VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Dilipak tahminini yazdı!


AK Parti %40 ın üzerinde. CHP %20, MHP %10, (DYP ve GP) %5, Saadet daha alt sıralarda. Bağımsızlar %7, ötekiler %1 in altında.. AK Parti iktidar, CHP Ana muhalefet..

HER TOPLULUK

Her topluluk layık olduğu şekilde idare olunacaktır.

Biz, kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe Allah (cc) bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Herkes için ancak yaptıklarının karşılığı vardır..

Kurtarıcı yok.. Kurtarıcılardan kurtulmakdıkça kurtuluş da yok..

Peygamberler, veliler, ancak kurtuluşa çağırırlar..

Bildiğim şu: Allah cahil ve zalim bir kavme hidayet nasib etmez. Ve biz zalimlerden olduk.

Cehalete gelince, siyasi gücümüz %50 lerde. Ekonomik gücümüz %30 larda, Kültürel gücümüz ise %10 larda. İşte asıl marazi durum burada..

Ama herşeye rağmen değişimin yönünün doğru bir istikamette ve ileri doğru olduğunu, ama biraz geç kalındığını ve yavaş ilerlendiğini ifade etmem gerek.. Yani ekonomi ve siyaset, giderek farklı mecralarda biçimleniyor..

Anlama, anlamlandırma ve yaşam biçimi olarak giderek farklılaşıyor.. Kendi özüne yabancılaşıyor..

Siyaset ekonomik güç ve kültürel güç için kapıları açıcı, kolaylaştırıcı bir rol oynayabilir mi?

Bu o kadar kolay değil.. Fiili durum her zaman belirleyici oluyor.. Siyasetle kültür arasındaki fark, başka uygarlıklardan, ütopyalardan başlangıçta ödünç aldığımız kavramlar ve kurumlarla dolduruluyor.. Zaman içinde değiştirme vadiyle gelenler kendileri değişiyor.. Dönüşüyor..

İktidarın değiştirici gücü kadar “ıslah edici” bir yanı da var.. “Reel politik” denen şey, evdeki hesapla çarşıdaki hesap farkını önlerine koyunca, bekara karı boşamanın ne kadar kolay olduğunu, ama aslında bu işin ne kadar zor bir iş olduğunu öğretiyor.. Seçmene verilen sözle, icraat arasındaki farkın sırrı burada gizli.. Ya da iktidar ve muhalefetin arasındaki söylem farkının, ya da eylemle söylem arasındaki farkın sırrı bu.. İktidar olduklarında aynıo şeyi yapacak olanların muhalefette iken mangalda kül bırakmamalarının sebebi bu reel politik gerçeğidir..

“İthal ikamesi” ile uygarlık inşa edilmez..
Yarın herşey düzelmiş olmayacak. Hayat devam ediyor.

Dünyadaki temel rasyonlar, paradigmalari güç dengeleri, parametreler değişmeden sürecin değişmesini beklemek çok mümkün değil..

Bu sonuç, elbette genel yönelişmelerin biçimlenmesinde etkili olacaktır ama, bu tek belirleyici unsur değildir..

ABD nin dünya GSMH da ki payı değişti mi?
Rusyanın coğrafi sınırlarında bir değişiklik var mı?

Çin ve Hindistanın temel yapısında bir değişiklik var mı?

AB nin temel yönelişlerinde birt değişim sözkonusu mu?

Tarih bu savaklardan akarak ilerliyor ve elbette akışi yönü değişiyor , savaklar yıpranıyor..

Daha belli bir süre bu akış böyle devam edecek. Ne zaman temellerde çöküş başlatı, durgun akan ırmak bendini bir gün yıkacaktır. O zaman işte devrim denen şey gerçekleşir.

Bana kalırsa, insanlar akılları ile sorunu çözme konusunda yetersiz kaldılar. Adil değiller. O zaman bu işi hayat çözecek.. Ama pahalı çözecek. Bu işi kan, zaman, ekonomik bedeli ağır olacak..

Bana göre seçimlerin sonucu daha başından belli idi. AK Parti %40 ın üzerinde. CHP %20 cıvarında. MHP %10. İki parti (DYP ve GP) %5, Saadet daha alt sıralarda. Bağımsızlar %7, ötekiler %1 in altında.. Peki ya bu oyların parlementoya yansıması nasıl olacak derseniz. AK Parti iktidar, CHP Ana muhalefet..

AK Partinin salt çoğunlukla mı, yoksa anaysal çoğunlukla mı i,ktidar olacağını, MHP nin barajı aşıp aşmaması belirleyecek..
CHP %20 nin altında, MHP limitte geçer ve Bağımsızlar 40 cıvarında milletvekilini meclise sokmayı başarırsa, AK Parti bağımsızların desteği ile Anayasal çoğunluğa ulaşabilir.

Hem MHP nin, Hem de Kürt milletvekillerinin mecliste bulunması gerginliklerin tırmanacağı anlamına gelebilir..
Seçim öncesi sorunların aynı şekilde yeni meclisin ilk gündemini oluşturacağını düşünüyorum..

Seçim süreci bana göre çok sağlıklı değildi. Bu günki kadro, öncekinden daha iyi değil.. Yani risk büyük.. Bu anlamda konjonktür de bana göre kolaylaştırıcı değil..

Bu seçimin iktidarı ve ana muhalefeti belli. Belli olmayan ve fakat kilit rolü olan ve belirleyici özelliğe sahip iki unsurdan biri MHP, ötekisi, sol bağımsız ve Kürt bağımsızların parlementoda temsil sayılarıdır..

Siz bu yazıyı okurkan büyük ihtimalle seçim sonuçları büyük ölçüde belli olacak.. Şimdi, size hayal pompalayan ve gerçekleri saptıran kamuoyu şirketleri ve parlileri, o parti liderlerini hatırlayın.. Gerçekle yalan arasındaki farkı görün ve bundan sonra kime ne nasıl inanım inanmayacağınıza karar verin..

Bu kadar ufuk darlığı, ileriyi görme konusundaki körlük, tahminlerinde isabetsizlik olanların, size söyledikleri diğer şeyler ve iddialar hakkında da isabet oranlarının bu fark kadar büyük olduğunu bilelim…

Seçime katılan partilerin 9 tanesi barajı aşma iddiasında idi.. İşte gerçek..

“Şöyle olmasaydı, böyle olmazdı ya da böyle olurdu” gibi bahanelerin arkasına saklanarak bir yere varamazsınız.. “Amcam kadın olsaydı halam olurdu” demekten ne farkı var bunun..

Birbirimize hakaret ederek, düşmanca yaklaşımlarla siyaset yapamazsınız.. Seçim kampanyası benim için utanç verici idi.. İş işportacı tellalığından da öte, siyaset cazgırlığına döndü.. Söylenmeyen bir şey kalmadı.. Bu uslubla, Pazar yerinde patates bile satamazsınız. Ayıplanırsınız.. Bir kabus gibiydi benim için. Neyse ki geçti..
Daha söyleyecek çok söz var.. Bu günlük bu kadar

Selam ve dua ile..
Dilipak

Reklamlar

Temmuz 22, 2007 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: