Windows Live Messenger 8.5 Beta
Windows Live Messenger 8.5 Beta’nın sızdırılmasından sonra Microsoft sonunda resmi duyurusunu yaptı. Messenger 8.5, Windows Live Writer ve Windows Live Mail Beta SDN’de.
Windows Live Messenger 8.5 Beta için verilen bağlantılarda ne yazıkki Türkçe yok. Yapılan açıklamada İngilizce, Almanca, Fransızca, Japonca, Çince ve İspanyolca sürümlerinin hazır olduğu diğer diller için çalışmaların devam ettiği söylendi. Yeni sürümdeki değişiklikler ile ilgili, yapılan haberler dışında bir şey söylenmedi. Bildiğiniz gibi yazılımın kurulum ekranı ve Messenger temasındaki bazı değişiklikler dışında bir fark görememiştik. Küçük bir not eklemek gerekirse yeni bir surat eklemiş, bunu görmek istiyorsanız (‘.’) yazın bakalım ne çıkacak.
Windows Live Writer Beta 2
Windows Live Writer bildiğiniz gibi space ya da blogunuza yazı ve resim göndermeyi(eklemeyi) kolaylaştıran bir yazılım. Desteklenen bloglar arasında Blogger, LiveJournal, TypePad, WordPress var. Messenger’da olduğu gibi Windows Live Writer Beta 2′de de Türkçe dil desteği henüz yok.

Tükiye Kuzey Irak’ta güç kullanmasın
ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ”Türk Ordusu Kuzey Irak’ta kuvvet kullanmasın” dedi.
Gates, Singapur’da katıldığı güvenlik toplantısına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, ”Ayrılıkçı Kürtler konusunda Türkiye ile birlikte çalışmayı ve Türkiye’nin emniyetini muhafaza gayretlerini destekliyoıruz. Ancak Türkiye’nin Kuzey Irak’a tek taraflı müdahalesi gerilimi artırır” diye konuştu.
”Türkiye’nin Kürt terörizmi hususunda hakiki kaygıları vardır. Türkiye ile bu sorunda Türkiye’nin kendi toprakları içinde denetimi sağlaması hususunda ortak çalışmalarımız sürmektedir” diyen Gates, ”ABD’nin askeri çözüm dışındaki telkininin Ankara tarafından dikkate alınıp alınmadığının” sorulması üzerine, ”Zannederim” cevabını verdi.
Gates, ”Türk yetkilileriyle görüşmelerimiz devam ediyor ve özel temsilicimiz (emekli General Joseph Ralston) soruna derinden muhatap” dedi.
Tanrı savaşı kutsadı oyunu ABD’yi gerdi
Amerika’da, çocuklara savaşın tanrı tarafından kutsandığı imajını veren ‘Tanrının askerleri’ adlı çocuk oyunu ‘İncil Kamp’ındaki skandala birebir benziyor.
Asım Sancaktar / Dünya Bülteni
Amerika’da geçen yıl piyasaya çıkan ve silahlı Hıristiyan askerlerin düşmanlarına karşı mücadelesini konu alan “Tanrı’nın askeri” adlı savaş oyunu eğlence ve inanç ilişkisi konusunda tartışmalara yol açtı.
Amerika’nın en büyük çocuk oyunları dağıtımcılarından “Oriental Trading” şirketinin “Tanrı’nın askeri” oyununa listelerinde yer vermesi oyunla ilgili kaygıları artırdı. Kayıtlı 18 milyon müşterisi bulunan şirket, bilgisayar oyunlarını içeren tanıtım rehberini de her yıl 300 milyon kişiye email yoluyla ulaştırıyor.
Minnesota eyaletindeki dini özgürlük örgütlerinden birininde halkla ilişkiler müdürlüğü görevini yürüten Valerie Shriley, “Tanrı’ya imanın güzelliğine zarar veren bu oyundan çok kaygılıyım. Bu oyunda Tanrı’yla askeri eylem arasında kurulan ilişki mutlaka kaldırılmalı” şeklinde konuştu.
Devamı »
Erbakan: “Bana ne Amerika’dan!” VİDEO
1991.. TBMM… Refah Partisi Genel Başkanı olarak kürsüde konuşan Erbakan, şimdilerde hiç gündemde olmayan Kıbrıs’la ilgili konuşuyor.
AK Parti’nin Che Gueverası kim?
Che Guevera, Küba’daki devrimden sonra, makamı-koltuğu reddedip, “Benim meskenim dağlardır” demişti. AK Partili bir milletvekili için Che Guevera benzetmesi yapıldı:

Hakan Aygün‘ün köşe yazısıAKP’nin “Che Guevera”sı Abdüllatif Şener!
Yazan: delizenciler | Diğer, Genel, Güncel, Gündem, Haberler, Siyaset, Son Dakika, Turkiye, Türkçe | | Henüz Yorum Yok
Hürriyet porno siteleri listesinde
Suudi Arabistan yönetimi, Hürriyet gazetesi sitesinin haberden çok pornografik resimler içermesi gerekçesiyle erişimini engelledi.
Dünya Bülteni /
Hürriyet gazetesinin internet sitesi Suudi Arabistan’da porno siteleri listesine alındı.
Suudi Arabistanlı yetkililer bu sabahtan itibaren haberden çok pornografik resimler içerdiği gerekçesiyle Hürriyet gazetesinin internet sitesine erişimi engelledi.
Bugün Hürriyet’in internet sitesine girmek isteyenler, sitenin porno siteleri listesine alınarak erişimin engellendiğini belirten uyarı sayfasıyla karşılaştı.
Bu arada, Dünyanın birçok yerinde haber siteleri “Temiz İnternet Sitesi” kampanyaları yapıyor. Birleşmiş Milletler (BM)’in de bu konuda uyarıcı kampanyalar için çalışmalar yapacağı kaydedildi.
“AKP’NİN USULCA GİTMEYE DİRENİŞİ” BÖYLE YORUMLANDI
ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, Türkiye’de seçim yaklaştıkça ortamın gergin olduğunu belirtti. Abramowitz, “AKP yine çoğunluğu elde ederse sorunlar katlanabilir. Askerler, kendi cumhurbaşkanı seçebilecek AKP’nin kontrolündeki bir parlamentoya izin verir mi?” ifadesini kullandı.
Morton Abramowitz, Newsweek dergisinde konuk köşe yazarı sıfatı ile Türkiye’deki son gelişmeleri değerlendirirken “Türkiye, giderek artan bir biçimde bölünüyor, laik Türkiye giderek bölünüyor ve laik elit AKP’ye daha çok güç kaybetmekten çok korkuyor” görüşünü dile getirdi.
Türkiye’nin yaklaşık her 10 yılda bir bir siyasi kriz yaşadığını belirten Abramowitz, ancak ufuktaki sorunun, geçmişteki krizlerin aksine “İslam’ın geri çekilmesi ile sonuçlanamayabileceği”ni savundu. Abramowitz, “Sorun, ayrı zamanda tüm İslam dünyası ve Batı’da etkileri olacak kilit bir meseleye vurgu yapıyor: Yani, İslam, siyasi hayatta ne gibi bir rol oynamalı?” diye yazdı.
“AKP USULCA GİTMEYİ REDDEDİYOR”
Abramowitz, 10 yıl önce generallerin Necmettin Erbakan’ı iktidardan uzaklaştırdıklarını ancak AKP’nin usulca gitmeyi redde Devamı »
Türkçenin destanını yazdılar -türkçe olimpiyatları – İzle
Bu yıl 5’si düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, muhteşem bir finalle sona erdi. 100 ülkeden Türkçe konuşan 550 öğrencinin katıldığı olimpiyatın finali, birbirinden renkli görüntülere sahne oldu.
Dünya gençleri salonu barış mesajlarıyla süslerken, Barış Korosu da, seyircilerle birlikte ‘Bütün dünya kardeş olsa’ şarkısını seslendirdi. Zaman zaman duygusal anların yaşandığı törende, halkın cep telefonu mesajlarıyla şiir ve şarkı dalında belirlediği 5′er finalist sahneye çıktı.
İstanbul Gösteri Merkezi’ni tıklım tıklım dolduran binlerce insan da gözyaşları içinde Türkçenin şampiyonlarını alkış yağmuruna tuttu. Finalde, geçen sene trafik kazasında vefat eden Moğolistan’daki Türk okullarının genel müdürü Adem Tatlı da unutulmadı.
‘Vefa Ödülü’ Adem Tatlı’ya
Geçtiğimiz ağustos ayında vefat eden Yadigâr Eğitim Kurumları Genel Müdürü Adem Tatlı (39) adına Vefa Ödülü verildi. TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın eşi Münevver Arınç, Adem Tatlı’nın eşi Aysel Tatlı ve oğlu Ömer Faruk Tatlı’ya ödülü takdim ederken duygulu anlar yaşandı. Eşinin ‘Öyle şeyler yap ki arkanda izin olsun. İz bırakanlardan olmak lazım’ sözünü hatırlatan Aysel Tatlı, “Büyük iz bıraktığını düşünüyorum.” dedi.
Tatlı’nın eşi Aysel ve oğlu Ömer Faruk’a ödülünü Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın eşi Münevver Hanım verdi. “Allah si Devamı »
İşte Masonların yeni Büyük Üstadı!
Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, yeni büyük üstadını seçti. ‘Konvan’ (genel kurul), geçen yıl yapılan ihraçların gölgesinde yapıldı. İşte yeni başkan:
Locadan ihraç edilen Kaya Paşakay’ın Asım Ak’in’e karşı desteklediği Evcilerli’nin büyük üstat seçilmesi için ihraçlara iade-i itibar yolunun açılacağı yorumu yapıldı.
Evcilerli’nin seçilmesiyle birlikte ihraç edilen 3 eski üst düzey masona iade-i itibar sağlanacağı bildiriliyor. Bir yıldır yolsuzluk, ihraç, istifa ve kavgalarla gündemden düşmeyen masonların Büyük Üstat Asım Ak’in’i yeniden göreve getirmemesi ‘Ak’in’in uygulamalarının tasvip edilmediği tescillendi’ şeklinde yorumlandı. Masonların İstanbul Sheraton Otel’de gerçekleştirdiği konvan 2 gün sürecek. Dünkü ilk oturumda büyük üstat seçimi yapıldı. Konvanda, tüm loca başkanları ve delegeler oy kullanıyor. En üst karar mercii olan konvanda, 550 civarında mason sandığa gidiyor. Dünkü seçimin ilk turunda 5 aday yarıştı. İşadamı Salih Evcilerli 200, öğretim üyesi Asım Ak’in 140, ceza avukatı Önder Öztürel 100, avukat Ahmet Erman 60, gazeteci Yaşar Aysev 40 oy aldı. Adaylardan hiçbiri salt çoğunluğu elde edemeyince en çok oyu alan 3 aday 2. turda yarıştı. 320 oy alan Evcilerli, 189 oy alan Ak’in’i geçerek büyük üstat seçildi. Devamı »
‘Sözleşmeliye kız mı verilir?’ ÖZEL HABER
Geçtiğimiz yıl başlayan ve gelinen noktada birçok genci mağdur eden sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıyla ilgili bir okur mektubu. Ne umdular, ne buldular?
Sözleşmeli Öğretmenlik
Sözleşmeli öğretmenlik, geçen yıl sayın bakanımızın ekonomiyi düzeltmek için, eğitimden tasarruf ederek öğretmeni bulunmayan okulların bir kısmına 10 aylık sözleşme imzaladığı ve “kısmi zamanlı geçici öğretici” olarak adlandırdığı görevlilerin atanmasıyla başlamıştır.
Ne Milli eğitim müdürlükleri ne okul müdürleri ne de atanan kısmi zamanlı geçici öğreticiler bu konuda hiçbir bilgiye sahip değildi. Birçok zorluğun ardından bir sözleşme imzaladık ve gördük ki bir köleden farkımız yok. Birçok arkadaşımız başlamadı zaten.
Bir yıl çalıştıktan sonra Danıştay’ın öğretmenliğin daimi ,saygın bir meslek olması, 10 ay gibi bir süre çalıştırılamayacağını ve MEB’in hazırladığı sözleşmenin anayasaya ve temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı olmasından dolayı kısmi zamanlı geçici öğreticilik iptal edildi (sözleşmenin tek taraflı feshi).
İşler daha da çok karışmıştı. Önce TV’lerde sözleşmelerin uzatılmayacağı söylendi ardından uzatılacağı söylendi. Onlar da bizim gibi ne olacağını bilmiyordu işin açığı. Sözleşmelerimiz daimi yapıldı ve çalışmaya devam ediyoruz peki sorunlar bitti Devamı »
İsrail için geri sayım başladı
İsrail ile ilgili sert açıklamalar yapan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, yine ilginç ifadeler kullandı. Ahmedinejad’a göre düğmeye basıldı…
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, “İsrail’in yıkılması için düğmeye basıldığını ve geri sayımın başladığını” söyledi.
Ahmedinejad, İran İslam devrimi lideri Humeyni’nin ölümünün 18. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen programda yaptığı konuşmada, ülkesinin izlediği politikanın, Filistin, Lübnan ve Irak halklarına direnişte örnek olduğunu savundu.
İsrail’in geçen yaz Lübnan’a saldırdığını ve bir aydan fazla süren savaşta yenildiğini söyleyen Ahmedinejad, “Lübnan halkı İsrail rejiminin 60 yıllık gururunu kırdı ve siyonist rejimin yok olma düğmesine bastı. Artık İsrail için geri sayım başladı. İnşallah, yakın bir gelecekte siyonist rejimin yok oluşuna tanık olacağız” diye konuştu.
Fatih gerçekten zehirlenmiş miydi?
Geçtiğimiz hafta Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı zehirlenme iddialarının doğru olabileceğini savunmuştu. Tarihçi Mustafa Armağan kaynaklara bir göz attı:
Mustafa Armağan‘ın haberi
29 Mayıs yaklaştı mı, teyakkuzdayımdır. ‘Fatih içki içer miydi?’ yahut ‘İstanbul’un fethinde tüfek kullanılmış mıydı?’ yollu ciddi tartışmaları siz de hatırlayacaksınız.
Bu yıl da beklentim boşa çıkmadı ve Fatih’in zehirlenerek öldüğü iddiası gazetemizdeki yerini aldı.
Haberde, Türkiye’de tarih denilince akla geliveren birkaç isimden biri olan İlber Ortaylı’nın, Bükreş’teki bir bilimsel toplantıda “Evet, Fatih Sultan Mehmet, yönü belli olmayan bir sefere çıkarken zehirlenerek öldürülmüştür. Tarihî veriler bu seferin İtalya üzerine olduğunu gösteriyor ve İtalyanlar o dönemde zehir konusunda çok uzmanlaşmış bir milletti. Fatih Sultan Mehmet’in hastalığı vardı; ama o hastalıktan ölmedi, zehirlenerek öldü.” dediği kaydediliyordu (Zaman, 31 Mayıs 2007)
Haber üzerine kendisiyle telefonda görüştüğüm Osmanlı tarihçiliğinin yaşayan en büyük otoritesi Halil İnalcık Hoca, elimizde kesin deliller olmadığı için zehirlenme tezinin ancak bir ihtimal olarak ileri sürülebileceğini; ancak yok da sayılamayacağını belirtti. Böylesine bilgi boşluklarıyla dolu bir konuda kesin bir hükme varmanın doğru olmadığını, tarihçinin bütün ihtimalleri hesaba katması ve her zaman bir ihtiyat payı bırakması gerektiğini vurguladı. Devamı »
Prof. Dr. Eyice’nin ilginç vasiyeti
Dünyanın saygın bilim adamlarından Prof. Dr. Semavi Eyice, 1453 dergisinin kendisiyle yaptığı röportajda vasiyetini açıkladı. Bakın ünlü bilim adamımızın son isteği nedir?

Yalçın Bayer‘in köye yazısından bir kesitProf. Dr. Semavi Eyice, Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt saygın bilim adamlarımızdan. 50 yılı aşkın akademik kariyere, yüzlerce esere imza atmış, Bizans tarihi konusunda Türkiye’de dengi yok ve dünyanın sayılı tarihçileri arasında.
Prof. Eyice yayın hayatına yeni atılan 1453 dergisine vasiyetini açıklamış ve “Cenazemi kesinlikle İstanbul Üniversitesi ve Edebiyat Fakültesine götürmeyin” demiş. Çünkü orada bulunan zevatlara kırgın. 12 Eylül darbesi ile sorgusuz sualsiz Türk Tarih Kurumu’ndaki görevinden azledilen, yaptığı bilimsel çalışmalar görmezden gelinen ünlü tarihçinin kırgınlığını gidermek için bu kurumun öğretim üyeleri henüz geç kalmış değiller. Benden söylemesi…
Prof. Eyice İstanbul’u yaşanmaz hale getir Devamı »
Şeyh Şamil Kimdir?

İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası bölgenin yerli halklarından Avar Türklerine mensup Dengau Muhammed’dir. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.
Öğrenimine bilgin Said Harekani’nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki’nin öğrencisi oldu. Kendinden önce İmamet makamında bulunan Gazi Muhammed ve Hamzat Beg’in müşavirliğini yaptı. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı.
İmam Şamil, muhtelif zamanlarda beş defa evlenmiş ve bu izdivaçların bazıları dini ve siyasi sebeplerle olmuştu. Şamil’in Fatimat, Cevheret, Zahidet, Emine ve Şovanat ismindeki zevcelerinden Ahmed Cemaleddin, Muhammed Gazi, Muhammed Sa Devamı »
“Başörtüsü yasağı” tarihçesi
1950’lerde daha net bir ifade kazandığı görülen öze dönüşün ülkemizde gözle görünen en önemli sonucu 1960’larla birlikte kadınlardaki örtünme eğiliminin giderek artış göstermesidir. 1960 yılından itibaren üniversitelerde görülmeye başlanan başörtülü öğrencilerin sayılarının giderek artması buna paralel bir gelişmedir.
Bu sayısal artışın diğer bir nedeni ise özellikle 1950’den sonra uygulanan ekonomik politikalara bağlı olarak kırsal kesimdeki insanların yoğun olarak kentlere göç etmeleri ve okuma yazma bilen kadın oranının hızla artmasıdır- bu artan oran içinde başörtülü kadınların da hesaba katılması gerektiği açıktır. Başörtülü öğrencilerin yükseköğretim kurumlarında görülmeye başlandığı bu yıllardan itibaren başörtüsü yasakları da gündeme gelmeye başlamıştır.
12 Eylül öncesi yasaklar
İnönü dönemi, dini alana yönelik sınırlamalarla ve dindarlara yöneltilen akıl almaz baskılarla hafızalara kazınmıştır. Milli Şef’in döneminde idarenin ve hükümetin faaliyetlerine karşı en ufak bir tenkit yapılamıyordu. Göstermelik seçimleri, basın ve yayın organları üzerindeki sıkı denetimi, din, dil ve eğitim gibi alanlarda halka rağmenci ve dayatmacı icraatlarıyla bu yönetim, 1950’ye doğru halkta giderek somutlaşan bir muhalefeti kaçınılmaz kılmıştı.
Türk toplumu da geleneksel düzenin köklü ve kapalı bağlılığından, serbest hareket eden ve devlet idaresine katılan modern topluma geçiş dönemine girmiştir. Şehirleşmenin artması, ulaşım kolaylıkları, okur-yazar oranındaki artış bu geçişi hızlandıran unsurlar olmuştur.
CHP’deki değişim sinyalleri
İç politikanın değişen şartları ve dengesi, halkın gösterdiği belirgin tepki 1945 yılına doğru CHP’nin dini konulardaki tutumunu yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılmıştır. Bunların sonucunda 1945 yılında iktidar partisi içinde ilk kez dini problemler etrafında bir tartışma yaşanmıştır. Sonuç olarak Halk Partisi Divanı, dini taleplerin yerine getirilmesinin Cumhuriyetin “vicdan hürriyeti ve laiklik prensiplerinin” zedelenmemesi şartıyla mümkün olabileceğine karar vermiştir. Bunu takiben, 1947 Temmuzu’nda “Özel Din Öğrenimi Ana Hatları” kabul edilmiş ve bir bildiriyle halka duyurulmuştur. Böylece Demokrat Parti iktidarına giden yolda tek parti yönetimi göreli de olsa halkın dini duyarlılığına karşı yumuşama sinyalleri vermiştir. Bu yumuşamada ülkede yükselen dini canlanmaya karşı siyasal bir oportünizmin etkisi vardır.
DP’nin fonksiyonu
7 Ocak 1946’da Demokrat Parti’nin kurulmasıyla Türkiye yeni bir döneme girmiştir. DP 1950 yılında tek partili dönemin icraatlarına yönelttiği popülist sorgulama sonucu geniş kapsamlı bir koalisyonun(2) desteğini kazanarak ezici bir çoğunlukla meclise girdi.
Demokrat Parti 1950 seçimlerindeki başarısını büyük ölçüde dinsel duyarlılıkları örselenmiş kitlelerin nabzını iyi tutmuş olmaya borçluydu. Denilebilir ki, DP belli bir esneklikle yaklaştığı Müslüman kitleyi belli k Devamı »








