Almanya’dan 1. sınıf devlet nişanı alan Aydın Doğan’a Türkiye’de vergi kaçakçılığı cezası
Başlık uzun olduğu kadar aslında konumuz da oldukça uzun. Eskiden siyah beyaz televizyonun ve renksiz gazetelerden izlediğim 12 Eylül sonrası haberlerden aklımda kalan tek bir izlenim var: “Türkiye’de kaçak olanlar Avrupa ülkelerinde saklanıyorlar”.
Bugün neyin gerçek olup olmadığını henüz bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir gerçek var ki Aydın Doğan’a Almanya’nın bakışı Türkiye’den oldukça farklı. O ülkede birinci sınıf devlet nişanı verilen Aydın Doğan Türkiye’de daha eskisi bitmeden yeni bir vergi kaçakçılığı cezası ile karşı karşıya kalmıştır. Devamı »
Yusuf Kaplan ve İsmail Kılıçarslan’ı saygıyla anmalıyız
Size uzun bir hikaye anlatacağım. Bu benim hikayem. Bu sizin hikayeniz. Ve bu, sizin eseriniz. Anlayan istediğini anlasın. İlgisizmiş gibi gözüken konular bir fotoğrafı netleme çabasıdır. Anlatım kusurlarımız şimdiden affedilsin…
* Devamı »
Bayram günü ‘can sıkan’ 10 şehit
Şöyle demiş Murat Yetkin: “Taraf yayınından önce açıklansa, TSK’ya belki itibar kazandıracak bir olay, tam da önem verilen bir 30 Ağustos öncesi can sıkıyor.”
13 gün önce şehitlerimiz diye eller üstünde tutulan askerler, bugün bir 30 Ağustos öncesi can sıkıyor. Devamı »
Çilesini çekmediğimiz şey bizim değildir!..
İnsan makine alır, kendisi için çalıştırır, araba alır gideceği yere ulaşmak için; Allah da kullarını yaratmış, kendisine itaat etsin diye… Bir insan sahip olduğu şeyden ne isterse, efendisi kölesinden nasıl bir itaat beklerse, Allah da kulundan bunu bekler.
Kâinattaki her şey Allah’a itaat eder. Toprak zerre zerre Allah’ın emrinde. Yıldızlar ve gezegenler Allah’ın emrinde ki, o çok büyük şeyler, hızla hareket ettikleri hâlde çarpışmıyor! Gökte yıldızlara, toprakta köklere, suda balıklara, vücudumuzda hücrelere hükmeden Allah’tır. Her şey Allah’ın emrindedir!
Elhamdülillah, Allah bizi insan yaratmış, İslamiyet’le şereflendirmiş. Devamı »
Açılıma hangi cemaatler destek veriyor?
Kürt açılımı veya demokratik açılımın geri dönülmeyeceğinin tek garantisi siyasi irade değil, toplumun barış özlemidir.
Bu nedenle sadece muhafazakarlar, Kürtler, demokratlar değil solcular, sağcılar, ulusalcılar ve Kemalistlerin içinden de sürece büyük destek var.
Peki, Türkiye’deki dini cemaatler ve tarikatlar Kürt açılımına nasıl bakıyor?
Son 5-6 yıla kadar Türkiye’deki cemaat ve tarikatların bu tür demokratik, sosyal, kültürel açılımlar karşısında bir tepki ortaya koymadıklarını, daha doğrusu koyamadıklarını biliyoruz.
Çünkü kendilerinin bir meşruiyet sorunu vardı. Devlet, ağırlıkla o gruplara illegal yapılar gözüyle bakıyordu. Ama son dönemdeki demokratikleşme süreciyle bu algı ortadan kalktı. Ve onlar da bu tür gelişmeler karşısında tavır almaya başladılar. Devamı »
Emin Çölaşan, “Vay, vay, vay!…”

Çölaşan gizledi, biz adını açıklıyoruz
Emin Çölaşan bugün Müslümanlar adına işleyen bir terbiyesizliği göz önüne serdi ama bir terör örgütünü ‘İslamcı kesim’ olarak niteleyip adlarını gizlemeyi tercih etti.
Emin Çölaşan, “Vay, vay, vay!…” başlıklı bugünkü köşe yazısında İstanbul’da yayınlanan sözüm ona “İslamcı bir dergide” yer alan bir terbiyesizliği gözler önüne serdi.
Çölaşan’ın yazısı şu ifadelerle başlıyordu:
“Elimde İstanbul’da haftalık yayınlanan bir İslamcı dergi var. Seçim sonrasındaki iki ayrı kapağını burada görüyorsunuz. İlkinde Anıtkabir’e kilit vurulmuş ve altı ok, Atatürk’ün mezarından ceset halinde çıkarılıyor.
Bir sonraki kapakta ise altı ok şöyle tanımlanıyor: (Aslında Cumhuriyet rejimine küfrediliyor!)” diyen Emin Çölaşan, dergide yer alan tüm hakaretleri olduğu gibi köşesine taşıdı.
Biz Haber7.com olarak bu denli rezil bir ya Devamı »
Bombalar
Aklıma hep o eski fıkra geliyor.
Adam tren makasçısı olmak için sınava girmiş.
Sormuşlar:
- Karşılıklı iki tren aynı hatta hızla birbirine doğru gidiyor…
Ne yaparsın?
- Makası değiştiririm.
- Makas kilitlenmişse ne yaparsın?
- Manivelayla kilidi açmaya çalışırım.
- Kilit açılmıyorsa?
- Bizim hanımı çağırırım.
- Niye?
- Kazayı o da seyretsin diye.
Sanırım “hanımı” çağırma vakti yaklaşıyor.
Kazanın geldiğini görüyoruz ama ne makası değiştirebiliyoruz, ne kilidi açabiliyoruz.
Bir büyük şehirde bombanın p Devamı »
İsrail Bilinçli Olarak İslam Kültürünü Tahrip Ediyor

Filistin 1948 Arapları lideri Şeyh Raid Salah ile Filistin’i, Filistin’de yaşanan insan hakları ihlallerini, İsrail’in bölgedeki yayılma politikasının sonuçlarını konuştuk. 1948 Arapları’ndan olan Şeyh Raid Salah, yeşil hat içinde kalan topraklarda faaliyet gösteren İslami Hareket Cemiyeti lideridir ve Filistin direnişinin sembol isimlerindendir. Yıllarca İsrail zindanlarında kalan Salah, tüm baskılara rağmen geri adım atmayan nadir insanlardan kabul ediliyor. Kendisiyle yaptığımız görüşmede Salah, Filistin şuurunun kazandırılması ve İsrail yayılmasıyla mücadele adına yürüttükleri projeleri anlattı ve dünya Müslümanlarına Filistin’e sahip çıkmaları konusunda çağrıda bulundu.
Halid Meşal’in Kaleminden Şeyh Ahmed Yasin Ve Rantisi
30 Temmuz 2006
İki Büyük Şehidin Aziz Hatırasına
Adımın, ümmetin şehidi büyük komutan merhum Şeyh Ahmet yasin ile 1997 deki bana düzenlenen başarısız suikast girişiminde beraber anılması benim için ne büyük gurur ve şereftir. Netenyahu ve Yatum suikast istemişti ancak Allah (cc) bunu büyük bir başarısızlık, hızlı bir serbest bırakılma’ ya inkilap ettirdi ki düşmanın zararı katlansın ve davamızın kazanımları çoğalsın.
Ammandaki El- Huseyniye şehri bu iki adamın buluşma noktasıydı. Birincisi hapis cezası almış ikincisi idama mahkumdu. Ancak Allah bir mucize takdir etti. Bu ikisinin de kahraman ve izzet içinde hayata devam etmelerini, mossadın adamlarını rezil etti, efsanevi (!) itibarlarını paramparça etti.
Kudüs Yolunda Bir Lale; Şeyh Ahmed Yasin(R.A)
16 Nisan 2006
“Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah! Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim! Ben ki saçları ağarmış, ömrümün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim! Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!
Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler! Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken! Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış!
Bir Direniş Önderi Olarak Ahmed Yasin
24 Mart 2006
Şeyh Ahmed Yasin, bütün dünyada Filistin İslâmi Direniş Hareketi (HAMAS)’ın kurucusu ve manevi lideri olarak bilinir. Fakat o sadece belli bir oluşumun, örgütün değil Filistin’de bir neslin yeniden dirilişine, uyanışına ve kimliğine sahip çıkmasına vesile olan kutsal bir direnişin önderidir. Dolayısıyla o Filistin’in, Filistin davasının, siyonist işgale karşı verilen kutsal bir mücadelenin önderidir. İşgale karşı 1987′de başlatılan birinci intifadaya o öncülük etmiştir. 2000 yılında başlatılan Aksa İntifadası’nın da en önemli manevi önderi ve motoru olmuştur. Bundan dolayı Filistin’de o “iki intifadanın şeyhi (yani lideri, önderi)” olarak bilinmektedir. O, HAMAS’ı, Filistin’de belli bir kesimi diğer kesimlerden ayrıştırmak amacıyla değil, sahip olduğu İslâmi bilincin işgale karşı verilen mücadeleye öncülük etmesi, yani toplu bir direnişin başlatılması için kurmuştur. HAMAS’ın çok kısa süre içinde oldukça geniş bir kitlesel destek elde etmesinin en önemli sebebi de işte bu anlayıştır. Bu anlayışından dolayıdır ki o HAMAS’ı, Filistinlileri birbirine kırdırma amacına yönelik fitne çabalarından uzak tutmayı, böylece işgale karşı verilen mücadelede safların birliğini korumayı başarabilmiştir. Bu özelliğinden dolayı o sadece bir örgütün, oluşumun değil siyonist işgale karşı verilen kutsal mücadelenin manevi lideriydi. Sol gruplar ve hıristiyanlar da dâhil olmak üzere, siyonist işgalcilerin gasp ettiği hakların geri alınması, Filistin’in yeniden özgürlüğüne kavuşması gerektiğine inanan tüm Filistinliler tarafından karizmatik bir lider, bir dava önderi olarak biliniyordu. Şehadetinden sonra hıristiyanların bile onun için dua etmeleri, canileri protesto amacıyla gösteri düzenlemeleri zaten bunu apaçık bir şekilde ortaya koymuştur.
Şehadetinin 2. Yılında Şehid Şeyh Ahmed Yasin
22.03.2006
Kutsal Direnişin Manevi Lideri: Şeyh Ahmed Yasin
Filistin’de işgale karşı iki ayrı intifadanın öncülüğünü yapan, vücudunun felçli olmasına rağmen Allah yolunda mücadeleden, direnişten geri kalmayan büyük insan, büyük lider, HAMAS’ın manevi lideri Şeyh Ahmed Yasin siyonistlerin düzenledikleri bir suikast neticesi 22 Mart 2004 tarihinde hayatını kaybetti. Şeyh Yasin, evinin yakınındaki camide sabah namazını kılmasının ardından işgalci Siyonistlerin helikopterleri tarafından fırlatılan füzelere hedef olarak şehit oldui. Saldırıda ikisi Ahmed Yasin’in yardımcısı olmak üzere dört kişi daha hayatını kaybetti.
Devamı »
BOP, GOP, YOP ve Sonunda HOOOP!
Ahmet Varol
Emperyalizm uzun süredir Ortadoğu’yla ilgili projeler üretiyor. Bunları incelediğinizde hepsinin de ortasına İsrail’in yerleştirildiğini görürüz. Doğunun ortasına, Batı’daki Belfur deklarasyonuyla Skyes-Picot Anlaşması’nın meşru olmayan birlikteliğinden doğan gayr-i meşru İsrail yerleştirildi. Tohumu bu toprağa ait olmadığından ve ortaya çıkmasını sağlayan birliktelik de gayri meşru olduğundan meşrulaştırılması için gerçekleştirilen her girişim güdük kalmıştır.
ABD ve İsrail Soykırımı
Ortadoğu Uzmanı Çamurcu “Türkiye’nin, kendi başına bir ‘Sınır ötesi operasyon’ yapması da ABD tarafından açık bir dille reddedildi.”
Ortadoğu Uzmanı Çamurcu, Ortadoğu’da yaşananları şu sözlerle açıkladı:
“ABD ve İsrail Soykırımı”
Müslüman ve Batılı ülkelerin öfkeli sokaklarının, şımarık ve küstah İsrail rejiminin saldırılarını nefretle kınadığını hatırlatan Çamurcu, “Dünya halkları, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da Nazizm rüzgârı estirdiğine inanıyor. Hitler’in yayılmacı ve soykırım yanlısı stratejisi tam da ABD ve İsrail’in yaptığının aynısıydı.” diye konuştu. Devamı »
Terörizmden Basbakanlığa
Israil’in kuruldugu yillar, ayni zamanda Ortadogu’nun da terörle tanistigi yillar olmustu. Yüzyilin basindan beri sistemli bir “devlet kurma” programi izleyen Siyonist hareket, 1940′li yillarda Filistin’de olusturdugu terör örgütleri ile bölgeyi kan gölüne çevirdi.
Israil’in kuruldugu yillar, ayni zamanda Ortadogu’nun da terörle tanistigi yillar olmustu. Yüzyilin basindan beri sistemli bir “devlet kurma” programi izleyen Siyonist hareket, 1940′li yillarda Filistin’de olusturdugu terör örgütleri ile bölgeyi kan gölüne çevirdi.
Sag kanat Siyonistler, Filistin’deki Araplara ve ilerleyen yillarda da Ingilizlere karsi savasacak olan Irgun Zvei Leumi (Ulusal Askeri Örgüt) ya da kisaca Irgun adli silahli yeralti Devamı »
Bir Bardak Suda Koparılan Fırtına
Resulullah (s.a.s.) bir hadisi şerifinde şöyle buyurmaktadır: “Mü’minlerin, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine acımadaki örnekleri adeta bir beden örneğidir. Onun bir organı rahatsız olduğunda diğer organları da uykusuzluk ve ateşle ona katılır.” Bu itibarla Müslümanların birbirlerinin dertleriyle dertlenmeleri ve birbirlerinin yaralarına merhem olmaya çalışmaları sadece hakları değil aynı zamanda görevleridir. Bu itibarla Türkiye’deki Müslümanların Filistin, Kudüs ve Mescidi Aksa davasına sahip çıkmaları ve bu davaları çeşitli etkinliklerle dile getirmeleri hem hakları hem de sorumluluklarıdır. Devamı »
Kılçık
18 Kasım 2005 Cuma, Vakit gazetesi
Soruyoruz: Çağdaş emperyalizmin meşrulaştırma mekanizması durumundaki BM’in kurduğu yeni bir oyunun rayına oturması için postacılık yapmak açık ve net bir mesaj vermek midir? ABD’nin yeni birtakım planlarının önünün açılması ve gerekçelendirilmesi için hazırlanan raporların çelişkilerine, tutarsızlıklarına dikkat çekmek yerine bu raporları haklı ve isabetli görme varsayımından hareketle yürütülen diplomasiyle nasıl net mesaj verilmiş olabilir? BM’in yeni düzenb Devamı »
Mehmet Ocaktan: Bir İsrailli Abant’ta da İsraillidir…
Bir ‘terör çetesi’ haline dönüşen İsrail hükümetinin hedefindeki Filistin Başbakanı İsmail Heniye feryat ediyor: “Filistin’de yaşanan bir insanlık dramı. Ambargo kurbanıyız. Adı konmamış çocuklar ilaç ve gıdas Devamı »
Hakan Albayrak: Bütün İslam dünyası Hizbullah olmalı; laikler dahil!
1 Mart 1980 tarihli 465 nolu BM Güvenlik Konseyi kararı şöyle demektedir: “Güvenlik Konseyi… İsrail’in, 1967 yılından beri işgal ettiği Kudüs dahil, Filistin ve diğer Arap topraklarının fiziksel karakterini, demografik bileşimini, kurumsal yapısını ya da statüsünü değiştirmek için yaptıklarının hiçbir yasal geçerliliğini olmadığını ve İsrail’in kendi nüfusunun ve yeni göçmenlerin bazılarını bu topraklara yerleştirme politikası ve uygulamasının Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin açık ihlali olduğuna karar vererek… İsrail’in bu politikalarına devam etmesi ve ısrarını şiddetle kınamakta ve İsrail Hükümeti ve halkına, bu uygulamaları ipt Devamı »
Fikret Ertan: Saldırılar devam edecek…
İsrail’in iki askerinin Hizbullah tarafından kaçırılıp esir alınması üzerine Lübnan’a karşı başlattığı saldırı bugün 9. gününe girerken saldırının yakın zamanda sona ereceğine dair herhangi bir işaret de ne yazık ki ufukta görünmüyor; aksine saldırının en az iki ya da üç hafta daha bütün şiddeti ve acımasızlığıyla devam ede Devamı »
Ahmed Semih Halidi: İsrail kimseden üstün değil
İsrail ‘kendini savunma hakkı’na dayanarak Beyrut ve Gazze’yi vuruyor. Uluslararası toplum da buna arka çıkıyor. Peki saldırılan ülkelerin böyle bir hakkı yok mu? Bu operasyonlar sadece öfke ve terörü artıracak
İsrail’in, askerlerinin kaçırılması ve birliklerine saldırılması karşısında misilleme hakkı olduğ Devamı »












