Filistin’de bugün..
Filistin’de bugün…
İsrail ordusunun Gazze’ye başlattığı kara harekatı sürüyor. TIMETURK bölgeden tüm gelişmeleri takip ediyor.Haber Merkezi / TİMETURK
27 Aralık’ta başlayan İsrail’in saldırılarında şimdiye kadar yaklaşık 1060 Filistinli şehid oldu, 5000 kişi de yaralandı. Ölümün kol gezdiği Gazze’de sivil kayıpların sayısı her saat artarken, halk temiz içme suyu olanaklarından tamamen mahrum. Kelimenin tam anlamıyla Gazze’de büyük bir insani kriz yaşanıyor. İsrail’in 18 aydır uyguladığı ambargoyla zayıflattığı Gazze Şeridi’nde ayrıca elektrik kaynaklarının çökme tehdidinde olduğu, yaklaşık yarım milyon kişinin temiz içme suyuna ulaşamadığı ve hastalık riski bulunduğu gelen haberler arasında.TIMETURK, gerek İsrail medyası ve İsrail kaynaklarından gerekse Hamas ve İslami Cihad’ın resmi haber kaynaklarından ve bağımsız Filistin yerel haber kaynaklarından size tüm tarafların haber akışını aktarıyor. Ayrıca Dünya ajansları haberlerini ve Dünya’dan Gazze tepkilerini de size ulaştırıyor.
Gelişmeleri yenilemek için sayfanızı F5 Tuşunuzla yenileyiniz… İşte dakika dakika Bölge’de yaşananlar…
11:51 Şeyh Raid Salah’ın önderliğinde yüzlerce kişi 1948′den bu yana İsrail işgali altında bulunan Hayfa şehrinde Gazze saldırılarını protesto etti.
BM GAZZE’DEN KAÇIYOR!
11:48 İsrail BM ofisini vurdu BM Gazze’deki faaliyetlerine son verdiğini açıkladı.
REUTERS: VURULDUK!
11:44 Reuters: İsrail tankları Gazze’deki Reuters ofisimizi vurdu.
HAMAS: “FURKAN SAVAŞI” SÜRÜYOR 6 SİYONİST ASKERİ İMHA ETTİK
11:25 Kassam: 6 Siyonist düşman askerini öldürdük.
11:22 Kassam 1948′de işgal edilmiş olan Filistin topraklarındaki siyonist hedeflere toplam 17 füze fırlattı
10:30 İsrail savunma sözcüsü Amos Gilad Kahire’de ateşkes görüşmelerine başladı
10:00 Reuters: Gazze’ye insani yardım için denize açılan Kıbrıs botu İsrail’in engellemesi sebebiyle Kıbrıs’a geri döndü
09:00 Sderot’ta sirenler çalıyor
08:30 İsrail işgal polisi Batı Şeria’da 24 Filistinliyi tutukladı
08:00 Kassam Eşkol şehrine 5 füze fırlattı
07:57 İsrail işgal güçleri 70 sivil hedefe saldırdı
07:17 Kassam Ofakim şehrine 2 füze fırlattı
Filistinli kadınlar – Video
Filistinli Kadın Direnişin Her Cephesinde
Filistinli kadınlar direniş ve mücadelenin sembolü oldukları gibi İsrail zulmünü de bütün şiddetiyle ruhlarında hissetmektedirler. Yerine göre şehitlerin geride bıraktığı yetim çocukların geçim ve bakımını üstlenmek zorunda kalan Devamı »
Hedef tam bağımsız Filistin’dir
Halid Meşal nihai hedefin bütün Filistin topraklarının tam bağımsızlığı elde etmesi olduğunu açıkladı.
Şühedaya Vefa İçin, Hamas’da Meydanlardaydı

Binlerce Filistinli cuma namazından sonra Beyt Hanun’da Hamas’ın organize ettiği “Şühedaya Vefa Buluşması”nda biraraya geldi. Son Filistin şehidlerinin fotoğraflarıyla ve intifada marşlarıyla süslenen meydanda toplanan binler “Şehidlerin yolunu sürdürmeye” ahdederek Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas liderlerinden Doktor Nezzar Reyyan’ın önemli açıklamalarına kulak verdiler.
Acemice Bir Komplo
Sözün başında şunu ifade edelim ki, Müslümanların değişik dinlerin ve inançların mensuplarına karşı onların sahip oldukları inançlarından dolayı bir savaşları yoktur. Müslümanların bugünkü mücadelelerinin birinci amacı gasp edilen haklarını geri almaktır. Yoksa kimsenin şahsına karşı dininden veya inancından dolayı bir kavgaları yoktur. Bazıları Müslümanları anti-semitizmle (yahudi düşmanlığıyla) suçluyorlar. Hatta İslâmi kesimden bile Devamı »
Arap Birliği ve Levy’nin Türkiye Ziyareti ayrıca Kudüs Meselesi
Arap Birliği dışişleri bakanları geçtiğimiz hafta Mısır’ın başkenti Kahire’de bir toplantı düzenledi. Biz geçen hafta iki gün arka arkaya devam eden yazılarımızda Kudüs meselesiyle ilgili diğer konuları ele aldığımızdan söz konusu toplantıyla ilgili değerlendirmemizi bu haftaya bırakmak zorunda kalmıştık.
Bugün ortada Arap Birliği Teşkilatı bulunmakla birlikte gerçekte bir Arap Birliği mevcut değildir. Ancak yine de adı geçen teşkilata üye ülkeler bazı durumlarda çeşitli düzeylerde toplantılar düzenleyerek bağlayıcı olmayan birtakım kararlar almaktadırlar. Siyonist işgalcilerin Kudüs’ü tamamen bir yahudi şehrine dönüştürme ve Devamı »
Kudüs Fırtınası?
Bilindiği üzere uluslararası Siyonizm İsrail işgal rejiminin kutsal Kudüs şehri üzerindeki hâkimiyetini meşrulaştırmak ve bu şehrin bütün dünya tarafından “İsrail’in başkenti” olarak tanınmasını sağlamak için yoğun bir çaba harcıyor. Bu yüzden Kudüs meselesini öncelikle dünya Müslümanlarının gündeminden çıkarmayı hedefliyor. Bunun için de hizmetindeki basın yayın organlarını kullanarak Kudüs davasına sahip çıkmayı neredeyse bir suç olarak gösterebilmek amacıyla psikolojik bir savaş yürütüyor. Devamı »
İSRAİLLİLER VE FİLİSTİNLİLER HAKKINDA BİLİNMEYEN GEREKÇELER
· Musevi olmayan İsrail vatandaşları İsrail’de hiçbir şekilde toprak satın almıyorlar
· İsrail’de, Musevileri Musevi olmayanlardan ayırt edebilmek için Filistinlilerin araba plakaları farklı renklerdedir.
· Batı ve Doğu, tüm Kudüs, ABD’de dahil olmak üzere tüm dünya toplumlarınca İsrail topraklarının bir parçası değil de, işgal edilmiş topraklar olarak kabul edilmiştir. Devamı »
Kudüs Davası Hakkında Söylenenler
Kudüs‘ün eski müftüsü Sa’duddin el-Alemi Kudüs davası hakkında şöyle diyor: “Müslümanların ilk kıblelerini ve Hz. Muhammed (s.a.s.)’in isra ve mirac mekanını savunmak bütün Müslümanların üzerine farzdır. Bu itibarla ben dünyadaki bütün Müslümanlara Kudüs ve Mescidi Aksa davasının birinci davaları olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu dava ancak Kudüs’ün tamamen kurtarılması ve gasp edil Devamı »
Kudüs İçin Tekliflerimiz
Müslümanlar Kudüs davasından asla vazgeçmemelidirler. İşgalin üzerinden belli bir zaman sürecinin geçmiş olması ve bu kutsal şehre yerleşen işgalcilerin oranlarının asıl sahiplerinden daha çok olması hiçbir zaman işgali meşrulaştırmaz. Birtakım basit hesaplar için siyonist işgalin meşrulaştırılması amacına yönelik anlaşmalar imzalayan ve bu yolla Filistin davasına ihanet eden grubun Kudüs davasına karşı da aynı şeyi yapması mümkündür. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu meselenin “nihai anlaşma merhalesi”ne bırakılmasındaki amaç da zaten bun Devamı »
“Nihai Anlaşma Merhalesi” Ne Getirecek?
“Nihai Anlaşma Merhalesi” olarak adlandırılan görüşme döneminde ele alınacak konuların başında Kudüs meselesi gelmektedir. Ancak gerek özerk yönetimin tutumu, gerek işgal yönetiminin açıklamaları ve gerekse Arap yönetimlerinin izledikleri siyaset bu merhalenin Kudüs lehine bir şey getirmeyeceğini ve nihai anla Devamı »
İKÖ’nün Kudüs Konusundaki Duyarsızlığı
İslam Konferansı Örgütü görünüşte Kudüs meselesini takip amacıyla bir Kudüs Komitesi oluşturdu. Ancak bu komitenin başına İsrail’le çok yakın ilişkiler içinde olduğu bilinen, siyonistlerin Filistin topraklarını işgalinden sonra buralara Fas’tan 600 bin yahudi göndermek suretiyle işgal rejimini insan potansiyeli yönünden güçlendiren ve her hükümetinde mutlaka bir yahudi bakana yer veren Fas kralı II. Hasan’ın getirilmesi oldukça ilginçtir. Nitekim söz konusu komite bugüne kadar Kudüs‘le ilgili Devamı »
ABD’nin Oyunları
Siyonist işgal rejiminin bugün dünyadaki en büyük hamisinin ABD olduğu biliniyor. BM‘in Kudüs’le ilgili oyunlarında da ABD’nin hileli politikalarının önemli rolü olmuştur. ABD’nin Kudüs‘le ilgili politikalarının amacı sinsi birtakım oyunları kullanarak Müslümanları bu şehirle ilgili bütün haklarından vazgeçmeye zorlamaktır. Şu an izlenen politikaların amacı da “Filistin tarafı” sıfatıyla “nihai anlaşma merhalesi” görüşmelerine katılacak ekip vasıtasıyla bu kutsal şehirle ilgili hile ve oyunların sonuçlandırılması ve işgal rejiminin şehir üzerindeki sultasının kesinleştirilmesidir. ABD eğer bu amacını gerçekleştirebilirse, tıpkı Siyonizmin bir ırkçılık olduğuna dair BM kararlarını iptal ettirdiği gibi Kudüs‘le ilgili kararlarını da iptal ettirmeye ve böylece İsrail’in bu şehri başkent ilanını uluslararası platformda resmileştirmek için girişimlerde bulunmaya kalkışabilir. Nitekim ABD, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımaya ve Tel Aviv büyükelçiliğin Devamı »
BM’in Kudüs’le İlgili Oyunları
Siyonist işgalcilerin Kudüs‘ü ele geçirmelerinde ve bu şehir üzerindeki saltanatlarını kuvvetlendirmelerinde BM ve ABD’nin önemli rolü olmuştur. BM, işgal yönetiminin Doğu Kudüs’ü ilhak etmesini tanımayan birtakım kararlar almasına rağmen ilhak işlemlerinin durdurulması, işgalin sona erdirilmesi ve “yahudileştirme” faaliyetlerinin önlenmesi için hiçbir tedbir almamıştır.
BM, Kudüs konusunda süre Devamı »
“Kudüs 3000″ Kutlamaları
Siyonist işgalciler 1996 yılının Kudüs‘ün “Kral Davud” tarafından ele geçirilişinin ve başkent yapılışının 3000. yılı olduğu gerekçesiyle kendilerince “Kudüs 3000″ kutlamaları düzenlediler. Aslında Kudüs‘ün Hz. Davud (a.s.) tarafından fethedilmesinin ve başkent yapılmasının yıldönümünü kutlama hakkına sahip olanlar siyonist işgalciler değil oranın asıl sahipleri durumundaki Müslümanlardır. Çünkü Hz. Davud (a.s.) da, Hz. İbrahim ve oğulları gibi tevhid inancının insanlara tebliğ edilmesiyle görevlendirilmiş hanif bir Müslümandı. Peygamberlere onların so Devamı »
Kudüs’te İfsad Politikası
Kudüs‘ün İslami vechesini ve kimliğini değiştirme çabaları sadece bu şehirdeki İslami mirası yok etme çabalarından ibaret değil. Bunun yanı sıra ahlaki bozulmaya ve ifsada yol açan bar, eğlence yeri vs. gibi ifsad merkezlerinin çoğaltılması suretiyle de şehrin kimliğini değiştirme çabalarının etkili kılınmasına çalışılıyor. Doğu Kudüs’ün işgalinden önce bu kesimin belediye başkanlığını yapan Ruhi el-Hatib siyonist işgalcilerin, bu kutsal şehirde birçok camiyi yıkarak arsaları üzerine eğlence yerleri ve kumarhaneler inşa ettiklerini dile getirmiştir. Bugün özellikle şehrin işlek semtleri bu gibi eğlence merkezleri ve kumarhanelerle doldurulmuştur
Siyonistlerin Tarihi ve Kültürel Mirası Yok Etme Çabalarına Karşı BM’in Tutumu
İşgal yönetiminin Kudüs‘teki tarihi ve kültürel mirası yok etme çabalarına karşı BM tarafından çeşitli kararlar alındı. Fakat bu kararların uygulamaya geçirilmesi konusunda gereken ciddiyet gösterilmedi. BM’e bağlı UNESCO tarafından 1968′de Kudüs’ün kültür hazinelerinin korunması için İsrail’i Cenevre Konvansiyonu’na uymaya çağıran bir karar alındı. 1969′da yine UNESCO tarafından 271 sayılı kararla İsrail’den şehrin tarihi ve kültürel mirasına saygı göstermesi istendi. Aynı karar 1971 tarihli ve 99 sayılı UNESCO karar Devamı »
İşgal Mahkemesinin Haremi Şerifle İlgili Kararı
Mescidi Aksa, Kubbetu’s-Sahra ve bunlara bağlı binaların bulunduğu alan haremi şerif olarak adlandırılır. Haremi Şerif yaklaşık 141 dönümlük bir alanı kapsamaktadır. 13 Eylül 1993 Oslo İlkeler Anlaşması’nın imzalanmasından on gün sonra yani 23 Eylül 1993′te İsrail Yüksek Mahkemesi “Haremi Şerif” alanının İsrail topraklarından bir parça olduğuna ve Süleyman Heykeli Bekçileri Cemiyeti’nin vesayeti altında bulunduğuna dair bir karar çıkardı. Mahkeme kararında ayrıca Mescidi Aksa‘nın üzerinde bulunduğu tepenin yah Devamı »
Siyonistlerin Tedricilik Politikaları
Yahudiler ilk etapta Mescidi Aksa‘nın el-Halil‘deki Hz. İbrahim Camisi’nde yapıldığı gibi yahudilerle Müslümanlar arasında paylaştırılmasını istiyorlar. Bundaki amaçları ise Mescidi Aksa‘nın bulunduğu mekanın tamamını ele geçirebilmek için bir adım atmaktır. Son aşamadaki amaçları budur. Bugün el-Halil’deki Hz. İbrahim Camisi’nin üçte ikisi yahudiler tarafından gasp edilmiş durumdadır ve yahudiler bu camiye silahlarıyla ve köpekleriyle birlikt Devamı »
Tünel Olayı ve Kudüs Katliamı
Likud Partisi lideri Netanyahu iktidara geldikten sonra bu mukaddes mabedi yıkma amacına yönelik çalışmalarını açıktan yürütmeye başladı. Ancak doğrudan bu mescidi yıkma amacı taşıdığını söyleyerek değil daha başka kılıflar uydurarak. Bu çerçevede 1996 yılının Eylül ayında Mescidi Aksa ile Hz. Ömer Camisi’nin içinde bulunduğu haremi şerif bölgesinin altından geçen tünelin açılışını yaptı. İşgal yönetiminin iddiasına göre tünel ulaşım amacıyla kullanılacaktı. Oysa 600 bin nüfuslu Kudüs şehrinde yer altından ulaşım yolları açılması iç Devamı »
Mescidi Aksa’nın Altında Kazılar
Siyonist işgalciler son birkaç yıldır Mescidi Aksa‘yı yıkabilmek için farklı bir metot izliyorlar. Eski yahudi eserlerini ortaya çıkarmaya çalıştıkları gerekçesiyle Mescidi Aksa çevresinde ve altında kazılar yapıyorlar. Bu kazıların asıl amacı ise mescidin temellerinin altında boşluklar oluşturulması, temellerinin dayandığı kayaların tahrib edilmesi ve böylece mescidin kendiliğinden yıkılmasına yol açılma Devamı »
Siyonist Saldırganlık Karşısında Mescidi Aksa
Siyonistlerin Mescidi Aksa‘nın yerinde Süleyman heykeli veya Siyon mabedi adını verdikleri bir yahudi mabedinin olduğunu ileri sürdüklerinden ve bu iddialarına binaen Mescidi Aksa‘yı yıkarak yerine yeniden söz konusu mabedi inşa etmeyi amaçladıklarından daha önce söz etmiştik. Onların işte bu amaçları yüzünden Doğu Kudüs’ün işgal edildiği 1967′den buyana, Mescidi Aksa sürekli şekilde siyonist sald Devamı »
Hıristiyan Eserlerine Yönelik Saldırılar
İşgalcilerin tarihi mirasa yönelik tahrib faaliyetlerinden hıristiyan eserleri de nasibini almıştır. Örneğin Yeniden Diriliş Kilisesi’ne yönelik olarak birkaç saldırıda bulunuldu. İsrail polisleri 25 Nisan 1970′de Kutlu Doğum bayramında Kıpti kilisesine ve kilisede görevli rahiplere saldırıda bulundular. Bazı yahudiler 6 Şubat 1973′te Zeytin Dağı’nda bulunan Uluslararası Kitabı Mukaddes Merkezi’ni yakmaya teşebbüs ettiler. 11 Şubat 1974′te Kudüs‘te hıristiyanlara ait dört önemli merkez yakıldı. Siyon tepesindeki hıristiyan kabristanına işgal yönetimi tarafından el konuldu. Seyyide Azra (Bekar Hanım) Tacı 1967 sonlarına doğru yahudiler tarafından çalındı. Yeniden Diriliş Kilisesi’nin girişindeki Mukaddes Kabir’de bulunan kandiller ve mumlar siyonistler tarafından tahrib edildi. Üç yahudi 12 Nisan 1973 tarihinde yine Yeniden Diriliş Kilisesi’nin içinde Celcele haçının yanında bulunan ve elmasla süslenmiş çelengi çalmaya teşebbüs etti. Bütün bunların yanı sıra işgal yönetimi tarafından bazı hıristiyan vakıflarına ve dini kurumlarına ait çeşitli gayri menkullere zorla el koydu.
İslam hakimiyeti döneminde bu şehirdeki hıristiyanların kültürel miraslarına hiçbir şekilde dokunulmamış ve onların tam bir ibadet hürriyeti içinde yaşamalarına fırsat verilmiştir.
Kudüs’ün İslami Vechesini Değiştirme Çabaları
İşgal rejimi Kudüs‘ü tam anlamıyla bir yahudi şehri haline getirebilmek ve buradaki İslami mirası yok etmek için de yoğun bir faaliyet içine girdi. Bunun için en önce şehirdeki cadde, sokak, mahalle ve umuma açık yerlerin adlarını değiştirme yoluna gitti. Daha son Devamı »













