VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Derin Devlet ENSELENDİ!!


Gecekonduda bulunan mühimmat üzerine düzenlenen operasyonlar, gizli yapılanmaları gün ışığına çıkardı. Nihayet “asıl” belgelere ulaşıldı. Lobi, Ayrık Otu Yapılanması.

Polis nihayet “asıl” belgelere ulaştı

Bu operasyonlarda ele geçirilen belgelerde, devletin içinde gizli bir yapılanma oluğu öne sürülen “Ergenekon”dan daha ileri gidildi.

Ergenekon’un yan örgütü ‘Lobi’ ve ‘Ayrık Otu Yapılanması’nın belgeleri de Danıştay saldırısı dahil her taşın altından çıkan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin’in evi dahil çeşitli baskınlarda bulundu. Lobi ve Ayrık Otu Yapılanması’nın çalışma usulleri gün yüzüne çıktı.

Tempo Dergisi’nden Saygı Öztürk’ün Haberi

Herşey İstanbul Ümraniye’de bir evin basılmasıyla başladı. Evde yapılan aramada, üzerinde 15 Haziran 1997 tarihli ‘mühimmat istif kartı’ bulunan bir kasa ele geçirildi. Kasada, 18 MKE yapımı el bombası, el bombalarına ait iki kutu içerisinde 18 fünye, NATO standardı (DM-41) yedi el bombası ve iki adet Alman yapımı el bombası bulundu.

Bu baskının ardından da gözaltılar başladı. İddiaya göre el bombaları, Kuva-yı Milliye Derneği İstanbul Şube Başkanı emekli Astsubay Oktay Yıldırım’a aitti. Ayrıca Yıldırım’ın, adı Danıştay saldırısından sonra gündeme gelen eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin’le ilişkili olduğu da öne sürülüyordu. Yıldırım ve Tekin’in gözaltına alınmaları, aslında büyük bir operasyonun ilk adımlarıydı.

Operasyonun asıl hedefi ise ‘derin devlet’e ait olduğu iddia edilen ‘Ergenekon’ adlı örgüt eve bunun çeşitli yan örgütlenmelerine kadar uzanıyordu. Yıllardır süregelen iddialar göre, devlet içinde ‘Ergenekon’ isimli bir örgüt vardı. Bu örgüt, ‘derin devlet’in temelini oluşturmaktaydı. Ancak üyelerine ait en küçük bir iz bile bulunamamıştı.

Gizli belgelere ulaşıldı

Operasyonlar zincirinde Ergenekon ve onun yan örgütlenmeleri ile ilgili çeşitli belgelere ulaşılmıştı. Örneğin, Oktay Yıldırım’ın evinde ve işlerinde ele geçirilen belgelerden biri ‘Lobi’ adını taşıyordu. Üzerinde ‘çok gizli’ yazan bu dosyada, ‘Ergenekon’un, ‘Lobi’ örgütlenmesinden söz ediliyordu. Benzer içerikte başka bir dosya ise hem Muzaffer Tekin’in hem Kuddusi Okkır’ın evinde yapılan aramada bulundu. Bu belge ise ‘Ayrık Otu Master Planı’ adını taşımaktaydı. Bu belgelere dayalı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere değişik illerde sessiz-sedasız operasyonlara başlandı.

Süreç içinde, bombalar ve bu örgütlenmelerle ilgili olarak her gün yeni isimler gözaltına alınmaya başlandı. Böylece Oktay Yıldırım’ın ardından, Mehmet Demirtaş, Ali Yiğit, Muzaffer Tekin, Mahmut Öztürk, Mehmet Zekeriya Öztürk, Kuddusi Okkır, Muzaffer Şenocak, Aydın Yüksek, Rafet Arslan, Ahmet Erden Arslan, Gazi Güder, Asuman Özdemir, İsmail Eksik, Behiç Gürcihan, İsmail Yıldız, Bekir Öztürk, Fuat Ermiş, Tuğrul Derme, Oğuz Evren Kılıç, Murat Yiğit, Ahmet Cinali, Taren Ünal, Kemal Şahin, Feridun Defik Nuhoğlu, Mehmet Murat Yücel, gazeteci Hayrullah Mahmut Özgür ve yazar Ergün Poyraz gözaltına alındı.

Ergenekon’un ‘Lobi’si

Ulaştığımız belge ve bilgilere göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde Ergenekon adında bir örgüt olduğu belirtiliyor. Ergenekon’a bağlı olarak da ‘sivil unsurlar’ın örgütlenmesi zorunlu görülüyor. ‘Lobi’ adı verilen gizli örgütsel çalışmanın amaçları doğrultusunda şimdiye kadar faaliyet gösterilmemesi ise büyük bir talihsizlik olarak vurgulanıyor. Ergenekon’un Lobi faaliyetleri konusunda şu örnekler sıralanıyor:

“Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri, önlerinde ilk kez bir sivil kontra hareketinin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobi’nin faaliyetleri, siyasi otorite gruplarıyla dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimlerini etkisiz kılacaktır. Lobi’nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, Kemalist sivil Lobi ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır.”

Belgelerde, bu çalışmanın hayata geçirilmesi halinde önerilen ‘Lobi’ ile daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplanabileceği değerlendiriliyor ve şöyle deniyor: “Lobi’nin amaçlarından saptırılmaması için, ekonomik olarak güçlü olabilmesi esastır. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi, öncelikle ticari şirketler aracılığıyla ekonomik güç kazanmalı, ardından kuracağı vakıf ile de bu gücü artırma çalışmalarına yönelmelidir”.

Dokuz departmanlı Lobi

Peki Ergenekon ve yan örgütü Lobi ne tür bir çalışma düzenine sahip?

Ulaştığımız belge ve bilgilerde ‘Lobi’ organizasyonunun dokuz departmandan oluşması öngörülüyor. Bu departmanlar, ‘Merkez, Araştırma ve Bilgi Toplama, Analiz ve Değerlendirme, Finans ve Ticaret, Kültür ve Bilim, Teori ve Senaryo, İletişim ve Propaganda, Hukuk, Uluslar arası İlişkiler’ gibi adlar taşıyor. ‘Lobi’nin, “…işlev ve misyonunu tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum örgütlerinden etkilenmemeleri sağlanarak mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemleri, en direkt metotlarda yönlendirilmesi’” öngörülüyor. Lobi’nin Ergenekon tarafından örgütün merkez üyeliğine atanmış ‘güvenilir’ beş sivil yöneticiye doğrudan bağlı olunması öngörülüyor. İki yöneticinin Ergenekon ile teması sağlaması planlanıyor. Departman başkanlarının merkezdeki beş yönetici tarafından seçilmesi de organizasyon şemasında gösteriliyor.

Ayrık Otu Master Planı

Muzaffer Tekin ve Kuddusi Okkır’a yönelik ev ve işyeri operasyonlarda ele geçirilen belgeler arasında ‘Ayrık Otu Master Planı’ da bulunuyor. Diğer aramalarda da benzer nitelikli belgelere ulaşıldı. Plan Ergenekon ve Lobi’nin sivil güçlerle temas etme taktiklerini anlatıyor. ‘Siyasi yönlendirme’ başlığı altında bu yönlendirmelerin üç temel işlevi sıralanıyor:

1 – Seçim dönemine siyasi partileri birlik olmaya davet etmek ve bu konuda yönlendirici ve zorlayıcı eylemlerde bulunmak.

2 – Bu başarılamazsa, oluşturulacak kamuoyunu uygun bir siyasi partiye yönlendirmek.

3 – Siyaset dışı halkın bilinçlendirilmesi, birlik olmasını, bölünmeye karşı güç birliği yapmasını sağlamak.

Yolun başı

Bu sıralamalar yapıldıktan sonra, “Henüz yolun başlangıcında olan bizler” deniliyor ve yapılanmanın temeli şu cümlelerle açıklanıyor: “Sahip olduğumuz imkanları bir elma çekirdeği olarak algılamalıyız. Bizlerin ‘bir ağaç, bir orman olma’ istek ve kararlılığımız var. Bu nedenle ‘duygularımızın’ tamamen ötesinde, akıl yolu ile mevcut koşulları çok iyi değerlendirip, bizleri milli hedeflerimize taşıyacak ‘doğrular zinciri’ni kurmak zorundayız. Bu zincirin tüm halkalarının bilgi ve bilincinde olmak ‘yapılanma modelimizin temel felsefesi’ olmalıdır”

Planda, yapılanmanın ‘görünenler’ ve ‘görünmeyenler’ olarak oluşturulması öngörülüyor. ‘Görünmeyenler’ kısmını, teşkilata lojistik destek sağlayacak olan ticari, teknolojik, eğitsel, kolluk kuvvetleri ve benzeri olması gerektiği belirtiliyor.

Ödül ve ceza sistemi

Yapılanmada ‘Planlama ve Yürütme Grubu’ ve buna bağlı alt birimler oluşturulması da öngörülüyor. İşte, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için iç tüzüğe ‘ödül’ ve ‘ceza’ sistemi konulmasının gerektiği de kaydediliyor.

Reklamlar

Ağustos 10, 2007 - Posted by | Derin Devlet, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: