VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Yaratan Rabbinin Adıyla Oku


Hepimiz biliriz, ilk inen ayetler ‘Alâk suresinin ilk beş ayeti, ve ilk emir de “iqra!“, yani “oku!”.

Ama ondan önce ilk vahyin indirilişinin bir adım evveline gözümüzü çevirsek…
Allah Rasulu’nün hayatında belli dönemler gündelik telâşelerden, hayat gailesinden, başka insanlardan sıyrılıp, dik ve sarp bir dağda küçücük bir mağarada tefekküre dalmakla geçiyor. Daha sonraki dönemlerde “itikâf” olarak da bir pratiğe dönüştüğünü düşündüğümüz böyle yoğun tefekkür günleri, insanın yeniden kendine gelmesi, yaşam amacını yeniden bulması açısından hiç de boşuna olmasa gerek…

Ve ilk ayetler başlıyor:
iqra bismi rabbikellezî halaq

 Önce “oku…” “Okumak”tan Allah’ın rahmetinin eserlerine bakarak yapılan bir kainat okuması da anlaşılabilir, Kur’an’ı okumak da…

Sonra “Rabbinin adıyla oku…” Rab, mürebbiye, terbiye hep aynı kökten türetilmiş kelimeler. Rububiyet kavramında bir tedrîcen kemâle ulaştırma var. Allah Teâlâ’nın bu yaratılış alemindeki herşeyi muhafaza edip, onları sahip oldukları duruma getirmesi var.

Ve sonra “Yaratan Rabbinin adıyla oku.”
Burada hilkate atıf çok mânidar.

Çünkü müşrik zihniyetin -rububiyeti ve vahdaniyeti inkâr etse de- yaratılış karşısında gidebileceği en son sınır bilinemezci olmak olsa gerek… Çünkü yaratılış insanda inkâra mecal bırakmayacak kadar açık bir mucize. Ancak geriye dönük teoriler var bu konuda.

halaqal-insâne min ‘alaq
O insanı bir alaq’tan yarattı

Kâinat kitabını okuyacak, Yaratıcısına muhatap olacak derecede mühim olan o insan, aslında ilkin sadece bir tek hücrecikti. Evveli sadece bu idi. Allah insanı hemen aslını bilmeye çağırıyor. Tevazuyu hatırlatıyor. Tevazu sahibi olan kurtuluyor çünkü. Kibir ise insanı mahvediyor.

iqra verabbukel-ekrem
Oku, Rabbin ekremdir

Ekrem, yani en büyük kerem sahibi. Verdiğinde karşılıksız veren. Karşılıksız ihsan edicilerin en yücesi.

Okumaya tergibden sonra Allah Teâlâ’nın ekrem olduğuna beyan buyurulması dikkatlerimizi daha çok açıyor.

Sure devam ediyor:
ellezî ‘alleme bil-qalem
O ki, kalemle öğretti

İslam’daki ilim vurgusu bile başlıbaşına Kur’an’ın Allah sözü olduğuna delil. Çünkü o döneme kadar Arap toplumu içinde böyle bir anlayış hiç olmamış. Bütün ilimlerin zabtı, muhafazası ve aktarımı ise ancak yazıyla mümkün: “O ki, kalemle öğretti.”

Rabbimizin en büyük ikram sahibi oluşunu öğrendikten hemen sonra insana kalemle öğretmesini okuyup da, ilim talibi olmamak ne mümkün…

Buradan farklı bir bakışla insan için en büyük ikramın hakikat bilgisi olduğunu da hissediyoruz. Yani itminane kavuşmuş bir kalp… Yaratılış amacına ulaşıp, O’nun cennetine, belki de Cemâline varan bir dizi manevî ikramlar silsilesine muhatap bir ruh…

Kalemle talimin nübüvvete işaret ettiğini de muhtelif müfessirler zikretmişler.

‘allemel-insâne mâ lem ya’lem
İnsana bilmediği şeyleri öğretmiştir

Hayatta kimi sorularımızın cevabını akıl ve beş duyu ile çözebiliyoruz. “Nasıl?” sorusu mesela… Ya da “Ne?”. Ancak “Niçin?” sualinin cevabını bize ancak vahiy öğretiyor.

İlk beş ayet burada nihayet buluyor. Ve çok azametli iki ayet çıkıyor karşımıza:
kellâ innel-insâne leyatgâ
Hayır! Muhakkak insan azar
en raâhustagnâ
kendini müstağni gördükçe

Ve insan… Neye sahipse, ona onu Allah verdiği halde, kendinin aslını unutur ve Allah’ın nimetlerine ihtiyaçtan kendini beri görür. İsyan eder. Kibreder. Azar.

Halbuki:
inne ilâ rabbiker-ruc’â
Şüphesiz dönüş Rabbinedir.

Ayetler devam eder:
eraeytellezî yenhâ
‘abden izâ sallâ
eraeyte in kâne ‘alel-hudâ
ev emera bit-taqvâ

“Gördün mü, namaz kılarken bir kulu men edeni?
Söyle bana! Ya o (namaz kılan kul) doğru yol üzerinde ise!
Yahut takvayı emrediyorsa!”

Ve karşımıza çıkan yeni bir kavram: Takva. Takvayı kısaca Allah’ın emirlerine uygun yaşamak diye özetlesek, çok kısa mı olur?

Devam edelim:
“Söyle bana! Ya o (diğeri de) hakkı yalan sayıyor ve (îmandan) yüz çeviriyorsa?
Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu? Sakınsın o. Yok eğer vazgeçmezse, andolsun ki, onu perçem(in)den, o yalancı, günahkar perçemden yakalayıp (cehenneme) sürükleriz.”

Kim ki kendi kavm-u kabilesine, ahbabına güvenirse boşunadır:
“Artık o (kendisine yardım edecek) grubunu çağırsın.
Biz de zebanîleri çağıracağız.”

Kur’an’daki muhteşem secde ayetlerinden biriyle sure son bulur:
“Sakın, (seni ibadet ve taattan men edene korkup) boyun eğme; (Allah’a) secde et ve (böylece O’na) yaklaş.”

İnsana iki emir: Secde et ve yaklaş!
İnsana iki lütuf: Secde et ve yaklaş!

İnsanın kavuşabileceği en büyük iki pâye…

Reklamlar

Ağustos 2, 2007 - Posted by | Ayet, Ümmet, Dini yazılar, Diğer, Genel, islam, Kuran - Quran, Türkçe, Yazilar

1 Yorum »

  1. YAHUDİ KUR’AN’A EL UZATTI YAHUDİ’NİN ILIMLAŞTIRMA TEFSİRİ
    ABD ile ortak yapım Yahudİ bir profesörün yönettiği çalışma, “Quranet” isimli siteden 5 dilde yayımlanacak. İsrail Dışişleri Bakanlığı, ’proje’nin amacını “İslam dünyasıyla Batı arasında bir iletişim köprüsü oluşturmak” olarak açıklasa da İsrail ve ABD’nin ’ılımlı İslam’ anlayışına uygun bir adım olacağından kimsenin kuşkusu yok. Hedef İslam’a sızmak İslam dünyası, Yahudilerin tefsir yapmaya kalkışmasına sert tepki gösterdi. Nitekim daha ilk örnekler bile çalışmanın gerçek amacı hakkında net fikirler edinilmesini sağladı. Fussilet Suresi’nin ’kötülüğü önlemeyi’ emreden 34 ayeti, İsrail mantığıyla “Gün gelir düşmanın en iyi dostun olabilir” şeklinde yorumlandı! İSRAİL ŞİMDİ DE KUR’AN-I TEFSİR ETMEYE BAŞLADI Yapmadıkları bir bu kalmıştı İsrail, Kur’an-ı Kerim’i tefsir etmek amacıyla bir internet sitesi kurdu. Yahudi bir profesörün yönettiği çalışma, Quranet isimli internet sitesi üzerinden yapılacak İran Kurân Haber Ajansı İkna’nın Timeturk’ün A bridge between the Islamic world and the West’i kaynak göstererek naklettiği haberden yaptığı alıntıya göre İsrail Dışişleri Bakanlığı, İslam dünyasıyla batı arasında bir iletişim köprüsü oluşturmak için internet üzerinde Kur’an-ı Kerim’i yorumlatıyor. Projede birçok İsrailli Arap da yer alacak. Dünyanın birçok yerindeki Müslüman kişi ve kuruluşlar, İsrail’in bu girişimiyle Kur’an ayetlerini İsrail ve ABD’nin istediği şekilde yorumlatacağı uyarısında bulundu. Yahudi danışman Yahudi bir profesör olan Ofer Grosbard’ın yönettiği ve üç Müslüman araştırmacının danışmanlığını yaptığı Quranet isimli projenin hazırlanışında 15 Müslüman akademisyenin yer aldığını vurgulandı. Ber-Sabaa Üniversitesi tarafından ilk nüshası yayınlanan proje İsrail’de geleceği değiştirebilecek en iyi 60 icattan biri olarak Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in himaye ettiği ve 13-15 Mayıs tarihleri arasında Kudüs’te düzenlenen Gelecek Ufukları Konferansına da katıldı. Tefsirin içeriği İsrail Dışişleri Bakanlığı, Quranet’in kendi alanında tek olduğunu her eğitimci ve aile reisinin bunu bir eğitim aracı olarak kullanabileceğini söyledi. Kullanıcı, sitede yer alan “index” sayesinde, ilgilendiği eğitim konusuyla ilgili ayetlere ulaşabilir. İsrail Dışişleri Bakanlığı sitesine göre, kitap okura kendisini ilgilendiren terbiye konusunda yardımcı olduğunu, bu konuyla ilgili bir ayeti kerime seçtiğinde konuyla ilgili günlük hayattan kısa bir hikâye göreceğini, böylece en sonunda öğretmen ya da aile reisinin önünde ilgili Kur’an ayetini kullanmak için hissi bir rehber, çocuğuyla konuşurken ayetin içerdiği mesajın bilincinde olacağını ve en sonunda da olup bitenlerin nedenlerini açıklayan eğitimsel-psikolojik bir açıklama ya da analiz elde edecek. Proje hizmetlerini Arapça’nın yanı sıra İbranice, Türkçe, Farsça ve Fransızca olarak sunmayı hedefliyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı, Quranet sitesinde yayımlanan tefsire örnek olarak Fussilet Suresi 34. Ayet olan, “İyilikle kötülük bir olmaz, Sen (kötülüğü) en güzel bir şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost olur” ayetinin tefsirini örnek olarak verdi. İsrail tefsirinin bu ayet hakkındaki yorumu ise şöyle: “Düşmanın gün gelir en iyi dostun olabilir” Fikir nasıl çıktı? Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinde yayımlanan habere göre, bu projenin fikir babası bedevi öğrenci Büşra Mezarib’tir. Büşra fikrin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor: “Biz 15 bedevi öğrenci geçen sene master tezimiz için eğitim danışmanlığı konusunu seçmiştik. Hazırladığımız tez arasında Dr. Ofer Grosbard’in verdiği ’Evrimsel Psikoloji’diye bir dersimiz de vardı. Ders normal seyrinde devam ederken hocaya döndüm dedim ki, ’Size bir gerçeği söylememi ister misiniz? Bize öğrettiğiniz hiçbir şeyin bize ne faydası ne de yardımı oluyor’. Hoca şaşırarak ’neden peki?’dedi. Dedim ki; Örneğin ben, yarın eğitim danışmanı oldum diyelim. Biri bana gelse dese ki, ’Beni cin çarptı’, ya da bizim müslüman toplumda yaygın olan buna benzer bir şey söylese. Söyler misiniz Allah aşkına bize öğrettiğiniz bu derslerin bu konuda bize nasıl yardımı olacak? Hoca bana, ’Peki sana ne yardımcı olur?’diye sordu. Dedim ki ’Kur’an-ı Kerim’. ’Bana konuyu açıkça anlatsana’ dedi. Dedim ki ’Bu konuda bir ayetin Müslümanlar üzerinde yaptığı etkiyi başka bir şey yapmaz’.” Öğrencinin anlattığına göre Ofer bir sonraki derse elinde Kur’an-ı Kerim’in 30 cüzü olduğu halde geldi. “Bunları bize dağıtarak eğitici ve psikolojik tedaviye yardımcı olacak ayetleri bulmamızı istedi. Bu tarz ayetlerin oldukça fazla olduğunu bilmemiz pek zamanımızı almadı. İnsanı sorumluluk taşımaya, her zaman gerçeği ve doğruyu söylemeye ve başkalarına saygılı olmaya çağıran ayetler o kadar çoktu ki. Sonra Ofer seçtiğimiz ayetlere uygun günlük hayatımızdan birer kısa hikâye yazmamızı istedi. Hikâye aile reisinin ya da öğretmenin (veya eğitimcinin) ayetin mesajını ya da içeriğini çocuğuna nasıl aktarması gerektiğini ortaya koyacaktı. Yaklaşık 300 kadar hikâye toparladık. Ofer ise her hikâyeye kısa ve kolay psikolojik-eğitici bir analiz ekliyordu. İşte buradan Quranet böyle ortaya çıktı.” Projenin amacı İsrail Dışişleri Bakanlığı sitesine göre, kitap okura kendisini ilgilendiren eğitim konusunda yardımcı olduğunu bu konuyla ilgili bir ayeti kerimeyi seçtiğinde günlük hayattan kısa bir hikâye göreceğini böylece en sonunda öğretmen ya da aile reisinin önünde ilgili Kur’an ayetini kullanmak için hissi bir rehber olacak, çocuğuyla konuşurken ayetin içerdiği mesajın bilincine varacak ve en sonunda da olup bitenlerin nedenlerini açıklayan eğitimsel-psikolojik bir açıklama ya da analiz elde edecek. Bakanlık, projenin Kur’an-ı Kerim’i modern eğitim metotlarıyla birleştirip İslam Dünyasıyla Batı Medeniyeti arasında bir köprü kuracağını, Kur’an-ı Kerim’in güzelliğini yansıtarak insanoğlunun onurunu ortaya çıkardığını ve insanın onurunu merkeze yerleştirdiğini böylece Kur’an-ı Kerim’i terör amaçlı kullananlara çok iyi bir cevap olacağını iddia etti. Filistinliler karşı Öte taraftan, Filistin İslami Hareket sözcüsü Şeyh Zahi Nüceydat yaptığı açıklamada, İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın duyurduğu Kur’an-ı Kerim tefsir projesinin çok tehlikeli bir girişim olduğunu bu projenin asıl amacının Kur’an-ı İsrail ve ABD’nin istediği tarzda anlayan Müslüman bir nesil yetiştirmek olduğunu vurguladı. İsrail ve ABD’nin Kur’anı istedikleri kalıba sokma girişimiyle bu hoşgörülü akideden tamamen uzak bir nesil yetiştirmenin amaçlandığını kaydeden Şeyh Nüceydat, konunun ciddi bir araştırma ve incelemeye ihtiyaç duyduğunu İsrailli Bakanlığın çalışmasının Kur’an-ı Kerim için merci olarak sayılan din âlimleriyle danışıldığı anlamına gelmediğini, bunun İsrail’in bir oyunu olduğunu ileri sürdü. Kuşku duymak gerek Kahire Ayn Şems Üniversitesi İsrailiyat uzmanı Dr. İbrahim el-Bahravi de yaptığı açıklamada, ” Bu tefsire ilişkin iyi niyetlere güvenmek mümkün değil. Böyle bir tefsirin pazarlamasını yapanların iyi niyetli olduklarını söyleyemeyiz. Dolayısıyla “gerçeğe ulaşmak için şüphe etmek gerek” prensibini uygulamakta fayda var “ dedi. Mısır Evkaf Bakanlığı’ndan uyarı Mısır’ın dini müessesesi Evkaf Bakanlığı yetkilileri, İsrail’in bu projesine karşı müslümanları uyanık olmaya çağırdı. Evkaf Bakan Yardımcısı ve Din İşleri Bölüm Başkanı Dr. Şevki Abdullatif yaptığı açıklamada, “Bu projenin asıl amacı müslümanlar arasında kutuplaşma sağlamak ve onları İsrail tuzağına düşürmektir çünkü İsrailliler düşünceleri ve planlarıyla örtüşecek ayetleri seçmişler” dedi. Dr. Abdullatif, Vakıflar Bakanlığı’nın birkaç gün içerisinde bu projeye ve içerdiği yalan ve zehirli fikirlere karşı çok net bir cevap vereceğini, ayrıca bu tefsirin İslam Dünyası’nda dikkate alınmasını önlemek için bakanlığın her türlü tedbiri alacağını ve herkesin haberdar olması için bakanlığın internet sitesinde Kur’an-ı Kerim’in bu sahte tefsirinin iç yüzünü ortaya konan bir uyarı yazısı yayınlayacağını söyledi. Başını çekenler CIA bağlantılı Burada amaç küreselleşmeyle ekonomik, BOP ya da BİP ile siyasal, peygambersiz bir Müslümanlık ile de kültürel açıdan sömürgeleştirme isteğidir ABD başta olmak üzere Batılı emperyalist güçler tarafından İslam’ın dilinin tahrif edilmek istendiğini belirten Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu, ” Ilımlı İslam başta olmak üzere, İslam’a yeni kavramlar getirerek İslam’ın dilini, terminolojisini bozmak istiyorlar. Cihad, şeriat, tesettür gibi kavramları İslam lügatından çıkarmak gibi bir takım amaçları var. Peygambersiz bir Müslümanlık, İslamiyet istiyorlar. Bunun başını çeken de ABD’de kendisine sivil toplum kuruluşu denen ancak CIA bağlantılı kurumlar. İslam’ı batı emperyalizminin kıskacına alarak ve yeni şekil vererek müslüman ülkelere empoze etmek istiyorlar. Dolayısıyla yapılmak istenen çalışmanın amacı budur “ dedi. ABD’nin çıkarlarına hizmet edecek bir müslümanlık yaratılmak istendiğini belirten Hatipoğlu şunları kaydetti: Özel planın parçası ” Daha önce de Furkan-ı Hakim diye bir Kur’an çalışması ortaya attılar. Burada amaç küreselleşmeyle ekonomik, BOP ya da BİP ile siyasal, peygambersiz bir müslümanlık ile de kültürel açıdan sömürgeleştirmek istiyor. Bu saldırılar bildiğimiz misyonerlik faaliyetlerinden çok farklı. Bu ABD’nin gerçekleştirmek istediği özel bir planın parçası.” Amaçları İslama sızıp çarpıtmak Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yümni Sezen tefsir konusunda bilimsel açıklamaların ayrı bir konu olmasına rağmen, bu konunun da bir sosyolojik boyutunun bulunduğunu kaydetti. Sezen, “İsrailiyat yöntemiyle bir tefsir yapılıyorsa buna çok dikkat edilmesi gerekir. İslam’da tahribata neden olur” diye konuştu. İsrailiyat yöntemiyle yapılan tefsirlerin çok büyük hatalarla dolu olduğunu belirten Sezen, “Şimdi şunu iyi analiz edelim. Peygamberimizin eşi Hazreti Ayşe’nin 9 yaşında olduğunu söylemişlerdir. Böyle bir iddia ortaya atmışlardır. Buna inanmak mümkün değildir. Kaldı ki daha sonra yapılan bilimsel araştırmalar bunun doğru olmadığını en az 16 yaşında olduğunu ortaya koymuştur. Bu tür yönlendirmelerle Müslümanların kafası karıştırılmak isteniyor” dedi. Sezen, şunları kaydetti: “Bunun adını artık biliyoruz. Ilımlı İslam ya da başka bir şey deyin, ama İslam’a karşı böyle bir proje var. Bu büyük projenin teolojik kısmı. ABD ve AB bu projeyi hayata geçirmek için teolojik zemin yaratmak istiyor. Bu alanı kullanarak hakimiyet kurmak istiyorlar. Amaç elbette ki İslam dünyasının kafasını karıştırmak. Buna yakın aydın kesimleri de ehlileştirerek kendi amaçları için kullanmak istiyorlar.” Kur’an-ı Kerim tefsirini herkes yapamaz İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın kurduğu sitede sözde Kuran’ı Kerim tefsiri yaptırması ilahiyatçılar arasında da tepkiye neden oldu. DP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, öncelikli olarak tefsiri görmek gerektiğini belirterek, “Orada da Müslümanlar yaşıyor, onlara yönelik mi yapılıyor, şu aşamada bilemiyorum. Ancak Kuran’ı Kerim tefsirini herkes yapamaz. Öte yandan batının son dönemde İslam’a bakışı da ortada” şeklinde konuştu. http://www.yenidenergenekon.com/284-yahudinin-ilimlastirma-tefsiri/

    Yorum tarafından Fatih Erboz | Haziran 1, 2012 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: