VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Abdülhamid’in ağzından Ermeni meselesi


Abdülhamid’in ağzından çok çarpıcı Ermeni röportajı ve hükümette çalışan Ermenilerin isimleri…

1893’te ABD Büyükelçisi Terrell’i kabul eden Sultan Abdülhamid, Saray’daki Ermeniler ve Ermeni meselesiyle ilgili düşüncelerini aktarmış. 1897’de yayımlanan görüşme, hariçteki ‘kışkırtmayı’ yansıtıyor.

1893-1896 arasında ABD Büyükelçisi olarak İstanbul’da görev yapan Alexander Watkins Terrell’e (1827-1912) ait bu yazı, Terrell’in İstanbul’da bulunduğu sırada Sultan II. Abdülhamid’le yaptığı bir görüşmeyi yansıtıyor. Eşiyle birlikte Yıldız Sarayı’na kabul edilen Büyükelçi Terrell, o dönemde sınırlı sayıda yabancıya nasip olan bu olayın tüm ayrıntılarını Century Magazine isimli dergiye (aylık) yazmış. Sultan’a yönelttiği sorulara aldığı cevapların yanı sıra İstanbul, Yıldız Sarayı ve Sultan’a ait izlenimlerine de yer veriyor Terrell. 6 sayfalık metin, derginin Kasım 1897 sayısında yayımlanmış. Bahse konu dergi, ABD Kongre Kütüphanesi’nde kamuya açılmış. Terrell, yazısının büyük bölümünü o günlerde Batı’da tartışılan Osmanlı Ermenilerine ayırmış. II. Abdülhamid ile Osmanlı devletinin meseleye yaklaşımını bizzat Sultan’ın ifadeleriyle aktarmış. Görüşme 1890’larda gerçekleştiği için, Ermeni meselesinin Avrupa ve ABD’de nasıl algılandığını, dönemin diaspora Ermenileri ile onları destekleyen Hıristiyan misyonerlerin tutumlarını yansıtıyor. Yani 1915’e uzanan sürecin sinyalleri değerlendiriliyor. Hem de Sultan Abdülhamid’in verdiği cevaplar, örnekler üzerinden…

New York’ta 1880’de kurulan ve 1930’a kadar yayınını sürdüren Century Dergisi’nde ‘Sultan Abdülhamid ile Röportaj’ başlığıyla verilen yazının diğer önemli noktaları şöyle:

Sebep ne olursa olsun, kesin olan bir şey var ki Sultan’ın kendisinin ve davranışlarının Amerikan basınında yer alan yansımaları genellikle yanlışlar ve suçlamalarla doludur.

Sultan, Osmanlı’da son zamanlarda yaşanan kargaşaların, ABD basını tarafından hiçbir zaman doğru bir şekilde verilmediğini söyledi ve kendisinin söyleyeceklerini Amerikan halkının bilmesini sağlayacağımı umduğunu belirtti. Ardından şöyle devam etti: “Tatarlar ve Perslerin sürekli işgalleri altında ezilmiş olan Ermeniler çok büyük sayılarda göç etmeye başladılar ve Osmanlı idarecilerinden korunma elde ettiler. Onlara nazikçe ve misafirperverane davranıldı. Sürekli olarak savaş içerisinde olan hiçbir ülke, endüstriyel ve ticari bir arayışın peşine düşemez. Bu yüzden ilk sultanlar hep fetihle meşgulken, tüm ticari alanlar ve üretim alanları Hıristiyanlar, başlıca da Ermeniler tarafından tekelleştirildi. Dinlerine karşı da hoşgörü gösterildi, Müslümanlar Allah’a ibadet eden bütün dinlere karşı müsamahakârdır. Böylece Ermeniler gelişti ve dört yüzyıl boyunca Osmanlı idaresi altında kaldılar. Osmanlı İmparatorluğu’nun bankacıları, üreticileri ve müteahhitleri oldular. Tarihî kiliselerinde ve manastırlarında açık bir şekilde ibadet ettiler, ihtiyaç olduğunda da yeni ibadethaneler inşa ettiler.

Kur’an-ı Kerim, zulmü yasaklamışken ve savaş hâlleri dışında Allah’a inananların korunmasını şart koşarken, bir Müslüman dinî sebeplerle bir Ermeni’yi nasıl öldürebilir?

Sultan, Ermenilerin başına gelen felaketlerin sebebinin dinleri olmadığı hususunda bazı deliller sundu: “Babam Sultan Abdülmecid tarafından Ermeni asıllı olan Dadian’a, kraliyete ait bir barut fabrikasının kontrolü teslim edilmiş. Biz çocukken babamın, beni ve kardeşimi Dadianların evine götürdüğünü ve orada iki gece uyuduğumu hatırlıyorum. Babam Sultan Mecid, Dadian’ı memnun etmek için ona evinin bitişiğinde büyük bir arsa da verdi. Kendi imkânlarıyla burada bir kilise inşa ettirdi ki soğuk havalarda buraya gidebilsin, ibadetini yerine getirebilsin. Bir Ermeni olan Kuetzroglian, sarayın tüm giyim, mücevher, mobilya işleriyle ilgilenmek için görevlendirilmişti. Bizim büyük bir gözdemiz olmuştu. Boğaz’da Asya tarafında bir evi vardı ve çok zengin olmuştu. Kraliyete ait darphanenin tüm sorumluluğu Agop Efendi adlı bir Ermeni’deydi. Zenginlik elde etmeyi çok iyi biliyordu, kendisi de çok zengindi. Bir diğer Ermeni, Gümüşgerdan, saray kadınlarının giyimlerinden sorumluydu. Hâlâ burada yaşıyor ve oldukça zengin. Ermeni Balyanlar, babadan oğla geçen bir gelenekle Osmanlı sultanlarına nesiller boyunca saraylar inşa ettiler. Dolmabahçe, Çırağan, Beylerbeyi, Yıldız ve benzeri… Bunlardan biri de şimdi benim mimarım. Ermeni Bakan Artin Paşa babamın Dadian’a verdiği Beşiktaş’taki büyük evde yaşıyor. Bayındırlık işlerini idareden sorumlu bakanım Michael Efendi de bir Ermeni. Bütün kamu arazilerinin ve bana ait gayrimenkullerin kontrolü onun elinde. Birçok Ermeni, onun isteğiyle ve benim onayımla ofiste tutulmaktadır. Size burada çalışanların isimlerinin ve aldıkları maaş miktarının listesinin verilmesini sağlayacağım (Yandaki liste).”

“Ermeni bir ciltçi geçtiğimiz ağustos ayında şehirde yaşanan kargaşalardan sonra Amerika’ya kaçtı. Bana bir mektup yazdı, İngilizce bilmediğinden dolayı iş bulmakta zorlandığını ve geri dönmek istediğini söylüyordu. Şimdi Hıristiyanlar, benim söyleyeceklerime çok zor inanıyorlar, bu adamın geri dönebilmesi için kendisine bin frank gönderilmesi talimatını verdim.”

Sultan, kendi hükûmeti veya halkının hiçbir Hıristiyan’ı dinî inançlarından dolayı cezalandırmadığını defalarca tekrar etti.

Sultan’a misyoner Cyrus Hamlin’in Aralık 1893’te Independent’te yer alan; Ermeni devrimcilerin kendi halklarına karşı şiddet uygulamaları için kışkırtmak ve Hıristiyan dünyasının sempatisini kazanmak amacıyla Türklere zulmetmek ve evlerini ateşe vermek niyetinde olduğuna dair bilgileri sundum.

Sultan, Yunan bölgesindeki kargaşa konusunda şöyle konuştu: “Maalesef Hıristiyan ve Müslüman tebaa arasındaki çatışmalar hakkındaki gerçek, Hıristiyan gazetelerinde hiçbir zaman yayımlanmadı. Hiçbir Müslüman, eğer Allah’a inanıyorsa, dinî inancından dolayı bir adamı cezalandıramaz… Hıristiyan Avrupa’sı, 1827’deki Yunan devriminde askerlerin aşırılıklarından dolayı Osmanlı İmparatorluğu’na karşı kışkırtma yaparken, bir şehirde teslim olan 27 bin savunmasız Türk’ün öldürülmesine tepki göstermiyor.”

Sarayda ilk akşam yemeğimde masanın başına Sultan oturdu, sağında eşim, solunda da ben vardım. Osman Paşa, İsmail Paşa, Veziriazam ve diğer bakanlar da geri kalan konuklardı… Masa servisi ve dekorasyonlar, yemek odasının muhteşemliği, Hıristiyanlar dışında kimsenin içmediği şarapların mükemmelliğini hiçbir şey geçemez. Her paşa, rütbesini gösteren yıldızlar ve süslemelerle kaplı şeyler giyiyordu.

Sultan, İzmir ve Mezopotamya eyaletlerinde, İmparatorluğa benim tarafımdan tanıtılmış, tatlı patates yetiştirilmesindeki başarısını açık bir memnuniyetle aktardı.

Abdülhamid’in Osmanlı Sultanı olmasının yanı sıra 106 milyon halkıyla Muhammedî dünyanın da ruhani lideri olduğu hatırlatıldı. Tebaasının kendisine gösterdiği aşırı sevgi karşısında insan şaşırmıyor.

Her ne kadar şehzade iken Fransız eğitimi alsa da Sultan her zaman Türkçe konuşuyor… Yıldız’da bir saray kütüphanesi kurulmuştu. Kütüphanenin rafları, ABD’nin ve Avrupa’nın başlıca ülkelerinin standart yazarlarının kitaplarıyla doluydu. Burada ayrıca Arabistan’ın bilim, sanat ve şiirin beşiği, Avrupa’nın ise cehalet içerisinde olduğu dönemde yazılmış Arapça eserler de bulunuyordu.

50 yaşını geçmiş olan Sultan, orta boylu, teni açık zeytin renginde, koyu saçlı, yüksek alınlı ve büyük koyu kahverengi gözlü birisi. Yüzünde çoğunlukla üzüntülü bir ifade var. Sultan’ın kendi giyimi her zaman sade. Kırmızı bir fes, frak, koyu mavi pantolon, sert deriden imal edilmiş ayakkabı giyiyor. Çelikten kını olan ve elinin altında tuttuğu bir kılıç kostümünü tamamlıyor. Yanlız bayramlarda renkli giyiniyor. Altınlarla kaplı bir tahtta, ihtişamlı giyinmiş sivil ve askerî yöneticilerin tebriklerini kabul ediyor.

Teksaslı süvarilerin tuğgeneraliydi
Alexander Watkins Terrell, 3 Kasım 1827’de Virginia’da doğdu. 1832’de ailesi Mississippi’ye taşındı. Missouri Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Booneville’de hukuk okudu. 1849’da Missouri barosuna kabul edildi. Teksas’a taşındıktan (1852) sonra İkinci Bölge Mahkemesi’nin yargıçlığına getirildi. 1863’te Arizona Tugayı, Birinci Teksas Süvari Alayı’na binbaşı olarak girdi; yarbay ve ardından albaylığa terfi ettikten sonra Mansfield ve Pleasent Hill savaşlarına katıldı. Bu dönem Teksas Süvarileri’ni komuta etti. 1865’te tuğgeneralliğe yükseltildi. İç savaşın sonunda Mexico’ya gitti, kısa süre İmparator Maximilian’a hizmet etti. 1876’dan 1883’e kadar 4 dönem Teksas Senatosu’nda görev yaptı ve 1891’de Teksas Temsilciler Meclisi’ne seçildi. ABD Başkanı Grover Cleveland kendisini Osmanlı İmparatorluğu’ndan sorumlu tam yetkili büyükelçi-bakan (1893-1897) olarak atadı. 1903 ve 1905’te iki kez daha eyalet temsilcisi olarak seçildi. 1909-1911 arasında Teksas Üniversitesi Yönetim Kurulu’nda yer aldı. Aynı zamanda Teksas Eyaleti Tarih Birliği’nin başkanıydı. İlk eşi ve beş çocuğunun annesi Missouri’li Ann Elizabeth Boulding 1890’da öldü, Tekaslı ikinci eşi Sarah D. Mitchell 1871’de hayatını yitirdi. Üçüncü kez Anne Holiday Anderson Jones ile evlendi. Terrell 9 Eylül 1912’de Mineral Wells’te öldü ve eyalet mezarlığına gömüldü.

1890’larda Osmanlı Hükümeti’nde çalışan Ermenilerin listesi *

Adı Görevi Maaş/Kuruş

Micael Paşa Bayındır Bakanı 24 000

Artin Zeku Efendi G.Menkuller B. Direktörü 3 000

Hikiman Efendi Orman Müfettişi 3 000

Agop Efendi Darphaneden Sorumlu 2 000

Joseph Efendi Suriye-Şube Direktörü 2 500

Kevrok Efendi Edirne-Şube Direktörü 2 500

Leon Efendi Edirne-Çiftlik Direktörü 2 500

Kirkor Pashyan Selanik-Çiftlik Direktörü 2 500

Ussep Efendi Mimarlık Bürosu 2 500

Avedis Efendi Halep-Gayrimenkul Ofisi 2 250

Andon Efendi Komisyon Üyesi 2 000

Nikolaki Efendi Mimarlık Bürosu Direktörü 1 850

Navum Efendi Kâtip-Muhasebe Bürosu 1 500

Parsek Efendi Kâtip-Yasal İşler Bürosu 1 500

Yossef Efendi Kâtip Şefi 1 500

Hamparsum Doktor 1 500

Kiosseyan Efendi Kâtip-G.Menkuller Bürosu 1 400

Carebat Efendi Muhasebeci 1 400

Abaraham Efendi Müfettiş 1 200

Sahak Efendi Kâtip-Muhasebe Bürosu 1 100

Stepan Efendi Kâtip 1 100

Mohses Arslam Kâtip 1 100

Agop Efendi Suriye-Mülkiye Sekreteri 1 000

Vahan Bey Doktor 1 000

Mıgırdıch Efendi Mülkiye Sekreteri 0

Horsak Efendi Selanik-Makine Mühendisi 750

Hazar Hamamcı 750

Shaisan Efendi Bağdat-Teknisyen 600

Carebet Yıldız Sarayı-Kutu Üreticisi 600

Siroon Efendi Kâtip 400

Dicran Efendi Musul-Kâtip 350

Mithran Saatçi 350

Mihran Efendi Ormancı 300

Hamparsum Takunya İmalatçısı 300

Sahak Kahveci 170

Artin Ahçı 230

Antranik Çöpçü 200

(*) Sultan Abdülhamid’in Terrell’e verdiği Osmanlı Hükümeti için çalışan sivil Ermenilerin listesi. Liste, toplam 106 kişiden oluşu-yor. O dönemde 1 gümüş kuruş, 4,5 ABD senti ediyor. Maaşların aylık toplamı 110.655 kuruş.

(Haber: Mesut ÇEVİKALP- Aksiyon dergisi)

Reklamlar

Ekim 19, 2009 - Posted by | Armenia, Diziler, Ermeni Meselesi, Genel, Haber, Roportaj, tarih | , ,

5 Yorum »

  1. Abdülhamid Atatürk ve Hiç_LER
    VAHŞİ ZionHACLI_YAHUDİ MaSoN Emperyalist Sömürgeciligi 150 yildan beri AYNI silahla YöNeTenLERimizDEN almaya DEVAM ettigi halde çözüm geliştireMedik HALEN de AYNI Tehdit karşisinda çok KIRILganiz Silah 2 TIRTIL agizli 1 Biçak 1 agzinda IMF WorldBank AB NATO vs.. iktisat dişleri var öbür agzi ise insan hakları SöMüRüSü ile ZeHirLi Her durumda karşisindaki muhatabini Suçluluk Duygusu ile Rehin aliyor ; Efendim yönetenlerimiz kendilerini rehin aldirtMAsin! Nasil direnecek ki? Başlangiçta -Tanzimat öncesinde- Ekonomiyi düzeltmek için degil DEBDEBE ve SEFAHAT için kullanilan Diş Borçlara karşi ülke Rehin verilmiş Bu yüzdendir ki iLK EL Açişimiz ZionHACLI_YAHUDI Mason Bati BASINi tarafindan Müjde Türkler borçlanmayı kabul etti başliklariyla kutlanmiştir Böylece Biçagin TIRTIL yüzü boynumuza dayatilirken AZINLIKLAR üzerinden de insan haklari SAHTEciLiGiYLe ülkenin tamami BogazLandi O günden sonra bizi yönetenlerin neredeyse tamami her uluslararasi ilişkide masaya suçluluk duygusuyla oturur oldular Çift agizli biçak yöntemini iLK keşfeden CennetMekan Hakan II.Abdülhamid oldu Suçluluk duygusunu UMURSAMAdan Düşmani Kendi Yöntemleriyle ZORLAmaya çalişti Dünya siyasetinin öncü çilingirleri olarak altin çagini yaşayan Gizli Servisler gerçegini yakalayan YeTeNeKLi ve BeCeRiKLi Padişah önce Ingilizlerin ayağına basmanın yollarını aradı Gerçi sıkı biçimde kurumlaştıramadı ama istihbarat denen FENni kullanmada Hayli Mesafe aldı Belki bu becerisinde vehimli olmasının da payı vardı! Ancak kökünü başka yerde aramayıp ülkenin tarihi ve geleceği ile özdeşleşebilen her insan böyle 1durumda OH iyi ki vehimli imiş der! Meşhur Yetenekli ve Becerikli FEDAiLeR örgütü Teşkilat-i MAHSUSA CennetMekan AbdülhamidLe beliren çağdaş Devlet Bilincinin ürünüdür İttihatçılar elinde yer yer iç çalkantılar üretecek biçimde kullanılmış olsa da bu süreçte yeni zamanların Derin Devlet ihtiyacı yönetime talip kadrolarca kavranmıştı Esasen CennetMekan II.Abdülhamid bunun için Kızıl Sultan ilan edilmiş ve Kendi Milletine dahi öyle ögretilmiştir VAHŞİ ZionHACLI_YAHUDİ MaSoN SöMüRGeCi Emperyalist Batinın sessiz yargısı şudur: Gerileme döneminden sonra tam da Türk topraklarını parça parça yutacağımız sırada Suçluluk Duygusu ile hareket etMeyen şuurlu ilerici maharetli CennetMekan 1Sultan çıkıyor Rehin olmayı REDdediyor Tedbir geliştirmeye çalışıyor bilinç tohumları ekiyor eğitimi canlandırıyor öyle mi? OLAMAZ! Derhal bu VatanSever ONuRLu bilincli Sultandan kurtulmamız gerekir! Hem de hatırasını bile milletinin beyninden ve kalbinden KAZIMAMIZ şart! Sonrası MALUM içimizdeki GAFLET DALALET ve İHANET ehli ZionHACLI_YAHUDI MASON AZINLIKLAR ile bu işi becerirler! Arkasından CennetMekan Onurlu Mustafa Kemal zuhur eder ve Suçluluk Duygusunu TANIMIYOR ama ömrü vefa etMez İsmet İnönü ile Türkiyeye pısırıklığı sistemleştirir Dün Kızıl Sultan diyerek II.Abdülhamidin temsil ettiği VAHŞİ Batı sömürgeciliğine Direnç Bilincini kazımak isteyenler şimdi de AYNI şeyi CennetMekan Onurlu Oğuz Gazi Mustafa Kemal için yapıyorlar Dün bu işi yapanlara Düvel-i MUAZZAMA diyorduk BuGüN ise SaDisT Arz-ı MeVuDçu SiYonisT GeRiCi PoTaMyaBaBiLoN Çetesi İrticacı Mikrop MaSoN TaKiYeCi İSRAİL_AB_D imf_WB NATO diyoruz Burada da 2ağızlı Bıçak kullanılıyor 1ağız SAHTEKAR ResepSiyon_ist Heykel Tören Atatürkçüleri SaYeSiNde DiNi DuYGuLaRı ReNCiDe ederek ZionHACLI_YAHUDI MaSoN SöMüRGeCi Emperyalizmin Öncü Düşmanı Mazlum Müslüman Milletlerin Cefakar Fedakar Vakar tevazu mütevazi Onurlu Oğuz Öğretici Önderi cennetMekan Gazi Mustafa Kemal ile Türkmilleti arasındaki Bağı zayıflatmaya çalışıyor Öbür ağız ise Kemalizme yüklenerek aslında sahtekar Heykel Tören Atatürkçülerinin kavrayıp özümseyeMEdiği Hakiki TAM Bağımsızlık istiklal-i TAM istiklal ve Kişilik damarını kurutmayı hedefliyorlar 130 sene boyunca suçluluk duygusuyla hareket etMeyen sadece 2 BüYüK Devlet Adamı gördük onları da Topluma 1birinin ZIDDI olarak DAYATtık! Devlet bilincinin 2 Zirvesini oluşturan RUHLARI Sad olsun CennetMekan Hakan II. Abdülhamid ve CennetMekan Gazi Mustafa Kemal Atatürk arasındaki BiRliği KAVRAyıncaya ve TANITINCAYA kadar Her iKiSiNi doğru ANLAyıp BENiMSEyen iktidarlara kavuşuncaya kadar PKK TüRü Maşalar kullanan VAHŞİ SaPıK SaDisT Siyonist ZionHACLI_YAHUDI MASON SöMüRGeCi Emperyalist kirli KANLI kahbe Kalleş GüçLerden TorunlarIMIZ dahi ! – dahada ! çekeceğimiz vardır
    =================
    Hz MUHAMMED sav Kıyamet günü Alimlerin mürekkebi ile şehitlerin kanı tartılır
    Alimlerin mürekkebi ağır basar Alimlerin mürekkebinin şehitlerin kanindan daha kiymetli oldugunu KAVRAdigimizda daha AZ şehit verecegiz Türk Milletinin Haysiyetli şerefli 1millet olarak yaşamasi ancak TAM bagimSiz istiklali TAM istiklal olmaktaDIR Türkün haysiyet izzeti nefis kabiliyeti cok Yüksek büyüktür Asirlardir HüR BagimSiz yaşamiş Hürriyet bagimSizligi 1yaşama geregi saymiş 1kavmin KAHRAMAN evlatlari KURANI KERiM de Cenab-i ALLAH in (cc) ORDUM dedigi Millet TÜRK Milleti BagimSiz YaşaMamiştir YaşayaMaz YaşaMayacaktir ASLA !!!

    Yorum tarafından Ömer Lütfi Mete | Temmuz 13, 2011 | Cevapla

  2. OSMANLIOĞULLARI VE AYDINLARIN ANLATIMIYLA İMPARATORLUĞUN YÜZÜK TAŞI: II. ABDÜLHAMİD
    http://kayseri.net.tr/yazar.asp?yaziID=6512

    Yorum tarafından Oğuzhan Saygılı | Kasım 28, 2011 | Cevapla

  3. Ermenistan Açılımı Ve Geleceği
    http://www.kackargazetesi.com/yazar_808__Ermenistan-Acilimi-Ve-Gelecegi.html

    Yorum tarafından Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin | Şubat 11, 2012 | Cevapla

  4. Mandacı Zihniyet ve SeLaNiKte kurulup Osmanlı Devletinin SoNuNu HaZıRLaMıŞ olan Ucu dışarıda Gizli CeMiYeTlerin bazı NüFuS sahibi üYeLeRinin vatanSıZlığı mârifet saymaları OLMASA Türk Osmanlı Sultanları devletin kurulmasından iTiBâRen çeşitli güçler veya milletler arasında Denge Siyaseti gütmüşlerdir En çarpıcı misâl de 1890 ile 1905 arası dünyanın En belâlı Batılı güçlerin 6kıtada sömürgeler kapmak için her yere Azgınca saldırdıkları dönemde BiLe II. ABDÜLHAMİT HANın çok başarılı 1denge Siyaseti ile 33 yıl 1Karış Toprak kaybetMemesi idi
    http://www.yenidenergenekon.com/128-oktay-sinanoglundan-bir-yorum/

    Yorum tarafından Oktay Sinanoğlu | Mayıs 28, 2012 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: