VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Orta Doğu’da büyük savaşa adım adım


İsrail’in Gazze’deki kanlı saldırılarıyla ortaya çıkan 3 bin tonluk askeri “mühimmat” sevkiyatı, İran ve Suriye’nin de içinde bulunduğu büyük bir savaşa mı işaret ediyor?

Haber Merkezi / TIMETURK

İsrail’in Gazze’ye yönelik kanlı saldırılarının başlamasıyla birlikte, ABD’nin Yunanistan üzerinden İsrail’e 3 bin tonluk “mühimmat” gönderdiği ortaya çıktı. İçeriği bilinmeyen bu “mühimmat”ın teslimi Barack Obama’nın Başkanlık koltuğuna oturmasından bir hafta sonra Ocak sonu gibi gerçekleşecek. GlobalResearch’den Michel Chossudovsky, İsrail’e olan bu “olağandışı” sevkiyatın, İsrail ve ABD’nin İran’a yapmayı planladığı askeri operasyonun bir parçası olduğunu öne sürdü. Chossudovsky, ilgili raporunu TIMETURK için tercüme ettik.

İsrail’e Olağandışı Büyük Silah Sevkiyatı: ABD ve İsrail Daha Büyük Bir Orta Doğu Savaşı mı Planlıyorlar?

Michel Chossudovsky

İçinde 3 bin ton “mühimmat” bulunan ABD’nin yüksek miktardaki silah sevkiyatı İsrail’e gitmek için yola çıktı. Sevkiyatların büyüklüğü ve doğası “olağandışı” olarak belirtildi.

Adını vermek istemeyen bir yetkili, “Bir seferde 3 bin ton mühimmat oldukça fazla. Bu türden bir istek oldukça nadirdir ve sektörde uzun yıllardır böylesi görülmedi.”

“İngiliz ve ABD askeri malzemelerin nakliyatı konusundaki uzmanlar bu karakterdeki İsrail’e sevkiyatların nadir olduğunu söylediler”. (10 Ocak 2009 Reuters)

Pentagon, İsrail’e silahları teslim etmesi için Yunan bir nakliye şirketine görevlendirdi.

“ABD, yüzlerce ton silahı Yunanistan’dan İsrail’e taşıyacak bir nakliye gemisi arayışında.

ABD Deniz Kuvvetleri (MSC) geminin, Yunanistan’daki Astakos limanından İsrai’in Ashdod limanına Ocak ortasında “mühimmat” olarak listelenen 20 ayaklık 325 konteynır taşıyacağını söyledi.

Manifestolardaki “tehlikeli madde” bildirimleri, patlayıcı ve yanıcı maddeler olduğunu söylüyor ancak başka bir detay verilmiyor. (Ibid)

Kasım başında da benzer yüksek miktardaki ABD ordonat sevkiyatından bahsetmek yerinde olacaktır.

“Konşimentolara göre, Kasım başında Kuzey Carolina’dan Ashdod’a 989 standart konteynır içerisinde 2,6 milyon kg (2 bin 600 ton) ağırlığındaki dev bir silah sevkiyatı için ABD’nin bir Alman gemisi kiraladığını gösteriyor.” (Press TV 10 Ocak 2009)

Bu Yüksek Miktardaki Sevkiyatlar Gazze’nin İşgaliyle mi İlgili?

Reuters’e göre, ticari bir gemiyle ordonatın taşınması isteği 31 Kasım’da yapıldı. Yani Gazze’nin F16 tarafından vurulmasından 4 gün sonra.

Uzmanlar, kanıtlar olmadan, 2 “mühimmat” sevkiyatının İsrail silahlı kuvvetlerinin Gazze işgalinde kullanılmak için gönderildiğini söyledi.

“Londra’dan adını vermek istemeyen bir askeri uzman, zamanlaması nedeniyle, sevkiyatların “kuraldışı” olabileceğini ve Gazze saldırısına bağlanabileceğini söyledi.” (Reuters, 10 Ocak 2009)

Bu haberler yanıltıcı. Ordinoların teslim tarihi askeri operasyondan öncesine dayanıyor. “Dökme Kurşun Operasyonu”nda ihtiyaç duyulacak ordinolar Haziran 2008’de karar verildi. Daha da ötesi, ABD’nin İsrail’e askeri yardım programı altında, ABD Kongresi Eylül 2008’de 1.000 adet GPS yönlendirmeli Küçük Çaplı Güdümlü Bomba’ların (GBU-39) transferine onay verdi.

Boeing tarafından üretilen GBU 39 akıllı bombalar İsrail’e Ekim’de teslim edildi. Bombalar Gazze’deki ilk hava saldırılarında kullanıldı.

“… İsrail Hava Kuvvetleri, ABD’den alınan GBU-39’ları Gazze’deki saldırılarda kullandı. Jerusalem Post, yeni silahların Eylül’de sipariş edildiğini ve geçen ay (Ekim’de) vardığını ve IAF jetlerinde kullanıldığını açıkladı. Bu cephane sadece Boeing/IAF F-15’lerde kullanılabiliyor”.

Ocak ayında varacak bu yüksek miktardaki sevkiyat içerisinde bulunan mühimmatın İsrail’in Gazze’deki operasyonunda kullanılması pek olası görünmüyor. GBU 39 hafif. (130 kg). Tüm 1.000 adet GBU 39 sevkiyatı sadece 130 ton tutacaktır. Diğer bir ifadeyle GBU 39’un özellikleri ordinodaki “olağandışı büyük” ve “ağır” sevkiyatla örtüşmüyor.

Gerilim Senaryosu

Kasım 31’de sipariş edilen sevkiyat, 3 bin ton civarında. Böylesi ağır ve büyük bir “mühimmat” kargosu, İsrail’e ağır silah sevkiyatına işaret ediyor.

ABD askeri açıklamalarına göre, ordino stokta tutulacak ve savaşın durumuna göre kullanımında “bilgi verilecek”.

“Önceden planlanan sevkiyat rutindir ve Gazze’deki var olan duruma destek için değildir. ABD ordusu bazı ülkelerde ihtiyacı olduğunda kullanmak üzere stok tutabilir.

Bu yüksek miktardaki sevkiyatın içeriği ne olursa olsun, Orta Doğu’da gelecek bir askeri operasyon amaçlıdır.

Mayıs 2003’teki Yakın Vade İran Operasyonu Senaryosu’nun (TIRANNT) başlangıcından beri, İran ve Suriye’ye karşı yapılacak askeri operasyon planlanıyor. TIRANNT’ın ardından İran’la ilgili bir seri askeri plan yapıldı. Yetkililerden yapılan sayısız açıklama ve ABD ordu dokümanları genişletilmiş bir Orta Doğu savaşına işaret ediyor.

Bu sevkiyatlar sadece “gerginlik senaryosunun” yürürlükte olduğunu göstermiyor aynı zamanda ABD-İsrail askeri planlamasında daha aktif bir seviye gelindiğine işaret ediyor.

Bu silahların kullanıp kullanılmayacağı bilinmiyor. Bu bağlamda buradaki önemli soru, Gazze işgalinin, ABD yapımı ağır sığınak bombalarının kullanılacağı Lübnan, Suriye ve İran’a yönelik daha geniş askeri bir maceranın parçası olup olmadığıdır.

İsrail’e ABD Silah Sevkiyatı Tarihi

ABD yapımı sığınak bombalarının İsrail’deki yığınağı 2005’ten beri sürüyor.

“Birleşik Devletler, İsrail’e yaklaşık 5 bin akılı bomba satacaktır. Bu müttefikler arasında yıllardır en büyük sevkiyatlardan birisidir.

İsrail hava kuvvetlerinin alacağı bombalar arasında 2 metre duvarı delen 500 adet bir ton sığınak bombaları; 2 bin 500 normal bir-tonluk bomba; bin adet yarım-tonluk bomba; 500 adet çeyrek-tonluk bombalar yer almaktadır. İsrail’in alacağı bombalarla birlikte havadan atılan çeşitleri, güdüm sistemleri, eğitim bombaları ve patlatıcıları da bulunacaktır. Ordu tarafından kullanılan İsrail uydusu tarafından yönlendirilecektir.

Satış İsrail’in elindeki akıllı bombaların sayısını artıracak. Pentagon Kongre’ye bombaların İsrail’in niteliksel avantajını sürdürme (İran’a karşı) amaçlı olduğunu ve ABD’nin stratejik ve taktiksel çıkarlarını koruduğunu söyledi. (21-22 Eylül 2004 Haaretz/Jerusalem Post)

ABD yapımı sığınak bombalarının sevkiyatı 2005’te başladı. ABD 2005 Nisan’ında şunları onayladı:

“bazı 5 bin “akıllı havadan silahlar”, içlerinde 500 BLU 109 ‘sığınak bombaları” yer alıyor. Uranyum kaplı mühimmatın ‘tüm İran hedeflerini vuracak kadar”dan fazla olduğu söyleniyor. Bir tek Natanz’daki gömülü tesis hariç. Onun için daha güçlü BLU-113 sığınak bombası gerekiyor. (Michel Chossudovsky, İran’a Planlanan ABD-İsrail Nükleer Saldırısı Global Research 1 Mayıs 2005)

BLU-109, GBU-28’den daha küçük. “2 bin lbs’lik savaş başlığı GPS güdümlü olarak kullanılabiliyor ve 15 feetlik güçlendirilmiş betonu delebiliyor”.

The New York Times’a göre 2006’da Ağustos’taki Lübnan Savaşı’nda büyük 2,2 ton GBU 28 bomba sevkiyatı İsrail’e yapıldı.

GBU 28, Raytheon tarafından imal edildi. 1991 Körfez Savaşı’nda Irak’a karşı kullanıldı. 20 feet güçlendirilmiş betonu delme özelliği bulunuyor. (Haaretz, 9 Kasım 2008). Gazze’de kullanılan GBU 39 (130 kg) akıllı bombalarla karşılaştırıldığında her bir GBU 28 2,2 ton geliyor.

“Güdümlü Bomba Ünitesi 28 (GBU 28), yerin derinliklerine gizlenmiş Irak komuta merkezlerini vurmak için kullanıldı. GBU 28 5 bin poundluk bir bomba. Lazer güdümü bomba 4 bin 400 poundluk delici savaş başlığı taşıyor”. Amerikan Bilim adamları Federasyonu

GBU-28

ABD’nin İsrail’e askeri yardımıyla finanse edilen yakın zamandaki olağandışı yüksek miktardaki mühimmat sevkiyatı Washington ve Tel Aviv arasındaki 2004 anlaşmasının bir parçası.

Yukarıda bahsedildiği üzere, sığınak bombalarının sevkiyatı (GBU 28’ler dahil) tarihi 2005’lere kadar uzanır. Yakın zamanda İsrail’e gerçekleşecek silah sevkiyatının doğası ve içeriği bilinmediği için, bu mühimmatın içerisinde sığınak bombalarının ağırlaştırılmış hali olan GBU-28’lerin bulunması beklenebilir.

Bu bağlamda, geçtiğimi yaz İsrail’in Pentagon’dan istediği GBU-28 sığınak bombalarından bahsetmek yerinde olacaktır. Bildirilen amaç bu bombaları İran’a karşı askeri bir operasyonda kullanmaktı.

Eylül 2008’de, ABD ve İsrail basınında yer alan ve Pentagon yetkililerine dayandırılan haberlere göre Tel Aviv’in isteği geri çevrildi. Haberlere göre, Washington İran’ın nükleer tesislerinde kullanılacak GBU 28 sığınak bombalarının sevkiyatı ile ilgili isteği reddetti. “Bunun yerine” Washington, Gazze’de kullanılacak GBU-39’ları verdi.

ABD, “İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine saldırı yetkinliğini artıracak askeri malzeme ve destek isteğini” reddetti.

Amerikalılar, isteği (İsrail’in) incelediler ve en üst düzeye iletildi (ve reddedildi) zira İsrail’i İran’a saldırma hazırlığı olarak görüldü. Bu nedenle, Amerika’nın çıkarlarına zarar vereceği gerekçesiyle İsrail’in saldırmaması konusunda uyardılar. Eğer İsrail İran’a saldırmaya ne olursa olsun karar verirse, önceden haber verilmesini istediler. Eylül başında, Haaretz bu isteğin içerisinde GBU-28 sığınak bombaları olduğunu rapor etti.

