VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Yeni Asya’ya tepki çok büyük!


Yeni Asya gazetesinin ve internet sitesinin; Cuntayla kolkola giren, Susurluk’un kiliti Ağar’ın DEMOKRAT PARTİ’sini işaret eden yayın politikasına nurculardan büyük tepki geldi!

Nur Talebelerinden Yeni Asya’ya tepki!

Demokrat Hukukçular Derneği ve entellektüellerden, Yeni Asya Gazetesi’nde yayınlanan Mehmet Kutlular’ın Demokrat Parti’yi işaret eden yazısına tepki geldi.

Risale-i Nur Cemaati’ni siyasete alet etmek isteyenlere tepki deklarasyonu…

Demokrat Hukukçular Derneği Yeni Asya Gazetesi’nde yayınlanan Mehmet Kutlular’ın Demokrat Parti’yi işaret eden yazısına tepki gösterdi.

Sözcülüğünü Demokrat Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Ahmet Nazlı’nın üstlendiği Nur Cemaati’nden bir grubun ve Nur talebelerinin entelektüel isimlerinin yer aldığı basın açıklamasında, Said Nursi’nin görüşlerinin bugün Demokrat Parti’yi işaret ettiği görüşüne itiraz edilerek, ‘Nur talebelerinin oylarının çantada keklik olmadığı belirtildi.

Grubun yaptığı basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

BASIN AÇIKLAMASI

Biz aşağıda imzası bulunanlar, Bediüzzaman Said Nursî’nin misyonunu temsil iddiasıyla, dile getirilen bazı siyasî mülâhazalar dolayısıyla, aşağıdaki hususlara açıklık getirmeyi bir sorumluluk olarak biliyoruz:

(1) Bediüzzaman Said Nursî, hayatı boyunca, İslâmiyeti ‘bütün siyasetlerin üstünde’ tutmuş ve hangi siyasî görüşe mensup olursa olsun her insanı, Kur’ânî davetin kapsama alanı içinde görmüştür. Bediüzzaman, dini, toplum içinde bir ‘siyasal kutuplaşmanın’ aracı haline getiren yaklaşımların da, dindar insanların oylarını belli bir partinin ‘tapulu malı’ gibi gören anlayışların da karşısındadır.

(2) Bediüzzaman Said Nursî, hayatı boyunca ‘hürriyet’i, insan için ve toplumlar için vazgeçilmez değer olarak benimsemiştir. Nitekim, “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” sözü, ona aittir. Peygamber mucizelerinin dahi insanın seçme özgürlüğünü ortadan kaldırmaksızın, ‘akla kapı açar, ihtiyarı elinden almaz’ sûrette gerçekleştiğine dikkat çekmiştir. İnsan iradesine bu kadar dikkat çeken bir İslâm âlimi olarak Bediüzzaman, ortaya koyduğu ontolojik inşanın doğal bir sonucu olarak, hayatının her safhasında özgürlük, çoğulculuk ve demokrasiden yana tavır almıştır.

(3) Özgürlükten yana tavır almak, istibdadın, diktacı anlayışın, otoriter ve totaliter zihniyetlerin ve darbeci anlayışların karşısında olmayı da gerektirir—ister din adına olsun, ister din karşıtı. Bediüzzaman’ın Sultan Abdülhamid istibdadına da, İttihad ve Terakki komitacılığına da, CHP’nin tek-parti sultasına da karşı duruşu, bu bakımdan son derece değerli ve anlamlıdır.

(4) Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatı, açıkça gösterir ki, onun sosyal ve siyasal duruşu, ‘pozisyonel’ değil, ‘ilkesel’dir. Abdülhamid’in istibdadına karşı İttihad ve Terakki’nin hürriyet ve meşrutiyet taleplerine destek vermesine rağmen, bir ‘zümre istibdadı’ oluşturma gayretine girdiği andan itibaren İttihad ve Terakki’ye karşı durması, bunun bir örneğidir. Dolayısıyla, İttihat ve Terakkiyi önce savunan Bediüzzaman, onlar değişince, onları desteklemekten vazgeçmiştir.

(5) Bediüzzaman, 1950’li yılların Türkiye toplumuna dair çözümlemesinde dört ana siyasî eğilime işaret etmektedir: (a) din-karşıtı siyasal eğilim, (b) milliyetçi siyasal eğilim, (c) ‘din adına siyaset’ iddiasındaki eğilim, (e) özgürlükçü ve demokrat siyasal eğilim.

Bediüzzaman Said Nursî’ye göre, CHP, birinci eğilimi temsil eden güçlerin kontrolündedir ve bu çizgide durduğu sürece, asla desteklenemez. Milliyetçi bir siyasal eğilime de destek verilemez; çünkü, milliyetçi zihniyet ‘kendi milletdaşını tercih eder, adalet edemez.’ Yine Bediüzzaman’a göre, Türkiye toplumu şartlarında, ‘din adına siyaset’ iddiasının yol açacağı sonuç, dini bir siyasal-sosyal kutuplaşmanın aracı haline getirmek ve dini siyasete âlet etmektir.

Bediüzzaman Said Nursî, doğrudan veya dolaylı şekilde topluma, insana, dine ve dindara zararı dokunacak bu üç eğilime karşı, özgürlük ve demokrasi yanlısı siyasal eğilimin, desteklenmesi gerektiğini ısrarla ve açıkça belirtmiştir.

(6) Bediüzzaman’ın, Demokrat Parti’yi bu sebeple desteklerken, bu partiyi ‘kusurdan münezzeh’ görmediği de unutulmamalıdır. O’nun,‘Ehven-i şer’ nitelemesi, bu duyarlılığı yansıtır.

(7) Bediüzzaman Said Nursî’nin Demokrat Parti’ye olan desteği, asla ‘çantada keklik’ bir destek olmamıştır. Demokrat Parti’ye de kuruluşu aşamasında, ‘muvazaa’ endişesiyle, Bediüzzaman’ın mesafeli durduğunu görmekteyiz. Buna rağmen, CHP diktasına karşı özgürlük ve demokrasi yönündeki, özelde de din ve vicdan özgürlüğü yönündeki pozitif uygulamaları paralelinde Demokrat Parti’ye destek vermiştir. Bunu yaparken, 1957’de DP’ye oy vermediği için Kırşehir’i ‘ilçe’ yaparak cezalandırma gibi adaletsiz icraatlarına karşı da muhalefet hakkını kullanmıştır. Yani, desteklenen siyasal eğilime verilen destek, kayıtsız-şartsız bir destek değildir.

(8) ‘Adalet,’ Bediüzzaman Said Nursî’nin nazarında, Kur’ân’ın dört temel esasından biridir. Siyasal düzlemde de adaletin gözetilmesi, ‘kamu yararı’ gerekçesiyle de olsa ‘ferdin hukukunun’ zayi edilmemesi, O’nun için tartışılmaz bir değerdir. “Cemaatin selameti için fert feda edilir. Vatanın selameti için her şey feda edilir” diye özetlediği bu anlayışı Bediüzzaman, Kur’ân’ın adalet mesajına temelden aykırı, ‘merhametsiz siyaset’in ‘vahşiyâne’ bir düsturu olarak tarif eder. Onun, ‘milliyetçi’ bir siyaseti de, ‘Unsuriyetperver bir hâkim, kendi milletdaşını tercih eder, adalet edemez’ diyerek reddettiği, bu vesileyle, bir kez daha hatırlanmalıdır. Bu vesile ile ifade edilmelidir ki, Bediüzzaman, din eksenli bir siyaset anlayışını reddettiği gibi, milliyet eksenli bir siyaset anlayışını da reddetmiştir.

Bediüzzaman’ın siyasete ilişkin duruşunun dayandığı bu temel ölçüler dahilinde, bugün ‘Nurcular’ adına ve Risale-i Nur hareketini temsil iddiasıyla, Yeni Asya gazetesi tarafından açıkça ifade edilen ‘siyasî tercih’i anlamamız ve onaylamamız mümkün değildir.

Bediüzzaman Said Nursî’nin ortaya koyduğu bu ‘dört siyasal eğilim analizi’ temel parametreleri itibarıyle, bugün için de geçerliliğini korumaktadır. Ancak,

(a) Mehmet Ağar’ın liderliğindeki yeni Demokrat Parti’nin, bu analizdeki ‘özgürlükçü, adaletçi, demokrat’ çizgiyi temsil ettiği şeklindeki bir iddia, gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Zira, Mehmet Ağar’ın Susurluk olayıyla açığa çıkan ve ‘devlet adına rutin-dışılığı’ temsil eden, olay ve oluşumlara ilişkin bir pişmanlığı söz konusu olmadığı gibi, bu gün, kendisini anlatan bu olaylar, bu parti tarafından bir siyasi tecrübe gibi sunulmaktadır. Bunun yanında, 27 Nisan muhtırası karşısında da DYP (DP) yönetimi özgürlükçü, ve demokrat bir refleks ortaya koyamamıştır.

(b) Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ‘Millî Görüş’ün devamı’ olduğu, ‘dini, siyasete âlet ettiği,’ bir ‘kutuplaşmaya sebebiyet verdiği’ şeklinde yine aynı gazete tarafından dile getirilen görüşlere de katılmamız mümkün değildir. Ak Parti’nin beş yıllık icraatı ortadadır. Bu icraatın ‘Millî Görüş çizgisinin devamı’ olduğunu ve ‘dini siyasete âlet ettiği’ni söylemek, insafla bağdaşır bir tutum olamaz. Ortadaki kutuplaşmadan Ak Parti’yi sorumlu tutmak da, insaflı bir tutum değildir. Zira, kutuplaşma senaryosunu hayata geçirenler dururken, sırf iktidarda olduğu için, Akparti’yi bu kutuplaşmadan sorumlu tutmak adaletli bir yaklaşım değildir.

Ak Parti’nin icraatında eleştirilecek çok yönler vardır. 1 Mart Tezkeresi lehine hükûmetin sergilediği tutum, AB’ye uyum rüzgârını da arkasına alan, daha özgür ve demokrat bir Türkiye yönündeki reformların, yükselen milliyetçi/ulusalcı dalga karşısında hız kesmesi, Ermeni Konferansı ve Şemdinli olayı gibi durumlarda ‘ilkesel’ olarak doğru duruşun terkedilerek ‘pozisyonel’ bir tutumun tercih edilmesi, özgürlük-demokrasi-adalet bağlamında ilk anda göze çarpan yanlışlardır.

Ancak bütün bu yanlışlara rağmen, iyilikleri kötülüklerine galebe çalmış olan bu hükumet, ‘ehven-üş şer’ olmaya adaydır. Zaten siyasi tercihlerin belirlenmesinde, ideal bir siyasi partinin bulunmadığı düşünüldüğünde, ‘ehven-üş şer’, ‘en az kötü olan’ın tercih edilmesini ifade etmektedir.

‘Zaman hükmünü icra etse, itiraz edilmez.’ Bir partinin isminin başında sırf ‘demokrat’ kelimesinin bulunması onu, demokrat yapmaz. Bu günkü Demokrat Partinin, Bedizüzzaman’ın desteklediği Demokrat çizgiyi temsil edip etmediği çok tartışılmaktadır. Buna rağmen, sözü edilen gazetenin, inhisarcı bir zihniyetle ortaya çıkıp, eleştirilere kulak tıkayarak, bu partiyi ‘demokrat’ olarak ilan etmesini ve diğerlerini tamamen dışlamasını, diğer partilerin(özellikle de Akpartinin) çalışmalarını adaletsiz bir şekilde yorumlamasını tasvip etmiyoruz.

Bu konuda zaman hükmünü icra etmiştir ki, şu anki siyasi yelpazede demokratların bir çoğu, Akparti’de çalışmaktadır. Yıllarca ‘demokratlar’a kayıtsız şartsız bir şekilde verilen desteğin, bu gün, kayıtlı ve şartlı bir şekilde bile olsa, Akparti’ye verilebileceğini düşünüyoruz.

Halk arasında ‘Nurcular’ diye tarif edilen ve Bediüzzaman’ın hayatını örnek almış insanların oylarının, hiçbir cemaat liderinin veya hiçbir siyasî partinin ‘tapulu malı’ olmadığını kamuoyuna duyururuz.

Seçimlerin, daha özgür, daha demokrat ve daha adil bir Türkiye’nin kapılarını aralaması umudu ve dileğiyle…

Ahmet Nazlı

Halil Doğan

İbrahim Hilmi Ünlü

Metin Karabaşoğlu

Murat Çiftkaya

Mücahit Bilici

Refik Yıldızer

Abdüssamet Demir

Ömer Faruk Uysal

Orhan Gülgün

Özcan Dolapçıoğlu

Ahmet Özkılınç

Senai Demirci

Yusuf Özkan Özburun

Zekeriyya Demir

Kerem Aktaş

Alpaslan Demir

Reha Fırat

Muhammed Özdemir

Reklamlar

Temmuz 19, 2007 - Posted by | Diğer, Gazete, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Türkçe, Turkiye

5 Yorum »

  1. Nihayet beklediğimiz duruş geldi!
    Siyaseti yorumlarken özgürlükçü demokratik tutum ve insaflı objektif bakış açısını bir tarafa bırakmayan bu entellektüellere teşekkürler..

    Yorum tarafından h@mim | Temmuz 20, 2007 | Cevapla

  2. -AÇIKLAMA-
    Önceki gün, Demokrat Hukukçular Derneği adı kullanılarak bazı basın-yayın organlarına gönderilen bir açıklama ile Yeni Asya’nın siyasî duruşu ve tavizsiz çizgisi haksız bir eleştiri konusu yapılmak istenmiştir. Tercümanı olmaya çalıştığı Risale-i Nur’dan aldığı ölçülerle, yayın hayatı boyunca Demokrat Misyonun destekçisi olan Yeni Asya’nın ve temsil ettiği ekolün bu seçimlerde de DP’ye verdiği destek dolayısıyla eleştirilmesi esef vericidir.

    Bazı internet medyası ile gazetelerde yayınlanan ve bir kısım seviyesiz yorumlara muhatap kılındığımız bu talihsiz açıklamada imzası bulunan isimlerden çoğu Yeni Asya çevresinden olmayıp, farklı siyasî ve sosyal kanaat ve düşüncelere sahiplerdir.

    Her kişi, topluluk ya da kurumsal yapının bir dünya görüşü ve bir siyasî kanaate sahip olması ne kadar hakkı ise Yeni Asya’nın da bir misyonun takipçisi olması ve o­na saygı duyulmasını beklemek de hakkıdır.

    Bu gerçekten hareketle tekrar belirtmek gerekirse;

    Görüşümüz odur ki; Bediüzzaman Hazretleri, demokrasinin gerçek takipçisi ve savunucusu olarak gördüğü Demokrat misyon lehine bir siyasî tavır koymuştur. Bu hürriyetçi akım da Osmanlı Ahrar Fırkasından başlayıp sırasıyla DP ve o­nların devamı olan AP ve DYP ile temsil edilegelmiştir. Bu akımın bugünkü temsilcisi ise DP’dir Ölçülerini, Kur’ânın bu asra bakan tefsiri olan Risâle-i Nurdan alan Yeni Asya da, çizgisinde herhangi bir kırıklık olmadan her zaman ve zeminde millet iradesinin üstünlüğünü ve demokrasiyi savunmakta, insan hak ve hürriyetlerinin kâmil mânâda temini ve bu yolda elde edilen kazanımların korunması adına antidemokratik unsurlarla mücadelesini sürdürmekte kararlıdır.

    -YENİ ASYA-

    Yorum tarafından Yeni Asya | Ekim 2, 2007 | Cevapla

    • tamam yeni asyayı verdiği cevaplardan verdiği cevap kadar anladık.Bunları zaten biliyoruz.Ancak burada bir şeyler eksik değilmi? Anlaşılmayan nokta bir partiye kayıtsız şartsız destek olayı (veya bu şekilde verilen izlenim,bu izlenimin doğruluğu, izlenimi verende veya verdirende hata olup olmadığı),böyle bir yaklaşım insanları rehavete itmezmi? insanları korku ve umut arasında tutmak ,bunlarda aşıraya gitmeyip orta yolda gitmek. Kuran ‘dan bir ölçü değil mi? Ayrıca değişen koşullarda sabit durup hiç kıpırdamama prensibinin ne kadar doğru olduğu. Eğer kişiler en doğru görüşün kendisinin olduğuna inanıyor sa kendisine yöneltilen eleştirileri çok iyi anlayıp analiz etmeli ve gerekçeleriyle anlatmaya çalışmalıdır,olaki anlatan da eleştirilende ortada doğruyu bulabilsin ,en güzel şekilde anlayabilsin ve kendi iradesiyle iki yoldan birini seçsin ve kendi yaptığından sorumlu olsun

      Yorum tarafından elgin zorlu | Temmuz 23, 2009 | Cevapla

  3. Ne var bütün yeni asyacilar ölse! Ahmak dost akilli dü$mandan zararlidir, öldüresim geldi bu ahmaklari!

    Yorum tarafından Ahmet | Temmuz 11, 2008 | Cevapla

  4. Bu olayı esefle kınıyorum. Bu olayın altına imza atan şahsiyetleride yıllardır risale-i nur’u ve üstad Bediüzzaman hazretlerini 4 cephesiyle anlamış sanırdım.Ama onların bu tutumu beni çok üzdü ve ne olduklarını anladım. Bu insanlar kendilerini birşey sanıp bu olayın altına imza atmışlar. Hani üstad hazretleri Demokrat Partiye kendisi oy atmıştı. Hani en yakın talebelerine BENİM VE RİSALE-İ NUR UN NAMINA GİDİP DEMOKRAT PARTİYE ÜYE OLUN demişti. Bunlar bunları daha bilmiyorlarmı ki bu gaflete düşüyorlar? sonrada çıkıp ben nurcu yum diyorllar öylemi? ilk önce risalei nuru ve üstadı 4 cephesiyle anlayın. İşinize geldiği yeri işinize geldiği kadar değil.Biz şahıslara bakmayız misyona bakarız.Kaldı ki MEHMET AĞAR doğru bir iş yapmışsa ona doğru değil mi diyeceğiz-? bugün DENİZ BAYKAL ın bile bir olumlu tavrı olduğunda YENİ ASYA bu olumlu tavrı destekler. Yazık bu kadar aydın dediğimiz insanların bu duruuma düşmesi. Bunların bir çoğuda YENİ ASYA nın yetiştirdiği insanalr.Yazıklar olsun.

    Yorum tarafından Yasin | Aralık 9, 2009 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: