VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

TBMM Başkanı Bülent Arınç, cumhrubaşkanlığı seçim süreci ve sonrasında yaşananları ilk kez değerlendirdi… / Video Haber


Bülent ARINÇ’ın Taha Akyol’a açıklaması 

TBMM Başkanı Bülent Arınç, ”Ben, ‘sivil, dindar, demokrat’ dedikten sonra, ‘o kötü niyetli çevreler’ diyeyim veya Anayasada yazılı olmayan vasıfları birilerimizin üstünde arayan insanlar, benim dindar kelimesini bırakıp, ‘Müslüman cumhurbaşkanı istiyor’ demediler mi?” dedi.

Arınç, CNN Türk’te, Taha Akyol’un sorularını yanıtladı.

Anayasada cumhurbaşkanının vasıflarının belli olduğunu ifade eden Akyol, ”Bu vasıflara ister dini, ister ideolojik, ister felsefi açıdan bir takım tarifler getirdiğiniz zaman, bu yakışıksız olmuyor mu? Ben yadırgadım. Benim bu tür değerlere saygım vardır ama ‘dindar cumhurbaşkanı’ terimini ben de yadırgadım. Bunu bir sürçi lisan olarak kabul edelim mi?” diye sordu.

Bülent Arınç, sorulara dürüst cevap veren bir insan olduğunu ifade etti. Sözlerinin bir kısmının ekrana getirildiğini belirten Arınç, onlara tamamen katıldığını söyledi.

Arınç, ”Bende konuşmanın tam metni de var ama orada, dindardan ne anladığımı da bu ‘dinci’ demek değildir, ‘İslamcı’ demek değildir, ‘cı’lardan, cu’lardan biz uzağız’ diyorum” şeklinde konuştu.

Bu konuşmayı yapmasının temel bir nedeni olduğunu bildiren Arınç, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nin, demokrasi özel ödülünü TBMM’ye, ekonomi özel ödülünü de Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’a verdiğini anımsattı.

Arınç, şöyle konuştu: ”Böyle bir ödül töreninde, rahmetli Özal’ı anlatıyorum. Özal ile siyasette muhalif olduğumuzu da söylüyorum. Geçmişe yönelik bazı hatıraları söylüyorum. Bu meselede gelinen noktada, ben kendi ölçümle değil, cenazesinde arkasından milyonların yürüdüğü bir sırada, halkın arasından bir basit pankartta yazılı olan bir cümleyi söylüyorum. Bu kişinin sevilmesinin temelinde ‘Bu cümleler var’ diyorum: Sivil, dindar, demokrat… ‘Eğer bir cumhurbaşkanı, bu vasıfları sebebiyle sevilmişse, Türkiye’de ve hala arkasından milyonlarca insan bu hatırayı yaşatıyorsa; bu özellikler, Türk halkının benimsediği ve özlediği özelliklerdir’ diye söylüyorum.”

”HERKES, ANAYASADAKİ VASIFLARA UYGUN MU DAVRANDI?”-

Bülent Arınç, bugün bazı tartışmaların temelinde de böyle bir cumhurbaşkanı modeli mi, yoksa bir başka cumhurbaşkanı modeli mi çatışmasının yattığını anlattığını ifade ederek, şöyle devam etti: ”101, 102 ve 103. maddelerde Anayasada, Cumhurbaşkanı vasıfları içinde böyle bir vasıf yok. Dolayısıyla bu vasıf, hukuki bir vasıf değil. Peki, tartışılacak bu kelimeyi niye söylediniz’ diyorsunuz? Bir yıldan bu yana, cumhurbaşkanın kim olacağı konusunda yapılan tartışmalarda, herkes şu Anayasadaki vasıflara uygun mu davrandı?”

“… DEVLET İKTİDARININ GEREKLİ KILDIĞI UNSURLAR”

Akyol’un, ”Herkes davranmaz ama siz Meclis Başkanısınız” demesi üzerine Bülent Arınç, şöyle konuştu: ”(Eşlerinin kıyafetleri, birisinin cumhurbaşkanı adayı olmasına engeldir) denilmedi mi? Birisinin geçmişte yaptığı konuşmalar, birisinin geçmişte çektirdiği fotoğraflar, birisinin kıyafeti, birisinin düşüncesi, birisinin hangi kökenden geldiği… Bütün bunların hepsi, Anayasada yer almamakla birlikte, Anayasa üstü, adeta devlet iktidarının gerekli kıldığı unsurlar olarak konuşulmadı mı Türkiye’de?” Akyol’un, ”O da yanlış, sizin ki de yanlış” değerlendirmesine, ”Öncelikle onun yanlış olduğunu kabul edelim” karşılığını veren Arınç, şöyle devam etti: ”Ben, ‘sivil, dindar, demokrat’ dedikten sonra, ‘o kötü niyetli çevreler’ diyeyim veya Anayasada yazılı olmayan vasıfları birilerimizin üstünde arayan insanlar, benim dindar kelimesini bırakıp, ‘Müslüman cumhurbaşkanı istiyor’ demediler mi? Karşılıklı soralım birbirimize.”

”GERİLİMDEN NEMALANAN ÇEVRELER…”

Taha Akyol’un da ”O hata, sizin bunu demenizi doğru hale getirir mi?” diye sorması üzerine Arınç, ”Bakın siz nasıl tepki gösteriyorsunuz” karşılığını verdi.

Akyol’un da ”Gösteriyorum, gerilimden korkuyorum” demesi üzerine TBMM Başkanı Arınç, şöyle konuştu: ”Siz gerilimden korkuyorsunuz ama gerilimden nemalanan, gerilim politikasını kendisine hayat felsefesi yapmış, siyasette önünü açacak tek yol olarak görmüş çevreler var Türkiye’de. Ben, bir pankartta yazılı olan hususu söylüyorum. Bununla ilgili olarak kanaatlerimi belirtiyorum. Bunun karşılığında, ‘Dindarlık bir vasıf olmamalıdır, siz bunu söylememelisiniz’ diyenlere ‘eyvallah’ diyorum.” Arınç, ”dindar” sözünden farklı bir şey kastettiğini söyleyenleri de eleştirdiğini belirtti.

ÖZAL İLE İLGİLİ BİR HATIRA

Taha Akyol’un, ”Bunun hata olduğunu söyleyenlere eyvallah diyorsunuz” demesi üzerine Arınç, şunları kaydetti: ”Bu, benim özel fikrim değildir. Bu, rahmetli Özal ile ilgili bir hatıradır. Rahmetli Özal’a izafe edilen bir unsurdur. Halkın, bir cumhurbaşkanını nasıl benimsediğini gösteren, bir yaşanmış hadisedir. Bu hadiseyi anlatırken, ‘cumhurbaşkanlığı sürecinin içerisinde olduğumuzu düşünerek, bunun başka mecralara çekilmesinden, başka türlü eleştirilmesinden veya yamultulmasından endişe duymanız lazımdı. Siz Meclis Başkanısınız, bunu keşke orada söylemeseydiniz’ diyorsunuz, eyvallah…”

”ÖNCEDEN KONULAN BARİKATLAR…”

Cumhurbaşkanı seçim süreciyle ilgili soru üzerine Arınç, bir süre önce vefat eden eski TBMM Başkanvekili Ali Dinçer’in cenazesinin ardından yapılan taziye ziyaretini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı bir araya getirmek için bir vesile yapmayı aklından geçirdiğini, ancak daha sonra bundan vazgeçtiğini söyledi.

”İki lideri, bu konuda bir araya gelememiş veya getirememiş olduk” diyen Arınç, şöyle konuştu: ”Ben ne kadar kusurluyum, bunu bilemem ama keşke birbirlerine rezerv koymamış olsalardı… Bunda asıl suçlu veya kabahatli kimdir, ona da girmek istemem ama bir anamuhalefet partisi lideri ile bir iktidar partisi genel başkanının bu konuda görüşmesinin, fikir alışverişinin, netice vermese bile görüntü bakımından çok doğru olacağına inanıyordum.” Akyol’un, ”parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanlarının mutabakatla seçilmesinin, rejimin tabiatına da uygun olduğunu” ifade etmesi üzerine Arınç, ”Önceden konulan barikatlar ve rezervler, birbirlerine ulaşmayı engelledi” dedi.

”BÜYÜK BİR İHTİMALLE TEKRAR 2 PARTİLİ BİR PARLAMENTO GÖRECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUM. 3. PARTİNİN GİRMESİ DE ÇOK SÜRPRİZ OLMAZ”

TBMM Başkanı Bülent Arınç, büyük bir ihtimalle seçim sonrasında tekrar 2 partili bir parlamento olabileceğini ancak 3. partinin girmesinin de çok sürpriz olmayacağını kaydetti.

Arınç, parlamentonun, bugüne kadar 11 cumhurbaşkanı seçtiğini anımsattı. Ancak şimdi ”hayır seçmesin’ denildiğini ifade eden Arınç, şöyle konuştu: ”Önce ‘bu parlamento seçmesin’ denildi, sonra ‘halk seçsin, parlamento seçmesin’ denildi. Şimdi ‘halk seçsin’ diyoruz, bu sefer de yetkiler söz konusu ediliyor. Geline oyna demişler, ‘yerim dar’ demiş, yer açmışlar, ‘yenim dar’ demiş. Bu yetkiler fazlaydı da kendiniz de bu konuları geçmişte zaman zaman konuşmuştunuz da niye o zamanlar ‘bu yetkilerin bir kısmını parlamentoya, bir kısmını yürütmeye verelim’ demediniz. Şu anda anlıyorsunuz ki halkın da seçeceği bir cumhurbaşkanı profili belli, (Onun elinde fazla yetkiler olmasın) diyorsunuz.”

Sorumsuz olan bir kişide yetkilerin az olması gerektiğini belirten Bülent Arınç, ”Biz de tam tersi, Süperman gibi yetkileri var, her konuda seçim hakkını kullanıyor. Hatta ilanihaye kullanıyor” diye konuştu.

”YETKİLERİN BİR KISMI CUMHURBAŞKANINDAN ALINMALI”

TBMM Başkanı Arınç, Anayasa değişikliklerini Meclise geri göndermenin, Anayasa değişikliklerini halk oyuna sunmanın, cumhurbaşkanı kararnamesi çıkarmanın, Devlet Denetleme Kurulu üyeleri ve başkanını atamanın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullanılmasına karar vermenin, kararnameleri imzalamanın, YÖK üyelerini seçmek ve atamanın, Danıştay üyelerinin dörtte birini seçmenin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, HSYK üyelerini seçmenin, 1924, 1961 anayasalarında olmamasına rağmen 1982 Anayasası’nda bulunduğunu söyledi.

Bu yetkilerin bir kısmının cumhurbaşkanından alınmasında yarar olduğunu ifade eden Arınç, bu yetkilerin bir kısmının Parlamentoya tanınabileceğini belirtti.

Yargıtay, Danıştaydaki seçimlerin kurumlara bırakılabileceğini, cumhurbaşkanının bunlar arasından bir kişiyi atamasının söz konusu olmaması gerektiğini belirten Arınç, şöyle konuştu: ”Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını, Yargıtay kendi genel kurulu içinden seçmeli, itiraz olmamalı. Rektörlerin seçimleri, YÖK içerisinde yeni bir koordinasyon şeklinde olmalı. Sayın Erdoğan, Sayın Gül’ün, AK Parti yöneticilerinin de bir konuşmamızdan edindiğim intiba olarak söylüyorum; cumhurbaşkanı seçimi halk tarafından yapılabilecekse, bu yetkilerin de bu seçime uygun olarak mutlaka anayasal çerçeveye kavuşturulması lazım.”

105. maddedeki yargı denetiminin dışında tutulan tasarrufların da bugün için çok acı olduğunu ifade eden Arınç, cumhurbaşkanın tek başına yapacağı tasarrufların sınırlandırılmasıyla birlikte tadat edilmesi gerektiğini söyledi.

NAZIM HİKMET’İN ŞİİRİ

Bu arada, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile DSP Genel Başkanı Zeki Sezer’in açıklamalarının canlı yayında verilmesi nedeniyle Arınç’ın konuşmasına ara verildi.

Açıklamalardan sonra değerlendirmesinin sorulması üzerine Arınç, ülke için hayırlı olmasını diledi. Baykal’ın ”Türkiye’de çok güzel şeyler olacak” dediğine işaret eden Arınç, kendisinin de daha önce ”Yarın daha güzel olacak, güneş daha güzel olacak” dediğini ancak dünyayı başına yıktıklarını kaydetti.

Nazım Hikmet’in, ”Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli güzel günler” dizelerine işaret eden Arınç, ”Bir şiir olarak okudukları zaman bazı kesimler bunu büyük bir coşkuyla alkışlıyorlar ama ben aynı şeyi söyledim, dünya başıma yıkıldı. Türkiye’deki standartları gösteriyor” diye konuştu.

”MANİSALILAR BENİ SEVER…”

TBMM Başkanı Arınç, Manisa’daki mitinge ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, orada Türk bayraklarıyla ortaya atılan sloganlarla, kalabalığın temsil ettiği anlamla bir sorununun bulunmadığını kaydetti. ”Ben de bir şekilde onların arasında olabilirdim. Bir başka kıyafetle, kimlikle, o toplum içerisinde olabilirdim ve bana hiçbir zaman zor gelmezdi” diyen Arınç, konuşulan şeylerin, Türkiye’de herkes tarafından söylenmesini arzu ettiğini belirtti. Arınç, ancak buna başka anlamlar yüklememek, belli kişileri, kurumları hedef almamak gerektiğini vurguladı. Arınç, gelenlere büyük bir kitle olarak baktığını ve onayladığını ifade etti. ”Manisada oyunuz artar mı?” sorusuna Arınç, ”O hesaba girmem ama eksileceğini hiç zannetmem” karşılığını verdi. Arınç, Manisa’nın çocuğu olduğunu ve yine adaylığını bu ilden koyduğunu dile getirdi. Manisa’da kendisine karşı miting yapıldığı düşüncesini kabul etmediğini belirterek, ”Manisalılar beni severler ve takdir ederler” dedi. Seçim tahminin sorulması üzerine Arınç, büyük bir ihtimalle tekrar 2 partili bir parlamentoyu göreceklerini düşündüğünü, 3. partinin girmesinin de çok sürpriz olmayacağını belirtti.

”(CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI KONUSUNDA) EVET DE DEMİYORUM, HAYIR DA DEMİYORUM”

Arınç, ”Bir defa Türkiye’de rejim kökleşmiştir. Rejimi tehdit eden marjinal düşünceler, marjinal gruplar olabilir. Ama bir hukuk devleti içerisinde bunlarla mücadele etmenin yolları ve yöntemleri vardır” diye konuştu.

Bülent Arınç, Akyol’un ”(Rejim tehlikede değil. statükocuların gücü tehlikede) derken Sezer’e cevap vermek… yahut neyi kastettiniz?” sözleri üzerine ”Benim, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e her gün laf yetiştirmek, onun sözlerini yorumlamak, ona cevap vermek gibi bir niyetim de böyle bir görevim de böyle bir işim de yok. Ben kendi düşüncelerimi ifade ediyorum. Fakat birileri onun sözlerine karşılık bizden de bir şeyler alarak bir çatışma ortamını sürdürüp, devam ettirmek istiyor” dedi.

Konuşmalarında, ”özel fikirlerini” ifade etiğini vurgulayan Arınç, şöyle devam etti: ”Ben, sivil bir kurumun başkanıyım. O sivil kurum Meclistir. Bu Meclis, 23 Nisanda özel gündemle toplanır, 1 Ekimde de yasama dönemini başlatır. Her ikisinde de bana konuşma hakkı tanınmıştır. Ben sivil bir kurumda, sivil insanlara düşüncelerimi söylüyorum, askeri bir kurumda askerlere konuşmuyorum. Sivil düşünceli olmak sivil kıyafetli olmak değildir. Turgut Özal Derneğinde şunu söylemiştim: ‘Sivil toplum örgütlerinin bazılarının liderleri var ki ben onları çok iyi tanıyorum; birbirlerini topuk selamıyla selamlıyorlar’ Ben sivil düşünceli, demokrat bir insanım. Demokratlıkla demokrasi için de hayatımı ortaya koymuşum.”

”TÜRKİYE’DE REJİM KÖKLEŞMİŞTİR”

Geçen yıl 23 Nisanda Mecliste yaptığı konuşmayı anımsatan Arınç, ”O konuşmadan sonra benimle ilgili belli çevrelerin kararları biraz daha pekişmiş oldu. Biraz daha koyu kalemlerle altı çizilmiş oldu. Ben bunun farkındayım. Ama ben sivil bir insanım. Düşüncelerimi kendi kurumumdan konuşuyor ve bunun herkes tarafından bilinmesini istiyorum. Fikir ve düşünce özgürlüğüne inanan insanım. Birilerini şok edecek düşünceler olsa bile kamu düzenini bozmadıkça, suç işlenmesini tahrik etmedikçe, şiddetle terörü kullanmadıkça herkes konuşabilir.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e cevap vermek durumunda olmadığını ifade eden Arınç, şunları söyledi: ”Bir defa Türkiye’de rejim kökleşmiştir. Rejimi tehdit eden marjinal düşünceler, marjinal gruplar olabilir. Ama bir hukuk devleti içerisinde bunlarla mücadele etmenin yolları ve yöntemleri vardır. Paranoyalardan, korkulardan kurtulmalıyız. Çünkü bu korkular sebebiyle Türkiye’de özgürlüklerin alanını genişletemiyorsunuz. Bu paranoyalar ve korkular sebebiyle toplumu kamplara ayırıyorsunuz. Bu paranoyalar sayesinde milletin kendisinden korkar haline geliyorsunuz, Türkiye’nin en köklü sorunlarını çözemiyorsunuz.”

ARINÇ’IN CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI..

TBMM Başkanı Arınç, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin kesinleşmesi halinde aday olup olmayacağına ilişkin soruyu da cevaplandırdı.

Bir yıldan beri kendisine cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağının sorulduğunu anımsatan Arınç, şöyle devam etti: ”Bunun cevabını biliyorum ama ’16 Nisanı bekleyin’ diyorum. Sezer’in Cumhurbaşkanı olduğu dönemde 11 aday vardı. Bu seçimde sadece Abdullah Gül ile Ersönmez Yarbay aday oldu. Nerede diğer partilerin adayları? Seçilip seçilmemek önemli değil. Benim partimde de cumhurbaşkanlığı yapabilecek kaliteli insanlar var. Ben kendilerinden aday olmalarını beklerdim. Zaten bu parti kararıyla olmaz. Anayasa değişikliği şu veya bu şekilde kabul edildi, o zaman halk seçecek. O tarihte nerede olurum, hangi konumda olurum, hayatta mı olurum bunları görmeden bilmemem. Evet de demiyorum, hayır da demiyorum. Bu bir haksa bu hakkı kullanmayı düşünebilirim. Ama her zaman söylüyorum, biz günübirlik siyasetçi değiliz. Hayat çizgimiz, önce Türkiye’nin huzuru, Türkiye’nin içinde yaşadığı şartlardır. Kim olursa yararlı olur. Ben bunu ispatladım. Kendi adaylığım konusunda feragatse feragat, fedakarlıksa fedakarlık, yoksa yok… Ama bir arkadaşımın tercih edilmesinde kanaatimi ifade ettim. Günü geldiğinde olmayabilirim, ama şartlar gerektirirse olabilirim.”

”SİVİL ANAYASA YAPMA GEREĞİ…”

Anayasa değişikliklerin çok önemli olduğunu ifade eden Arınç, yaklaşık 180 maddelik Anayasanın şimdiye kadar 70’den fazla maddesinin değiştirildiğini anımsattı.

Bülent Arınç, Anayasanın değiştirilmesine ilişkin ”1960 ile 1980 darbelerinden sonra Kurucu Meclis ve Danışma Meclisinden çıkan Anayasalar yerine sivil bir Anayasa yapmak gereği her günden daha fazla” dedi.

1994 yılından beri Mecliste başlatılan uygulamayla Anayasa Uzlaşma Komisyonu bulunduğunu belirten Arınç, Başkan seçildikten sonra bu Komisyonu kurmak istediğini ancak CHP’nin, ”Biz bu uzlaşma komisyonunda yer almak istemiyoruz” şeklinde cevap verdiklerini bildirdi.

Anayasa Uzlaşma Komisyonunda görev yapacak 6 üyenin iktidar ve muhalefet partileri arasında eşit dağılımının yapılmasının planlandığını belirten Arınç, Anavatan Partisi Grubunun kurulduktan sonra bu öneriyi kabul ettiğini ancak CHP’nin kurulacak komisyona üye vermeyi kabul etmediğini söyledi. Uyum veya uzlaşma komisyonunda mutabık kalınan konuların hemen kanunlaştırıldığını belirten Arınç, bazı Anayasa maddelerinin çok rahatlıkla, bazılarının ise zorlukla değiştirildiğini söyledi.

”MADEMKİ PARLAMENTO KİLİTLENDİ”

Genel Kurulda kabul edilen Anayasa değişikliği paketine ilişkin bir soru üzerine Arınç, ”Anayasa değişikliği teklifinde yer alanlar, geçmişte görüşülmüş ve tartışılmış olan konular. Kamuoyu bunların meçhulü değil. Seçimlerin 4 yılda bir yapılması geçmişte de konuşuldu, düşünüldü. 5 artı 5, 4 artı 4, 6 artı 6 da en son 2000 yılında yapılan tartışmalar da Meclis’in önüne geldi. O zaman Sayın Demirel sebebiyle kabul edilmedi” diye konuştu.

Kendisinin de Anayasa değişikliği teklifi hazırladığını bildiren Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Anayasa teklifime sahip çıkacak olan iktidar grubunun milletvekilleriydi. Sayın Genel Başkan, ‘bunu biraz erteleyelim’ dedi.

Bunların bazıları benim Anayasa teklifimin içinde vardı ama ben teklifime YÖK’ü de yargı reformunu da işin içine koymuştum. Ertelene ertelene bu güne geldi. Şimdi bu bir ihtiyaçtan doğuyor. Anayasa Mahkemesi 367’yi kabul edince artık bu Meclisten hem cumhurbaşkanı, hem de Meclis Başkanı bile seçmek mümkün olmayacak. Peki ilanihaye (sonsuza kadar) bu ülke sayın Cumhurbaşkanımızın vekaleten görevine veya vekaleten değil şüphesiz kendisi devam ediyor, uzatmasıyla onu da rahatsız edecek bir biçimde daha ne kadar sürecek? Biz cumhurbaşkanını nasıl seçeceğiz? Mademki parlamento kitlendi, eskiden beri bize denirdi ki halk seçsin. Öyle bir ihtiyaçtan çıktı. Yani iddia edilen hususlar, kamuoyunun meçhulü değil, siyasetçilerin meçhulü değil.”

Anayasa değişiklik teklifiyle ilgili ”Zamanlama yeterli mi, değil mi?” tartışması yapılabileceğini belirten Arınç, bu konuda Cumhurbaşkanı Sezer’in tavrının belirleyici olacağını ifade etti.

Taha Akyol, ”Sezer (çok aceleye getirildiğini) söyleyerek, Anayasa değişiklik teklifini veto edeceğini belli etti” demesi üzerine Arınç, ”Biz bunları ikinci, üçüncü ağızlardan duyuyoruz. Kendisi bizzat açıklama yapmak durumunda olmuyor. Kendilerini ziyaret edenler, ‘böyle bir şey söyledi’ diyorlar” dedi. 31 Mayıstan sonra Meclisin çalışmasının hukuken mümkün olduğunu, ancak bunun fiilen mümkün olmayabileceğini ifade eden Arınç, ”Anayasa değişikliği teklifinin 26 Mayısta veto edilmesi halinde ay sonuna kadar tekrar görüşülme ihtimali bulunduğunu olduğunu ancak bu ihtimalin az olduğunu” söyledi.

Mayıs 17, 2007 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, TBMM, Turkiye, Video

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: