VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Abdullah Gül’ün yeniden aday olmasına siyasi kanatlar ne dedi?


Dört Bağımsız’ın KÖŞK Açıklaması
Köşk seçiminde 367’nin bulunması için 4 bağımsız vekil; Kamer Genç, Muhsin Yazıcıoğlu, Mesut Yılmaz ve Ufuk Uras’ın rolleri kritik. İşte o dört vekilin açıklamaları:

Bağımsız olarak katıldıkları seçim sonucu milletvekili seçilen Anavatan Partisi eski Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Büyük Birlik Partisi (BBP) eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı Ufuk Uras ile Kamer Genç “Cumhurbaşkanlığı kritik oylamasında “kilit” oldu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun yapılabilmesi için 367 milletvekilinin TBMM Genel Kurul salonunda bulunması gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) toplam oyu, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun başlaması için yeterli sayıyı doldurmuyor. Bu yüzden, 4 bağımsız milletvekili kilit rolü oynayacak.

Kamer Genç: Katılmam
AKP ile DTP arasında seçim meydanlarında da öne sürüldüğü gibi sıcak rüzgarlar eserken, Tunceli’den bağımsız milletvekili seçilen Kamer Genç, yaptığı açıklamada, “Eğer Abdullah Gül Cumhurbaşkanı adayı olursa oylamaya katılamayacağım, tabii ki oy da vermeyeceğim” dedi.

Yazıcıoğlu: Milletvekilinin görevi TBMM’de
BBP eski Genel Başkanı Sivas Bağımsız Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu ise milletvekilinin görevinin TBMM’de olduğunu belirtti, kesin aday belirlenmeden, AKP’nin tutumunu görmeden şimdiden bir açıklama yapmasının doğru olmayacağını söyledi.

Uras ve Yılmaz’ın tavrı belirsiz

Ufuk Uras’ın, DTP’nin tavrına bağlı olarak hareket edeceği belirtilirken, Mesut Yılmaz ise Cumhurbaşkanı adayları belirlenmeden bir şey söyleyemeyeceğini söyledi.

Aynı ‘kafa’ TASı, aynı hamam! 50% 75% 100% 125% 150% 175% 200%

CHP’den Gül’e destek yok! CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün, Cumhurbaşkanı adaylığını desteklemeyeceklerini söyledi.

Özyürek, NTV’ye değerlendirmelerde bulundu. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemeyeceklerini belirten Özyürek, Gül’ün açıklamalarında, “meydanların isteği bu, seçim sonuçlarının ortaya koyduğu sonuç bu. Ben mutlaka aday olmalıyım” mesajı verdiğini savundu. Özyürek, şöyle dedi:

“Seçim sonuçlarında pek çok faktör öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül’ün mağdur edildiği şeklinde bir propaganda yapıldı. Bunda 27 Nisan bildirgesi de etkili oldu. Benim eşimin başı türbanlı diye Cumhurbaşkanlığımın önünü kesiyorlar, babam sakallı diye önümü kesiyorlar, bunların hepsi yazıldı söylendi. Bana haksızlık yapıldı dendi. Ama Anayasamızda öngörülen bazı gerçekler hala ortadadır. Cumhurbaşkanı Anayasal kurumlar arasında uyum sağlamakla görevli.”

Özyürek, Gül’ün aday olması durumunda Genelkurmay Başkanlığı’ndan 27 Nisan bildirgesine benzer bir tepki bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine, “Onu tabi bilemem. Böyle bir şey olur mu, Türkiye demokratik bir ülke. Demokratik bir şekilde seçimlerin sonuçlanması gerekiyor. Meclis’ten bizim dışımızdaki desteklerle, Sayın Gül Cumhurbaşkanı seçilirse biz buna saygı duyarız. Bu tavrımızı koruyoruz” dedi.

MHP’den temkinli açıklama 50% 75% 100% 125% 150% 175% 200%

‘Millet siyaseti’ ve ‘halk iktidarı’ söylemleriyle oy talep eden MHP büyük imtihanda! Mumcu ve Ağar’ın yaptığı hataları MHP yapacak mı?

Abdullah Gül’ün, “kararım meydanların işaretini görmezden gelmemek yönünde” diyerek yeniden cumhurbaşkanı adaylığına yeşil ışık yakması MHP’de temkinli karşılandı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır, “konuyu Cumartesi günü toplanacak MYK ve il başkanları toplantımızda değerlendireceğiz, genel başkanımız da kararımızı açıklayacak” dedi.

Seçimlerinin ardından 23. dönem Meclisi’nde 71 milletvekili ile temsil edilecek olan MHP, son günlerde gerek Başbakan Erdoğan gerek Meclis Başkanı Arınç gerekse de Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’den peşpeşe gelen Köşk açıklamalarını değerlendirmeye aldı. Seçimin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, kurmaylarına Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik konuşma yasağı koydu. MHP’de Köşk’e ilişkin ilk değerlendirme ise Cumartesi günü yapılacak.

MHP Cumartesi günü yapacağı MYK ve İl başkanları toplantısı ile cumhurbaşkanlığı seçimini masaya yatıracak ve yeni dönemde Köşk konusunda izleyeceği stratejiyi belirleyecek. MHP’nin bu dönemde cumhurbaşkanı seçimi konusunda izleyeceği strateji de Genel Başkan Devlet Bahçeli tarafından kamuoyuna açıklanacak. MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır da, ANKA’ya yaptığı açıklamada, “Gül’ün adaylığını ben değerlendirmem. Cumartesi günü MYK ve il başkanları toplantımızda konuyu görüşeceğiz. Fikirlerimizi ve ne yapacağımızı da Genel Başkanımız açıklayacak” dedi.

ANKA

Reklamlar

Temmuz 25, 2007 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye

2 Yorum »

  1. Gül gibi Cumhurbaşkanı!

    KaradenizOlay.com – 2007 M. Kemal Ayçiçek

    29 Ocak 2007

    Her ne kadar gündem olmamasına uğraşılsa da Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları seçim yapılıncaya dek süreceğe benziyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı adayı olursa asker ne der gibi sorular da sorulur oldu. Daha önce d yazdım, Başbakanın cumhurbaşkanlığı gibi bir düşüncesi yok! Ancak, kafasında taşıdığı bir Cumhurbaşkanı elbette var o da zaten Gül gibi de Cumhurbaşkanlığı yapabilecek biri, ama adını vermem tabi!

    Adını vermem dedim de aklıma Hasan Celal Güzel geldi de onun için isim vermem! Rahmetli Özal’ın Çankaya’ya çıkmasından sonra Yıldırım Akbulut başbakan olmuştu.O zamanki ANAP’ta Milliyetçi Muhafazakarların genel başkan adayı olarak hazırlıkları yapılırken dönemin Milli Eğitim Bakanıydı Hasan Celal Güzel.Liberaller Mesut Yılmaz’ı destekliyor ve onu hazırlıyorlardı Genel Başkanlığa.

    Günaydın Gazetesi’nin Ankara muhabirlerinden Erol Al’ın Nikah şahitliği için Trabzon’a gelen MEB Bakanı Hasan Celal Güzel, Tarım İl Müdürlüğü’nün sosyal tesislerinin balkonun da Trabzon Milletvekili Eyüp Aşık’la tavla oynarken yağmur çiselemeye başlayınca Eyüp Aşık, Hasan Celal Güzel’e ,”sayın genel başkanım, tavlaya içerde devam edelim mi” dedi. Kongreye daha 3 ay zaman vardı. Ben bunu haber yapınca kripto davası olarak adliyelere intikal edecek bir tuzak senaryo, liberallerce fırına verildi ve Hasan Celal Güzel ANAP’a genel başkan, ve ülkeye de başbakan olamadı!

    Bunu daha sonra Mesut Yılmaz’ın başbakanlığındaki hükümette Tarım Bakanı olan Lütfullah Kayalar ile Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Fahrettin Kurt’un Rize valiliğinin kontundaki bir tavla oyunu sırasında yine Eyüp Aşık anlatınca benim de haberim oldu. Meğer, Hasan Celal Güzel’in adaylığı kongreye bir a kala açıklanacakmış, ben erken açıklayınca o senaryo gerçekleşmemiş, tabi suçlusu da ben olmuş oldum! Ya da öyle söylediler, ben söyleyenlerin yalancısıyım. Onun için isim vermekten kaçınıyorum, mazur görünüz lütfen!

    Hem neden illa da ve ısrarla Başbakan Cumhurbaşkanı olsun baskıları yapılıyor, neden bu baskıyı yapanlar veya bunu dillendirenler kendilerince uygun Cumhurbaşkanı şudur veya budur denmiyor? Bu size başka şeyler hatırlatmıyor mu? Cumhurbaşkanlığı evet yüce bir makam ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan siz olsanız siz Cumhurbaşkanı olmak ister misiniz? Neden olasınız ki değil mi? Ben olmak istemem şahsen ama neden? Neden olacak, bir dönem daha başbakanlık yapar ve seçimde yine güçlü ve tek başına iktidar olur ve o zaman Anayasayı da değiştirerek, günümüz Dünyasına uyumlu hale getirerek, Cumhurbaşkanlığı makamını başkanlık veya yarı başkanlık makamı haline dönüştürdükten sonra ben bu ülkeye ilk Devlet Başkanı olurum, bu daha şık değil mi?

    Bence Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da bunu düşünüyor, kafasında da bu var zaten! Onun için daha Cumhurbaşkanlığı seçimine zaman varken ne diye boşu boşuna gündeme alıp da bu konularda söz sarfetsin ki? Devlet işleri nasılsa yürüyecek ve yürümelidir de, bu işler Ahmetin veya Mehmetin keyfine göre gündem olurlarsa bu Devletin saygınlığı ve ciddiyeti nerde kalır? Bunların hesabını elbette muhalefet yapmaz ama bunu iktidar yapmak zorundadır. Onun için bu konunun tartışılmasından daha çok gündeme bile gelmemesi iktidarın elbette isteyeceği şeydir, ve doğrusu da budur. Ha olaya dışardan bakan ve elbette fikrini beyan edenler olmalıdır, varsın olsun ama “ illa da sen ilada sen cumhurbaşkanı olacakmısın, olacak olmayacak, açıkla” gibi yaklaşımlar doğru değildir, gündem oluşturma taktikleridir. Bu oyuna gelinmemesi de gayet doğal karşılanmalıdır.

    Eğer Tayip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı olursa “Asker bunun önünü keser mi?” diyenler var, asker neden ön kessin ki? Artık o günleri Türkiye çoktan aştı, hala oralarda kalmanın bir alemi de yok yani, bunca yasa değişiklikleri boşuna yapılmadı, artık kendimizi hala Ortadoğu ülkesi gibi görmekten vazgeçmeliyiz, bu bizde kalan bir hastalık ve takıntı oldu, bundan kurtulmamız gerekir diye düşünüyorum. Yani Cumhurbaşkanlığı makamı, çok hareketli biri için rahat bir makam olamaz, hele ülkeyi düze çıkarma, müreffeh bir ülke haline getirme gibi hedefleri de varsa bunun Cumhurbaşkanlığı makamından yapılamayacağını Başbakan çok iyi bildiği için aday olmaz ama zamanı geldiğinde elbette bal gibi , “Gül” gibi de Cumhurbaşkanı olabilir tabi, neden olmasın? Sizce de öyle değil mi? Kalın sağlıcakla.

    Not: Bu yazım aynı zaman da,
    http://www.karadenizolay.com ve
    http://www.kuzeyhaber.com web sitelerinde de yayınlanmaktadır.

    Yorum tarafından m.kemal aycicek | Temmuz 25, 2007 | Cevapla

  2. Millet, “Yola devam”dedi!

    M. Kemal AYÇİÇEK- 23 Temmuz 2007

    Ve seçimler sonuçlandı. Aklar, karalar her şey ortaya çıktı. Şimdi herkesin verdiği oyun ne anlama geldiğini sorgulamasına sıra geldi. İster CHP’ye, İster MHP’ye veya İster Ak Parti’ye veya Bağımsızlara veya diğer baraj altı partilere oy vermiş olun ama bunu sorgulayın, şimdi bunun zamanıdır. Öyle “oy verdim, benim işim bitti” vehametine kapılmadan hem de verdiğiniz oyun bu ülke için ne anlama geldiğini düşünün bakalım! Tabi isteyen düşenmeye de bilir!

    Ak Parti Genel başkanı ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın seçim sloganıydı “Yola devam”, ve Demokrasi kültürü yüksek olayları analizi mükemmel olan milletimiz de bu slogana yolu açık tuttu ve o da Başbakana “hadi yürü, yol senin” dedi. Seçim sonuçları, bunu ortaya koydu. İktidara “yürü” diyen bu aziz millet, müzmin Ana muhalefet CHP’ye de, “senden tek başına iktidar falan olmaz hatta senden tek başına muhalefet bile olmaz, yanına MHP’yi de verelim de siz bu Hükümeti iyiden iyiye çalıştırın ve bu ülkeye hizmet üretsinler, yan gelip yatmasınlar” mesajı verdi.

    Şimdi o yazıp çizenler, uluorta atıp tuttukları söylemleriyle güya halkı bir yerlere yönlendirme çabasında olanlar, gazetelerinde ve ya internet sitelerinde siyasi partilerin reklamlarını yayınlayıp maddenin uşaklığını yapanlar, sözüm ona bir dizi tahmin neticeleri veren köşe ağaları, ağababalarının aldığı oylarla hicap duydular mı dersiniz?

    Demokrat parti lideri Mehmet Ağar, daha sandıkların açılımı tamamlanmadan medeni insanların yapmaları gerekeni yapıp istifasını verdi. Millet, Mehmet Ağar’ı meydanlarda dinledi, ama sandıkta barajı aşacak kadar oy da vermedi. O da bunun gereğini yaptı. Şimdi aynı şeyi bu gazeteci diye geçinen ve de yazdıkları, çizdikleri ile sonuç arasında hiç de bağ ve bağlam kurulamayanlar da o medeni insanlar gibi davranabilecek mi?

    Sadece kalemleriyle değil ama bulundukları makamları mevkileri kendi kısır düşüncelerine alet edenler de medeni insanlar gibi davranabilecekler mi? Elbette hayır, çünkü onlar sadece sözde medenidirler, hatta sözde “insan”dırlar, söz de demokrattırlar, özde zaten olamazlar!

    Siyasi partilerin kapısında birer dilenciden farksız olarak bekleyen ve sadece günü kurtarma adına sayfa dolduran, bembeyaz sayfalara mürekkep yerine toptancılarından aldıkları teneke yağları dolduranların tarafsız ve de objektif yayınlar yapması beklenemezdi, onlar da onu yaptılar ama ya millet, millet neyin nasıl yazıldığının farkındaydı ki, tüm yapılanların aksine gidip sandıkta irade beyanında bulundu. Millet, sadece siyasi partileri değil aynı zaman da o ideolojik pencerelerinden yazıp çizenleri de tasfiye etti ama nerde o demokrasi bilinci?

    İşin yazanlar çizenler tarafı bir yana Türkiye’de olması gerekenler, altı ay öncesinden askıya alınan hizmetler, aynen devam etmek üzere 60. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin de Ak Partisi kuracak. Öncelikle yarıda kalan Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak ve Türkiye’de tabir yerindeyse havanda su döven zihniyetin değil, oylarıyla duruma el koyan Milletin istediği istikamette bir cumhurbaşkanı seçilecek.

    Daha önce yani Ocak ayında yazmıştım, Abdullah Gül, benim gönlümün Cumhurbaşkanı adayı değil, Türkiye’nin Dünya’daki konumu gereği, konjoktürel anlam da Türkiye için hayırlı olacak bir isim olduğu için onu yazdım. Ha bir takım kaygılar haksız mıydı, hayır elbette o kaygılara bende hak veriyorum ama o kaygıların havandaki su olduğuna inananlardanım. Türkiye, Dünya’da olması gereken yerde değildir. Evet cumhurbaşkanı Devletin başıdır ama o sadece temsil makamı gibi Ankara’da kalmamalıdır. Yine tekrarlıyorum, bu ülkede ihtilal yapmış eski Cumhurbaşkanımız Kenan Evren kadar ülkeyi adım adım gezebilen, halkla daha içli dışlı olabilen bir kimlikli Cumhurbaşkanımız olmalıdır. Sivil Cumhurbaşkanı, baş tacıdır.

    Velhasılı kelam, 22 Temmuz 2007 seçimleriyle Milletimiz, iktidar partisine “icraatlarına devam et”, muhalefete de “adam gibi muhalefet yapın” diyerek, yeterli muhalefeti yapamayan CHP’nin yanına MHP’yi de koşmuştur. Bağımsız Milletvekilleriyle de Demokrasi gereği TBMM’ye daha farklı seslerin taşınması sağlandı.

    Seçilen tüm Milletvekilleri, birey olarak her birimizin milletvekilidir ve her biri de saygıdeğerlerdir. Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşmasına katkı sunacak değerlerimizdir. Bu seçim, Türkiye’nin Demokrasi sınavından başarıyla çıkmasının da göstergesidir. Seçim sonuçlarının ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kalın sağlıcakla.

    Not : Bu yazım aynı zamanda http://www.Karadenizolay.com , http://www.kuzeyhaber.com , http://www.hizmetgazete.com ve Hizmet Gazetesi’nde yayınlanmaktadır.(MKA)

    Yorum tarafından m.kemal aycicek | Temmuz 25, 2007 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: