VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Kur’an benim can yoldaşım .İnternetten Kuran okumak için ? Buyrunn


İnternet üzerinden kuran okumak için tıklayınız.Sesli ve görüntülü takipte yapabilirsiniz.

Kur’an benim can yoldaşım

“Dost istersen Allah yeter, yâran istersen Kur’an yeter.” Kur’an-ı Kerim’in, onu okuyanlar ve sevenler için en güzel dost ve huzur kaynağı olduğunu çok veciz ifade eden bu söz, 64 yaşındaki Bedia Yargıcı’nın Kur’an aşkına da misal oluyor. “Benim can yoldaşım.” deyip Kur’an’ını bağrına basarken titreyen sesi, yaşaran gözleri, çileli hayatının son baharında taktığı hafızlık tacı ile daha da dik duran beyaz örtülü başı, kalbindeki kor ateşin sıcaklığını yansıtıyor. 8 tane evladı olmasına rağmen kendi evinde yalnız yaşamayı tercih eden Bedia Teyze, yalnız geçirdiği uzun gecelerde, serin sabahlarda kendisine en güzel arkadaş ve can yoldaşı olarak Kur’an-ı Kerim’i buluyor. Bedia Teyze, 22 yıl önce eşini kaybedince de Kur’an’ını göğsüne bastırıp, “Başka hiçbir şey istemem. Bana Kur’an’ım yeter.” diyerek teselliyi O’nda aramış.

Aslen Siirtli olan Bedia Yargıcı, ilim yolunda çalışan, talebe yetiştiren, İslam’a hizmet etmiş köklü bir aileye gelin gelir. Eşi de, kayınpederi de hafız olan Bedia Teyze’nin kalbine gençlik yıllarında düşer Kur’an aşkı. Kayınvalidesinin 8, kendisinin de 4 çocuğu olduğu halde, gündüz evin işleri ve çocuklarla uğraşıp gece sabahlara kadar Kur’an okumaya başlar.

Eşi postanede memurdur. Onun nöbete kaldığı geceleri Kur’an okuma fırsatı verdiği için bayram gibi görür. Evdekiler rahatsız olmasın diye çocuklarını yatırdıktan sonra gece lambasının ışığında sürdürür okumalarını. Güzel ve hızlı okuyamaz; ama hece hece de olsa azimle devam eder. Otoriter bir yapısı olan kayınvalidesi birkaç kez ne yaptığını merak edip aniden odasına girer. Her defasında Kur’an okurken bulur gelinini. Bedia Teyze, “Gözlerim çok yoruluyordu; ama bir gözümü elimle kapatıp dinlendirerek tek gözümle okuyordum.” sözleriyle anlatıyor okuma azmini. O dönemde sinüzitten kaynaklanan çok şiddetli baş ağrılarının ameliyat olmadan geçmesini de bu azime karşılık Allah’ın bir hediyesi olarak görüyor.

Evlenecek çocuklarım vardı…

Eşinin tayini ile İzmir’e yerleşen Bedia Teyze, bu arada 8 çocuk sahibi olmuştur. Hayat arkadaşı 49 yaşında iken bir hastalık sebebiyle vefat edince çocuklarını büyütme, okutma ve evlendirme sorumluluğunu tek başına yüklenir. Onlara bakabilmek için bir örgü makinesi edinir ve 14 sene boyunca ördüğü giyim eşyalarının geliriyle evini geçindirir. Kur’an öğrenmek isteyen ortanca gelinini İzmir Büyük Hatay Kız Kur’an Kursu’na götürdüğü gün, daha güzel okuma hayalini gerçekleştirmeye karar verir. “Ben de tecvidi öğreneyim. Benim okumam da bir imtihandan geçsin. Güzel okuyorsun diyenler var; ama bir hocanın dizinin dibine oturmadım hiç.” diyerek oturur Mesude hocahanımın karşısına. Kur’an’ı yüzünden okuyuşunu düzeltince, kurstaki torunu yaşındaki öğrenciler ve hocası hafızlığa başlamasını önerir Bedia Teyze’ye. 55 yaşındadır o zaman. Evlenecek iki çocuğu ve çalışması gereken örgü makinesi vardır. “Yapamam ben, öyle kabiliyetli bir insan değilim. Çocuklarım var, sorunlarım var.” der ilk başta; ama Kur’an okumayı çok sevdiği için ısrarlarda bir hikmet olduğunu kabul edip ilk besmelesini çeker hafızlık için.

Ezber yapmaya başladığı ilk günleri ve hafızlık sürecini şöyle anlatıyor Bedia Teyze: “Ezber yapmaya başladım. Kem küm de olsa gidip veriyorum hocama. Ben olmuyor, hocam oluyor diye diye bitirdim. Allah onlardan razı olsun. Dört elle sarıldım, çok gayret ettim. O vesileyle makineyi de bıraktım.

Bir sayfayı ezberlemek için kızlar 30-40 kere okuyorsa ben 300 kere okuyordum. Beş senede bitirdim çok şükür. Benim istediğim gibi olmasa da çok şükrediyorum. İstiyorum ki gözümü yumayım 4-5 cüz okuyayım. Ama takılıyorum. Yine de ezberden rahat okuduğum çok sure var. Gençliğimde o aşk yüreğime ilk düştüğü zamanlar daha çok çalışıp o zaman hafız olsaydım keşke; çok daha güzel ve kolay olurdu; ama 8 çocuğu büyütmeye çalışıyordum. Hafızlık Rabb’imin lütfu. Bilmiyorum belki, babaları erken gitti, çocuklara sabrettim canı gönülden. Belki onların hürmetine Rabb’im böyle bir şeyi lütfetti.”

Yapamam desem ben kaybetmiş olurdum

Bedia Teyze artık namaz kılarken Kur’an-ı Kerim’in istediği yerinden okuyabilmenin mutluluğunu yaşıyor. Bazen sabah namazının farzında Yasin Sûresi’nin tamamını okuyor. Bazen de ilk rekatta Yasin’i, ikinci rekatta Mülk Sûresi’ni okuyor. Hafız olmanın ayrı bir sorumluluk gerektirdiğini ifade eden Bedia Teyze, ezberlerini unutmamak için günde iki cüz okuyarak 15 günde bir hatim yapıyor. Bu arada her sayfayı 5 kez okuyarak ayrı bir hatim takip ediyor. “Eşim vefat ettiğinde sadece bir çocuğum evliydi. Hepsini tek başıma büyüttüm, evlendirdim. Gurbet ellerde çoluk çocukla az sıkıntı çekmedik; ama bugünümüze şükür. Allah’a sığınan yarı yolda kalmaz. Ne istersen iste, Allah’tan yardım diledikten, azmettikten sonra olmayacak bir şey yok.” diyen Bedia Teyze, hafızlığın en başta zor göründüğünü; ama niyet edip başladıktan sonra kolaylaştığını belirtiyor.

Günlük okumalarını tamamlayabilmek için büyük gayret gösteren Bedia Teyze, şöyle konuşuyor: “Gün kısa, vakit çabuk geçiyor. Aile kalabalık olunca faaliyetler artıyor. Haftalık sohbetlerimiz de var. Ama Kur’an’ın içimde ayrı, bambaşka bir yeri var. Okumak, ihmal etmemek için uykudan, gezmeden, evlatlarımla bir arada olmaktan fedakarlık ediyorum. Yalnız yaşadığım halde hiç yalnızlık çekmiyorum. Kur’an benim can yoldaşım. Rabb’im bana lütfetti, ihsan etti. Benim için bitti diye bir şey yok. Son nefese kadar okumaya devam edeceğim. Allah’a şükürler olsun aşkım da var, önünden hiç kalkmayayım diyorum. Öğrenmek için çok mücadele ettim. Gecemi gündüzüme kattım. Yapamam desem ben kaybetmiş olurdum. O vaktimi daha kazançlı başka neyle geçirebilirdim ki?”

Hafızlığın ahiretteki karşılığını ancak Allah bilir; ama Bedia Teyze ilerlemiş yaşında gösterdiği gayretin ödülünü bu dünyada da almış. Daha önce gözlük kullandığı halde, hafız olduktan sonra gözlüksüz okumaya başlamış. Ayrıca yıllardır geçmeyen sedef hastalığı bu çalışma sürecinde tamamen kaybolmuş.

Hafız, yaşayan ve yürüyen Kur’an’dır

Hâfız sadece Kur’an-ı Kerim’in lafzını hafızasına alıp beynine ve belleğine hapseden değil, onun mânâsını kalbine ve beden ülkesine nakşedip koruyan, hükümlerini muhafaza eden, lafız ve manasını sinesinde himaye edip, gönül aynasında seyredip devamlı gözeten, hürmete ve cennete layık bir kişidir. Yani, hâfız; yaşayan ve yürüyen Kur’an’dır. Hz. Peygamber Efendimiz, hâfızları, Abese Sûresi’nde sözü edilen vahiy getiren meleklere benzetmiş ve hafızların cennette onlarla beraber olacağını müjdelemiştir. Kur’an-ı Kerim, Peygamber Efendimiz zamanında vahiy katiplerince yazılmış ve birçok sahabe tarafından ezberlenmiştir. Kütüb-ü Sitte’de bulunan bir hadis-i şerif şöyledir: Ebu Saidi’l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatü vesselâm buyurdular ki: “Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: “Oku ve yüksel!” denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır).” İbnu Abbâs’tan (radıyallahu anh) rivayet edilen bir hadis de şöyledir: “Resulullah aleyhissalatü vesselâm buyurdular ki: “Kim Allah’ın Kitab’ını öğrenir ve sonra da onda bulunanlara uyarsa Allah, onu, dünyada dalâletten çıkarıp doğru yola sevk eder, âhirette de kötü hesaptan korur.”

ŞEMSİNUR ÖZDEMİR

Reklamlar

Haziran 30, 2007 - Posted by | Arabic, Ümmet, Diğer, Genel, Hatim, Internet, islam, Kuran - Quran, Multimedia, Türkçe, العربية, عربي

4 Yorum »

  1. ben mahmut 4de gidiyorum ve kuran öğrenmeyi çok çok seviyorum bunun için bu siteye girdim

    Yorum tarafından mahmut | Temmuz 30, 2007 | Cevapla

  2. EsSelam

    Sizlere konuya uyumlu ilginç bir Kuran-ı Kerim Hatim sayfası tavsiye etmek istiyorum.Çok kısa bir sürede Hatim indirip, hatim sevabına nail olmak, Kurani Kerimi sesli dinlemek, arapça orjinal metin ve diğer dillerde tercümesiyle anlamak isteyenlere kaçınılmaz bir fırsat.

    http://www.hatim-online.com

    Umarım işinize yarar. Şimdiden Allah Kabul etsin.

    VesSelam

    Yorum tarafından alaaddine | Aralık 3, 2007 | Cevapla

  3. bence çok iyi çünkü bende kur-anı kerim okumayı internetten ve hocadan öğrendim

    Yorum tarafından sade gül | Haziran 29, 2009 | Cevapla

    • ben annemden ve hocadan örendim ve kendi kendime akuya okuya ören dim tbr ederim seni aferin aqu yaz benim aqu 25 seninkini merrek ediyorum

      Yorum tarafından alican | Ağustos 22, 2009 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: