VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Oruçla ilgili tüm soruların cevapları


Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır ile Ramazan’da en çok kafalara takılan sorular hakkında konuştuk. Diyanet’in ilaç fetvası doğru mu, imsak ne zamandır, orucu aslında neler bozar… İşte yanıtları…

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı ve Süleymaniye Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır ile Ramazan Ayı’nda en çok sorulan sorular üzerine konuştuk. Oruç tutmanın faziletleri neler, hangi ilaçlar orucu bozmaz, imsak ezanı erken mi okunuyor… İşte oruçla ilgili en çok kafa karıştıran soruların cevapları…

Sevgi KORKUT/8SÜTUN

Ramazan Ayı’nın ilk haftasını geride bıraktık ama oruç tutmanın faziletleri nedir?

Şimdi en büyük fazilet, Allah’ın emrini yerine getirmek ve kulluk görevini yapmaktır. Allah-u Teala, Bakara 183. ayette “Mü’minler oruç size farz kılındı, nitekim sizden öncekilere de farz kılınmıştı, belki bu şekilde kendinizi korunur” buyuruyor. Demek ki buradaki asıl beklenti korunmaktır.

Bu korunmanın çok değişik boyutları olur. Birincisi sağlık açısından korunmadır, ikincisi sosyal açıdan korunma, üçüncüsü de dini açıdan korunmadır. Şimdi sağlık açısından korunma, biliyorsunuz bütün hastalıklar öncelikle fazla yemek yemekten kaynaklanır bu yüzden de insan oruç tutunca sağlığını kazanır.

Sosyal açıdan korunma, toplumdaki açların halini anlamak içindir, aç insanın halini anlayarak sosyal dayanışmanın çoğalması sağlanır.

Dini açıdan korunma da önünüzde yiyecek var, çok susamışsınız su var ama onu engelleyen tek şey Allah korkusudur. Allah’a olan inancınız nedeniyle oruç tutulur ve iman korunmuş olur. Oruç tutmak öyle bir ibadettir ki görünmez. Namaz kılsanız gören olur, hacca gitseniz gören olur, zekat verseniz gören olur ama oruç tuttuğunuz da bunu kimse fark etmez.

Peki, esas olan Ramazan Ayı’nda oruç tutmak mıdır? Yoksa herhangi bir zamanda 29 gün oruç tutulsa da olur mu? Örneğin insanlar bugün rahatsızım oruç tutmayayım başka zaman tutarım diyorlar…

Peygamberimizin (SAV) bir hadisi var, diyor ki “Keyfi olarak oruç tutmayan kişi ömrünün tamamını oruçlu geçirse, onu kapatamaz” Çünkü Allah-u Teâlâ orucu Ramazan Ayı’na mahsus kılmıştır. Bakara 185’te diyor ki “Kim o Ramazan ayına şahit olursa onu oruçlu geçirsin” Bu sebeple orucu Ramazan Ayı’nda tutmak lazım. Ramazan ayında oruç tutmama ruhsatına sahip olan iki grup var, hasta ve yolcular. Üçüncü bir grup yok. Oruç tutmama diye bir tercih söz konusu değil. Ben tutmayabilirim, tuttum ama bozabilirim diyemez bir Müslüman.

Neye göre oruç kazaya bırakılır, ya da bırakılır mı?

Orucu kazaya bırakabilen iki grup vardır, hasta ve yolcular. Adetli hanımların oruç tutmaması gibi bir şey söz konusu değildir ama bazı âlimler bunu haram olarak görürler. Oysa adetli hanımın oruç tutmaması gibi bir şey söz konusu olamaz. Çünkü orucu bozan şeyler yeme, içme ve cinsel ilişkidir ve adetli hanımlar bu üçünden de uzaktırlar. Adet olmak bir hastalık değildir, adet olmamak bir hastalık durumudur. Adet vücudun sağlıklı olduğunun kanıtıdır. Bazıları adet döneminde gerçekten hasta olabilinir tabi o ayrı bir durumdur. Sancıdan vs sebeplerden dolayı, adetten dolayı değil de o sancı gibi sebeplerden dolayı hastadırlar. O zaman da bir hasta gibi daha sonra da kaza ederler.

ASTIM SPREYİ ORUCU BOZMAYACAK OLURSA SİGARAYA NE DEMELİ?

