VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

İstihbarat Yazıcıoğlu’ndan ne istedi?


2 Temmuz sabahı ofise geldiğimde bedenim Ankara’da, aklım Sivas’taydı.

Madımak olaylarının yıldönümünün tam da seçim atmosferinin ortasına
rastlaması, yeni bir provakasyona zemin hazırlamak isteyenler için müthiş
bir fırsat sunabilirdi.

Herkes 22 Temmuz için gün sayıyor.Ama ben bu günleri, “Seçimleri kim kazanacak” sorusuyla değil, seçimlere “Normal şartlarda girebilecek miyiz?” diye sayıklayarak geçiyorum. Sivas olaylarının yaşandığı gün, bu telaşımın artmasına hak verirsiniz herhalde.

Aynı telaşı bir tek ben taşımış olsaydım, “Ankara Havalarına” kendimi
kaptırdığımı düşünüp gülüp geçebilirdiniz. Ama aşağıda aktaracağım diyalog, devletin en önemli birimlerinin bu işi benden daha ciddiye aldığını ortaya koyuyor.

Aynı günün sabahı, Sivas Bağımsız adayı olmak için BBP Genel Başkanlığı’ndan istifa eden Muhsin Yazıcıoğlu’yla program çekimimiz vardı.

Program öncesi çayları yudumlarken, laf dönüp dolaşıp “Günün anlam ve
önemine” geldi.

Hani kritik bir söz söyleyeceğiniz zaman gözünüzü bir başka tarafa çevirip manidar bir ifade takınırsınız ya, Muhsin Bey’de aynen öyle yaptı ve dedi ki;“İstihbarat beni Sivas’ın bir dağ köyünde buldu.” “Eee sizden ne istediler” diye mukabelede bulununca, önce biraz sustu Muhsin Bey.

Bir dağ köyünde seçmenlerle seçim muhabbeti yapıyorsunuz ve bir anda ciddi bir adam ya da adamlar gelip, sizden çok ciddi bir konuda ciddi bazı taleplerde bulunuyorlar.

Valla ben olsam korkardım.

Ama Yazıcıoğlu Sivas’ta “Önemli bir damarı” temsil ettiği için bu tür
davetsiz misafirlere alışık olmalı.

Araya bazı başka konular girdikten sonra Yazıcıoğlu, İstihbarat ziyaretinin gerekçesini, sağ elini başının üstünden dolandırıp sol kulağını gösterir tarzda belli etti.

-Bizim arkadaşlar bugün Sivas’ın merkezinde olmayacaklar. Herkes seçimler için ilçe, kasaba ve köylere dağıldılar.

Öyle anlaşılıyor ki, İstihbarat Görevlileri, Yazıcıoğlu’ndan muhtemel
provakasyonlara karşı uyanık olmayı, oyuna gelmemek için Sivas olaylarını anmak için kente gelenlerle mümkünse yüz yüze gelmeme gibi bir talepte bulunmuşlar.

Muhsin Yazıcıoğlu, benim hep takdir ettiğim bir lider olmuştur.

Muhalefette olmasına rağmen başka bazıları gibi, ülke çıkarlarını amasız,
fakatsız görebilen, buna göre bir duruş sergileyebilen, dirayet sahibi bir
lider olduğunu düşünüyorum.

27 Nisan bildirisiyle ilgili bir başka programda şöyle demişti. “Biz muhalefet olarak iktidar partisini zaten eleştiriyoruz, yeri geldiğinde
yerden yere vuruyoruz. Ama siyaset oyununa oyun dışındakiler müdahale ederse buna önce biz karşı çıkarız”

Geçenlerde davetli olduğum bir televizyon programında Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’a “Sizin, damdan düşen bir hareketin önemli bir ismi olarak damdan düşenlerin halinden daha iyi anlamanız gerekmez mi” diye sorunca bana uzun uzun 28 şubat sürecinde sergilenen direnişi anlattı.

27 Nisan bildirisini ise, Hükümetin hatalarıyla açıkladı. Israr etmeme rağmen ne yazık ki, “Benim başıma gelen başkasının başına gelirse, bu benim başıma gelen kadar önemli değildir” gibi bir mesaj alabildim muhatabımdan.

Yazıcıoğlu’nun seçim ortamında yeni bir provakasyon olur endişesini dikkate alması, doğrudan söylüyorum, gerçek bir vatanseverlik örneğidir.
O’nun için buradan kendisine bir selam çakıyorum

Reklamlar

Temmuz 3, 2007 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Türkçe, Turkiye

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: