VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

İsrail Sözcüsünün dili tutuldu …. Jon Snow vs Mark Regev

Yahoo Video Link : http://video.yahoo.com/watch/7633420/20269520

Mavi Marmara Yardım gemisine saldıran israil dünya medyasından sert tepkiler almaya devam ediyor. Ünlü program sunucusu Jon Snow İsrail sözcüsü Mark regevi rezil etti.Sorular karşısında şaşkına dönen Mark regevin dili tutuldu.. Okumaya devam et

Haziran 10, 2010 Posted by | English, Filistin, Genel, israel, Tartışma, Televizyon, TV, Usa, Video, War, Zionism, İsrail | , , , , , , , , | Yorum bırakın

28 Şubat şahitleri Aksiyon’a konuştu

28 Şubat’ın şahitlerinden eski DYP’li Hikmet Aydın, “İstifa etmezsen darbede ilk seni alacaklar diye tehdit edildim” derken Çiller’in danışmanı Karaca da, Susurluk tepkisini, 28 Şubat cuntasının yönettiğini söyledi.

Aksiyon Dergisi, 28 Şubat sürecinin şehitlerini konuşturdu. Tansu Derginin bugün piyasaya çıkan sayısında, 28 Şubat sürecine ilişkin çarpıcı bir dosya yayınlanıyor. Dergi, siyasi tarihe ‘post-modern darbe’ olarak geçen olayın 12. yılında dönemin iki şahidini konuşturdu. İstifalarıyla Refah-Yol Hükümeti’nin yıkılmasına sebep olan milletvekillerinden Hikmet Aydın ve DYP lideri Tansu Çiller’in danışmanı Şükrü Karaca. Derginin haberine göre, iki ismin anlattıkları o dönem perde arkasında yaşanan gelişmeleri ifşa ediyor.

Hikmet Aydın, 1977’de yaşanan ‘Güneş Motel olayı’nı hatırlatacak cinsten hadiselere şahit olmuş. DYP’den istifa etmesi için darbeyle tehdit edildiğini kaydeden Aydın, tehdidi yapan ANAP’lı bir yöneticinin ismini de veriyor. Daha sonra yardımcılığını yaptığı ANAP’lı yönetici Erkan Mumcu, Aydın’a, “Askerler darbe yapacak, ilk seni alacaklar” diyor. Mumcu bu iddiaya şu cevabı veriyor: “Ben o adamın yüzü bile hatırlamıyorum. Kimsenin ciddiye almadığı adamla beni muhatap etmeyin. 28 Şubat’a karşı duruşum bellidir.” Aydın’a göre, Refah-Yol ortağı DYP resmen kundaklandı ve ardından parayla Hüsamettin Cindoruk liderliğindeki Demokrat Türkiye Partisi Okumaya devam et

Şubat 23, 2009 Posted by | Araştırma, Arşiv, Askeriye, Güncel, Genel, Haberler, Siyaset, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Vadi’nin Kılıç’ı Yunanistan’ı ayaklandırdı

Kıbrıs Barış Harekatında elleri bağlı savaş esirlerini öldürdüğünü açıklayan tiyatrocu Atilla Olgaç diplomatik krize yol açtı.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum basını ayağa kalktı. Rum anneler, TV’lerde canlı yayınlara çıkıyor ve ‘’Barbar Türk tiyatrocunun öldürdüğü belki de benim oğlum’’ diyor. Atilla Olgaç bugün ‘’Yalan söyledim’’ diyerek çark etti. Genelkurmay da açıklama yapacak.

Konuk olduğu bir TV kanalında, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, biri 19 yaşında elleri arkasından bağlı savaş esiri olmak üzere, toplam 10 kişiyi öldürdüğünü açıklayan tiyatrocu Atilla Olgaç, Türkiye ile Yunanistan arasından diplomatik skandala yol açtı. Rum basını da Olgaç’ın ifadelerini delil göstererek ‘’Barbar Türkler’’ söylemlerine başladı. Olgaç’ın ‘’Eyleminin’’ Türkiye’nin de taraf olduğu Cenevre sözleşmesine aykırı olduğu bildirildi. Olgaç ise gelen tepkiler üzerine çark edip ‘’Yalan söyledim’’ dedi.

GENELKURMAY DA RAHATSIZ

Olgaç’ın açıklamalarından Genelkurmay Başkanlığının da rahatsızlık duyduğu ve Olgaç’ın KKTC’deki askerlik süre ve görevine ilişkin bir açıklama yapacağ Okumaya devam et

Ocak 24, 2009 Posted by | Arşiv, Askeriye, Avrupa, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Savaş, Tartışma, Turkiye | Yorum bırakın

İsrail’e karşı dijital savaş

İsrail’e karşı dijital savaş
İsrail’in Gazze saldırılarına karşı bir etkin kampanya daha başlatıldı. Verilecek E-mail, faks ve telefonlarla tepkiler Obama’dan İsrailli savaş suçlularına kadar ulaşacak.

Haber Merkezi / TİMETURK

Dünyanın farklı yerlerinden İsrail’e tepkiler ve protestolar çığ gibi büyürken, İsrail’in Gazze saldırılarına ve insanlık dramına karşı bir etkin kampanya daha başlatıldı.

Başarılı diye tabir edilebilecek bir “e-mail kampanyasından” sonra sıranın bir sonraki aşama olan “savaş suçlularına faks ve telefon” aracılığıyla tepkilerin dile getirilmesi olduğu ifade ediliyor.

Yeni başlatılan kampanyanın hedefleri şu şekilde sıralanıyor:

1. Telefon, cep telefonu ve faks numaralarını savaş ve Siyonizm karşıtı mesajlarla bombardımana tutun. Bu, telefonla aramak ya da faks çekmenin dışında SMS yoluyla bile olabilir.

2. Savaş suçlularının vakitlerini alabildiğince çok boşa geçirmelerini sağlayın. Bazıları TV ekranlarında yalan ve öfke yaymaktan başka hiçbir işle uğraşmıyor. Filistinli çocukları ve sivilleri öldürmeyi haklı göstermeye çalışıyorlar.

3. Direkt olarak onlara yaptıkları işin iğrençliğinden ve bunu hemen durdurmaları gerektiğinden bahseden mesajlar gönderin.

4. Onlara Gazze’deki savaş suçlarından sonra dünyanın Filistinlilere ne kadar çok destek verdiğini gösterin.

Savaş suçlusu Mark Regev’le başlayalım, başbakanın uluslar arası basın danışmanı

Cep telefonu: +972-5-0620-3264 ve ofis telefonu +972-2670-5354. Eğer e-mail yollamak isterseniz şu adresi kullanın mark.regev@it.pmo.gov.il

Ikinci savaş suçlusu savunma bakanlığındaki Shlomo Dror

Cep telefonu: +972-5-0629-8148 ve ofis telefonu +972-3697-5339, faks numarası ise +972-2670-5602.

Öncelikli olarak e-mail göndermek isterseniz e-mail adresi mediasar@mod.gov.il

Üçüncü savaş suçlusu İsrail donanmasından Binbaşı Liebovitz

Cep telefonu: +972-5-781-86248

Kampanyada ayrıca “irtibat bilgilerine rastladığınız İsrail savaş suçlularından biri olursa (haitham.sabbah@gmail.com) adresine yollayabilirsiniz deniliyor. Bir diğer önemli nokta ise yine aynı kampanyada Olmert ve adamlarına ulaşıp, onlara dijital bombardımanda bulunabilmek için aşağıdaki link veriliyor:

http://www.pmo.gov.il/PMOEng/ PM+Office/Contacts/

Ve son bir hatırlatma telefonların önünde bulunan “0” kaldırılıp, + 972’nin çevrilmesi örnekle anlatılıyor. Öğreğin: Ehud Olmert’in telofon numarası 02-670-5555, israilin ulusşar arası alan kodu olan +972 başa getirilecek ve sıfır atılıp şu şekilde çevrilmiş olacak +972-2-670-555, faks numarası 02-670-5475, +972-2-670-5475 olarak tuşlanacak

Kampanyanın sonunda her zaman yapılabilecek daha çok şeylerin olabileceği belirtilerek İsrail meclisindeki üyelerle alakalı şu link veriliyor:

http://www.knesset.gov.il/mk/ eng/mkindex_current_eng.asp? view=0

Ayrıca İsrail meclisindeki numaraların önüne numaradan once +9722 ilave edin.

http://www.knesset.gov.il/ description/eng/eng_directory. htm

İsrail savunma bakanlığına faks çekmek için: “To: The Israeli Ministry of Defense”, yazın ve +972-3-697-6717 nolu faks numarasına yollayın.
İsrail dışişleri bakanlığına faks çekmek için: “To: The Israeli Ministry of Foreign Affairs”, yazın ve +972-2-5303367 nolu faks numarasına yollayın.

Obama’ya ulaşmak için

http://www.whitehouse.gov/ contact/

Amerikan kongresi için

http://www.visi.com/juan/ congress/
https://writerep.house.gov/ writerep/welcome.shtml

* İsrail cep telefonları aşağıdaki kodlarla başlar:
9725 Israel-Mobile
9726 Israel-Mobile
97251 Israel-Mobile
97253 Israel-Mobile
97255 Israel-Mobile
97256 Israel-Mobile
97258 Israel-Mobile
97252 Israel-Mobile-Cellcom
97257 Israel-Mobile-Mirs
97254 Israel-Mobile-Partner
97250 Israel-Mobile-Pelephone

Ocak 13, 2009 Posted by | Abd, Ahlak, America, Amerika, Araştırma, Arşiv, Askeriye, Örgütler, Üniversiteler, Basın Açıklamaları, Bilgi, Bilgisayar, Bilim, Bilişim, Boykot, Dünya, Dünyadan Tepkiler, Europe, Filistin, Gazete, Güncel, Gündem, Gençlik, Haberler, IHH, ilginç, Internet, Irak, Iran, Iraq, islam, israel, Istatistic, istihbarat, Kitap, Kitaplar, Kudüs Davamız, Masonlar, Medya, Medyatik, Ortadoğu, Palestina, Pc, Program, Programlar, Psikoloji, Reklamlar, Savaş, Silah, Siyaset, Siyasetçiler, Siyonizm, Soru / Cevap, Suikast, Tartışma, Teknoloji, Telefon, Televizyon, Terör, Terror, Turkey, Turkiye, Usa, Web, Wordpress, World, Yahudiler, Yahudilik, Yaşam, İnsan, İnternet Araçları, İsrail | 1 Yorum

Gündemi yakala

Ağustos 17, 2007 Posted by | 18+, Abd, Africa, Afrika, Ahlak, Aile, Al Jazeera, amatör çekim, America, Amerika, Animasyon, Anket, Araba, Arabic, Arapça, Araştırma, Armenia, Arşiv, Askeriye, Asrı saadet, Astronomi, Avrupa, Ayet, Çanakkale, Çeçenistan, Çizgi Film, Çocuk, Önder, Önemli Günler, Önemli Kişiler, Örgütler, Öğrenci, Üç aylar, Ümmet, Üniversiteler, Basın Açıklamaları, Başörtüsü, Bağlantılarımız, Belediyeler, belgesel, Belkiler, Bilgi, Bilgisayar, Bilim, Bilişim, Biyografi, Blog, Blogroll, BM, Boykot, Burs, Cep Telefonu, Chechen, China, Christianty, Cms, Comedy, Data processing, Dünya, Dünyadan Tepkiler, Deneme, Deneyler, Deprem, Dergi, Derin Devlet, Dernekler, Dersler, Design, Deutsche, Dini yazılar, Dinlemeye Değer Mp3ler, Direniş Örgütleri, Diyanet, Diziler, Diğer, Dosya, Download, Dua, Duyurular, Edebiyat, Ekonomi, Enerji, England, English, Ermeni Soykırımı, Etkinlikler, Europe, Evrim, ezgi, Eğitim, Eğlence, Felsefe, Filistin, Film, Fon müziği, Fotoğraf, Fotoğraf Arşivi, Fragman, French, fUTBOL, Fıkra, Gazete, Güncel, Gündem, Güvenlik (Security), Güzel Sözler, Gençlik, Genel, General, Genocide, Gerekli Programlar, Gezi, Gizli Çekim, Grafik, Haberler, Hack, Hadis, Hastalıklar, Hatim, Hayata dair..., Hayvanlar, Hikaye, History, Hristiyanlar, Hukuk, ibadet, IHH, ilahi, ilginç, ilim, Images, India, Internet, Irak, Iran, Iraq, islam, israel, Istatistic, istihbarat, itiraf, Japan, Kadın, Kamera Arkası, Kampanya, Kandil, Karakutu, Karikatür, Köse Yazilari, Köşe yazısı, Kültür, Kemalizm, Kilise, Kim Kimdir?, Kimlik, kisa film, Kitap, Kitaplar, Kişisel gelişim, Klip, Komik, Komik Resimler, Konferans, Konser, Korku, KPSS, Kudüs Davamız, Kuran - Quran, Laiklik, Lisans eğitimi, Makale, Marka, Masaüstü, Masonlar, Müzik, Medya, Medyatik, Memurlar, Mescid-i Aksa, Mesnevi, Metalurji, Middle East, Misyonerler, MiT, Mobil (Cep / PDA), Moda, Movie, Mp3, Multimedia, Music, Namaz, Nasheed, Ne Nedir?, News, Nuclear Energy, Ofis Programları, OKS, Ortadoğu, Osmanlı, OSYM, Otomobil, Oyun, Palestina, Pc, Pkk, Program, Programlar, Psikolog, Psikoloji, radyo, Reklamlar, Religion, Resimler, Romantik, Roportaj, Russian, Sahsî, sanat, Savaş, Sağlık, Science, Seçim, Sendika, Ses Kasetleri, Silah, Sinema, Siyaset, Siyasetçiler, Siyonizm, SoHBeT, Son Dakika, Soru / Cevap, Spanish, Spor, Sport, Stand up, Suikast, Syria, Tanıtım, tarih, Tartışma, Tatil, Türkçe, Türkçe Program, Türküler, Türkce Klipler, TBMM, Tebessüm, Teknoloji, Teknoloji kitaplığı, Telefon, Televizyon, Terör, Terror, Tesettür, Tiyatro, Travel, Turizm, Turkey, Turkiye, TV, Tv Programları, Tv Show, UK, Usa, Video, Wallpaper, War, Web, Web Master Kaynakları, Web Tasarım, Wordpress, World, Yahudiler, Yahudilik, Yardım, Yardımlaşma, Yazarlar, Yazilar, Yaşam, Yök, Yemek Tarifi, Yorumsuz, Zeka oyunları, Zionism, Şarkı sözleri, şiir, İmam Hatip Liseleri, İnanç, İndir, İnsan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, İnternet Araçları, İrtica, İsrail, İş adamları | 6 Yorum

Çölaşan’ın görevine son verildi

Uzun yıllardır Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan Emin Çölaşan’ın gazetedeki görevine son verildiği öğrenildi.

ANKA’nın edindiği bilgiye göre yaklaşık 20 yıldır Hürriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapan Çölaşan’ın gazetedeki yazarlık görevine son verildiği bildirildi. Çölaşan, tatilde bulunması gerekçesiyle yazılarına ara vermişti.

Çölaşan’ın, geçen ilkbahar aylarında Cumhurbaşkanı seçim süreciyle ilgili yazıları nedeniyle Gazete yönetimiyle anlaşmazlık yaşadığı birkaç k Okumaya devam et

Ağustos 14, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar | 1 Yorum

‘Tesettür Otel’e ‘sızmayı’ başardılar !!

Yeni Aktüel dergisi muhabiri ‘kılık değiştip’ uzaydan gelen “tesettürlü insan türünü” incelemek için muhafazakarlarında gidebildiği otele sızdı!…
Nüfusun yüzde 98’nin müslüman, kadınların yarıdan fazlasının örtülü olduğu bir ülkede habercilik adına oryantalist muziplikler yapma alışkanlığı sürüyor.

Yeni Aktüel dergisi, 1980’li yılların Nokta dergisinin başlattığı dindar kitlelere uzaydan gelmiş muamelesi yapan haberciliğe bir yenisini daha ekldi.
1980’li yıllarda bu haberleri yapan muhabirlerin bugün iktidar partisine yakın gazete ve Tv’lerde çalışacak seviyeye ancak geldiklerinden habersiz görünen Aktüel, taze muhabirini bu ahlaksız ajanlık gazeteciliğine göndererek traj almaya çalışıyor

İşte yaşadığı toplumdan habersiz, anadolu insanını aşağılamak için bahane arayan ,oldukça sıradan olay ve olguları ilk defa görüyormuşçasına yalanla karıştırarak Okumaya devam et

Ağustos 10, 2007 Posted by | Başörtüsü, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Tartışma, Tatil, Türkçe, Tesettür, Turizm, Turkiye | 4 Yorum

Genç Siviller’in Köşk rahatsızlığı

Genç Siviller'in Köşk rahatsızlığıDemokrasi yanlısı tutumunu yaptıkları yaratıcı ve eğlenceli eylemlerle ortaya koyan Genç Siviller, Gül’ün Çankaya adaylığına el attı. İşte Genç Siviller’in basın bildirisi:

İşte Genç Siviller’in 12 Ağustos Pazar günü yapacağı basın açıklaması:

ŞEYTAN BU KEZ SAĞDAN YAKLAŞIYOR

Her şey birkaç ay önce başladı.

Önce, mitingler yapıldı, halk böyle istiyor mistifikasyonu yaratılmaya çalışıldı.

Sonra emekli hukukçuları, askerleri, politikacıları naftalin kokulu sandıklardan çıkardılar, bilirkişi diye önümüze koydular.

Koskoca hakimler 367 saçmalığını gözümüzün içine baka baka onayladı.

‘Yok artık bu devirde olmaz’ denen oldu, bir gece yarısı asker muhtıra verdi.

Düdük çaldı, köşelerin en mert ve yetkin diye bilinen kalemleri, güya solda fikirsel temellerini kuranlar biranda özköklerine döndüler ve bila istisna bu sürecin coşkun ve yılmaz savunucuları oldular. Okumaya devam et

Ağustos 10, 2007 Posted by | Basın Açıklamaları, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Malih Gökçek kime ‘şerefsiz alçak’ dedi?

Ankara’da su taşıyan tankerlerin ailesiyle bağlantısı olduğu ve bu yolla gelir sağladığı iddiası Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i adeta çileden çıkardı.

Gökçek kime 'şerefsiz alçak' dedi?

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’da yaşanan su kesintileri üzerine açıklamalarda bulundu.

Ankara’da su taşıyan tankerlerin ailesiyle bağlantısı olduğu ve bu yolla gelir sağladığı iddiası Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i adeta çileden çıkardı. Gökçek iddilara çok sert yanıt verdi.

CNN TÜRK’de özel röportaj veren Melih Gökçek, su kesintilerini bahane ederek yayınlanan yalan haberlerlere sert yanıt verdi. Kesinti uygulanan hastanelere tankerlerle su taşıyarak maduriyetin önlenmesini sağladığını söyleyen Gökçek, ‘bu tankerlerle ailemin iş ilişkisi olduğunu iddia etmek hainliktir, alçaklıktır’ dedi.

Gökçek şöyle konuştu: “İnsanların felaketi üzerine para kazanma yolunu seçmek gibi bir hainlik bir alçaklık olabilir mi? Bize bunu isnat eden şerefsizdir, alçaktır. Ben nasıl böyle bir şey yapabilirim?

Böyle bir iddiayı ortaya atan şahsiyetsiz şerefsiz alçak namussuzdur. Bunun dedikodu olarak ortaya çıkaran da şerefsizdir. Bunu d Okumaya devam et

Ağustos 10, 2007 Posted by | Belediyeler, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Televizyon, Turkiye | Yorum bırakın

SP’den akarsu satışı tepkisi

SP’li Karamollaoğlu, “Fırat ve Dicle havzasının yabancı şirketlere devredilmesi konusu vatana ihanetle eşdeğerdir” diyerek hükümete sert eleştirilerde bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, Edirne İl Başkanlığında yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin en önemli probleminin işsizlik olduğunu belirterek, işsizliği çözmek için gerekli yatırımların bir an önce yapılması gerektiğini söyledi.

Ahlaki ve manevi değerlerin arka plana itildiğini de ileri süren Karamollaoğlu, şunları kaydetti: ”Türkiye giderek darboğaza giriyor. İşsizlik aldı başını gidiyor, vatan topraklarımız satılıyor. Malesef bu hükümet ahlaki ve manevi değerleri geri plana atmıştır. Türkiye bütün dış politikasını ABD’ye ba Okumaya devam et

Ağustos 3, 2007 Posted by | Diğer, Ekonomi, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Kemalizm “tabu” ya da “dogma” mıdır?

Malum; son günlerin en sıcak tartışma konusu AKP’den milletvekili seçilen hukukçu milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül’ün açıklamaları…

Prof. Üskül özetle; “Anayasa ideolojilerden uzak, tüm kesimlere eşit mesafede, yani renksiz olmalı. Kemalizm de bir ideoloji olduğuna göre bu ideoloji anayasadan ayıklanmalı.”

Evet, özetle –mealen- bu görüşü dile getiriyor Sayın Üskül.

Bir anda tepkiler gecikmiyor.. Zira genelde “Kemalist” özelde AKP karşıtları, mal bulmuş mağribi gibi atlıyorlar olaya ve bunun “devletin temeline dinamit” koyma anlamına geldiğini dillendiriyorlar çok geçmeden. İşin ilginci Üskül’e bu eleştirileri yapanların tamamına yakınının dinlere de “dogma” yani “değiştirilemez” ilkesi taşıdığı için acımasız eleştirileri yapanların olması.

Aynı çevreler bu kez de “Atatürkçülüğü ve Kemalizm’i” adeta bir “dogma” gibi algılamış olacaklar ki, dokunulmasına, tartışılmasına bile tahammül edemiyorlar. Zafer Üskül’e gösterilen tepkilerden “Kemalizm bir dogma ya da tabu mudur?” sorusu ister istemez ortaya çıkıyor. Zira, kendilerini “çağdaş” “ilerici” olarak da tanımlayan bu çevrelerin, 80 yıl önce ortaya konmuş ilke ve inkılapları eleştiriyi kabullenememeleri nasıl izah edilebilir.

Türkiye bunu da tartışmalı, gerekirse değiştirmeli, gerekirse de, eğer halkın refahına, düşünce özgürlüğüne “ayak bağlılığı” yapıyorsa bundan kurtulmanın yolları aranmalıdır. Hiçbir ideoloji din ve düşünce, insanlığın mutluluğu önünde engel teşkil etmemeli. Eğer zamanını tamamladığı ve özgürlükleri tıkadığı halde, ya da bazı insanlara baskı, bazı kesimlere de iktidar aracı olarak kullanılıyorsa, te Okumaya devam et

Ağustos 2, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar, Yazilar | Yorum bırakın

T.C kurulus döneminden rezillikler >>’İslam dini, Hz.Muhammed’in icadı’ ?

1931’de T.T.T. Cemiyeti Tarafından yazılan ve 1941 yılına kadar liselerde okutulan Tarih kitaplarında, İslam ve Hz. Muhammed’le ilgili inanılmaz ifadeler yer alıyor.

1931’de T.T.T. Cemiyeti Tarafından yazılan ve 1941 yılına kadar liselerde okutulan Tarih kitaplarında, İslam dini ve peygamberi Hz. Muhammed’le ilgili hakarete varan ifadeler kullanılıyor. Kitapların 2. cildi’nde “İslam Tarihi” başlığı ile verilen bölümde Hz. Muhammed’den “Muhammed” diye söz ediliyor ve “İslam dinini kendisinin icat ettiği, 12 yıl boyunca ancak 150 kadar kişiye İslam’ı kabul ettirdiği” öne sürülüyor. Okumaya devam et

Ağustos 2, 2007 Posted by | Arşiv, Diğer, Eğitim, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, islam, Son Dakika, tarih, Tartışma, Türkçe, Turkiye | 6 Yorum

Erbakan eleştirisine çok sert cevap!

“Bu kişilerin temel derdi güçtür. Güç fetişizmiyle maluldürler. Güç neredeyse oraya meyleder, güç sahipleri adına düşman icâd edip onun paçalarına yapışırlar…”
Hasanali Yıldırım Diye Birinin Hezeyanı

Ahmet N. Güvener’in yazısı

Yetenekleriyle ihtirasları arasında muvazene (denge) bulunmayan insanların önünde üç yol vardır. Ya o tutkulardan vaz geçerler, ki arzu edilen budur. Ya türlü dümenlerle üç kağıtlara girişirler. Ya da alemin gözünde maskara olurlar. Bunlardan çoktur etrafınızda. Üç kağıtla soytarılık arasında gidip gelirler. Üç kağıtlarının tuttuğu yerlerde post serer, numaraları yâhut nefeslerinin bir işe yetmeyeceği anlaşılınca yeni yurtlar, yeni köşeler tutarlar. Eski yurtlarında arkalarından, “Aman boş ver, soytarının tekiydi. Anladığı bir halt da yoktu.” denildiğine aldırmadan çeker giderler.

Bu türlerin bir noktadan sonra ihtiraslarını yetenekleriyle karşılayamamaktan kaynaklanan marazî bir bulaşıklığa düştükleri de sık rastlanan bir durumdur. Ağızlarında belledikleri üç beş laf, ellerinde eski başarısız günlerden kalma bir iki numara bulaşacak, kara çalacak birilerini arar dururlar. Maksat nam yürüsün, ad bilinsin, şan edinilsin. Allahım, böylelerinin şerrinden ve bulaşıklığından cümle ehl-i İslâmı koru! Amin!

Ama Türkçemizin o güzel sözü ne der bilirsiniz: çamura taş atma, üstüne sıçrar. Peki ya çamur size, siz ona taş atmadan sıçrarsa ne yaparsınız. Çukur derinse, ki yazıya konu olan Hasan Ali Yıldırım’ı düşünecek olursak çukur epey derine benziyor, o çukura basarsınız taşı. Doldurur geçersiniz. Dolmayacak çukur yoktur, yeter ki sizde gayret olsun.

Hasan Ali Yıldırım kimdir, diyeceksiniz. Eski ve başarısız bir müteşair (şaircik), satmayan kitaplar yazarı ve Renkli nam dergide kaptığı köşeden Erbakan’a ağız dolusu çemkirmiş bir ayrıntı şahsiyet. Bu ayrıntı şahsiyet Renkli adlı dergide Erbakan’ı şarlatanlıkla suçlamış ve 22 Temmuz’da defterinin dürüldüğünü söylemiş. Ben bu adamın adını hayatımda bir kez duydum. O da bir kitapçıda. Kitapçı arkadaşlardan birisi bir gün, elinde tuhaf kapaklı bir kitap uzattı. “Hayırdır” dedim. Gülerek “Hediyem olsun” dedi. Sebebini sordum. Durup dururken bana kitap hediye etmesine şaşırmıştım. Anlattı. Meğerse bu müteşairin kitabını basmışlar, fakat elde kalmış. Türk okuru ne mutlu ki, yazarın sahtesiyle “kolpa”sını ayırt edecek durumda. Budur. Hasan Ali Yıldırım adını bütün duyuşum budur. Kimdir bu herif-i nâ-şerif diye baktım ve gördüm ki şiirimsiler de karalarmış, gözüne kestirdiği kimselere bulaşmak dışında. Bakın bu müteşairin muhteşe Okumaya devam et

Ağustos 2, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar | 1 Yorum

Türk istihbarat uçağını İsrail uçuruyor

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacını karşılamak üzere İsrail’den kiralanan İnsansız Hava Aracı (İHA), SSM yetkilileri ve askeri uzmanları birbirine düşürdü…

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacını karşılamak üzere İsrail’den kiralanan İnsansız Hava Aracı (İHA), SSM yetkilileri ve askeri uzmanları birbirine düşürdü. İsrail’in İHA işletmesiyle iki yönlü istihbarat açığı doğacağını iddia eden askeri uzmanlara göre İsrail hem PKK hakkında istihbarat toplayacak hem de Türkiye’nin istihbaratlara tepki şeklini istihbarat değerlendirme gücünü ölçecek. SSM yetkilileri ise İsrail’in sadece HİK uçurarak anlamlı bir bilgiye ulaşamayacağını savundu.

SSM DOĞRULADI

İsrail’den kiralanan İHA’yı yine İsraililerin uçuracağını doğrulayan SSM yetkilileri aracın çok geniş bir alanda uçtuğunu belirterek “PKK hakkında hangi bilginin toplandığının İsrail tarafından bilinmesi mümkün değil. 24 saat havada kalan ve Güneydoğu Bölgesi’nin pek çok yeri üzerinde uçan bir İHA’dan gelen bilgilerden hangisi hangi operasyon için elde edildi operatör bilemez” diye konuştu.

UÇAKTA KAYIT CİHAZI VAR

SSM’nin savunmasının geçerli olmadığını iddia eden askeri uzmanlar ise uçakta kayıt cihazı bulunduğunu belirterek şu iddialarda bulundu:

“Bu uçaklarda elde edilen görüntüler anında görüntü işleme merkezine gönderilir ancak olası bir arızaya önlem olarak bir kopyası uçakta kaydedilir. İsrailliler uçuş sırasında elde edilen görüntüleri göremez ama uçak onların kontrolü altında, uçağa bakım adı altında elde edilen görüntüleri sonradan görebilirler. Orta İrtifa Uzun Okumaya devam et

Ağustos 2, 2007 Posted by | Askeriye, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

‘Cumhurbaşkanı eşi başörtülü olmalı’

Türk demokrasisinin çok partili döneme geçtiği ilk 10 yıla rekor destekle imza atan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, 1960’dan beri Türkiye’de hangi vesileyle olursa olsun… 22 Temmuz seçimlerinin AK Parti’ye yeniden ve daha güçlü bir destekle iktidar yolunu açması, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından, merhum başbakan Adnan Menderes dönemine atıfla, “siyasi zafer” olarak duyuruldu. Türk demokrasisinin çok partili döneme geçtiği ilk 10 yıla rekor destekle imza atan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, 1960’dan beri Türkiye’de hangi vesileyle olursa olsun babası Adnan Menderes’in adının anılmış, hatırlanmış olmasını minnetle karşılıyor. Son cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde DYP lideri Mehmet Ağar ve ANAP lideri Erkan Mumcu’ya en ağır uyarıları, eleştirileri getiren isimdi Aydın Bey. Bugünlerde “Meclis’e girmememiz hataydı” diyen Ağar’ı o gün Aydın Menderes, “Yeter söz milletindir” anlayışını, “Yeter, söz devletindir” anlayışına çevirdiği gerekçesiyle suçlamıştı. Türk siyasetinin boynuna geçirilen “darbe ilmiklerinin” ilk mağdurlarından biri onun babasıydı çünkü. Hassasiyeti de bundandı. Milletin iradesini eninde sonunda ortaya koyacağını da birkaç ay önce güçlü bir şekilde altını çizmişti. AK Parti’nin siyasi başarısı, MHP ve CHP’nin durumu ile cumhurbaşkanlığı seçimlerini Menderes ile konuştuk.

– Seçim sonuçlarının anlamı ne, bu bir siyasi zafer mi?

Seçim sonuçları büyük bir sürpriz olmadı benim için. Ancak AK Parti’nin belki oyları iki-üç puan tahminimin üstünde çıktı. Asgari yüzde 42 oy bekliyordum. İki seçmenden biri AK Parti’ye oy vermiş. Bir siyasi zaferdir bu. Bunun sebepleri filan tartışılır; ancak büyük bir başarı olması tartışılmaz. Kesin ve açıktır.

MİLLET İRADESİNİ GÖSTERMEMİZ GEREKİYOR

– Babanızın başarısına atfen 50 yıllık rekor kırıldı dendi…

Oy yüzdesi itibariyle 1950-54-57 Demokrat Parti, 1965 Adalet Partisi’nin aldığı oylardan biraz geride; ancak 1969 AP’sinin aldığı oyla aynı seviyede. Sadece Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmesinde Demokrat Parti 50’den 54’e oylarını artırarak ikinci defa iktidar olmuştur dedi. Demokrat Parti, yüzde 56,7’lik oran ve 5 milyon küsur oyla hâlâ en yüksek oy alan parti durumunda. Ama Erdoğan haklıdır, AP 1969’da i Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Bekaroğlu: Erbakan, AKP’ye çalıştı

Mehmet Bekaroğlu, Gül, “Köşk’e çıkmalı” dedi, Üskül’ü savundu. ‘Yahudi’ dememesi için Erbakan’ı uyardığını da söyleyen Bekaroğlu, AK Parti kanadından aldığı bir ‘duyum’u da aktardı.

Bekaroğlu: Erbakan, AKP’ye çalıştı

Yasemin Arpa’nın röportajı

‘Müslüman sol’cu Bekaroğlu, yol arkadaşı Ertuğrul Günay’ın milletvekilliği için AK Parti’ye gitmesiyle fırsatın kaçtığını söylüyor ama yeni sol arayışı sürdürüyor. Bekaroğlu’na göre solun büyük çelişkisi solcuların halkı, halkın da solcuları sevmemesi.

Milli Görüş’ten ayrıldıktan sonra, eski CHP’li Ertuğrul Günay’la “İslami Sol” hareketi oluşturan Mehmet Bekaroğlu, Günay’ın AK Parti’ye geçmesi üzerine ‘solsuz’ kalmadı, aksine ‘sol’a biraz daha yaklaştı. NTVMSNBC’nin sorularını yanıtlayan Bekaroğlu, kendisini zaten hep solda gördüğünü, bugün Türkiye solunun yeniden kurulmasına ihtiyaç olduğunu, bunun için çalıştığını anlattı. Eski yol arkadaşı Günay’ın AK Parti’ye gitmesiyle büyük bir fırsatın kaçtığını, ama Günay’ın “milletvekili olmak uğruna sabredemediğini, demokrasi gibi birtakım misyonlar yüklendiği iddiasının da bahane olduğunu” vurguladı. “Tercüme sol” dediği Türkiye solunun en büyük çelişkisini ise şöyle ifade etti: “Sol yıllardan beri halkı kurtarmaya çalışıyor ama halkın arasına giremiyor. Halkı sevmiyor, halk da onları sevmiyor.”

Bekaroğlu, AK Parti kanadından aldığı bir ‘duyum’u da açıkladı: Baskı, dayatma olmazsa Abdullah Gül cumhurbaşkanı adayı olmayacak, adaylıktan çekildiğini açıklayacak! Yani baskı olursa Gül de adaylıktan vazgeçmeyecek.

Seçimlere Rize’den bağımsız milletvekili adayı olarak girmekten son anda vazgeçen Mehmet Bekaroğlu ile neden milletvekilliğinden vazgeçtiğini, AK Parti’de neden yer almadığını, DTP’nin Meclis’e girmesini, Cumhurbaşkanı seçimi ve Gül’ün adaylığını, AK Parti’nin geleceğine dönük öngörülerini, Erbakan’dan yola çıkarak Erdoğan’ın ‘varlıklı’ yaşantısını, kendisini “solda” hissetmesi nedeniyle yeni sol arayışlara bakışını, Türkiye solunun nasıl olması gerektiğini konuştuk. Bekaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

AKP BANA GÖRE SAĞCI OLDUĞU İÇİN GİTMEDİM

Hepimiz Milli Görüş, Refah Partisi ve Fazilet Partisi içindeyken -ödünç olarak kullanıyorum bu kavramı- ben siyasi hareketin Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Öcü amca el kadar bebeyi korkuttu

“Dayanamayacağım! Bu kızın saflığı beni çıldırtıyor. Sonunda itiraf edeceğim, çarem yok” diyen Abdurrahman Dilipak, ‘el kadar bebe’ye bakın nasıl ‘bööö’ dedi ve ne kötülük etti!

Öcü amca el kadar bebeyi korkuttu

Abdurrahman Dilipak‘ın köşe yazısı

Ah şu aptal sarışın şey!

Dayanamayacağım! Bu kızın saflığı beni çıldırtıyor. Sonunda itiraf edeceğim, başka çarem yok.. Biz baltalarımızı toprağa gömmedik. Pardon, kör testereleri paslandırmak için toprağa gömdük ve bir gün onları çıkartıp hepinizi kıtır kıtır keseceğiz..
İtiraf ediyorum, sizin için takrir-i sükûn yasaları çıkaracağız, “gık”ınız çıkmasın diye..

Sizi özel mahkemelerde yargılayacağız. Savcısı olmayacak, avukat tutmanıza izin vermeyeceğiz, temyiz de olmayacak. Yargıçlarımız sizin için karar verirken yasaya bakmayacaklar, verdikleri karar yasa olacak.. Ohh!

Hele bir iktidarı tam olarak ele geçirelim görürsünüz. Seçim derseniz, açık oy gizli tasnif.. Adayları biz belirleyeceğiz, tek parti olacak.

Kuvvetler ayrılığı da neymiş, hepsinin köküne kibrit suyu.. Tek parti yeter.. Partimizin il ve ilçe başkanı, aynı zamanda belediye başkanı vali ya da kaymakam… Zaten niye hem belediye başkanı, hem de kaymakam, vali var ki! Birleştiririz gider. Gerekirse garnizon komutanı, parti başkanı, vali, belediye başkanı, Cuma imamı hepsi aynı kişi olur.. Tasarruf sağlanır, işlerde hız kazanılır..

Çarşaf giyme mecburiyeti getiririz.. Okullarda herkes yeşil önlük giyer, erkek öğrencilere sarık sarma mecburiyeti getiririz.. Afrika’dan, Arabistan’dan, Çin’den gemilerle sarık ithal ederiz artık.. Kıyafet devrimi yaparız anlayacağınız..

Miladi takvimi, Gregoryen takvimi ve Latince’yi yas Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Medyatik, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar | Yorum bırakın

Yerel Yönetimler Hizmet Kolunda Yetki Tartışması

Yerel yönetimler hizmet kolunda 2002 yılından bu yana yetki KESK’e bağlı Tüm Bel Sendikasındaydı. Ancak, rekabet geçen yıl kızıştı ve yetkiyi Memur-Sen’e bağlı Bem Bir Sendikası aldı. Tüm Bel Sen, dün yayımladığı açıklamada, Ankara 15. İş Mahkemesinin, açtıkları davada kendileri lehine karar verdiğini ve 2006 yılının yetkili sendikasının Tüm Bel Sen olduğunu belirtmiştir. Bem Bir Sen sendikası da bu gelişme üzerine bir açıklama yayımlamıştır.

Aşağıda önce Tüm Bel Sen’in daha sonra ise Bem Bir Sen’in açıklamalarına yer verilmiştir.

KESK’E BAĞLI TÜM BEL SEN’İN AÇIKLAMASI

Ankara 15. İş Mahkemesi
Yetkili Sendika TÜM BEL SEN’dir

Geçen yıl yetki belirleme sürecinde Çalışma Bakanlığı ve Bem Bir Sen tarafından birçok usulsüzlük yapılmış ve çok sayıda sahte belge ortaya çıkmıştı. Yetkimiz gaspedilmiş ve haksız bir biçimde yetkili sendika olarak Bem Bir Sen açıklanmıştı. Ankara 15. İş Mahkemesi bu haksızlığa dur dedi ve yetkili sendikanın Tüm Bel Sen olduğuna karar verdi.

Bakanlık bürokratlarının ve yandaş sendikanın el ele vererek, sahte tutanaklarla ve usulsüz uygulamalarla almaya çalıştığı yetki sonuçta gerçek sahibine teslim edildi. Bakanlık bürokrasisi ve yandaş sendika suçüstü yakalandı.

Bir yıldır yetkili sendika olduklarını açıklayanlar şimdi bu karara ne diyecekler. Maske düştü, gerçek ortaya çıktı. Yetkili ve etkili sendika Tüm Bel Sen’dir.

Hükümet, toplu görüşme masasında kendilerine “sorun çıkaran”, yani kamu emekçilerinin hakkını arayan, hükümetin verdiğine razı olmayan sendikalar istenmiyor. İşte bu nedenle, mücadele eden, kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunan sendikaları bir şekilde etkisiz kılmak istiyor.

Ancak, yeni bir toplu görüşme sürecinin yaklaştığı bu süreçte, hiç kimse kamu emekçilerinin gerçek sendikalarını yok sayamayacaktır.


MEMUR-SEN’E BAĞLI BEM BİR SEN’İN AÇIKLAMASI

Ülkemizin Yerel Yönetimler Hizmet Kolunda Yetkili Sendikası halen BEM-BİR-SEN’dir

BEM-BİR-SEN,yazımız ekinde sunacağımız belgede olduğu gibi üy Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Memurlar, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Kanadoğlu’ndan Üskül’e yanıt

Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, AKP Mersin Milletvekili Zafer Üskül’ün “sivil ve renksiz anayasa” önerisini, ulus devletin ortadan kaldırılmasına dönük bir değerlendirme olarak yorumladı.
Kanadoğlu, Zafer Üskül’ün “Anayasada Atatürk ilke ve inkilaplarına gerek yok” şeklindeki açıklamasını ANKA’ya değerlendirdi.
Kanadoğlu, Anayasa’dan kaldırılması istenen niteliklerin ulus devletin yapı taşları olduğunu söyleyerek “O zaman siz ulus devletin ortadan kalkmasını veya zayıflatılmasını istiyorsunuz” dedi.
Kanadoğlu, söz konusu değerlendirmenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine karşı olduğunu belirtti.
AKP’nin seçim propagandasında “tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak” dediğini hatırlatan Kanadoğlu, Anayasa’da Üskül’ün önerdiği şekilde bir değişiklik yapılmasının bu özellikleri tehdit edeceğini dile getirdi. Bu prensiplerin de Atatürk ilke ve devrimleri tarafından sağlandığını ifade eden Kanadoğlu, “Yani siz partinin de seçimde kullandığı Atatürk devrim ve ilkelerinin yarattığı bu olguyu doğrudan doğruya reddediyorsunuz demektir” dedi.

“KURNAZCA AMA GERÇEKLİĞİ YOK”

Sabih Kanadoğlu, Üskül’ün “söz konusu niteliklerin herkesin ortak değeri olduğu ve yazılı olmasına gerek olmadığı” şeklindeki yorumunu da “kurnazca ama gerçekliği olmayan bir yaklaşım” olarak değerlendirdi.
Kanadoğlu şunları söyledi:
“En renkli düşünceler özellikle en keskin yön değiştirenler tarafından üretilir. Bu talihsiz anımsatma mesajı doğrudan AKP yönetiminedir. AB sözcülerinin yıllardır Türkiye’den istediklerinin tekrarından ibarettir. Her devletin bir kuruluş felsefesi ve temel ilkeleri vardır ve bunlar anayasalarında yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşu Atatürk milliyetçiliğine, devrim ve ilk Okumaya devam et

Temmuz 28, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Hukuk, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

MEB’in OKS Hatasını Gören Medya, ÖSYM’i Görmüyor

ösym logosuMemurlar.net’i takip edenler, özellikle 2007 yılı başından bu yana, ÖSYM’nin KPSS hatalarını gündeme getirdiğimizi hatırlayacaklardır. Her KPSS yerleştirmesi yüzbinlerce adayı ilgilendirmektedir. Dolaysıyla her hata, sıralamada binlerce kayma anlamına gelmektedir. ÖSYM, 2007’nin ilk tercih işlemlerinde yaptığı, “iki kez yerleştirme hatasını“, kamuoyu baskısı olmadığı için atlattı. Şimdi ise yine yeterli kamuoyu baskısı olmadığı için, bir önceki yerleştirmelerde tercihleri iptal olan adayların hesabını vermemektedir. Medya, MEB’i eleştirirken ÖSYM’yi unutmamalıdır…

ÖSYM’nin son yaptığı vahim hata, nedense hala görmezden gelinmektedir. Üstelik, ÖSYM, bu hatasını geçen haftaki açıklamasında bir anlamda itiraf etmişken…

ÖSYM’nin yaptığı kurumsal hataların, adaylar nezdinde nasıl bir prestij hatası oluşturduğu, memurlar.net’te yer alan son anket‘te gözler önüne serilmiştir. 13 Temmuz 2007 12:00 tarihinde yayına giren “ÖSYM’nin yürüttüğü KPSS tercih işlemlerinde torpil oluyor mudur?” anket sorusuna 3 günde 38 bin kişi oy kullandı. Ankete katılanların yüzde 75’i soruya “Evet” olarak yanıt vermiştir.

Ancak bu önemli sorun, yazılı ve görsel medyada es geçilmektedir. Medyamız OKS’yi manşetlere çekerken, yüzbinlerce adayı ilginelndiren bu s Okumaya devam et

Temmuz 16, 2007 Posted by | Diğer, Eğitim, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, OSYM, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Videolarla Necmettin Erbakan ve Akp

Prof. Dr. Necmettin Erbakan : Akp ve Chp’nin 3 Plağı


Erbakan : Akp ve Chp’nin Birbirinden Ne Farkı Var? >>>devamı >>>
Okumaya devam et

Temmuz 3, 2007 Posted by | Güncel, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Video | Yorum bırakın

İşte MGK’yı kilitleyen tarihi diyalog

Bundan 6 ay önce koltuğunda dosya ile Köşk’e çıkan Bakan Abdullah Gül, büyükelçiler kararnamesi taslağını Cumhurbaşkanı’na sundu ve beklemediği bir tavırla karşılaştı

Şamil Tayyar‘ın yazısından bir kesit

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, randevu alıp Çankaya Köşkü’ne çıkıyor. Çantasından çıkardığı bir dosyayı Sezer’e sunuyor. Dosyada, büyükelçiler kararnamesinin taslağı var. Sezer, şöyle bir bakıyor, sonra ‘Teşekkür ederim, bende kalsın. İncelemem lazım’ diyor.

Gül, şaşırıyor. Oysa onun niyeti, taslak metindeki isimler üzerinde istişare yaparak, o toplantıda kararnameye son şeklini vermek. Sezer dosyayı almak isteyince, Gül, o mahcup edasıyla devreye giriyor: ‘Efendim. MGK Genel Sekreteri Büyükelçi Yiğit Alpogan’ın Londra’ya atanması da söz konusu. Burada konuşuruz diye yazmadık ama yerine Polonya Büyükelçimiz Sayın Ecvet Tezcan’ı düşünüyoruz.’

Sezer, tereddütsüz ‘Hayır, olmaz’ diyor. Büyükelçiler kararnamesi üzerinde görüş belirtmeden inceleme için süre isteyen Sezer’in bu konudaki kesin tavrı dikkat çekiyor. Birkaç saniye sonra Sezer’in neden bu kadar kararlı olduğu anlaşılıyor: ‘Bu görev için Almanya Büyükelçisi Mehmet Ali İrtemçelik’le çalışmak ister misiniz?’

Başbakan Erdoğan’ın Almanya ziyareti sırasında bir Türk vatandaşının sorusu üzerine eleştirdiği büyükelçinin MGK Genel Sekreteri olarak öne Okumaya devam et

Haziran 29, 2007 Posted by | Askeriye, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

ERMENİ SOYKIRIMI MASALI VE TÜRK-ERMENİ DOSTLUĞU

Osmanlılar Tarafından “Millet-i Sıdıka” ünvanına layık görülen Ermeniler, Türklerle Yüzyıllar Boyunca Dostluk İçinde YaşamışlardırGeçtiğimiz ay, ABD Temsilciler Meclisi’nde onaylanması çizgiden dönen, sözde Ermeni soykırımı karar tasarısı tartışmalarıyla geçti. Bu kısa dönem içinde Türk ve Ermeni milletlerinin ilişkilerini konu alan çok sayıda yazı yazıldı, tartışmalar yapıldı ve türlü tezler önü sürüldü. Her biri derin bir araştırma konusu olan bu tartışmaların dönüp dolaşıp geldiği nokta ise hep aynı oldu: “Ermeniler asırlar boyunca, önce Selçuklu daha sonra da Osmanlı’nın adil yönetimi altında çok büyük bir hoşgörü ve huzur ortamında yaşamışlardır.”

Bu gerçek yüzyıllardır Türk-Ermeni ilişkilerini araştıran tarihçilerce-hatta Ermeni tarihçilerin büyük bir bölümü tarafından da- tasdik edilmektedir. Gerçekten de Osmanlı yönetimi farklı dillerde konuşan, farklı dini görüşleri olan ve farklı etnik kökenlere sahip çok sayıda milleti asırlar boyunca hoşgörü içinde yönetmeyi başarmış çok güçlü bir devletti. Zaten dört kıtada kurduğu güçlü imparatorluğun temelinde de İslam ahlakının getirdiği bu büyük hoşgörü, adaletli ve barışçıl tutum yatıyordu. Peki yıllardır Türkiye’nin önüne farklı vesilelerle getirilmeye çalışılan bu sözde soykırım konusunun aslı neydi? Asırlar boyunca barış içinde ve kardeşçe yaşayan Türk-Ermeni halkları arasında nasıl bir ilişki vardı? Ne olmuştu da Osmanlı yönetimi tarafından “millet-i sıdıka” ünvanına layık görülen Ermeni toplulukları sadakatları sorgulanan bir halk haline gelmişti?

Ortaya atılan iddiaları anlayabilmek ve sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için Ermenilerle Türklerin ortak tarihlerini incelemek gerekir. Çünkü bu iki kardeş halkın tarihlerinin kesiştiği noktadan günümüze uzanan bin yıllık dönemin incelenmesi, iddiaların cevabını da kendiliğinden ortaya koymaktadır.

Okumaya devam et

Haziran 8, 2007 Posted by | Arşiv, Dünya, Diğer, Ermeni Soykırımı, Genel, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazilar | Yorum bırakın

Gazete yapanların % 80’i geri zekalı

Sabah Gazetesi’nin sivri dilli muhalif yazarı Yılmaz Özdil’in, Esquire dergisine verdiği röportaj, köşe yazıları gibi ses getirecek türden.. İşte şok tespitler..

Sabah Gazetesi’nin sivri dilli muhalif yazarı Yılmaz Özdil’in, Esquire dergisine verdiği röportaj, köşe yazıları gibi ses getirecek türden: “Bir insanın bir gazete için ayıracağı vakit 20 dakikayken, bir gazeteyi uzun uzun köşe yazılarıyla doldurmak geri zekalılıktır. Ama bugün gazeteleri yapanların da yüzde sekseni geri zekalı zaten.”

“Zamanım çoksa, kısa yazı yazarım.”

O bir hain. Ama şerefli bir hain. Çünkü haklı bir ihanet onunkisi. Doğrudan ve iyiden yana. Medyaya karşı.

Medya haini o. Çünkü kendisi de içinde olmasına rağmen medyayı ve medyacıları en sert o eleştiriyor.

Kimine göre bindiği dalı kesiyor, kimine göre takiyye yapıyor, bize göreyse işini yapıyor. Hem de iyi yapıyor.

Ama başka bir hain var ki, işini yapmayan. Onu yazının sonuna sakladım.

“Mafyayı kahraman, homoları şöhret, pezoları jüri üyesi ilan ettik mi? Ettik.
Orospular zaten manşet…”

“Biz ise örgü nakış kitabı veriyoruz.
Oya gibi işliyoruz haberleri maşallah, oya…
Entel veriyoruz, 500 bin satıyor.
Okumaya devam et

Haziran 5, 2007 Posted by | Diğer, Gazete, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar | Yorum bırakın

AKP NEDEN TEZKERE GÖRÜŞMESİNİ MHP’LİYE VERDİ?

Türkiye adına 1 Mart Tezkeresi müzakerelerini yürüten Büyükelçi Deniz Bölükbaşı Haber Türk televizyonunda Melih Meriç’in hazırlayıp sunduğu Basın Kulübü’ne konuk oldu.

Türkiye’nin, Amerika’ya kuzeyden destek verebileceğinin işaretini Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde verdiğini belirten Deniz Bölükbaşı, Abdullah Gül’ün başbakanlığı döneminde de Amerikalıların gelecek birlikler için inşa ekibinden oluşan 3 bin 500 kişilik birliğine Meclis izni verilmesinin karşı tarafta tezkerenin geçebileceği izlenimi güçlü bir şekilde doğurmuş olabileceğini bildirdi.

21 Aralık 2002 günü Amerikalılar ilk somut önerileri getirdiğini vurgulayan Bölükbaşı, önerilerde 10 Aralık’ta yapılan Recep Tayyip Erdoğan-George W. Bush görüşmesine ilişkin bir atıfta bulunulmadığın Okumaya devam et

Mayıs 28, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Amerika oyunun içinde mi?

Mehmet Acet                                                         acetmehmet@hotmail.comEvet Amerika oyunun içinde. Ama nasıl?

Ey okur öncelikle bilmelisin ki, Amerika şöyle düşünüyor, böyle
düşünüyor gibi kategorik bir yaklaşım genelde belki doğru olsa da, şu son günlerde olup bitenler konusunda yetersiz bir yaklaşım olur.

Demem o ki; Amerikalılar’da tıpkı bizde olduğu gibi, Türkiye konusunda, elmanın iki yarısı gibi ortadan ikiye bölünmüş durumda. Elmanın bir yarısında hiçbir zaman sönmeyen “Tezkerenin intikam ateşiyle yanıp tutuşanlar” güruhu var.

Bu güruh, örtülü operasyonlarla işlerini yürütmekle maruf Başkan Yardımcısı Dick Cheney’den başlayarak, ağırlıklı olarak Pentagon’da
kümelenmiş küçük bir grup ve Türkiye uzmanı ayağına yatarak düşünce
kuruluşlarında ahkam kesen ya da basında sözcülük yapan bir kalabalıkcıktan ibarettir.

İkinci grupta ise, Amerika’yı Irak bataklığına sürükledikleri
için bu birinci gruptan nefret eden, daha çok Dışişleri Bakanlığı’nda
pozisyon edinmiş “Yeni Beyaz Amerikalılar” var.

Buraya kadar tamamsa eğer, gelin bir de bu iki grubun Türkiye
üzerinde yaşadıkları çatışmaya, Türkiye Okumaya devam et

Mayıs 28, 2007 Posted by | Amerika, Dünya, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar, Yazilar | Yorum bırakın

Adnan hocadan Online tekzip!! / Video

Bir genç kızın feryadı! VATAN, Ceylan Özgül’ün Adnan Hocacılar tarafından kaçırıldığı ile ilgili üst üste manşetler yaptı. Ancak genç kız tam tersini söyledi ve Youtube’tan yanıt verdi.

KURDUGU WEB SITESINDE YALANCILARA CEVAP VERIYOR

Bu da online tekzip…

Vatan gazetesinin pazar günü manşete taşıdığı Ceylan Özgül; gazetenin, anlattıklarını çarpıttığını Youtube’a koyduğu video kaydı ile açıkladı. “Zafer Mutlu kendi gibi düşünmüyorum diye bunu yaptı” dedi.

İşte Online tekzipler..

Okumaya devam et

Mayıs 18, 2007 Posted by | Diğer, Dosya, Güncel, Genel, Haberler, Internet, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Video | 1 Yorum