Eylül ortalarında, ABD İsrail’e bin GBU-39 satmaya ikna oldu. AP haberine göre, İsrail ordu uzmanları bu “sığınak bombaları”nın Gazze’de “güçlü bir silah olarak” işe yarayacağını söyledi.

Yani, İsrail silahları istediğinde, ABD silahların İran’ı bombalanması için kullanılacağını öngördü ve ABD, hayır dedi ve açıkça İsrail’in İran’a saldırmasını istemedi. Bu nedenle de İsrail İran’a saldırmadı (Defense Update.com, Kasım 2008)

Medya Dezenformasyonu

Resmi açıklamalar ve basın bültenleri düzmece. İsrail ve ABD her zaman yakın işbirliğinde çalıştı. Washington, askeri operasyon öncesinde “İsrail’in haber vermesini” talep etmez.

Haaretz’deki habere göre Bush Yönetimi sert bir tavır sergiledi ve İsrail’in İran’a saldırmasını istemedi. Aslında bu habere göre, ABD’nin eğer İran’a saldırırsa İsrail uçaklarını düşüreceğini söylüyor.

“Hava sahası yetkilendirmesi: İran’a yapılacak bir saldırı Irak hava sahasının kullanımını gerektiriyor. Bunun olabilmesi için İsrail jetlerine, Amerikan uçakları ve füzelerine hedef olmadan geçebilecekleri bir hava koridoru gerekiyor. Amerikalılar bu isteği geri çevirdi. Bir rivayete göre, konudan kaçınmak için Amerikalılar İsraillilere, “İstiyorsanız, onunla konuşun” diyerek Irak Başbakanı Nuri el-Maliki’den izin almalarını söyledi.” (9 Kasım 2008 Haaretz)

İsrail raporu yanıltıcı. İsrail, Amerika’nın müttefiki. Askeri operasyonlar yakın koordine edilir. İsrail, Washington’un onayı olmadan hareket etmez ve ABD en yakın müttefikinin uçaklarını vurmaz.

ABD’nin İsrail’e Sevkiyatının Doğası ve İçeriği

Bu kadar yüksek miktardaki ordonatların normalde Kongre onayının olması gerekiyor. Bildiğimiz kadarıyla, İsrail’e böylesi büyük bir “mühimmat” sevkiyatıyla ilgili onayın halka açık bir kaydı yok.

Sevkiyatların içeriği ve doğası bilinmiyor. Kongre’yi bypass ederek İsrail’in istediği 2,2 ton GBU 28 mi? İsrail’e 3 bin tonluk sevkiyatı her biri 2,2 tonluk GBU 28’ler mi oluşturuyor? Taktiksel sığınak yok edici mini nükleer silahlar İsrail’in cephaneliğinde var mı? Bu soruların ABD Kongresi’nde dile getirilmesi gerekiyor.

İki “mühimmat” sevkiyatının, sırasıyla 25 ve 31 Ocak’tan daha geç olmamak üzere İsrail’e varması planlanıyor.

Savunma Bakanlığı’nın başında kalan Robert Gates, askeri ajandanın sürekliliğini garanti altına alıyor.

İran’la Savaşa Hazırlanma: İsrail’in Füze Savunma Sistemi’nin Güçlendirilmesi

Ocak başında, Pentagon, ABD Avrupa Komutanlığı’ndan 100 askeri personeli İsrail’e, yeni komplike X-bant erken uyarı radar sistemini kurmak için görevlendirdi. Bu proje, Eylül 2008’de Pentagon tarafından İsrail’e verilen askeri yardımın bir parçası:

“İsrail hükümeti, İran’dan olası füze saldırılarına karşı kendisini savunmak için talep etti. Savunma Bakanı Robert M. Gates, sevkiyat emrini Eylül ortalarında verdi…

ABD Füze Savunma Ajansı yetkililerine göre, bu sistem çok uzun mesafeden ve uzay dahil yüksek irtifadan küçük nesneleri bile belirleyip izleyebilecek. Sistem, İsrail füze savunmasını ABD küresel füze belirleme ağına bağlayacak.

Morrell, “Bu İsraillilerin orta ve uzun menzilli balistik füzeleri hâlihazırdaki radarlarından kat be kat daha fazla olarak takip etmesine izin verecektir. İsrail savunma radarlarının menzilini iki kat artırarak önleme için zaman kazandıracaktır”.

İsrail’in savunma yetkinliği büyük ölçüde artıracağını söyleyen Morrell şunları söyledi: “Bölgede büyüyen bir balistik füze tehdidi var, özellikle İran’dan. Bölgede bu tehditten en çok rahatsız olacaklar İsraillilerdir. Açıkça zaten böyleler ve bizden yardım istediler”. (Defense Talk.com 6 Ocak 2009)

Yeni X-bant radar sistemi, “kalkıştan hemen sonra füze daha düşman topraklarındayken önlemeye izin veriyor”. (Sen. Joseph Azzolina, İsrail’i İran’ın Füzelerinden Korumak, Bayshore Haberleri, 26 Aralık, 2008).

X-bant radarı, “İsrail’in füze savunmasını, uyduların, Akdeniz, İran Körfezi ve Kızıl Deniz’deki Aegis gemileri ve karasal Patriot radarları ile önleyicilerinden oluşan ABD küresel füze savunma ağına dahil edecektir”. (Ibid)

Bunun anlamı Washington’un hedefleri tayin etmesidir. İsrail’den ziyada ABD, Hava Savunma Sistemi’ni kontrol ediyor. Pentagon Sözcüsü Geoff Morrell, “Bu ABD radar sistemidir ve öyle kalacak. Yani bu İsraillilere verdiğimiz ya da sattığımız bir şey değildir. Bu ABD personelinin çalıştırması gereken bir sistemdir”. (9 Ocak 2009 İsrail Ulusal Haberleri)

Diğer bir ifadeyle, ABD ordusu, küresel füze savunma sistemine entegre edilen İsrail’in Hava Savunma sistemini kontrol ediyor. Bu şartlar altında İsrail, İran’a ABD Yüksek Yönetimi’nin onayı olmadan bir savaş başlatamaz.

Yüksek miktardaki ABD ordonat malzemelerinin, İsrail’e Barack Obama’nın Birleşik Devletler Başkanı ve Başkomutan olarak göreve başlamasının ardından teslim edilecek olması, ABD-İsrail’in İran konusundaki askeri işbirliğinin daha geniş bir programını yansıtıyor.

İsrail füze savunma sistemlerinin güçlendirilmesine yüksek miktarda ABD silah sevkiyatı eklenmesi, Obama Yönetimi altındaki Dünya’yı daha büyük bir Orta Doğu savaşına sürükleyecek gerginlik senaryolarının bir parçası.

Yeni Soğuk Savaş?

Her iki tarafta da askeri yığınak bulunuyor. İran, İsrail-ABD girişimine, füze savunma sistemini Rusya’nın yardımıyla geliştiriyor. Haberlere göre (21 Kasım), Moskova ve Tahran, Rusya’nın “orta-menzilli hava savunma” sistemleri, özellikle S-300 karadan-havaya füze sistemleriyle görüşmeler sürdürüyor. (9 Ocak Asian Times)

* Michel Chossudovsky Kanadalı bir iktisatçıdır. Kendisi Ottowa Üniversitesinde İktisat Profesörüdür. Michel Chossudovsky globalresearch.ca adlı siteyi yürüten Küreselleşme Üzerine Araştırma Merkezi editörüdür. Merkez kendisini “Yeni Dünya Düzenini” “silahsızlandırmak” ve “Küreselleşmenin” medcezirlerini zapt etmeye adamak” şeklinde ifade etmektedir.

Reklamlar

Ocak 12, 2009 - Posted by | America, Amerika, Araştırma, Askeriye, England, English, Filistin, Masonlar, Medya, Medyatik, Ortadoğu, Palestina, Siyaset, Siyonizm, Terör, Terror, Turkey, Turkiye, Yahudiler, Yahudilik, Zionism, İnsan, İsrail

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: