VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

AK Parti’nin Che Gueverası kim?


Che Guevera, Küba’daki devrimden sonra, makamı-koltuğu reddedip, “Benim meskenim dağlardır” demişti. AK Partili bir milletvekili için Che Guevera benzetmesi yapıldı:

AK Parti'nin Che Gueverası kim?

Hakan Aygün‘ün köşe yazısıAKP’nin “Che Guevera”sı Abdüllatif Şener!

Kendisini ilk “Che”ye benzeten galiba bendenizim. Abdüllatif Şener beni yine şaşırtmadı. Ruh hali, hep “Che Guevera” halidir.

Che Guevera, Küba’daki devrimden sonra, makamı-koltuğu reddedip, “Benim meskenim dağlardır” demişti. “Devrim statükoya dönüşmeden” tüymüş, ölüm onu Bolivya dağlarında bulmuştur! Allah uzun ömürler versin, “Bizim Che” de, “makam koltuk istemem” deyip, milletvekili adayı olmayacağını açıkladı. Bir anlamda seçimlerden sonraki olası Bakanlık koltuğunu da “istemem sizin olsun” diye elinin tersiyle itti. Belki “latife” gibi ama Abdüllatif Bey, “latife” yapmıyor. Çünkü o bir “gizli solcu”…

Hem romantik, hem isyankar, hem dürüsttür!

AKP ile “halk devrimi”ne katıldı, şimdi Küba’da Che’nin biraz bakanlık yapıp tüymesi gibi, iktidar statükoya dönüşmeden, “idealizmin yerini koltuk hesapları” almadan tüyüyor! “Che modeli”, isyan etmeden, savaşmadan yaşayamaz. Asla amacı koltuğunu korumak, statükoyu pekiştirmek olamaz. İsyan edecek hiçbir şey bulamazsa, kendisine isyan eder! “Aday olmayan ama AKP’ye devam” diyen Abdüllatif Bey de, Küba’yı “fiziken” bırakan ama “ruhen” bırakmayan Che Guevera nasıl Küba’da efsane ise AKP’de efsaneleşecektir. Çünkü onun ki, “ihanet” değil, romantik isyan!

Valla sağolasın Abdüllatif Şener, beni eski günlerime döndürdün: “Ho ho Hoşimin, iki üç daha fazla Vietnam, Ernesto’ya bin selam” Benim cumhurbaşkanı adayım artık Abdüllatif Şener’dir!

ANAP’a olan AKP’ye de olacak mı? AKP, ANAP gibi “olağanüstü dönem”de iktidarı bulan bir parti. 1980 darbesinden sonra eski partiler yasaklıydı, ANAP geldi. 2002’de ekonomik krizle tüm sistem partileri çökmüştü, AKP geldi. Böyle vaziyetler bizde bile 25 yılda bir olur!

ANAP gibi AKP’nin kendi içinde “bir koalisyonu”, değişik eğilimleri vardı. Şimdi, yeni vitrin düzenlemesiyle “dört eğilim” tamamlanıyor. ANAP, çok güçlü geldiği ilk dönemde büyük bir parti içi sıkıntı hiç yaşamadı. AKP de aynı şekilde!

Ama ANAP’ta ikinci yasama döneminde, tekrar iktidara gelinmesi bile “parti içi sıkıntıları” önleyemedi! Çünkü işin doğasında vardır! Şimdi AKP’de ikinci yasama döneminde aynı sıkıntıları yaşayacak. Çünkü ne kadar engellemeye çalışırsanız çalışın, iktidar yozlaştırır! İktidar içi iktidar hesapları başlar!

İlk seçimlerde yaşanmayan sıkıntılar, ikinci seçimlerde “adaylık kavgalarıyla” başlar! Sonra “bakanlık kavgaları”yla sürer! Sonra da genel başkanlık kavgası! Çünkü, “iş” büyüyünce, küçük gruplarda rastladığımız “aslolan davamız, hepimiz birer neferiz” duygusu yok olur! “İnsan doğa”sıdır bu, ve insan davranışının üzerine çıkan bir ideoloji henüz bulunmamıştır!

Bakın ne tesadüftür ki, ANAP’ta da ilk sarsıntı tıpkı Abdüllatif Şener gibi Mali konulardan sorumlu Başbakan Yardımcısı Kaya Erdem’in istifası olmuştu. Şener’in “adaylıktan istifası” da biraz Kaya Erdem’e benziyor! ANAP iki dönem üst üste tek başına iktidara gelmişti! AKP bugüne kadar ANAP’ın kaderiyle benzer şekilde gidiyor, bakalım bundan sonra da öyle mi olacak?

haygun@bugun.com.tr

Reklamlar

Haziran 3, 2007 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Son Dakika, Türkçe, Turkiye

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: