VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

CHPzede mağdurlarla konuştuk!


Avcılar’da başörtülü sandık görevlilerini linç etmek isteyen CHP’lilerin sözlü ve psikolojik saldırılarına maruz kalan mağdur sandık görevlilerini bulduk ve yaşadıklarını sorduk!
Avcılar Abdulkadir Uztürk İlköğretim Okulu”nda sabah saat 8.00″de başlayan seçim işlemleri normal seyrinde ilerlerken saat 9.45 sularında 1372, 1383 ve 1389 nolu sandıklarda görevli AK Partili üyelerin başörtülü olduklarını gören CHP sandık görevlileri önce başörtülüleri dışarı çıkarmak istedi. Sonuç alamayan yasakçı görevliler bu kez tutanak tutup Avcılar İlçe Seçim Kurulu”na başvurdu. İlçe seçim kurulu da hakim Ahmet Karan başkanlığında aldığı karar çerçevesinde sandık kurulunun kamusal alan olduğuna hükmetti ve Necla Tanrıöver, Rana Çolak ve Ayten Özkara isimli sandık görevlilerinin başörtülü olarak görev yapamayacakları doğrultusunda karar verdi.

İnsanlık dışı bu muameleye maruz kalan, mağdurlardan Rana Çolak ve Ayten Özkara ile yaşadıkları olayları konuştuk!
………

Son derece onur kırıcı bir muamele ile karşı karşıya kaldık.

H.Vakti: 22 temmuz günü seçim kurulunda görevli idiniz. Yaşadıklarınızı birde sizin ağzınızdan dinleyebilirmiyiz

RÇ- Arkadaşım ve ben sandık görevlisi olarak sabah 8:00 da göreve başladık.
9:45 sularında CHP li bir grup hanım başörtülerimizi neden göstererek bizi görev dışı etmek istediler. Medyada da yer aldığı gibi İlçe seçim kurulundan aldıkları karar ile sandık kurulunun kamusal alan olduğuna hükmettiler ve bizim sandık görevlerimizi başörtülü olarak yapamayağımız doğrultusunda karar verdiler. Son derece onur kırıcı bir muamele ile karşı karşıya kaldık.

AÖ- Fakat medyada tam olarak belirtilmeyen bir konu vardı ki yaşadığımız bu olaya halkın ve diğer partililerin verdiği tepkilerdi. O saatte oy kullanmaya gelen pek çok vatandaşımız bu çirkinliğe söz ile tepki gösterdiler ve bizim yanımızda olduklarını, yaşanılanın anlam dışılığına mana veremediklerini belirttiler. Ve hatta CHP adına parti görevlisi olarak görev yapan bir genç gözlerim önünde isyan etti ve “bu nasıl bir zihniyettir, üstelik bunu yapan partimin kadınları” diye tepki verip protesto adına farklı bir partiye alenen oy verip seçim sandığına attı.

H.Vakti: Peki siz ne yaptınız

RÇ – Başta herhangi bir tepki vermedim. Sadece YSK kararlarına aykırı bir hal içinde olup olmadığımı sordum. Parmaklarını aşağılayıcı bir tavırla uzatarak “o türban ile görev yapamazsınız, bu kadar” dediler. Bir an üniversite kapılarında sıkıntı çeken kardeşlerim geldi gözlerimin önüne. 2. sınıf insan muamelesi görmeyi hak edecek birşey yapmadık ki biz. O gün orada diğer tüm partililer ve memurlar gibi halkımıza hizmet için bulunmaktaydık. Hep birlikte çalışmaya başladık.Ta ki o çirkin olayların başladığı ana kadar. Konunun çok fazla uzamasını istemediğim için, sırada bekleyen halkın bir an evvel oylarını kullanmalarını, mağdur olmalarını engellemek adına hemen yerimi partili arkadaşıma devrettim ve müşahit olarak odanın içinde yer aldım.

AÖ- Ben görevli olduğum sandıkta asil üye olduğum için sandığımı terk etmedim. Fakat sürekli tartışma çıkartmak için görevli olduğum sınıfa geliyorlar ve bir an evvel görevden alınmamı istiyorlardı. Sandık başkanım hizmetin yürümesi adına başörtümün hiçbir sorun teşkil etmediğini, sandık kurulunun oluşturulmuş olduğunu ve doğru olarak çalışmaya devam ettiğini defalarca o hanımlara ifade ederek her seferinde kendilerini odadan dışarı çıkardı. Fakat öğleden sonraki saatlerde getirdikleri bir karar metni ile güya benim görevimin geçersiz olduğunu iddia ettiler ve ben de görevimi bir başka arkadaşıma devredip oradan ayrıldım.

H.Vakti: Son derece yıpranmış olmalısınız, düşünceleriniz neler?

RÇ- Anlamadığım bir konu var. Bu gibi baskıcı zihniyete sahip insanlar kendi kendilerine korkular üreterek “Birileri gelecek, laiklik elden gidecek, zorla başımızı kapatacaklar, bize eziyet edecekler” düşüncesinde olduklarını hep söyler dururlar. Peki ya bize uyguladıkları ne? Yaşama alanlarımızı git gide kısıtlamak istiyorlar. Senin hakkın şuraya kadar, bundan ötesine izin vermiyoruz diyorlar. Peki ya bu ne? Sana yapılmasını istemediğini neden bir başkasına yapıyorsun veya göz yumuyorsun. Ben bunu anlıyamıyorum. O gün seçim oylamasının yapıldığı koridorda bir beyfendi vardı. CHP li hanıma dönerek : “köyün birinde yılanlar çoğalınca köylüler yılanları öldürmüşler. Kısa süre sonra fareler çoğalmaya başlamış köyde. eee yılanlar olmayınca fareler cirit atar tabi. Sonra o halk aman yılanlar geri gelsin deyip sağdan soldan yılan toplayıp salmışlar köye. İşte siz o köyü basan FARELERSİNİZ” diye haykırdı.

Sözleri hala kulaklarımda. Gerçekten de halkımız neyin ne olduğunun farkına vardı ve seçim sonuçlarında bu zorba hareketi gösterenlerin partisi umduğunu bulamadı. Mutluyum. Bizler yaşanan olayların canlı şahitleriyiz. Dilerim ileride torunlarıma bu yaşadıklarımı bir masal gibi anlatırım, torunlarım şaşırılar ve o kadar demokratik bir ülkede yaşıyor olurlar ki bizim yaşadıklarımıza hayret ederler.

AÖ- 22 temmuz günü yüzlerce sandık kuruldu ve pek çok başörtülü kardeşimiz görev aldı. Eğer gerçekten böyle bir yasak olsa idi her yerde uygulanırdı. Farklı semtlerde ikamet eden arkadaşlarım sandıklarında başörtülü hanımların olduğunu ve gayet güzel görevlerini uygulayabildiklerini söylediler. Bize uygulanan neydi peki? İnanırmısınız bu zihniyete sahip insanların tekeline geçse iktidar yarın öbür gün başörtüsü ile oy kullanmaya bile gidemeyeceğiz diye korkuyorum. Uyguladıkları hal ve tavır o kadar kötü ki. Yüzlerindeki ifadeler öyle öfke doluydu ki tarif edemem. Sonuçlar beni de memnun etti. Dilerim gelecek günler herkesin hak ve özgürlüklerini insanca yaşadığı günlerdir. Sadece bana benzeyenler değil, bana benzesin benzemesin herkesin temel haklarını insanca yaşayabileceği özgür bir yaşamdır umudum…


Yaşanılan olayın medyada yer alışı :

AVCILAR’ DA CHP ZORBALIĞI

CHP’li sandık görevlisi, İlçe Seçim Kurulu’na başvurup başörtülü sandık görevlilerini dışarı çıkarttırarak yasakçı yüzünü bir kez daha gösterdi.
İstanbul Avcılar”da başörtülü sandık görevlilerini hazmedemeyen CHP”liler bu görevlileri şikâyet edip görev yapmalarını engelledi.
Avcılar Abdulkadir Uztürk İlköğretim Okulu”nda sabah saat 8.00″de başlayan seçim işlemleri normal seyrinde ilerlerken saat 9.45 sularında 1372, 1383 ve 1389 nolu sandıklarda görevli AK Partili üyelerin başörtülü olduklarını gören CHP sandık görevlileri önce başörtülüleri dışarı çıkarmak istedi. Sonuç alamayan yasakçı görevliler bu kez tutanak tutup Avcılar İlçe Seçim Kurulu”na başvurdu. İlçe seçim kurulu da hakim Ahmet Karan başkanlığında aldığı karar çerçevesinde sandık kurulunun kamusal alan olduğuna hükmetti ve Necla Tanrıöver, Rana Çolak ve Ayten Özkara isimli sandık görevlilerinin başörtülü olarak görev yapamayacakları doğrultusunda karar verdi. Başörtülü sandık görevlileri gözyaşları arasında sandıkların başlarından ayrılırken, yerlerine hemen yedek üyeler görevlendirildi. Başörtülü görevlilerin engellenmesi CHP”liler hariç taraflı tarafsız herkesin tepkisini çekti.

AK Parti Avcılar İlçe Başkan Yardımcısı Münevver Terkesen yaşananları şöyle anlattı: “Sandıklar 8.00″de açıldı. Her şey normal seyrindeyken saat 9.45 sularında CHP”liler 1372, 1383 ve 1389 nolu sandıklara gelerek AK Partili üyelerin başörtülü olduklarını ve görev yapamayacaklarını iddia ettiler. Biz oylamanın başladığını, kurulun oluşturulduğunu söyleyerek izin vermeyince İlçe Seçim Kurulu”na başvurarak başörtülü sandık görevlilerinin görev yapamayacağı yönünde karar aldırdılar. Biz de tutanak tutarak görevlilerimizi değiştirdik. CHP tarafından mağdur edildik” dedi.

İlçe seçim kuruluna başvuru yapan CHP okul sorumlusu Berrin Alparslan muhabirimizin ısrarlı sorularına “Ben üstüme düşen görevi yaptım, devletin kararının uygulanmasını sağladım. Benim kişiliğim gereği böyle bir başvuru yaptım” diyerek karşılık verdi. Kısa kollu ve göğüs dekolteli kıyafetiyle dikkat çeken Berrin Alpaslan, böyle bir kanun olup olmadığını soran muhabirimize cevap vermekte zorlandı. Kanunlarda sandık başında başörtülü görev yapılamayacağının yazıldığını iddia eden Berrin Alpaslan, seçim kurulunun kararını göstererek gerekçenin karar olduğunu savundu ve olay yerinden hızlı adımlarla uzaklaştı. Sorularımız üzerine rahatsız olan aynı görevli fotoğraflarını izinli çekmemize rağmen polise başvurarak muhabirimizin görev yapmasını engellemek istedi. Sarı basın kartlarını ibraz eden muhabirlerimiz emniyet güçlerinin izni ile görevlerini sürdürdüler. Muhabirlerimizin kendilerini hedef gösterdiği gerekçesiyle kendisinden şikâyetçi olmak istemeleri üzerine Berrin Alpaslan”ın olay yerinden kaçtığı gözlendi. Bu sırada kendilerini görüntüleyen muhabirimize saldıran CHP”liler, emniyet güçlerinin araya girmesi ile başarılı olamadılar. CHP”liler görevlerini yapan muhabirlerimize küfürler savurdular. Olayların ardından kendisine telefonla ulaştığımız Berrin Alpaslan konuşmak istemediğini söyleyerek, sorularımızı cevaplamaktan kaçındı.

Reklamlar

Temmuz 24, 2007 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: