AVRUPA BİRLİĞİ ELİYLE MİSYONERLİK:CAMİYE KİLİSE OYUNU
AB destekli skandal
16 Eylül 2006 tarihinde Mardin bölgesinde incelemelerde bulunan Mehmet Elkatmış Başkanlığındaki İnsan Hakları Komisyonu heyeti, Midyat’ta bazı Manastır ve kiliseleri ziyaret eder. AKP’li ve CHP’li komisyon üyeleri bu ziyaret sırasında Bardakçı köyüne de uğrar. Caminin kiliseye çevrilmesi skandalı işte bu ziyaretten hemen sonra resmi bir sürece girer.
AB uğruna Meclis’i olağanüstü toplayarak zinayı suç olmaktan çıkaran, yine AB uyum yasaları çerçevesinde kanunlardan cami ifadesini kaldırıp yerine ibadethane ifadesini koyan AKP, şimdi de bir caminin kiliseye çevrilmesi skandalına imza atıyor. Skandal gelişme Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Bardakçı köyünde yaşandı. Köyün tek camisinin kiliseye çevrilmesi çalışmaları bütün hızıyla sürdürülüyor.
Bardakçı köyünün Ankara ziyaretçileri
Midyat’ın Bardakçı köyünde yaşanan inanılmaz olayın TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin köye gelmesiyle başladığı öğrenildi. 16 Eylül 2006 tarihinde Mardin bölgesinde incelemelerde bulunan Mehmet Elkatmış Başkanlığındaki İnsan Hakları Komisyonu heyeti, Midyat’ta bazı Manastır ve kiliseleri ziyaret eder. AKP’li ve CHP’li komisyon üyeleri bu ziyaret sırasında Bardakçı köyüne de uğrar. Caminin kiliseye çevrilmesi skandalı işte bu ziyaretten hemen sonra resmi bir sürece girer. Köylülerin verdiği bilgilere göre, Bardakçı’ya gelen Elkatmış ve komisyon üyeleri köylülerden “AB sürecinde Süryaniler bize Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde dava açmasınlar” bahanesiyle caminin kilise yapılmasına ses çıkarmamalarını ister. Bu isteği ise siyasi baskılar takip eder ve köy sakinleri camilerinin kiliseye çevrilmesi için ikna edilir.
Köyde tek bir Hıristiyan yaşamıyor Devamı »
Çağlayancı Nur Serter’in değişimleri
Vaktiyle, Can Dündar’ın hazırlayıp sunduğu ve cemaat tarikat ilişkilerinin irdelendiği Neden programında, ‘Atatürkçü Düşünce Derneği de bir cemaattir’ dediğimde, yanı başımda oturan dernek kurmayının ‘eski bir tarikatçı’ olduğunu bilmiyordum henüz.Derneğin başkan yardımcısı olan Nur Serter, ‘hayır, biz bilimsel ilkeler doğrultusunda hareket eden bir cemiyetiz’ diyerek bilimin ve bilimselliğin faziletleri bahsine geçtiğinde aklımdan geçen ‘İkna odalarında ne türden bir deney yapıyordunuz? Yeterince ‘ampirik’ bulgular elde edebildiniz mi?’ gibi cümlelerdi; ama konuyu ‘başörtüsü meselesi’ ile dallandırıp budaklandırmaya hakkım olmadığını düşündüğümden, ‘bilimselliğin’ bir insanı tek başına ‘birey’ yapmaya ve makul kılmaya yetmediğini, sadece ‘cemaatler’ içinde oluyormuş gibi yapılan kimi aşırılıkların, geçmişte ‘bilimi merkeze koyan’ düşünce yapılarında da ortaya çıkmış olduğunu anlatmayı tercih etmiştim. Pozitivizmin babalarından sayılan Auguste Comte örneğini vermiştim, ‘pozitivizm kilisesi’ kurmaya kalkan ve bilim adamlarından oluşan bir ‘ruhban sınıfı’ oluşturmaya çabalayan, bugün artık -nihayet- kendisine kaçık olarak bakılan ünlü felsefeciyi.
Oysa o kadar uzağa gitmeme gerek yokmuş; bir zamanlar, Dr. Refet Kayserilioğlu’nun İsa Mesih’in reankarne olmuş hali olduğuna inanan bir grubun içinde yer alıp, dergilerinde içli içli döktüren, sonra da oradan aldığı ilahi şevki ‘düğmeye basılmışçasına’ pozitivist ve seküler bir düzeneğe transfer eden Nur Serter, hem eski bir tarikatçı (Beyti Dost), hem yeni ve seküler bir cemaatin (ADD) üyesi, hem de her iki alanda da tam bir savrulmalar kraliçesi olarak (hangi birini sayalım?), her türden örneklemin içini behemehâl doldururmuş!.. Tevekkeli değil, ben de Tandoğan mitingindeki ayinsel havanın kökenini merak ediyordum. Laikliğin bir din olarak tecessüm edişine tanık olduğumu idrak ediyordum da, bunun kendisini ‘milli mücadele’ ‘büyük Atatürk’ ve ‘cumhuriyet değerleri’ gibi parolalar arkasına gizleyen bir new age dini olduğu hiç aklıma gelmemişti. Baba-kız ve sürekli devrim. Teslis emrinizdedir paşam! Devamı »
Misyonerler ve Türkiye
‘Tanrı’nın İşçileri’ olarak tanımlanan misyonerler Osmanlı’ya ne zaman ayak bastı ve ilk saldırıya nerede uğradı? Soner Yalçın ilginç misyoner hikayelerini yazıyor.. Misyonerler 200 yıldır Anadolu’da
“Tanrı’nın İşçileri” olarak tanımlanan misyonerler, Osmanlı’ya 1815 yılında ayak bastı. İlk saldırıya Bitlis’te uğradılar.
İki misyoner George C.Knapp ve Dr. George C.Raynolds ağır yaralandı. Saldırganlardan Musa Ağa ve adamlarının gerekçesi şuydu: “Bizi tahrik ettiler… ” Misyonerlerin dünyada en başarısız oldukları bölge Anadolu oldu; “din ihracı” yapamadılar ama Müslümanları patatesle, dikiş makinesi ve gaz lambasıyla ilk onlar tanıştırdı. Misyonerler, ilk kayıplarını ise Anadolu’ya geldikten yaklaşık 200 yıl sonra geçen hafta Malatya’da verdiler. İşte misyonerlerin Anadolu’da ateşle dansının kısa bir hikáyesi…
YIL 1863. Yer Bitlis. Kürt Hoyti Aşireti lideri Musa Ağa ve adamları, Heresan mahallesinin çıkışındaki ağaçların arkasına saklanmışlar, gözlerini yola dikmiş, misyonerleri bekliyorlar.
Ellerinde sopa var. Hepsi öfkeli. Öfkeleri Amerikalı misyonerlere…
Kimdi bu Amerikalılar?
Amerikalı misyonerler, merkezi Boston’da olan ve 1810 yılında kurulan “American Board of Commissioners for Foreing Missions” (kısaca ABCFM ya da BOARD) diye bilinen misyoner teşkilatının üyeleriydi.
Bu kuruluş Kalvenci geleneği temsil eden Protestan mezhebine inanan misyoner örgüttü. Anadolu’yla tanışmalarının tarihi eskiydi. Anadolu’ya ilk gelen misyonerler Pliny Fisk ve Levi Parsons adlı iki Amerikalıydı.
Tarih 15 Ocak 1820. Yer İzmir’di. Osmanlı Devleti’ne gelen ilk misyoner ise İngiliz “Church of Missionary Society” adlı kuruluşa bağlı çalışan bir papazdı. Yıl 1815’ti. Yer, Kahire’ydi. Bu öncü misyonerleri, zamanla diğerleri takip etti.
MİSYONERLİĞİN ALTIN DÖNEMİ
Doğu’da misyonerlik faaliyetlerinin başlama tarihi 1850’li yıllardı. İki önemli şube Sivas ve Harput’ta kuruldu. Sonra diğer bölgelere yayıldılar. Misyonerlerin amacı neydi? Misyonerlerin Anadolu’ya akın etmesinin sebebi, Hz. İsa’nın havarilerine söylediği şu buyruğunda gizliydi:
“Gidiniz! Gerçeği (İncil’i) onlara anlatınız.” Devamı »
88 yılda kaç kişi Hristiyan oldu! / Video Haber
İşte Fethullah Gülen’in bahsettiği sonradan hristiyan olanlarla ilgili bilgiler. Din elden gidiyor spekülasyonlarının yapıldığı dönemde Türkiye’de cumhuriyetten bu yana kaç kişi din değiştirdi? Din değiştirenlerin asıl kimlikleri ne?

‘İşte o mektup’ İnancı uğruna kan vermiş bir milletin evlatlarının geldiği nokta ne kadar acı! Malatya gibi İslam’ın bayraktarlığını yapmış bir ilimizde artan misyonerlik çalışmaları bakın ne noktaya gelmiş!
İnancı uğruna kan vermiş bir milletin evlatlarının geldiği nokta ne kadar acı! Malatya gibi İslam’ın bayraktarlığını yapmış bir ilimizde artan misyonerlik çalışmaları bakın ne noktaya gelmiş!
IZLEMEK ICIN TIKLAYINIZ

Malatya’da öldürülen Necati Aydın’ın ailesine yazdığı mektup yayınlandı.
“Sevgili anneciğim ve babacığım ve kardeşlerim, Devamı »