Peki, birkaç gün önce Diyanet bazı ilaçların orucu bozmadığına dair bir fetva yayınladı. Dilaltı hapları, astım hastalarının kullandıkları fısfıslar orucu bozmayan ilaçlar arasında. Siz ne dersiniz?

Dilaltı hapı, orada tamamen eriyor, dilaltındaki hücreler tarafından emiliyor ve boğaza herhangi bir şey gitmiyor. O bakımdan orucu bozmaz. Banyo yapıldıktan sonra vücudun suyu emmesi de bunun gibidir. Astım hastalarının fısfıs dedikleri ilaca gelince bunu Diyanet İşleri Başkanlığı iki senedir oruç bozmaz diye fetva veriyor. Bunu da şuna dayandırıyor: Bu ağza sıkılan sprey alınan nefesle birlikte doğrudan doğruya ciğerlere gidiyor, yeme içme sayılmaz ondan dolayı oruç bozmaz. Ama biz bu kanaatte değiliz. Bize göre orucu bozar. Bu ağızdan ilaç almaktır. Fakat onların da dayanakları makul, tamamen yanlış değildir. Ama bu duruma bozmaz denilirse sigaraya da bozmaz denilir. Çünkü sigara da ağızdan alınıp ciğerlere gider. Mideye giden bir şey değildir. Bize göre o yorum yanlıştır.

Oruç tutmak her yıl yerine getirilen bir ibadet ama kimsenin kafasında net değil. Neyin orucu bozup, neyin bozmadığı sorunu insanların kafasını neden karıştırmaya devam ediyor?

Bu durum oldukça normal, çünkü yeme, içme, cinsel ilişkinin orucu bozduğu kesin ama bundan sonrası acaba bu da yeme içme sayılır mı sorusuna gelir. Yenilikler geldikçe sorular artacaktır. Bir de senede bir kere yapılan bir ibadet, unutulması normaldir. 11 ay geçiyor üzerinden.

Son zamanlarda oldukça yaygın olan detoks diye bir uygulama var. Müslümanın detoksu da oruç tutmaktır deniliyor, siz ne dersiniz?

Doğrudur. Ramazanın vücudu hastalıklardan iyileştirdiği ayetle sabittir. Allahu Teala hasta ve yolculara oruç tutmama ruhsatı verdikten sonra diyor ki: Bilseniz oruç tutmanız sizin hayrınızadır. Demek ki oruç tutulunca vücut daha da iyileşecek. Bu yüzden Ramazan vücut için sağlık sebebidir.

Oruç tutanların öfkelerine hâkim olamamaları doğal mı sizce? Aç kalınca insanın aklı başından gidiyor, her şeye sinirlenebiliyor.

Şimdi siz burada Allah’ın emirlerini birinci sıraya alıyorsanız, onun emirlerini yerine getirirken hiçbir problemle karşılaşmazsınız. Yani her şeyin üstesinden gelirsiniz. Ama Allah’ın emirlerini birinci sıraya almıyorsanız, her şey sizin için zor olur. Birçok yerde gelenek halini aldığı için, aman tutmasam etraftakiler ne der düşüncesinden dolayı insanlar oruç tutar. Dolayısıyla sinirlenince de bunu oruçlu olup aç kalmasına bağlar. Önemli olan inanç meselesidir. Önemli olan Allah’ın emrine uymak için orucu tutmaktır. Siz buna inandıktan sonra vücutta ona göre tepkisini verir.

Yani Ramazan’da sadece aç kalmak önemli değildir…

Ramazan’da oruç tutmak tabi ki aç kalmak değildir. Oruç tutmak Allah için, sırf Allah’a kulluk için tan yerinin ağarmasından, güneş batmasına kadar yeme, içme ve cinsel ilişkinin terk edilmesidir. Önemli olan aç kalmak değildir. Oruç olması için onu Allah rızası için terk etmektir.

Oruç tutup diyet yapanlar…

Olur, tabi hiçbir sakıncası yok.

Peki, şimdi fitre ve zekat devrine de girdik. Fitre ve zekat sadece yoksullara mı verilir yoksa hayır kurumlarına, vakıflara da verilebilir mi?

Fitre yardım kuruluşlarına değil yoksullara, ihtiyaç halindeki insanlara verilir. Bu sebeple fakire vermek gerekir ama zekat hayır kuruluşlarına verilebilir. Ama hayır işlerinde kullanıldığından emin olunan kuruluşlara verilmelidir. Yerine ulaşacağından eminsen vermende bir mahsur yoktur.

İnsanların aklında Ramazan’la birlikte beliren en büyük soru da imsakta ezanın erken okunup okunmadığı. Gerçekten de imsakta ezan erken mi okunuyor?

Şimdi imsak astronomi kurallarına göre hesaplanıyor. Zaten üç türlü tan vardır. Birisi astronomi kurallarına göre hesaplanan tan, Notik Tan, Sivil Tan. Astronomik Tan, atmosferin 400 km üst tarafına güneş ışınlarının ilk geldiği andır. Asronotlar yıldızları gözledikleri için, o andan itibaren rahat gözlem yapamazlar ve o ana tan derler onlar. Onun yeryüzüyle alakası yoktur. Notik Tan da denizcilerin tan anlayışıdır. Denizciler ufuk çizgisinin belli belirsiz olduğu ilk ana derler. Sivil Tan ise, her şeyin sabahleyin seçilebileceği andır. Bunların üçü de oruç için uygun değildir. Ama oruç için uygun olan doğu tarafında ışık yoğunluğu oluşması ve bu ışık yoğunluğu ile alt yeryüzünde karanlık alan, gökyüzünde de aydınlanmaya başlamış yeni bir alanın oluşması lazım. İşte net bir şekilde ayırt edildiği zaman oruca başlanır.

TÜRKİYE’DE 1 SAAT ÖNCE ORUCA BAŞLANIYOR

Şuanda Türkiye’de astronomi prensiplerine göre takvimler hesaplanıyor. Tan yerinin ağarmasına ihtimal olmadığı bir saatte insanlar oruca başlanıyor. Bu bir hatadır. Bu hatanın ilk başlangıcı Osmanlı’ya uzanır. İlk bu hatayı yapan da Ahmet Muhtar Paşa’dır. Türkiye’de güneş doğumundan bir saat öncesine kadar yeme içme devam edebilir. Kuzeye doğru çıktıkça bu süre biraz daha uzar.

ASTRONOMİK HESAPLA KUTUPLARA YAKIN YERLERDE İBADET İMKANSIZ OLUYOR

Zaten bu astronomi kurallarına göre hareket edildiği için, kutuplara yakın yerlerde namaz olmuyor, oruç olmuyor gibi şikayetler ortaya çıkıyor. Ama Kur’an’a göre hareket edilse bunun olmadığı yer yoktur. Bugün 45 derece enlemin kuzeyindeki vatandaşlar çok ciddi sorunlar yaşıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı oraya bir fetva gönderip 120 dakika geçince yatsı kılın, 130 dakika önce imsak yapın, bu bizim takdirimizdir diye. Bu karar kendi içerisinde son derece yanlıştır. Ama kendi içinde bu yanlışlıktan bir doğru çıkmıştır. Çünkü bu saatlere göre çoktan yatsı bitmiş, çoktan güneş doğmuş olur. Şimdi buralarda yaşayıp da oruç tutan insanlar dışarı çıkıp ufka baksınlar, ona göre oruç tutsunlar.

BEN TAKVİM KULLANMIYORUM

Ben 1977’den beri hiç takvimlere uymam, İnşallah Müslümanlar akıllanır da bu asla kabul edilemeyecek hatayı sürdürmezler. Şimdi bir söz var, bir kuyuya bir deli taş atmış 40 akıllı çıkaramamış. Ama bu defa kuyuya taşı akıllı attığı için onun bir bildiği vardır deniyor ama bu durum oldukça büyük bir yanlıştır.

Peki, hocam son olarak Ramazan’da insanlara ne önerirsiniz?

Ramazanda da Ramazan dışında da Allah’ın emirlerine kesin olarak uymayı öneririm bir de Allah’ın dinini Allah’ın kitabından öğrenmelerini öneririm. İnsanlar Kitap’tan uzaklaştıkça İslam’ı kendileri için işkenceye dönüştürüyorlar, oysa İslam Kur’an’a göre yaşanırsa güzeldir.

8sutun

Reklamlar

Ağustos 31, 2009 - Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, ibadet, islam, Oruç, Ramazan, Türkçe | , , , , , , ,

Henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: