik açılardan çekilmiş olan bu kareler, böylesi görüntülere alışık olmayanlar için son derece sarsıcı…

Fotoğraflara eklenmiş haber metninde aktarılan bilgiler ise özetle şöyle:

18 yaşındaki Ummanlı Müslüman bir delikanlı, rahatsızlanınca babası tarafından hastaneye kaldırılır. Genç yaşına rağmen içki, sigara ve uyuşturucu gibi bir dizi kötü alışkanlığa sahip bulunan adam kısa süre sonra da hastanede vefat eder ve cesedi babası tarafından hastanenin gasilhanesinde yıkatılarak İslâmî kurallara uygun biçimde toprağa verilir.

Ancak, acılı baba bir kaç saat sonra oğlunun bedeninde var olması muhtemel bir başka rahatsızlıktan kuşkulanır ve yetkililere başvurarak mezarın açılması talebinde bulunur.

Topu topu üç saat sonra tekrar açılan mezarda, yetkililerin ve babanın karşılaştığı manzara tek kelimeyle dehşet vericidir. Simsiyah saçları olan o gencecik çocuk gitmiş ve yerine bedeninin her tarafı kabirde meleklerden yediği dayaklardan dolayı çürük içinde kalmış, bu ağır darp sonucunda fizyonomisi tamamen değişmiş ve saçları “korkudan” bembeyaz olmuş yaşlı biri gelmiştir.

Bu noktada, metni yayına hazırlayan propagandacı bizleri “kabir azabı”nın ne denli korkunç bir şey olduğu konuşunda üstüne basa basa uyarıyor ve yanına Kur’an’dan bazı âyetler ve ayrıca Peygamberimiz’den hadisler ekleyerek bu korku duygusunu iyice artırmaya çalışıyor. Fotoğraflar da onun ifadesine göre, “feth-i kabir” (mezarın açılması ve cesedin çıkartılması) işleminden hemen sonra Ummanlı resmî yetkililer tarafından hastanenin morgunda çekilmiş.

Bu traji-komik öykünün ayrıntılarını daha fazla aktarmaya gerek duymuyorum. Çünkü, artık böyle şeyleri okumaktan da anlatmaktan da içime fenalıklar geliyor. Zaten, gelen mesaja eşlik eden kan revan içindeki fotoğrafları daha ilk gördüğüm anda, bu konu benim için bütünüyle kapanmıştı. Çünkü, “kanıt” olarak sunulan karelere o tarihten önce bambaşka bir adreste rastlamıştım. O yüzden, öykünün aktarımını da kısa keseceğim. İsteyenler, adına özel olarak internet sitesi açılmış olan bu kepazeliği bütün ayrıntılarıyla aşağıdaki adresten okuyabilirler.

http://www.thegodisone.com/kabir/index.htm

Şu kadarını söyleyeyim ki yukarıdaki sitede anlatılanların istisnasız hepsi “yalan”…

Fotoğrafların, anlatılan kişiler ve mekanlarla uzaktan yakından hiç bir ilişkisi yok. Propagandacının -ucuz korku filmlerini andıran- iddiasına kaynak teşkil eden ürkütücü fotoğrafları, bundan en az iki yıl önce, dünyaca ünlü şiddet görüntüleri sitesi http://www.rotten.com’da görmüştüm. Olayın kahramanı durumundaki kişi ise ne aslen Ummanlı, ne Müslüman, ne de esmer olan biriydi. Kırsal bir bölgede cinayete kurban gitmiş olan sarışın ve orta yaşlı bir Amerikalıydı bu…

Birileri bu talihsiz adamı katletmiş, sonra cesedini yarı çıplak bir durumda yakınlardaki ormana atmış ve güvenlik güçleri de cesedi bir kaç hafta sonra bulmuşlardı. Açık hava koşullarında uzunca bir süre kaldığı için de doğal olarak cesette gözle görülür deformasyonlar ve renk değişimleri başlamıştı. Sarışın kişilerin saçlarına bu rengi veren pigmentler, bedenin ölümünden sonra sert güneş ışığı altında yavaş yavaş beyaza dönüşürler. O yüzden, fotoğrafları gördüğümde dikkatimi ilk çeken şey de kurbanın saçlarının sarıdan beyaza çalar bir görünüm alması olmuştu. Ve herşeyden daha önemlisi de, “Babası tarafından hastanede gusül abdesti aldırıldı, sonra da cenaze namazı kıldırılıp toprağa verildi” denilen bu kişi, böyle bir dinî ritüelden sonra herhalde “slip” tarzı bir iç çamaşırı ile gömülmüş olamazdı. Ama bizim Ummanlı Müslüman mevta, her nedense fotoğraflarında beyaz iç çamaşırıyla poz vermekteydi. Sanırım, bütün dikkatini “Nasıl daha korkutucu olabiliriz” konusuna verdiği için, bu önemli ayrıntı öyküyü hazırlayan kişinin gözünden kaçmış.

Meçhul propagandacı, uzun uzadıya aktardığı yalanlarına son noktayı ise bir “posta formu” ile koyuyor. Formun başına “Bu yazıyı ve fotoğrafları arkadaşına e-posta ile gönder” yazılmış. Ayrıca, sitenin adını da “God is one” (Allah birdir) koyarak, aklı sıra öyküye evrensel bir nitelik kazandıracak ve bunu uluslararası propagandada da kullanacak büyük tebliğ ustamız. Oysa ki fotoğrafların asılları, bu siteyi okuyacak kişi için topu topu bir tuşluk mesafede durmakta. Ama dünya cahillerin gözünde çok geniş ve kaçıp saklanması oldukça kolay bir yer olduğundan, bizim yalancı için de böyle ayrıntıların hiç bir önemi yok. Bir gün birilerinin aynı anda hem kendi sitesini hem de http://www.rotten.com’daki ilgili sayfaları ziyaret edebileceğini ihtimalden bile saymıyor.

Merak edenler için http://www.rotten.com’daki özgün adresi veriyorum. Rotten, iki yılı aşkın süredir sitesinde tuttuğu 8 kareden oluşan bu polis fotoğrafları grubuna “Vücutta çürümenin erken aşamaları” başlığını koymuş. Uzmanlık alanı kan ve vahşet fotoğrafları olan bu sitede, savaş, cinayet ya da kaza sonucu öldürülmüş daha yüzlerce insanın görüntüsüyle karşılaşabilirsiniz. Ancak, doğrusu ya, oturup hepsine tek tek bakmanızı tavsiye etmeyeceğim. Siz en iyisi konumuzla ilgili olan karelerle yetinin.

http://poetry.rotten.com/blonde/

İmanlar bu denli zayıf, Müslümanlar da bu denli donanımsız oldukça, kabul etmek gerekir ki ülkemizde ve İslâm dünyasındaki hurafeler de hiç bitmeyecektir. Merak ediyorum; bu mesajı alan milyonlarca insandan bir teki olsun, mesaj sahibine “Yahu, dur bir dakika birader” dedi mi, “Allah’ın o nurlu melekleri Latin Amerika ülkelerinin polis karakollarından fırlamış görünümlü birer işkenceci midir? Biz, bize gönderilen kutsal metinlerden ‘kabir azabı’ denilen olgunun fiziksel bir gerçeklik olarak yaşanmayacağını biliyoruz. Elimizdeki bilgilerden, onun ruhsal düzlemde oluşacak, ama fiziksel acılarımız kadar gerçekçi biçimde hissedeceğimiz bir ceza olduğunu anlamaktayız. Eğer her mezara giren bu şekilde falakaya yatırılıyorsa, o halde bedenleri mumyalandığı için günümüze kadar mükemmel durumda kalmış onca eski Mısır firavunu, ayrıca yakın çağın mumyalama teknikleriyle korunma altına alınmış olan Lenin ve Mao gibi tanrıtanımaz liderlerin bedenleri bu yöntemle dayak faslından kurtulmuş mu oluyor? Bu dünyadan, öldüğünde yüzüne son derece huzurlu bir ifade sinen nice kötü kalpli insan ve öldüğünde bedenlerinden yarım kiloluk bir parça dahi kalmayan nice şehit kişi gelip geçti. Bir insanın ölüm sonrasında Yaratıcı’dan ödül mü yoksa ceza mı gördüğünü, bedeninin genel geçer görünümünden mi çıkartırız, yoksa bizlere öte âleme ilişkin olarak verilen sağlam bilgilerden mi?”

Gerçekten merak ediyorum, söz konusu mesajı aldıktan sonra bunları aklıselim biçimde düşünen bir tek Allah’ın kulu oldu mu… Düşman bombalarıyla bedeni lime lime olmuş, cenazesi tabuta konulamayacak kadar ufalanmış bir şehidin o an itibarıyla evrenin en mutlu insanı olabileceğini, ama cesedi bin bir ihtimamla toprağa verilen, üstüne üstlük kameralara iyi görünsün diye bir de makyaj yapılmış olan bir ateistin ise aynı anda tarifsiz acılar içinde kıvranabileceğine inanan tek kişi ben miyim şu câmiada?

İnsanların en basit bir günahlarında bile üzülüp gözyaşları döken melekleri “kana susamış işkenceci vahşiler” olarak tasvir ederek, bu şiddet kültürü üzerinden kitleleri kendince hidayete ulaştırmaya çabalayan seni kuş beyinli!

Senden önceki bütün o sürüsüne bereket cahiller ordusu gibi sen de hata yapıyorsun ve senin gibilerin hatalarının kafa karıştırıcı sonuçlarını temizlemek yine bizim gibilere düşüyor. Ama buna sevindiğimi ve bununla böbürlendiğimi sanma sakın; ümmetin iman perspektifini gösteren bu gibi örnekler karşısında yalnızca içim eziliyor ve üzülüyorum.

Allah, bütün kulları için sonsuz merhamet sahibidir, bağışlayandır, esirgeyendir. Ve hiç kuşkusuz ki onun “cehennem”inin ya da “kabir azabı”nın bile vahşet kültürüne teşne düşük kalibreli insan belleğinin alamayacağı kadar hikmetli, şerefli, eğitici bir içeriği olacaktır.

Ben ilelebet buna inanacak ve bunu söylemeye devam edeceğim. Bu yola bu şekilde baş koyanlar var ise bilinsin ki hepsi kardeşimdir.

***

Mart 22, 2007 - Posted by | 18+, Arabic, Ümmet, Diğer, English, Eğitim, Genel, Hayata dair..., ilginç, islam, Türkçe, Video, İnsan, العربية

106 Yorum »

  1. filim seyretmek

    Yorum tarafından bülent | Nisan 9, 2007 | Cevapla

  2. böyle bir sayfa ayırdığınız için teşkürler

    Yorum tarafından bülent | Nisan 9, 2007 | Cevapla

  3. bu e yaaa korkuyooom

    Yorum tarafından aysfires | Nisan 14, 2007 | Cevapla

  4. KANDIRMAYIN MİLELTİ BU AMARİKADAKİ Bİ GENCİN RESMİ ARKADAŞLAR Bİ KORKU SİTESİNDE VAR ARKADAŞLAR AYRICA ALLAHIM HERZMAN BAĞIŞLAYICIDIR BÖYLE ŞEYLERE NASIL İNANIRSINIZ HAYET DOĞRUSU AMA EMİN OLUN BEŞ VAKİT NAMAZI VAKTİNCE KILMAZSAK BU RESİMDEKİ GENÇTEN DAH KÖTÜ Bİ DURUMA DÜŞEBİLİRİZ BU RESİM KANDIRMACA HERKEZİN DİKKATİNE

    Yorum tarafından SALİH | Nisan 15, 2007 | Cevapla

  5. olm tamam Allah affedicidir fakat sen Allahın emirlerine uymazsan tersini yaparsan bu çoçuktan kat kat kötüsü olursun Allah affedicidir fakak her zaman değil insanlara yanlış bilgiler verme belki bundan ders alıcak birçok kişi

    Yorum tarafından impossible | Nisan 16, 2007 | Cevapla

  6. kbir azabına inanmayanlar var.o arkadaşta hayattayken inanmadığı için şimdi bu halde.evet biraz banada saçma geldi resim,bi kere kabir azabı bu kadar hafif değil en başta,ordaki azap daha büyük.bu yüzden inandırıcı değil pek.bakında resme ibret alın biraz en azından.belki bu sizi imana getirir

    Yorum tarafından tuğba | Nisan 17, 2007 | Cevapla

  7. arkadaşlar bu görüntülerin gerçek olmadığını biliyoruz İNANMAYIN

    Yorum tarafından dilekbab | Nisan 17, 2007 | Cevapla

  8. Arkadsalar Allah o kadar af edicidir ve merhametlidir ki biz insanlar günde bir 5 vakít namaz kilsak hem bu dünyada huzur ve mutluluk buluruz hemde Ahiretde insallah Allah kimseye böyle ölmeyi nasip ettmesin ona göre bunlar bize IBRET olsun.

    Yorum tarafından TUgba | Nisan 17, 2007 | Cevapla

  9. halka filmindeki gibi olmuş:)

    Yorum tarafından derindalga | Nisan 18, 2007 | Cevapla

  10. ilgili haber hakkinda bir link:

    http://www.moralhaber.net/haber_detay.php?haber_id=1170

    Yonetici arkadaslar tarafindan gereginin yapilmasini rica ediyorum.

    Yorum tarafından saglikveyasam | Nisan 19, 2007 | Cevapla

  11. arkadaşlar bunun neden yalın olduğnu sylüyorsunuz anlamadım bu kadar mı imanınız ayıfları Allah aşkına baru bundan ibret alarak tevbe edin… ha bu sırada ben bunu nasıl indirebilirm bunun hakında bana bir bilgi verisseniz sevinirim alah sizden razı olsun

    Yorum tarafından arif | Nisan 19, 2007 | Cevapla

  12. arkadaşlar bunun neden yalın olduğnu sylüyorsunuz anlamadım bu kadar mı imanınız ayıfları Allah aşkına baru bundan ibret alarak tevbe edin… ha bu sırada ben bunu nasıl indirebilirm bunun hakında bana bir bilgi verisseniz sevinirim alah sizden razı olsun….

    Yorum tarafından arif | Nisan 19, 2007 | Cevapla

  13. Bu yazı gerçektende hoşuma gitti.bu resim karelerini bende görmüştüm.bazı sitelerde öyle inandırıcı biçimde anlatılıyor ki etkilenmek yerine insanın sinirleri alt üst oluyor.kabir azabının olduğu elbette açıktır fakat insan bedeninde uygulanması ve yalan anlatıma göre resimdeki kişinin bu denli eziyetten gözleri açık kaldığı tam bir saçmalık.o zaman öldükten sonra İNSAN VE CANLI BEDENİNİN ÇÜRÜMSİDE EZİYETLERDEN OLSA GEREK Kİ BU GERÇEK DIŞI. size bu yazıdan dolayı çok teşekkür ederim umarım okuyan diğer kişiler bu saçmalığa inanan yakın veya arkadaşlarını uyarırlar.

    Yorum tarafından betül | Nisan 21, 2007 | Cevapla

  14. Benimde beklediğim böyLe aydın düşünceli birisinin bu konuyu açığa kavuşturmasıydı… Çok teşekkür ederim… BöyLe yaLan doLanLarLa uyutuLuyor bu müsLüman haLkımız… videoyu açmanıza biLe gerek yok.. Kafnızı bunLarLa doLduracağınıza Allah’ın buyurduklarını yerine getirin kabiz azabı die bşy sözkonusu olamaz ahirette herkes çekeceğini çeker ztn.. Bir kez daha teşekkür ederim…

    Yorum tarafından Ardıl | Nisan 22, 2007 | Cevapla

  15. oldu arkadaşlar biz 5 vakit namazımızı kılalım,orucumuzu tutalım, diger taraftan munafıklıgımızıda eksik etmeyelim,dıştan inanır gözükelim kalbi es geçelim… OLMAZ BÖYLE ŞEY allahın bizim ibadetimize ihtiyacımı var sanıyorsunuz? o sadece bizim için istiyo ne istiyosa…buradada görüldügü gibi NE EDERSEK KENDİMİZE EDERİZ KENDİ KENDİMİZE…ama yinede bize kalmış…zevk sefa varken…kim ugraşır ibadetle…ALLAHIM SEN BENİ DOGRU YOLDAN AYIRMA…BENİ MUNAFIK İNSANLARDAN EYLEME…ÖMRÜMÜN SON SANİYESİNE KADAR SANA SIGINIRIM…

    Yorum tarafından tugba | Mayıs 1, 2007 | Cevapla

  16. arkadaşlar kabir azabı gerçektir buna inanmayan münafıktır.ama kabirde ceset değil ruh azap çekecektir.ceset zatn çürüyecektir.bu yazılanlar doğru değildir ama orda azap çekeceğimiz kesindir.ne kdar müslüman olsakda sonuçta insanız hatalar yapıyoruz bu yüzden azabın hafif olması için bol bol dua edelim…allahın emirlerini yerine4 getirelim

    Yorum tarafından fakoo | Mayıs 4, 2007 | Cevapla

  17. sayin arkadaslarim bence bu olay gercek veya yalan olsada hepimiz ibret almamiz lasim ve dinimize sayip cikmamiz lazim rabbimizin bise emir etigi gibi yasamamiz lasim unutmayalim ki bu dünya yalan sonucta kabir asabi vardir

    Yorum tarafından mustafa | Mayıs 11, 2007 | Cevapla

  18. selamun aleykum.evet bunların hepsi yalan olablir ama biliyormusn güzel kardesim ben önce videoyu izledim ve ben bu gece yatsı nmazını kılmadan yatmıstım.gözyaslarına boğuldum.ilahiyat okuyorum ve 23 asındayım.bir cok seyin gecici olduğunu ve gercek olanın bizim hesaba cekileceğimiz bu video gercek anlamda güzelce anlatmıs.evet kalbi yeni islama ısınan birisi bu videoyu izlediğinde benim gibi düşünmeyebilir.bu konuda size katılıyorum ama ilimlerini amele gecirmeyen ben dahil diğer kardeslerim içim bu video kacınılmaz bir tokat.bu yazıları hala ağlayar yaızyorum.rabbim ne kadar büyük ve herseyin hesaba cekileceği o gün en kadar cetin.evet bedenler eziyet görmeyecek ama iananın aklına ölümü aklına getirmeyen o kadar güzel ve yakısklı kardeslerimiz bu kareleri görünce biraz olsu kendilerine gelmez mi?ne olur benim için dua edin.ve nacizine düşüncelerimi kınamayın.allaha emanet olun.

    Yorum tarafından birzerre | Mayıs 18, 2007 | Cevapla

  19. yalanda olsa kabir azabının olduğunu hepimiz biliyoruz.biz dinimiz neleri gerektiriyor ise biz yapalım.

    Yorum tarafından elif | Mayıs 24, 2007 | Cevapla

  20. her ne olursa olsun namazlarımızı aksatmayalım.zaten aklı başında olanlar bu gibi görüntüleri görmedende doğru yolu bulabilir.ben şahsen namazlarımı aksatmadan kılıyorum. bu görüntüler yalan olsabile kabir azabı diye bişey vardır.burdan herkese sesleniyorum herkes doğru yolu bulsun

    Yorum tarafından elif | Mayıs 24, 2007 | Cevapla

  21. ehli sünnet itikatına göre kabir azabı haktır.allah’u teala’nın büyük affına sıgınarak ondan af diliyoruz.ehli sünnetten ayrılmazsak ve yüce rabbimden devamlı bütün günahlarımız için af dilersek ve sevgili habibinden ayrılmaz onu çok seversek inşallah bizi af eder ve azap çektirmez.
    çünkü yüce rabbimiz çok merhametli ve affı sever.buyuruyorki hiç günah işlemeyen bir kavim olsaydınız sizi helak eder yeniden günah işleyen ve tövbe eden bir kavim yaratırdım .biz yüce mevlamdan ayrılmaz ve günahlarımıza pişman olarak ve bir daha dönmemek üzere tövbe edersek inşallah rabbimiz bizi af eder.kabir azabi hadisi şerifte buyuruyorki “kabir azabı gıybetten ve üzerinize idrar şıçratmaktan olur.”

    Yorum tarafından sengül | Mayıs 27, 2007 | Cevapla

  22. namaz kılmamak mzik dnlemek günah eyvallah kabir azabını siz nasl görüntülüyosunuz ki hem o gömülen kişiyi mezrdan çıkrtıp kendinize malzeme yapma yetkisini kim veriyo böyle saçma siteler kaldırılmalı ticari amaçla satmayın diyosunuz allahın merhametini silip silp atıp töbe haşa ticaret yapıyosunuz kendinze sahip çıkın

    Yorum tarafından hakan can | Mayıs 27, 2007 | Cevapla

  23. bunu yaınlayan lardan ALLAh razı olsun… bunu benim msn adresime gönderebilirseniz sevinirim … muhammed_yusuf_1@hotmail.com… şimdiden ALLAH razı olsun

    Yorum tarafından yusuf | Haziran 1, 2007 | Cevapla

  24. ARKADASLAR BENIM YORUMUMU SAMIMI OLARAK OKUYUN BAKIN FIRAVUNUN SONUNA ONUN CESEDI ALLAH TARAFINDAN MILLETE IBRET OLSUN DIYE SECDE SEKLINDE BULUNDU BU OLEN KISI DE BIZLERE BIRER IBRET OLSUN.SUNU DA UNUTMAYIN KABIRDE ILK SORGU NAMAZDIR ALLAHA EMANET OLUN

    Yorum tarafından HALİL | Haziran 8, 2007 | Cevapla

  25. HALİL KARDEŞİM DEDİKLERİNDE ÇOOK HAKLISIN ALLAH SENDEN VE DİĞERLERİNDEN RAZI OLSUN.

    Yorum tarafından TUBA | Haziran 8, 2007 | Cevapla

  26. HAKAN ARKADAŞIMIZ YANLIŞ YORUM YAPMIŞ YANLIŞ ANLADI HERHALDE.. CESET BİR DEFA OTOPSİ İÇİN ÇIKARILIYOR. HEMDE GÖMÜLDÜKTEN 3 SAAT SONRA FAZLA GEÇMEDEN…
    ARKADAŞLAR BU HEPİMİZE İBRET OLSUN. RABBİM BİZLERE İMANLA DOĞMAYI NASİP ETTİ. İMANLA DA ÖLMEYİ NASİP EDER İNŞALLAH…
    HALİL ARKADAŞIMIZIN DEDİĞİ GİBİ KABİRDE İLK SORGU NAMAZDIR… RABBİM CÜMLEMİZE DE NASİP EDER YA DA VESİLE OLACAK BİRİLERİNİ KARŞIMIZA ÇIKARIR İNŞALLAH… ŞUNUDA UNUTMAYIN Kİ HERŞEY SADECE BUNUNLA DA SINIRLI DEĞİL…
    ALLAH’A EMANET OLUN…
    RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN…

    Yorum tarafından Gözyasi_geceleri_06 | Haziran 9, 2007 | Cevapla

  27. mesela diyelim ki gerçek değil fakat yinede bunu izleyenler ders alabiliri ders çıkarırlar korkarlar bu da güzel yani değil mi sizcede öyle değilmi gerçek olmasa bile örneğin izleyen kişi bunun gerçek olmadığını biliyorsa tamamıyle yinede bi düşünür kabir azabı bundan daha kötü neden o zaman ben ibadetlerimi yapmıyorum değilmi

    Yorum tarafından alara | Haziran 9, 2007 | Cevapla

  28. BU HERKESİN DEDİĞİ GİBİ İBRET.AMA BU SADECE 3 SAAT OLAN BİR AZB.BUNDAN SONRASI DA VAR.BİR İNSAN GÜNAHLARINDAN DOLAYI 3 SAAT İÇİNDE BÖYLE OLUYORSA BUNUN KALAN KISMINDA NASIL OLUR ALLAH BİLİR.ALLAH AFFEDEN,BAĞIŞLAYANDIR.BUNDAN SONRA KALAN ÖMRÜMÜZÜ O BÜYÜK YARATANA İBADETLE GEÇİRELİM.TÖVBE EDELİM.BEN AÇIK BİR KIZDIM VE BU HAYATIN GERÇEK OLMADIĞINI ASIL GERÇEĞİN AHİRET OLDUĞUNU ANLADIM KAPANDIM.İNŞAALLAH DİĞER KULLARDA YOL YAKINKEN DÖNER.BÜTÜN MÜSLÜMAN KARDEŞLERİM ALLAH A EMNANET OLSUN

    Yorum tarafından AYŞEGÜL | Haziran 12, 2007 | Cevapla

  29. arkadaşlar bu olay nekedar dogru nekadar yalnış bilemeyiz okadarcok benzer olaylar varki örnegin lenetli kız busiteye girenler lanetli kızada bakmışlardır kabir azabın kacınılmaz oldugunu bütün müslümanlar bilir onun icin biz sadece nasıl yaşamamız gerektigi gibi yaşamılıyız sen herşeyi yap ondan sonra Allah’ım beni affet dememek lazım tabiki yaradanın rahmati cok büyüktüronun icin bu olayların nekadar dogru nekadar yalnış oldugunu araştırıp öyle gorumlamamız lazım gidersin güvendigin bir hocaya anlatırsın ve sonucuna bakarsın annem anlatırdı köyümüzde eski hocalar okuyaokuya kuru koyun derisini yürütürlermiş bu hurafe deil görenler var anneanem ve onlarcası onun icin biz nekadar dinimize baglı kalırsak sanıyorumki biz bunları yaşamayız Rabbimden dilegim bu Allah’ın rahmetişevkati hep üzerimizde olsun ve enaz akşam yatmadan önce bildigimiz surelerden okuyalımbi onbeşyirmidakikamızı ayıralımemin olunki kaybetmeyiz unutmayınki ahiret gününde bütün Peygemberlerin son bir duası vardır allah buduanın icinde bizide olmayı nasip etsin

    Yorum tarafından bekir | Haziran 14, 2007 | Cevapla

  30. ya arkadalar herşeye tamam madem genç saçlarnasılbeyazlamışkabir azab kuranda da yazıyo
    siz bazı ayeleri okuyun afedersin cenabet adam müftü olmuş vaaz vermesin o zaman kafirlerin yaptıkların yanına mı brakacak allahu teala olu senırakta çocukları oldur herşeyi ye allah effedicidir allah affeder ama angi suçları
    bid e adamlarla alay edyosunuz
    sizin aydındüşnce ddiğiniz düpe düz kafirlik firavnun cesedne ne diyeceksin atma öle
    bazı damrlara bma saa tavsiyem

    Yorum tarafından ömer | Haziran 14, 2007 | Cevapla

  31. MÜSLÜMANLARLA ALA EDİP YALANCI ÇÇIKARMAYA ÇALIŞMAYIN AYDIN DEDİĞİNİZ KAFİRLER SEN AZILI Bİ KAFİRSİN ŞEREFSİZSİN SEN BAYRAĞINI BİLE SATARSIN BİDE ALAY EDİYOSUN ALLAH AFFEDİCİDİR TAMAM
    AMERİKA IRAKTA COCUKLARI ÖLDÜRSÜN
    ALLAJH AFFEDECEK
    OLUR CEHENNEMİN TAM DİİNDE YANCAK

    Yorum tarafından eserli | Haziran 14, 2007 | Cevapla

  32. bize böyle ibretlk görntüler verdiginiz için sze ço tşk editorum gercekten bız çok günahkarız sagolun

    Yorum tarafından alican | Haziran 16, 2007 | Cevapla

  33. inanın çok etkilendim allah insan oglunu dogru yoldan ayırmasın arkadaşlar allahı he zaman hatırlıyalım ondan korkurkun sizede çok tşk ederiz bizi aydınlattıgınız için

    Yorum tarafından mahmut pancar | Haziran 17, 2007 | Cevapla

  34. bu resimdeki ölü resminin amerikada my gelen bi vakanın sonucu olduğu doğrudur fakat izleyenlere kabir azabını ve ölümü hatırlattığı için insanların ibadet yapmaya başlamaları açısından faydalı olduğuda söylenebilir. Ama unutmayalım ki dinimizde yalan söylemek büyük günahlardandır. Şimdi soruyorum amacı sevap işlemek, islama yararlı olmak ve Allah rızasını kazanmak olan insanlar bunu yaparken neden büyük günahlardan biri olan yalan söylemek gibi bir yol izleyerek bu amaçlarını gerçekleştirsinler. ben bu işte hiçbir iyi niyet emaresi bulamadım…

    Yorum tarafından volkan kemaneci | Haziran 17, 2007 | Cevapla

  35. HADİSİ ŞERİF: sahabe Peygamber efendimiz(s.a.v.)e sorar: ya resullah Allah iyilikleri ve kötülükleri nasıl değerlendirir???
    peygamber efendimiz hz muhammet (s.a.v.) : siz bir iyilik yapmaya karar verir ve bu iyiliği yapmaktan vazgeçerseniz Allah cc bunu kendi katında 1 iyilik olrak olarak kabul eder. Eğer siz bu iyiliği yapmaya karar verir ne bunu yaparsanız Allah cc bunu keni katında 1 den 7000 e katlayarak iyilik olarak kabul buyurur.
    siz bir kötülük yapmaya karar verir ve bu kötülüğü yapmaktan vazgeçerseniz Allah cc bunu 1 İyilik olarak kabul eder. Eğer siz bir kötülük yapmaya karar verir ve bunu yaparsanız O bunu kendi katında 1 kötülük olarak olarak olarak kabul eder… buyurmuşlar.
    bence bunun üzerine fazla yorum yapmaya gerek yok görüldüğü gibi rabbimiz ne kadar affedici ve bağışlayıcıdır. O rahman ve Rahimdir.Nasıl bir patron tanırsınız ki iyiliği 1 den 7000 e kadar katlayarak yazsın ve kötülüğüde yalnızca ve sadece 1 kötülük olarak yazsın…Sizi kötülük yapmaktan vazgeçtiniz diye mükafatlandıran bir patronunuz oldumu hiç…

    Yorum tarafından volkan kemaneci | Haziran 17, 2007 | Cevapla

  36. evet; yalan olabilir, doğru olabilir herşey olabilir ama doğru olan tekbirşey var o da ALLAH var ve azabı da rahmeti de çok şiddetli…kendimizi bu gerçeğe göre ayarlamalıyız.herkese, yüce AALAH’tan her iki alemde hayırlı ömürler diliyorum.

    Yorum tarafından ayşegul | Haziran 18, 2007 | Cevapla

  37. Bu görüntüler hakkındaki yorumların çogunda yorumcuların ya karamsar kaldığını yada inanmadıklarını gördüm.Ama ben inanıyorumki bu gencin başına gelenler doğrudur ve haktır. Yanlız şunuda söylemek lazım eğer o genç gibi yaşayanlar için bu azab geçerlidir…

    Yorum tarafından kemal | Haziran 18, 2007 | Cevapla

  38. Şimdi Bu Video’yu hazırlayan arkadaş o kadar inançlı bir insansa neden yalan söyleyip insanları kandırıyor???
    Amacı ne olursa olsun yalan en büyük günahlardan değil midir?

    Yorum tarafından sat5 | Haziran 24, 2007 | Cevapla

  39. vallahi ben çok korktum.allahım bizi kötü emellerden koru bizi yanlış yollara saptırma yarabbim eğer bu gerçekse düşünmek bil e istemiyorum sen yardımmmmmm et yaabbimmmmmm

    Yorum tarafından burcu | Haziran 29, 2007 | Cevapla

  40. inanmayan inanmasın ben inandım inanmıyana kabirde verecekler bunun cevabını

    Yorum tarafından fatih | Temmuz 7, 2007 | Cevapla

    • kabirde eğer bu kafa ile gidersen cehletinin hesabını soracaklar

      Yorum tarafından mehmet | Temmuz 10, 2010 | Cevapla

  41. bunlar yalan olabilir ama kabir azabı inkaredileemz ve ş unu merak ediyorum aydın diyetabir ettiğiniz bu yazınınyazarı nasıl bir aydın ki bu teoriyi çürütürken çok bayağı bir dilkullanıyor aydın ha güleyim bari. ayrıca insanları korkutmamak için böyle şeylerin anblatılmasına bilekarşı çıkıyorsunuz. çünkü korkuyorsunuz gerçeklerleyüzleşmekten.evet kabir azabı var ve bundan çok daha korkunç ve şimdi siz o kuş beynniize şunu sokun herkes ölecek vekabirde sorgulanacak melekler masumlardır evetama rahmet melekelrinin yanında azap melekleride vardır…

    Yorum tarafından nur | Temmuz 7, 2007 | Cevapla

  42. inanan inaanır,inaanmayan zaten küllüm kafirdir.. bu çok bilmiş gazeteci arkadaşı inanmaya davet ediyorum.unutmamalı ki kabir azabı vardır.

    Yorum tarafından murat | Temmuz 8, 2007 | Cevapla

  43. ALLAH sizden razı olsun.her ne kadar ısrarla inanmayanlar olsada aslında herşey apaçık ortada. inşallah bunlar inanmayan kardeşlerimize ibret olurda kalp gözleri açılır.emekleriniz için Allah tekrar razı olsun.

    Yorum tarafından seher yeli | Temmuz 11, 2007 | Cevapla

  44. ne zaman ölcem

    Yorum tarafından SERHAT ÜSTÜN | Temmuz 14, 2007 | Cevapla

  45. ne zaman ö lcem

    Yorum tarafından SERHAT ÜSTÜN | Temmuz 14, 2007 | Cevapla

  46. arkadaşlar burada önemli olan kabir azabı her ne şekilde olursa olsun hayatın gerçegi.verilen resime gelince onun dogru veya yalan oldugunu allah bilir ama ibret almamız gerekir ki bizim bu hallerden daha kötü olmıyacagımız malum.imanı zayıf olan insanları aldatmaya yönelik olaylara allah bizi düşürmesin…

    Yorum tarafından metin | Temmuz 15, 2007 | Cevapla

  47. bende çok teşekkür ediorum arkadaşlaar yalan yada gerçekk allahtan şaşmayın arkadaşlaar.bu bir ibrettir.bizde ders almasını ve bilerek yada bilmeyerek işlediğimiz günahlar için tövbe etmesini bilmeliyiizz her zaman. aslında bunu şmdi okuyupp,izleypte yapmak değil asıl amaç bunu hep hatırlamamız düşünmemiz ve yapmamız gerekio.peki neden ibadetimizi vazifemizi düzgünce yerine getirmioruz da bunları sölemek zorunda kalıroz nedne hep tövbe ediorz.işte sorun da bu ya allah bize 24 saat vermiş günde ve biz 5 vakt namaz kılmaya üşeniyoruuzz.allahtan korkun arkadfaşlaar yapmayn.tekrr teşekkür edeioruum .allaha amanett olunn hepinizz.

    Yorum tarafından Tuğçe | Temmuz 16, 2007 | Cevapla

  48. cidden pek gözelmiş pek beğendim
    kıroyum emme para bende

    Yorum tarafından asasas | Temmuz 17, 2007 | Cevapla

  49. BEN 18 YASINDAYIM SU ANA KADAR İNTERNETİ SADECE EGLENCE OLARAK KULLANIYODUM.GECE İNTERNETE GİRDİM SABAH 4 TE ÇIKTIM YATAGIMA UZANDIGIMDA EZAN OKUNMAYA BAŞLADI ÖLÜM GELDİ AKLIMA DÜŞÜNDÜM BİRAZ ENDİŞELENDİM.SONRA TEKRAR BİLGİSAYARI AÇTM ÖLÜMÜ KABİR AZABINI ARAŞTRMAK İSTEDİM VE TESADÜF BU SİTEYE GİRDİM VİDEOYU İZLEDİM YORUMLARI OKUDUM. ARKADASLAR SUNU DÜŞÜNÜN BU VİDEO YALAN DİYİP UMURSAMAZLIGA VURUP GEÇMEYİN. YASANMAMIŞ BİLE OLSA GERÇEKLER BUNLAR KABİR AZABI WAR VE BÖYLE BİRŞEY BUDA İBRET ALLAH BÖYLE FIRSATLARI ÇIKARIYO KARŞIMIZA VE GÖSTERİYO.DÜNYADAN SOYUTLAYALIM KENDİMİZİ.NE ZAMAN ÖLÜCEMİZ BELLİ DEGİL ÖYLEYSE NEDEN BU DÜNYA İÇİN UGRASIYORUZ.BELKİ YARIN ÖLÜCEZ PEKİ HAZIRMIYIZ BUNA? ALLAH HEPİMİZE İMANLI ÖLÜM NASİP ETSİN..

    Yorum tarafından MELEK | Temmuz 18, 2007 | Cevapla

  50. ve bu site ticari amaç içerse ne olucakki.. bu siteyi hazırlayanlar sewaba bile giriyo. bi çok kişi bu sayede dogru yolu buluyo. internet alemi zaten çıgrından çıktı warsa yoksa ya chat yada ahlaksız siteler.. böyle bi sitenin olması kötü mü? rahatsız mı ediyo ? ne zararı war?
    YENİ İBRET VERİCİ SEYLER BEKLİYORUZ..

    Yorum tarafından MELEK | Temmuz 18, 2007 | Cevapla

  51. ben bunların sapmaca olmadığını gerçeği yansıttığını en büyük ispatımız kıtabımız KURAN-I KERİMDE açıklıyor inanmak istemeyenler kendilerine teselli arıyorlar ama bu bir gerçek RABBİMİN CÜMLEMİZE RAHMETİ ÜZERMİZE OLSUN AMİN

    Yorum tarafından meral | Temmuz 19, 2007 | Cevapla

  52. kabir hayatı

    Yorum tarafından halil adıbelli | Temmuz 20, 2007 | Cevapla

  53. ben karşıyım böyle MANZARALARA.. SAYIN MÜZLÜMAN KARDŞLERİM BU GÖRÜNTÜ DOĞRU YADA DEĞİL BİLİYORUM AMA MEZARDA OLANLARI ALLAH VE INSAN ARAINDA OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM VE ASLINDA ŞU EFEKTLİ EKOLU ARAPÇA KONUŞMALARI HANGİMİZ? ANLIYORUZ.? BANA TÜRKÇE LAZIM BANA BENİM MİLLETİMİN ANLIACAĞI ŞEYLER LAZIM.. EVET KURAN ARAPÇA AMA HAGİMİZ ANLAMINI BİLİYORUZ? BENCE BU VİDEO İNSANLARIN PSİOLEJİLERİNİ BOZAR.. İZLEMEYİND DERİM.. DİNLERİN HEPSİ GÜZELLİK DİNİ DİNİMİZDE.. BENCE BÖLE OLDUĞUNDA KORKUTUYOR BAŞKA BİŞEY DEĞİL GÜZELŞEYLER KOYUNKİ İNSANLARI ÇEKİN. AÇIKÇASI DEMOGAJE YAPLMIŞ. LÜTFEN DİN KARDEŞLERİM DİNİMİZİN GÜZELLİKLERİNİ ANLATALIM.. Allah a emanetsiniz

    Yorum tarafından HAkAN | Temmuz 20, 2007 | Cevapla

  54. o kişinin ağzından gelen kan neyin nesi?

    Yorum tarafından hidayetçagi.com | Temmuz 21, 2007 | Cevapla

  55. ilk konuşmacı söyle

    Yorum tarafından hidayetçagi.com | Temmuz 23, 2007 | Cevapla

  56. kabir azabina inanmayanlar o cocugun nasil olurda sci okadar bezaz olmus hadi diyelimki iki hafta oldu bunu aciklamak mumkunmu. yuce Allah a sukur edelim ve kimseye zulum etmeyelim yoksa sonumuz onun gibi olur

    Yorum tarafından fener126 | Temmuz 30, 2007 | Cevapla

  57. senin bu yazını görmeden 2 gün önce malum videoyu görmüştüm ve senin yazdıklarını aklımdan geçirmiştim sende yazmışsın :D

    Yorum tarafından ufuk | Ağustos 2, 2007 | Cevapla

  58. GERÇEK müslüman olan tüm islam alemine selam olsun!
    ben içinde fırtınalar kopan çok sapkın bir insandım! taa ki bu video yu izleyene kadar! birçok kadınla birliktelik kurdum, birçok kızın canını yaktım, evli kadınlarla oldum, sanalda da az değildim, bazı gay’ler de tekliflerde bulundu nerdeyse onlarla da oluyordum.(rabbim affedicidir) ama her zaman içimde büyük bir acı duydum. son zamanlarda yüreğim daha da sıkıştırmaya başladı beni, sanki her an ölecekmişim hissi uyanmaya başladı, bu videoyu izledim, net’ten diğer azap ve cehennem tasvirlerini gördüm… bunlar her ne kadar gerçek olmasa da oradakinin milyonda biri olacağını düşünerek bana büyük bi ders verdi. şimdi yavaş yavaş namazlarıma başladım. inşallah bırakmam. lütfen bana dua edin o sapkınlığıma dönmek istemiyorum artık.
    (27 yaşında, işletme fakultesinden mezun, işsiz, bekar, fakir bir ailenin çocuğu olmam, imanımın zayıf olması sanırım o tür sapkınlıklara yönelmeme vesile oldu…) herkese saygılarımla… ALLAH bizi yolundan ayırmasın inşallah!
    ayrıca bu konuda bana gerçekten yardımcı olacak, destek olacak, imanı güçlü, dini bilgisi sağlam olan birileri varsa lütfen msn adresimi eklesinler… lütfen ALLAH rızası için yardımcı olun bana!!! hasretim31@hotmail.com

    Yorum tarafından hasan | Ağustos 3, 2007 | Cevapla

  59. Selam;

    İlgili konular

    Kabir azabı var mıdır ?

    Diğer hurafeler için;

    En iyi becerimiz hurafe üretmek

    Yorum tarafından Ali Aksoy | Ağustos 3, 2007 | Cevapla

  60. buna yalan deyip kimseyi etkileyemiyorum ama kişilere şunu diyorum kabir azabının şiddeti hiç birşeye benzemez insan oğlu bunu yapmaya bile kalkışamaz çünkü orası çetin bir yerdir bu kadar basit değil birkaç morlukla veye kanla bitmez o azabı kimse tahmin edemez yalvarırım kardeşlerim namaz kılın oruç tutun zekat verin…vs allah hepimizi affetsin AMİN…

    Yorum tarafından mehtap | Ağustos 5, 2007 | Cevapla

  61. SEVGİLİ KARDEŞLERİM; ALLAH (C.C) HADİSİ KUTSİSNDE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR. KULUM BENİ NASIL UMARSA, ONU ÖYLE KARŞILARIM. ALLAH (C.C) 100 MERHAMETİNDEN SADECE BİRİSİNİ KIYAMETE KADARKI YARATTIKLARINA EŞİT OLARAK DAĞITMIŞTIR. GERİDE İSE ALLAH-U AZİMÜŞŞAN DA 99 MERHAMET KALIYOR DÜŞÜNÜN. BİR ANNE NASIL YAVRUSUNU ATEŞE ATMAZSA BİRDE MERHAMETLİLERİN EN MERHAMETLİSİ OLAN RABBİMİZİ DÜŞÜNÜN. ” LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDUR RESULULLAH DİYEN MUTLAKA CENNETE GİRECEKTİR” BUYURUYOR ALLAH (C.C)’IN RESULU HZ. MUHAMMED MUSTAFA (S.A.V)

    Yorum tarafından hamzat | Ağustos 5, 2007 | Cevapla

  62. ALLAH (C.C) İNSANLARI 18.000 ALEM İÇERİSİNDE EN ÜSTÜNÜ OLARAK KILMIŞTIR. BİR EŞEK DAHİ GÜNDE ALLAH-U AZİMÜŞŞANI 5.000 KERE ZİKREDERKEN BİZ EN ÜSTÜN OLARAK YARATIĞI İNSAN, SADECE ALAHIN İSMİNİ KAÇ KERE ANIYORUZ. AHİR ZAMAN İNSANIYIZ VE EN ÖNENLİSİ ONUN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE YARATTIĞI ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİĞİ SEVGİLİ HZ. MUHAMMED (S.A.V)’İN ÜMMETİ OLARAK YARATMIŞTIR. BUNUN KIYMETİNİ BİLELİM. ALLAH (C.C) HAMD EDELİM. ALLAH (C.C) BÜTÜN MÜSLÜMANLARI RAHMETİYLE CEHENNEM AZABINDAN MUHAFAZA ETSİN, CENNETİNİ NASİB ETSİN. ONA YAKIŞIR KUL OLMAYI, RESULÜNE YAKIŞIR ÜMMET OLMAYI NASİP ETSİN İNŞAALLAH. ES-SELAMUN ALEYKUM KARDEŞLERİM. hamzat-36@hotmail.com

    Yorum tarafından hamzat | Ağustos 5, 2007 | Cevapla

  63. selamun aleyküm ya belki yalanolabilir ama allah istese onuda yapar kötğü yola bas koymuslar inş. ibrett almıstır.

    Yorum tarafından selva | Ağustos 7, 2007 | Cevapla

  64. ya arkadaşlar gerçekten çok kötü ben inanıyorum bunun doğru olduğunu gerçekten böle nbişey bizimde başımıza gelebilir bundan ibrek almalıyız benceee

    Yorum tarafından ozgur | Ağustos 7, 2007 | Cevapla

  65. selaun aleuküm hers slm okuyan herkese yani inanlca bsey eğil o gercek değil dienler yanılıobenin mbbam amerikada işci fakt bazı yerleri grcek cocuk 18 syasnda değil arkadas lar cocuk 28 yasında we fazla uustuucudn ödü o hale geldiği doğru allha üyük inanın yasınıben 15 asındaı fkat uyusturucu haric hersey var babam anlattıgın cok pişma olu ama inanın ona değil se bar allahın büyülğüne inanın beni msn adrresim kiris_522@hotmail.om

    Yorum tarafından çagı | Ağustos 7, 2007 | Cevapla

  66. ya arkadaslar bendee cok etklendim ama doğruda olabilir din hakkında konusmak isteyenler varsa msn adresimi bırakcam lütfen din hakkında konusmayanlar eklemesin…inziva_67@hotmail.com

    Yorum tarafından selva | Ağustos 8, 2007 | Cevapla

  67. ben bile inanmistim bu yaziyi okuyuncaya kadar. gercekleri gorebilmek guzelmis

    Yorum tarafından Fatih Simsek Sistem Bilgisayar | Ağustos 8, 2007 | Cevapla

  68. YAA ARKADAŞLAR BÖLEE BİŞEYE İNANMIYORSUNUZ DEĞİLMİİ YAA.NASIL Kİ BEDENIMIZIN DIŞ KIYAFETİ ELBİSELERSE RUHUMUZUN DIŞ KIYAFETİDE BEDEN DİR.SAÇMA RABBİM BEDENE NİYE AZAP ETSIN MELEKLER NIYE DÖVSÜNKİ.ÖLDÜKTEN SONRA BEDENIN BİZE FAYDASI DA ZARARIDA YOK.SADECE OLAN RUHA OLUR.SADECE RUHUMUZ OLACAK.AMA KEŞKE RUHUMUZ DEĞİLDE BEDENIMIZ AZAP GÖRSEE.NIYE RABBİMİN AZABINI BÖYLE KÖTÜLÜYOLAR.NERDEN BİLİOLAR AZABIN BÖYLE OLDUĞUNU .NİYE AZAP DİYİNCE AKLA İŞGENCE GELİYOO.

    Yorum tarafından ŞEYMA | Ağustos 10, 2007 | Cevapla

    • sizler göresiniz diye böyle bedenlerle karsılasıyoruz ALLAHA inancı olmaya arkadaslarımız var o yüzden bizlere örnek olsun diye bunları görüyoruz evet haklısın neden beden o bedenin cıkacagını CENABI ALLAH bilmiyormuydu tabiyki biliyordu ki öyle yaptı akılı ollalım ner var neler görmediyimiz

      Yorum tarafından ali | Kasım 17, 2009 | Cevapla

  69. YAA KIMSE KABİR AZABI YOK DEMİYORKİ VAR TABİİ

    Yorum tarafından ŞEYMA | Ağustos 10, 2007 | Cevapla

  70. ALLAH cezasını wermiş

    Yorum tarafından cemre_tuana | Ağustos 12, 2007 | Cevapla

  71. HERSEY ORTADA YORUM YAPMAYA GEREK VARMI ZATEN INSANLAR ARASDIRMADAN BILMEDEN YORUM YAPARLAR ALLAH BELASINI VERMIS DERLER KABIR AZABI VARDIR AMA BU YALAN DIKKATLI OKYUN BIRAZ YA KORKTUGUNUZ ICIN DIKKAT ETMIYORSUNUZ MELEKLER AZAB CEKTIRIRMI DOVERMI BUNA HERKEZ INANIYORDA NEDEN ANLATILAN GUZEL SEYLERE INANILMIYOR?????????

    Yorum tarafından elif | Ağustos 13, 2007 | Cevapla

  72. ah çok yazık ve çok korkunç allahım yarabbim…….

    Yorum tarafından büşra k. | Ağustos 16, 2007 | Cevapla

  73. rabbım azza ve celle eşi benzeri olmayan kainatın o eşşiz yaratıcısına sığınmak ve
    rabbımın yap
    dedıklerını
    yapıp yapma dedıklerını yapmadan yasayabılırsek seytanın o kasvetlı kollarında erımezsek ınşaallah kabır azabı denılen şeylere de bulasmazsak eger yanı gunahta ısrar etmezsek,ıdrarımızı uzerımıze sıçratmazsak laf taşımalıgı yapmazsak vs ınşallah ALLAHIN iznıyle kabır azabını gormeyız rabbım bızlerı cennetıne nail etsın bızlere kabır azabı gostertmesın(amın)

    Yorum tarafından huseyın | Mayıs 5, 2008 | Cevapla

  74. korkunç bir resim yaa

    Yorum tarafından ßuq€T | Mayıs 9, 2008 | Cevapla

  75. bence kötülük yaparken sonuçlarını düşünerek yapmalıyız. kötülükleri bırakıp herkezi ve herkezi iyliğe davet ediyorum

    Yorum tarafından çiçek | Mayıs 19, 2008 | Cevapla

  76. merhaba ben Yücel şimşek inşallah bu bazılarına ibret olur da şu 3 günlük dünya uğruna kendilerini ateşe atmazlar gerçektende şok veriçi ve dehşetler içindeki bu adamın asıl durumunu çok merak ediyorum son diğeceğim şey Allah bütün müslüman alemini büyle kabir azabıyla karşı karşıya bırakmasın Amin

    Yorum tarafından Yücel_007 | Mayıs 23, 2008 | Cevapla

  77. allah yardımcımız olsun

    Yorum tarafından kerem | Mayıs 24, 2008 | Cevapla

  78. dilerim allahım kimseye yaşatmaz ve hak edenler olmaz…

    Yorum tarafından irem | Haziran 7, 2008 | Cevapla

  79. selamun aleykum herkese.evet görüntüler ibret verici.gerçekçiligi konusundada bir yorum yapamıcam.allah yolundan şaşmayalım.neyin dogru neyin kötü oldugunu herkes az çok biliyoallah herkese iman gücü versin sevgılerımle

    Yorum tarafından ebru | Haziran 12, 2008 | Cevapla

  80. arkadaşlar
    birisi size 24 altın verse, o altınlardan sadece birisini sahibine geri verirmisniz.bence hepiniz verirsiniz sanırsam
    peki allah size 24 saat vermiş.sadece bir saatinimi veremiyorsunuz
    ya dünyadaki ömrün cennetin bir nefesine bedel, burdaki bir saatin ise cehenemde binler yıla denk
    ya aklınızı başınıza alın
    canı gönülden namazınızı kılınız.bir kardeş nasihatı.
    (bu sözlerim ibadet etmeyenlere)

    Yorum tarafından hasan | Haziran 13, 2008 | Cevapla

  81. selamün aleyküm arkadaşlar umarım herkes bu resimden ibret almıştır dua edin lütfen bende türbanlı olayım allaha emanet olun.

    Yorum tarafından sevda | Haziran 15, 2008 | Cevapla

  82. gazetici arkadaşımızı Allah ıslah etsin rabbim inşallah kalp gözümüzü açsın.kabir azbının olduğunu biliyorsa böle şeylerinde olacağını bilir fazla söze gerek yok….

    Yorum tarafından seda | Haziran 16, 2008 | Cevapla

  83. ALLAH BU DURUMLARA KİMSEYİ DÜŞÜRMESİN O YÜZDEN LÜTFEN HEPİMİZ BU DURUMA DÜŞMEMEK İÇİN BU ŞEKİLDE HİÇ KİMSEYİ ŞOK ETMEMEK EN BAŞTA ANNEMİZİ BABAMIZI VE YAKINLARIMIZIN NAMAZ KILALIM ORUÇ TUTALIM KURAN-I KERİM OKUYALIM ELİMİZDEN GELENİ YAPALIM ARKADAŞLAR

    EĞER YORUMUMU OKUMUŞ VE HAK VERMİŞSENİZ ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM

    Yorum tarafından gülay | Haziran 23, 2008 | Cevapla

  84. allah kabır azabından ve cehennem azabından herkesı korusun

    Yorum tarafından mahmut | Temmuz 3, 2008 | Cevapla

  85. ben elazıgdan erhan rabbim afedicidir namazınızı kılın ıman edin bu reimler sacma olabılır alaha emanet olun

    Yorum tarafından erhan | Temmuz 12, 2008 | Cevapla

  86. Dehşet arkadaşlar insan bi tuhaf oluyor.Gerçek olmasada ölüm, kabir haktır.Yinede İmanda şüphe etmeyelim.Rabbim bizleri imanlı huzuruna nasip etsin de rızasını ve cennetini kazanalım inş.

    Yorum tarafından haliley | Temmuz 15, 2008 | Cevapla

  87. HERKEZ KENDİNE GELSİN…….!

    Yorum tarafından GÖKHAN | Eylül 12, 2008 | Cevapla

  88. arkadaşlar inanalara slamün aleyküm inanmayanlara slm vermiyorum çünkü onların gözleri kördür kalpleri mühürlüdür inanmayanlar gerçekleri işlerine gelmedinden saptırırlar ayetler hadisler vardır onlar hiç kuran_ı kerimi açıp okumadılarmı peygamber efendimiz muhammed mustafa (sav)bile her duasında özellikle geceleyin namazı kıldıktan sonra allahım beni kabir azabından koru denizin ikiye bölündüğü gibi orada benim yolumuda kabirden cehennemden geçerken o denizin bölündüğü gibi böl diye dua ederdi cennete gidilecek yola böyle gidmek isterdi hey inanmayan insan oğlu kulağını aç ve dinle senin o inanmadın 18 yaşlı genç llahın sana yani inanmayan kalplere ibreti o ummanda yaşayıpta müzik dinlerken kuran_ı kerimi annesinin elinden alıp yırtan sonrada maymunaçevrilen kız gerçek senin o kör gözün o gerçekleri görmüyomu bugün allah(cc)için neyaptında gerçekleri göz ardı ediyosun elinde bi fırsatın var bu fırsat bu gerçekleri görüpte dünyada olman vede ölmedin için kabirde olmadın için şansını allahtan yana kuranını okuyarak günahlarından kurtulsana sen inanmayan allah katında aciz inda öldükten sonra allah(cc)ım bana bi fırsad daha ver diyeceksin kabir azabını çekib sonrada tekrardan dünyada olsam başımı namazdan kaldırmam kuranını okur gece gündüz seni zikrederim diyeceksin o keşkeleri allahı ve peygemberi(sav)okuyarak dinine bağlı bişekilde bu eline geçen fırsatı değerlendirsene şunuda unutma allah(cc)affedicidir affedmeyi sever insanları sever çünkü peygamberdi(sav)bir insandı sonradan peygamber oldu sakın kendini onla kıyaslama çünkü allah onu alemlere rahmed olsun diye gönderdi(yaraddı) bu gerçeklere inan inanki ibred alda imana gel allahın sevgili kullarından ol o ibredlere inanmayan allahada inanmaz çünkü o gördüğün ibretleri allah yaraddı sonrada onlar allahın kitabına karşı geldiler onlar kafirdir sadece maymun kızdan bahsediyorum çünkü o kız haddini okadar aştıki kuranımızı hakikatimizi kalbimizi ruhumuzu teslim ettimiz yüceler yücesi hidayet sahibi aziz ve kerem sahibi rabbimizin peygamberimize indirilen tüm peygamberlere sahife sahife indirilen kuranımızı yırttı sende yırtsa aynı şekilde veya daha başka yaratık şekilerine büründürecek rabbim aman ha sakın deneme allah inanmayanlara inşaallah doğru yolu gösterirde hidayete erenlerden eyler amin sevgili kardeşlerim muhammed.net i tıklayın o güzel sevgiliyi insanlara şefkad gösteren fakirlerin zor anlarında yanında olan yoksullarla beraber yemek yiyen alçak gönüllü o sevgiliyi okuyun okuyuki ondan ibred alında o inanmayan kalbinize görmeyen gözünüze işidmeyen kulağınıza ilaç olsun hende dünyadaki en etkili dünyada bulunmayan tek ilaç bismillahirrahmanirrahim estağfurullah el azim min küllüzemmi vene tübü ileyk allahu ekber allahu akber la ilahe illallah muhammedür rasülullah allahümme salli ala seyyidina muhammedin(sav)ve alla ali muhammed(sav)artık bunları hergün tesnih olarak 100 defa çek vede her 100 defada (ilahi ente maksudi ve rızake madlubi oku zikzaklı yoldan çık artık seni bekleyen dümdüz yol var (eğer ki allah(cc) yolunda vede peygamber(sav)yolunda isen)iste o dümdüz yol cennete giden hakikad yolu inşallah sende hakikate erenlerden olursun amin

    Yorum tarafından tarik | Nisan 23, 2009 | Cevapla

  89. ewet.bn daha 12 yaşında olan bir kzım. benim günahlarım yazılmadığı halde ben ölmekten çok korkuyorum.ve ben namazlarımıda hiç aksatmadan kılıyorum.eğer şimdi namaz kılmayan varsa lütfen namaz kılsın

    Yorum tarafından ceylan | Haziran 20, 2009 | Cevapla

  90. Allahımıza şürler OLSUN

    Yorum tarafından levo | Eylül 11, 2009 | Cevapla

  91. Selam. Açık söylemek gerekirse yazının tamamını bitiremedim malesef zamanım kısıtlı fakat sayfayı kaydettim en yakın zamanda geri dönüp bitireceğim,yarısına kadar okuyabildim.Anlayabildiğim kadarıyla seni tebrik ediyorum.Evet bu hikaye dediğin gibi sahte,işin yalancılığı ve insanları korkutarak gütme kısmına girmicem.Lakin dediklerine tüm inancımla katılıyorum kabir azabı vardır ama bedenen değil ruhen gerçekleşecek bir durumdur.Bunun mantıksal ve inançsal acıklamasıda böyle olması gerek ki zaten verdiğin örnekler (mumyalama,şehitler vs.) bunu kanıtlıyor.Blog yazın için tekrardan tebrik ediyorum.Senin gibi düşünen insanların aramızda bulunmasından mutluyum.

    Yorum tarafından Beys | Ekim 6, 2009 | Cevapla

  92. bunu yayınlayan din kardesimden ALLAHbinlercekez razı olsun sonumuz boyle giderse cok kötü ALLAH yardımcımız olsun

    Yorum tarafından ali | Kasım 17, 2009 | Cevapla

  93. yaaa tmm gercek olmayabilir ama
    sonucta insanların kendine bi ceki düzen vermesine vesile oluo

    Yorum tarafından ayse | Ocak 24, 2010 | Cevapla

  94. ARKADASLAR HEPIMIZI ALLAH KURTARSIN HEPINIZE BOL BOL DUA ETMENIZ TEMENNISIYLE…..

    Yorum tarafından sude | Ocak 30, 2010 | Cevapla

  95. inamak gerekir niye inan miyorsunuz ki Sebebne nise seni ve sizi bizleri kandirsinlar ellerine ne gececek ki onun icin ben sahsima inaniyorum yalan olamaz Ölüm gercekse Kabir azabida varsa ve var Kabirde izdirab oldugunu biliyorsak Niye inanmayalim ki ????????????????????:

    Yorum tarafından Ramazan Tekel | Nisan 11, 2010 | Cevapla

    • yahu be hey kadeşim ,kabir azabı zaten var ama ALLAH(c.c) bunu senin bu dünya gözü ile görebileceğin şekilde yapacak diye bir şey yok.o rahman ve rahimdir.sonsuz kudret sahibidir.bu azap kişinin mezarda çürümesi ile doğru orantılı değildir.kardeşimin belitmiş olduğu gibi nice vefat edenler var mesela ALLAH(c.c) için savaşmış Hz.HAMZA,Hz.HÜSEYİN bu insanların bedeni paramparça olduda temsili kabirler yapıldı bu insanlara.şimdi bu insanlar azap mı çekti.saçma sapan olaylara inanmayın.ALLAH(c.c) gericilik ve yobazcılıktan razı olmaz.bir kere kabire konulacak kadar bile bedeni kalmayan ve yahut olmayan(kaybolan.denizde vs…) kullar var,şimdi sen o zaman bu tezi desteklemekle şunu diyorsun kabire giren günahkar beden dünya gözü görüşü ile azap çeker,giremeyen yırtar.resmen bunu diyorsuznuz ve büyük günaha giriyorsunuz.cehalet dizboyu YA RABBİM sen İSLAM dinimizin yanlış zihniyetlerce yorumlanmasından bizleri koru amin…

      Yorum tarafından mehmet | Temmuz 10, 2010 | Cevapla

  96. VAROLUŞ NİÇİN BİR YARATICI İRADENİN ESERİDİR?

    Bilimi gerçekleri arayıp bulma çabaları olarak tarif edilebiliriz. Şüphesiz ki bilim akıl, mantık ve muhakeme gücünün ortak ürünü-dür. Fakat algılama ve muhakeme etme merkezi olan beynimizin dış dünya ile olan bağlantıları duyu organları vasıtasıyladır. Duyu organları ise sınırlıdır ve kolaylıkla aldanıp yanılabilir. Bu da algılama ve muhakeme etme yönünden bizleri sınırlandırır; yanlışlara düşmemize neden olur, gerçekleri bulmamızı güçleştirir.
    Varoluş; içinde yaşadığımız evreni ve diğerlerini bütünüyle içine alır. Bu evrenden başka evren yoktur demek bilimin en temel ka-nunlarından olan maddenin sakımı kanununu sınırlar ve temel mantığıyla ters düşer. Bu nedenle evrenimiz dışında sayısız evren-lerin olduğunu, materyalistlerce ezelden gelip ebede giden ve bir hiçlik olarak tarif edilen uzayın bir hiçlik olmadığını söylemek çok daha akılcı ve bilimsel olur. Bu da tüm evreni ve diğerlerini çepe-çevre kuşatmış, ne varsa hepsini içine (aguşuna) almış, ezelden gelip ebede giden sonsuz bir kudretin var olduğunu gösterir.
    Bir bakıma bilimin en temel kanunlarından olan maddenin sakımı kanunu her şeyi çepeçevre kuşatmış sonsuz bir gücün var olduğunun inkâr edilemeyen kanıtıdır.
    Varoluşun nedenlerini, niçinlerini nasıllarını soran bir kişi kendini iki zıt cevabın yol ayrımında bulur. Bu cevaplardan birini seçmek zorundadır. Bunun nedeni ise varoluş yaratılmıştır ya da yaratıl-mamıştır şeklinde sadece iki cevabının olmasıdır. Yaratılmıştır cevabı bir Yaratıcının var olduğu, yaratılmamıştır ise varoluş madde, sonsuz zaman ve rastlantıların eseridir sonuçlarına götürür.
    Bir Yaratıcının var olduğunu gösteren milyarlarca kanıt vardır ve gözlerimizin önündedir. Varoluş madde zaman ve rastlantıların eseridir cevabının ise ortaya koyduğu herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
    Tersinim teorisi bilimsel bulguların sentezi durumundadır ve tamamen bilimseldir. Önceden doğruluğu kabullenilmiş ve kuvvetle inanılmış herhangi bir varsayımı temel almaz. Önce bilimsel sonuç sonra varsayım ilkesine uygun kurgulanmıştır. Ulaştığı sonuç ve mekanizmalar hiçbir zaman birbirleriyle ve gerçeklerle çelişmez.
    Hüdai ÇAKMAK
    Yazar
    Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı

    Yorum tarafından Hüdai ÇAKMAK | Temmuz 16, 2010 | Cevapla

  97. BİR YARATICI İRADENİN VAR VE TEK OLMASI GEREKLİLİĞİ

    Maddenin (enerjinin) sakımı kanununa göre hiçbir şey yoktan var olamayacaktır. Bu nedenle varoluşun bir temeli olmalıdır.
    Enerjinin sakımı kanunu hiç bir enerjinin yoktan var, vardan da yok olmayacağını kesin bir şekilde ortaya koyduğundan materyalizmin ezelden gelen enerji zerresi öngörüsüyle (bu enerjinin bir temeli, bir kaynağı olmadığından) temelden çelişir. Bir bakıma materyalizmin en güçlü kanıtı zannedilen bu kanun materyalizmi temelinden yıkan bir delile dönüşür.
    Tersinim teorisine göre canlı cansız her şey (varoluş) mutlak olan bir Varlığın kendi Zatından ortaya koyduğu bir nur zerresinden var edilmiştir.
    Varoluş kompleks sistemlerin bütünlüğü olduğundan rastlantıların bilinçsiz sonucu olamaz. Varoluşu ortaya koymak (yaratmak) ilim ve irade sahibi bir güç gerekir. Bu nedenle var oluş mutlak bir ilmin, mutlak bir gücün ve mutlak bir iradenin eseridir. Yaratıcı aynı zamanda varoluşun temeli olan nur zerresinin de sahibidir.
    Var oluşlarda ilim ve irade varsa düzensizliklerden, karmaşalardan söz edilemez. Düzenlilik ilim ve iradenin gereğidir. Bu aksiyomu neticeden nedene çevirirseniz şu gerçek ortaya çıkar.
    Bir oluşumda düzenlilikler (sistemler) varsa; o düzenlilikleri oluşturan (var eden) ilim, kudret ve irade sahibi bir var edici (eser sahibi) var demektir. Düzenlilikler (sistemler) ise varoluşu rastlantısal basitliklerden çıkarıp komplekslikler oluşturması anlamına gelir. Bu nedenlerle var oluş basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğindedir. Her şey bir plan içinde yerli yerinde oluşturulmuş, var edilmiştir. Bunun kanıtı da ekolojik düzen dediğimiz rastlantılarla oluşmaları asla mümkün olmayan canlı ve cansız dünyalardaki mükemmel düzen ve yaratılış harikalıklarının bütünlüğüdür. Bu nedenle ekolojik düzen evrenseldir.
    Eser; eser sahibinin kendisi olamaz. Eser yaratık olduğundan Yaratıcı eserden başka ve eserin dışındadır. Bu nedenle sonradan var edilmişler (yaratıklar) Yaratıcının Zatı değildir, sadece eseridir. Bu eser (varoluş) Yaratıcının mutlak ilminin, gücünün ve iradesinin sonucudur. Sıfatlarının simgesi ve var olduğunun kesin kanıtlarıdır.
    Var Edici mutlak güç, mutlak irade ve mutlak kudret sahibi olması gerektiğinden Tek olmalıdır.
    Örneğin yıldızlar, dünya, bitkiler, hayvanlar, denizler vb… ayrı ayrı var ediciler tarafından yaratılmış olamaz. Olamaz çünkü yaratılış kompleks bir bütünsellik gösterir. Basite indirgenemez kompleks sistemler içerir. Birden fazla var edicinin olması bu bütünselliği dolaysıyla Yaratıcının mutlaklığını (tekliğini) bozar.
    Var oluş bir plan dâhilinde birbirini tamamlayan tam, mükemmel ve kompleks bir bütündür. Bu nedenle Yaratıcı tektir. Eşi, ortağı yoktur.
    Yaratıcı bir şeyi yaratmak istediğinde sadece istemesi, murat etmesi yeterlidir. Herhangi bir araca, maddeye ya da yardımcıya ihtiyacı yoktur.
    Yaratıcı; mutlak güç, mutlak ilim ve mutlak irade sahibidir. Bu mutlaklık her gücü üzerinde toplaması anlamına gelir. Bu nedenle her şeyi bilir, duyar, görür, her şeye gücü yeter. Hiçbir şey Ona gizli değildir. Hayat sahibidir ama doğmak, doğurmak, yemek, içmek ve sonuçta ölmek gibi yaratıklara mahsus özelliklerden beridir.
    Bir var edici İradenin var olduğu kesinse ve bilim bunu onaylıyorsa karşıtlarını savunmanın (ki bu bilimsel sonuçları tanımayan koyu bir taassubun sonucu olur) hiç bir mantığı ve gerekçesi olamaz. Önemli olan doğruyu (gerçeği )bulmak ve tereddütsüz sarılmaktır. Bu aşamaya gelen doğru yolu bulmuş demektir. Diğerleri ayrıntıdır.
    Hüdai ÇAKMAK
    Yazar
    Tersinim teorisi kurgulayıcısı

    Yorum tarafından Hüdai ÇAKMAK | Temmuz 16, 2010 | Cevapla

  98. Doğal seleksiyon mu? Doğal elenim mi?

    Charles Darwin ortaya attığı evrim teorisini doğal seleksiyon mekanizmasına bağlamıştır denilebilir. Bu mekanizmaya verdiği önem kitabına; Türlerin Kökeni, Doğal Seleksiyon Yoluyla ismi vermesinden de açıkça anlaşılmaktadır.
    Doğal seleksiyon doğal seçme demektir. Doğadaki yaşam mücadelesi içinde, doğal şartlara uygun ve güçlü canlıların ha-yatta kalacağı, diğerlerinin eleneceği varsayımına dayanır. Bu varsayımının doğada canlılar arasında mücadele kadar daya-nışmanın da var olduğu göz önüne alınmadan ortaya atıldığı açıktır.
    Darwin bu konuda Türlerin Kökeninde şunları yazmaktadır.
    -Burada görüyoruz ki insanın bir ırkı yöntemli olarak ge-liştirirken yaptığı gibi tek tek çiftler ayırmanın gereği yoktur. Doğal seçme bütün üstün bireyleri saklayarak ayıracak ve özgürce çaprazlanmaya bırakacaktır ve elverişsiz bütün bi-reyleri yok edecektir.
    ……………
    -Geleceğe şöyle kâhince bir göz atıp diyebiliriz ki her sı-nıfın büyük ve başat gruplarından olan çok yayılmış ve sık rastlanan türler sonunda üstün gelecek ve yeni başat türler türeteceklerdir.
    …………..
    -Doğal seleksiyon ise canlılar arasındaki sadece güçlü-nün yaşam hakkı kazandığı amansız bir yaşam savaşıdır.
    …………….
    -Canlılar devamlı bir yaşam savaşı vermekte, evrimleş-meyi yeterince başaramayan canlılar, başararak üstün du-ruma gelen canlılar tarafından elemine edilirler. Bu nedenle bu gün yaşayan türlerden çok azı nesillerini çok uzak gele-ceğe iletebilecektir.
    Darwin evrim teorisinde doğal seleksiyon mekanizmasını kur-gularken Malthaus’un Nüfus isimli eserinden oldukça etkilenmiş-tir diyebiliriz.
    Malthaus adı geçen kitabında canlıların orantısız olarak ço-ğaldıklarından, Dünyanın belirli bir kapasitesinin olduğundan, canlıların belirli olan bu kapasitesinden yaralanmak için araların-da savaştıklarından, savaşı kazananların ancak yaşama hakkını kazanabildiklerinden bahseder.
    Nitekim Darwin ünlü kitabında:
    -Doğal seçme yaşama savaşının, oda büyük bir hızla ço-ğalmanın sonucudur diye yazmaktan kendini alamamıştır.
    Görüleceği gibi teoriye doğa sadece güçlü olanlara yaşam hakkı tanımakta, zayıf olanları elemine etmekte, bu elemine so-nucunda canlılar zaman içinde güçlenip geliştiği sonuçta evrim-leştiği ön görülmektedir. Bu gelişime insanlarda dahildir.
    Bu seçiş canlıların doğallığından olan yaşama ve üreme gay-retlerinden kaynaklanmaktadır denilebilir. Bu seçişte bilinç söz konusu değildir. Çünkü evrim en baştan bir planlamayı yani bilin-ci ret eder. Fakat pek çok bilim insanı aynı fikirde değildir.

    *******

    Darwin’e göre canlılar hayatları boyunca müthiş bir yaşam mücadelesi içindedirler. Güçlü olanlar yaşar, güçsüz olanlar ise elemine edilir, hayat sahnesinden silinirler.
    Örneğin aslanlar tarafından tehdit edilen bir geyik sürüsünde zayıf ya da hastalıklı olanlar (hızlı kaçamayanlar) yakalanacak, daha hızlı koşabilen sağlıklı ve güçlü geyikler kurtulacak, dolay-sıyla hayatta kalacaklardır. Böylece zayıflar elenecek, hızlı ve güçlü olanlar yaşamlarını devam edecek, geyik sürüsü hızlı, güç-lü ve sağlıklı bireylerden oluşacak; bu bireyler hızlarını, güçlerini ve sağlıklarını diğer nesillere aktarma fırsatı bulduklarından daha gelişkin (evrimleşmiş) geyik sürüsü ortaya çıkacaktır.
    Burada yakalama işi avcının geyik sürüsü içindeki zayıfları, güçsüzleri, sağlıklarını kaybedenleri diğerlerinden ayırabildiği şeklindedir. Diğer ifade ile avcılar zayıf ve hastalıklı olanları di-ğerlerinden ayırabilmekte, bunları avlayarak sürünün sağlıklı ve güçlü bireylerden oluşmasını sağlamakta, bu yolla doğal seleksi-yonu gerçekleştirmektedirler.
    Bir avcı av sürüsünün içindeki zayıf ya da hastalıklı olanları sağlıklı ve güçlü olanlardan ayırabilir mi? Bu soruya vereceğimiz cevap evettir ve doğal bir melekenin sonucudur. Bu meleke hızlı koşma, keskin dişler, sivri pençeler ve bunlara uygun vücut yapı-sı gibi avcılara verilmiş avını daha kolay yakalamasına sağlayan özelliklerden sadece birisidir.
    Böyle bir özelliğin veriliş amacının nedeni de basittir. Böyle bir özellik sayesinde avcılar yaralı, hasta ya da zayıf bireyleri seçip üzerlerine odaklanarak daha kolay avlanmaktadırlar. Şüp-hesiz ki hızlı kaçamayanları hızlı kaçanlara göre avlamak daha kolaydır. Bu derece basit bir gerçeği allayıp pullayarak evrimin en güçlü mekanizmalarından biri olarak göstermek son derece ilginçtir.
    Yukarıda verilen örneği göz önüne aldığımızda avcı tarafın-dan avın seçilerek yani doğal seleksiyon sonucu yakalanmasın-dan çok; hızlı kaçamayan hastalıklı ve zayıfların yakalanıyor ol-ması daha mantıklı ve doğal değil midir?
    Diğer ifade ile avcılar sürüdeki hasta ya da zayıfları kendileri-ne var oluşlarında verilen avlanmalarına kolaylaştıran özel mele-kelerle diğerlerinden seçip ayırabilmekte, hasta ve zayıf olanlar kaçamadıklarından daha kolay yakalanmakta, diğer ifade ile avcı daha kolay avlanmaktadır.
    Görüleceği gibi yakalanma ya da yakalanmama işini bir se-çişten çok kaçıp kaçamama olarak görmek daha doğru ve man-tıklı olacağı kesindir.
    Gerçekte doğal seleksiyonun bilime ve mantığa uygun çok daha akılcı bir açıklaması vardır.
    Tersinim teorisi paralelinde olduğundan evrim teorisi taraftar-ları bunu kabul ederler mi bilemeyiz. Doğruluğu kanıtlanmamış bir varsayıma körü körüne bağlanıp doğru kabul etmenim sonuç-ları önemli değildir. Bu öngörümüzün delilleri canlıların inkâr edi-lemeyen kompleks yapılarıdır.
    Bütün canlılar mükemmel olarak yaratılmışlar, yaşamak ve üremek için gerekli olan bütün mekanizmalar, yaşamsal avantaj-lar kendilerine eksiksiz verilmiştir.
    Fakat zaman yeninin eskimesi gibi canlıları da eskitmekte, zaman içinde ihtiyarlamakta, yaşam avantajları zayıflamakta ve hatta bir kısmını kaybetmektedirler. Dış şartların (mutasyonlar) çeşitliliği, gücü ve zaman tersinim olarak tarif ettiğimiz bu negatif değişimi derinden etkilemektedir. Diğer ifade ile canlılar zaman içinde evrimleşme bir yana sahip oldukları yaşamsal avantajlarını kaybetmekte ya da zayıflatmakta tersinime uğramaktadırlar.
    Örneğin bir canlı yaralanır, bir yerini kırar ya da hastalanırsa yaşam avantajlarının en önemlilerinden bir kısmını yitirmiş olur. Bu arada savunma mekanizmaları zayıflar ya da tamamen kay-bolabilir. Yaşam avantajını kaybeden bir canlının sonu da şu ya da bu yolla ölümü yani yok olma demektir.
    Anlatmaya çalıştığımız doğal seleksiyon yerine koyduğumuz doğal elenme mekanizması Darwin’in görmezlikten geldiği ekolo-jik düzen ile de tam manasıyla örtüşür.
    Doğal seleksiyonun evrime neden olup olmadığı ise bir baş-ka tartışma konusudur ama tüm doğal kanun ve ilkelere uyumlu olan, bu kanun ve ilkelerle desteklenen tersinim varsayımının evrime göre çok daha akılcı ve bilimsel olduğu açıktır.
    Darwin de bu gerçeğin farkındaydı ve Türlerin Kökeni adlı kitabının sonlarında faydalı değişiklikler oluşmadığı sürece doğal seleksiyon hiçbir şey yapamaz demek zorunda kalmış-tır. Her zaman olduğu gibi bu günde rastlantılarla faydalı değişik-liklerin nasıl oluştuğu konusunda evrim teorisi taraftarlarının bir-kaç zayıf varsayım dışında söyleyecek fazla sözleri yoktur.
    Amerikalı ünlü biyokimya uzmanı Michael J. Behe Darwin’in Kara Kutusu adlı kitabında, doğal seleksiyon ile ilgili şunları söy-lemiştir:
    -Eksiltilemez bir biçimde kompleks olan biyolojik bir sis-temin varlığı, Darwin’in evrimine çok güçlü bir tehdit oluştu-racaktır. Çünkü biliyorduk ki, doğal seleksiyon sadece zaten önceden de çalışan sistemleri geçebilir. O halde, eğer bir biyolojik sistem aşama, aşama oluşmamışsa, geriye tek bir alternatif kalıyor demektir. Tek seferde tam ve eksiksiz bir şekilde ortaya çıkmıştır ki, doğal seleksiyonun bunda hiçbir rolü yoktur.
    Gerek teorinin kurucusu Darwin, gerekse günümüzün pek çok bilim adamı doğal seleksiyon mekanizmasının evrimleştirici bir gücü olmadığını bizzat kendileri de itiraf etmişlerdir:
    Bu Konuda Charles Darwin:
    -Teorimle ilgili güçlükler ve itirazlar şöyle sınıflanabilir.
    Doğal Seçmenin bir yandan zürafanın kuyruğu gibi sinek kovmaya yarayan pek az önemli bir organ ve öte yanda, göz gibi şaşılası bir organ türetebildiğine inanabilir miyiz?
    Günümüzün önde gelen evrimcilerinden biri olan, jeoloji ve paleoantropoloji profesörü Stephen Jay Gould ise doğal seleksi-yonun evrimleştirici gücü olamayacağını şöyle ifade eder:
    -Eğer evrimin her biri doğal seleksiyon tarafından des-teklenen uzun bir ara aşamalar dizisi içinde ilerlemesi gere-kiyorsa, nasıl yoktan böyle ayrıntılı bir şey elde ediyorsu-nuz?
    Bir kanadın %2’si ile uçamazsınız. Başka bir ifadeyle, sadece (şu an onları gözlemleyemediğimiz için) çok daha ayrıntılı formlarda kullanılabilen yapıların bu başlangıç aşa-malarını doğal seleksiyon nasıl açıklayabiliyor?
    Bu aşamada bir nokta diğerlerinden önde geliyor: baş-langıç evrelerinin çıkmazı. Mivart bu problemi en önemli problem olarak saptadı ve bu bugün hala devam ediyor.
    Yukarıdaki eleştirilerin evrime gönülden inanmış bir bilim in-sanı tarafından yapıldığını dikkat çekeriz. Eleştirmenin bu özelliği 0eleştirileri daha geniş ve derin bir boyutluk kazandırır.

    Hüdai ÇAKMAK
    Yazar
    Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı

    Yorum tarafından Hüdai ÇAKMAK | Temmuz 28, 2010 | Cevapla

  99. Bilim mi? Evrim mi?

    Evrim teorisinin kanıtlanması -her ne kadar evrim teorisi taraftarları evrimin kanıt gösterilmesine gerek olmayan açık bir gerçek olduğunu kabul etseler ve buna inansalar da- evrim teorisi taraftarlarının en büyük idealleridir. Gerçekte onları evrim teorisinin kanıt gösterilmesine gerek olmayan açık bir gerçek oldu-ğu inancına iten neden bu konudaki başarısızlıkları, teoriyi destekleyen bilimsel hiçbir kanıtın bulunamamasıdır.
    Fakat taraftarlarına göre evrim teorisi öylesine açık bir gerçektir ki bu gün bilimsel kanıtlarının bulunamaması ilerde bulunmayacağı anlamına gelmez. Evrimin kanıtları ilerde nasıl olsa bulunacaktır. Bu nedenle kanıtsızlığa rağmen evrimi bir gerçek kabul ederek varsayımları bunun üzerine kurmanın herhangi sakıncası yoktur.
    Görüleceği gibi evrimci çalışmalar kanıtlardan çok kanıtsızlığa dayanan bu sakat mantık üzerindedir. Bir bakıma evrim teorisi taraftarları binanın temelini atmadan çatısını kurmaya çabalamaktadırlar.
    Tanınmış bir gazetemizde 3 Eylül 1999 tarihinde yayınlanan Evrimin For-mülü Bulundu başlıklı haberde üç Fransız araştırmacının çalışmalarından bah-sediliyor, evrim nasıl gerçekleşiyor sorusuna cevap arayarak ortaya matema-tiksel bir formül koydukları bildiriliyordu.
    Haberde yapılan çalışmalarda hâkim olan görüş ise yukarda bahsettiğimiz mantığa uygun olarak-bilimsel kanıtsızlıklara rağmen- evrimin bilimsel bulgular tarafından ispatlanmış kesin bir gerçek olduğu, geriye sadece formülünün keş-fedilmesinin kaldığı yönündeydi.
    Bir bakıma-nasıl olmuşsa- çatı kurulmuştu, bu çatıya bir temel aranmak-taydı.
    Bu formül ya da buna benzer tüm evrimci spekülasyonlar, önce evrimi mut-lak bir gerçek olarak kabul eden, sonra da bu kabul üzerine senaryolar yazan araştırmacıların ürünüdür.
    Örneğin bu kişiler insanın maymunlarla ortak bir atadan geldiğini bu varsayımı destekleyen hiçbir bilimsel kanıt olmadığı halde- kanıtların da-ha sonra bulunacağını varsayarak- gerçek olduğunu peşinen kabul et-mekte, sonra insan ile maymunlar arasındaki farklılık ve benzerlikleri he-saplayıp kıyaslamakta, son olarak da bu bilgileri evrim kanunlarına uygun olarak yorumlamakta, çıkan sonuca göre yeni formüller, varsayımlar üret-mektedirler.
    Fakat bir gerçeği-her ne kadar evrim teorisi taraftarları unutsalar bile-unutmamak gerekir. Bu gerçekte evrimin yaşandığı konusunda hiçbir bi-limsel kanıt olmamasına rağmen yaşanmadığı konusunda sayısız kanıt vardır.
    Hayal ürünü, bilimsel kanıtlara dayanmayan varsayımlar üretmek gerçekte çok kolaydır.
    Her insan böyle varsayımlar üreterek tıpkı Charles Darwin gibi; bu varsa-yımlarım her ne kadar pek çok çelişkiler içerse de; bilime, akla, mantığa ters düşse de gerçek olduklarına gönülden inanıyorum ama henüz bilim-sel kanıtlarını bulamadım. Zaman içinde bulunacağını umuyorum. Nasıl olsa günün birinde kanıtları bulunacağından siz bu varsayımlarımı gerçek olarak kabul ediniz diyebilir.
    Bir insan ortaya çıkıp, yer sarsıntıları dünyayı karıştırmak isteyen çok geliş-kin uzaylı canlıların uzaktan kumandayla oluşturdukları provokatif olaylardır diye bir varsayım ortaya atabilir. Sonra elinde her hangi bir bilimsel delil olma-dan ya da Drake denklemi gibi şüpheli varsayımları kesin delillermiş gibi kulla-narak uzaylıların var ve akıllı olduklarından, akıl almaz teknolojilerinden, ne kadar güçlü olduklarından, yakında dünyayı işgal edeceklerinden, insanları kendi türlerine evrimleştireceklerinden, gezegenlerine götüreceklerinden….. Bahsedebilir. Bu konuda daha başka deliller istendiğinde bu tür deliller elimde henüz yok ama çok yakında ortaya konulacaktır denilebilir.
    İnsanın hayal gücü sınırsız olduğundan bu varsayımını yine hayal gücüyle ürettiği başka varsayımlarla destekler ve bu varsayımları gerçeklerinin yerine kanıt olarak ortaya koyabilir.
    Tarih boyunca bu tür hiçbir bilimsel kanıtlara dayanmayan sonunda birer safsata oldukları anlaşılan varsayımlara inanan, bu yolda servetlerini ve hatta hayatlarını harcayan nice insanlar görülmüştür. Bu gerçekte insanların ne ka-dar kolay aldanıp yanılabildiklerinin bir başka boyutudur.
    Görüleceği gibi gerçekte bir safsata olan hayali bir varsayımı (Evrenin Dün-yamızdan başka bir yerinde yaşamın olup olmadığı kanıtlanamamıştır) Drake denklemi gibi bilimsel olduğu iddia edilen bir varsayıma getirip dayandırdık. Bu varsayımımızı pek çok insanın bir gerçekmiş gibi kabul edeceğinden emin ola-bilirsiniz. Evrim teorisinin bu günkü bilimsellikteki konumu-gerçek bilimsel kanıt-larla desteklenmedikçe- yukarıdaki hayali varsayımımızla aynıdır.

    Yukarıdaki hayal kurgusuna benzeyen bir iddiayı Jean Chalin isminde bir bilim insanı ortaya atmıştır.
    Bu bilim insanı daha da ileri giderek uzaydan gelen bu akıllı yaratıkların mevsimleri oluşturan değişimleri, yer sarsıntılarını kontrol ettiklerini, bu oluşum-ların etkenlerini istedikleri gibi değiştirdiklerini ve hatta Dünya ekonomisini ele geçirdiklerini borsaları indirip çıkardıklarını…. İddia etmekteydi.
    Yine saygın bir bilim! insanımız Evrim teorisi taraftarlarının hiç dinmeyen baş ağrılarından biri olan ilk canlıların oluşumu konusunda:
    -Örneğin ilk meydana gelen aminoasitlerdir. İkinci basamakta, thermal proteinler ve mikro kürecik proteinoidleri oluşmuştur. Daha sonraki ba-samakta, ATP aminoasitleri devreye girip evrimleşmiştir. Daha sonra da daha kompleks proteinler ve protein sentezleri gelişmiştir. Daha sonra prototip hücreler oluşmuş ve milyonlarca yılda doğa deneye yanıla stabil hücreleri oluşturmuştur diye yazabilmektedir.
    Yukarıdaki cümlelerde ilk canlı hücre oluşumun evrim teorisi öngörülerine uygun aşamaları sıralanmış ancak bu aşamaların nasıl ve hangi mekanizmalar aracılığı ile gerçekleştirildiği konusunda bilimsel herhangi bir kanıt gösterilmesi unutulmuştur!.
    Bir evrimci yazar hiçbir kanıt göstermeye gerek duymadan fakat bilimsel deyimleri, isimleri bol, bol kullanarak rastlantılarla ilk canlının nasıl oluştuğun-dan nasıl evrimleştiğinden bahsederek şempanzelere ondan da insana kadar rahatlıkla getirebilir.
    Yazar evrimi-eğer gerçekse-kolaylıkla tırmanılan alçak basamaklı bir mer-diven gibi basitleştirmiştir. Görüldüğü gibi her şey kolaylıkla olu oluvermektedir. Fakat gerçek böyle değildir.
    İlk meydana geldiği iddia edilen aminoasitlerin rastlantılarla oluşmalarının mümkün olmadığı bilimsel kanıtlarla gösterilmiş bir gerçektir.
    Yukarıda yazıda iddia edilen evrim merdivenin ilk basamağında bulunan aminoasitlerin rastlantılarla oluşamayacağı oluşsa bile mevcut şartlarda varlık-larını koruyamayacakları dolaysıyla proteinleri oluşturamayacakları bizzat evrim teorisi taraftarları tarafından itiraf edilmiş bir gerçektir. (Aminoasitler ve protein-ler bölümlerine bakınız)
    Dünyaca ünlü Science News dergisinin Ocak 1999 sayısındaki bir makale-de şunlar yazılıdır.
    Hiç kimse şimdiye kadar nasıl olup da geniş çapta dağılmış yapıtaşla-rının proteinlere dönüştüğünü tatmin edici bir şekilde açıklayamamıştır. İlkel dünyanın varsayılan koşulları aminoasitleri yalıtılmış bir yalnızlığa doğru sürükleyecek şekildedir.
    Canlılık konusundaki yazının diğer bölümlerindeki iddialar ise ilk bölümün imkânsız olarak belirttiğimiz oluşum zorluklarını kat, kat aşar.
    Sayın bilim! insanının oldu, oluverdi gibi iki-üç cümlede aktardığı iyice basi-te indirgenmiş bu senaryoda söz edilen yapıların her biri son derece özel ve komplekstirler ve rastlantılarla meydana gelmeleri kesinlikle imkânsızdır. Eğer imkânlı ise bunu iddia sahibinin kanıtlaması gerekir.
    Bir canlı hücresinin en basit yapı taşları olan aminoasitlerin rastlantılarla oluşması ve doğal şartlarda mevcudiyetlerini korumaları mümkün değildir.
    Tek bir protein molekülünün sahip olduğu özellikler kesinlikle rastlantılara yer vermeyecek kadar karmaşıktır.
    Kaldı ki basit bir canlı hücresi birbirinden değişik yapılarda ve her biri özel görevler üstlenmiş iki bine yakın protein ve diğer hücre içi elemanların inanıl-maz derecede karmaşık fakat o kadarda düzenli ve kompleks bir planlama ile yerli yerlerinde sentezlenmesi sonucunda oluşur.
    Canlıların moleküler planı her canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan DNA dediğimiz dev biyomoleküllerdeki şifrelerde gizlidir. DNA molekülünün yapısı yaşam mucizelerinin başında gelir.
    Yazının diğer bölümlerinde bahsedilen sözde oluşumlardan ise bahsetme-ye bile değer bulmuyoruz. Eğer kanıt yoksa ya da gösterilemiyorsa bu tür var-sayımların bir varsayım olmaktan öte değerleri yoktur. Bu tür yazılar genelde koyu bir taassup ürünü olup propaganda amaçlıdır.
    Kanıtsızlığı kanıt olarak kullanmak evrim ve uzantısı teorilerin sıkça kul-landıkları bir yöntemdir. Bilimsel kanıtlara dayanmayan bu tür yöntemlerin pro-paganda ve beyin yıkama dışında bir değeri bulunmamaktadır.

    Hüdai ÇAKMAK
    Yazar
    Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı

    Yorum tarafından Hüdai ÇAKMAK | Temmuz 28, 2010 | Cevapla

  100. Evrim mi? Tersinim mi?

    …..Non-lineer dinamik yapılar….Stokastik süreçler…. Kendi kendine organize eden yapılar…. Sonuç evrim(miş)…
    Dostlar sevinin. Her gün bir parça daha gelişip güzelleşi-yor(muş)uz.
    Ohhh! Ne güzel… Evrim amca her gün bir kaç kuruş atı-yormuş kumbaramıza…
    İleride kullanılmak üzere..
    Her gün bir parça daha da zenginleşiyor(muş)uz.
    Bunu genlerimize işleyip diğer nesillere aktararak…
    Babadan evlatlara kalan miraslar gibi.
    Bu daha da güzel…..
    Diline sağlık evrimci…. ………………….
    ………………….
    Fakat gerçek amca öyle demiyor….
    Yüzü asık; sert ve inatçı… Asla taviz vermiyor. İsteğe göre değişmiyor.
    Gerçek amca şunu der ki ey yeğenim!
    Zaman insafsız bir harami gibi! Her birimizden bir şeyler koparıp alıyor. Taş bile durduğu yerde çürüyüp gidiyor. Yıp-ranıp bir şeylerimizi kaybediyoruz.
    Kazandığımız bir şeyse yok.
    Evrim amca yalan söylemiş, kandırmış sizleri…..
    Şunu iyi bil ki:
    Her güzel çirkinleşecek, her yeni eskiyecektir. Bu bir doğa kanunudur. İşte tersinim budur. Taşın bile çürüyüp gitmesi gibi.
    Ömrümüz varsa ihtiyarlamak kaçınılmaz akıbetimiz.
    Ölümden ise kurtulan var mı? …………………………….
    ……………………..
    Tersinim mi? Evrim mi? Artık bir karar verin.
    Önümüzde güneş misali duran mı? Yoksa Kaf dağı ar-dında olan mı?
    Gökte yıldız ararken önündeki çukuru görmeyen aptal alim misali…
    Bu mesel kulağımıza küpe olsun.

    Hüdai ÇAKMAK
    YAZAR
    Tersinim Teorisi Kurgulayıcısı

    Yorum tarafından Hüdai ÇAKMAK | Temmuz 28, 2010 | Cevapla

  101. ALLAHIM KABİR AZABI VERME VERME.GÜNALARIMIZI AFET YARABBİM.

    Yorum tarafından raziye sarıkaya | Temmuz 29, 2010 | Cevapla

  102. slm. öncelikle şunu söylemek istiyorum bir mezarı açmak günah değilmi bu insanlar açmışlar ve bir film yapmışlar çok saçma.müslüman olmayan bu filmi izlerse belkide müslümanlıktan dahada uzaklaşacak.filmin ders alınacak kareleride var.ama şunu söyleyeyim film çok saçma ve bu filmi yapanlarla ahirete görüşelim

    Yorum tarafından ayşegül | Ağustos 7, 2010 | Cevapla

  103. Arkadaşlar yok diyemeyiz bilemeyiz gerçek olup olmadığını ama bildiğimiz bişey varki şu dünyada günah peşinden koşarda,niye yaratıldığımızı unutursak daha korkunç azaplarla azaplandırılırız. Niye yok böyle şeymi olur diyosunuzki unutmayınki ALLAH isterse herşey olur.Hem ben inanıyorum niye millet bizi kandırsınki herkese akıl vermiş yaratan böyle bişey olabileceğini anlayabilirsiniz…

    Yorum tarafından melek | Aralık 11, 2010 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: