VaTaN

► "Mahzenden Göklere" ◄

Kanuni ve Sinan’ın İstanbul sırrı ne?

“O sultanın adı Süleyman olur da âb-ı hayatın ardına düşmez mi? Biraz araştırır; çalı çırpının altını karıştırır ve yer altına saklanmak isteyen bu suyun gövdesinin bir kısmına…”

Kanuni ve Sinan İstanbul’u susuzluktan nasıl kurtarmıştı?

Bir seher vakti dolaşmak diledi Sultan’ın gönlü. Kâğıthane’ye gidip safa eyleyelim, deyü ferman buyurdu. Burada ıssız kırları gezerken yolu yemyeşil bir vadiye düştü. Yerler çimenle kaplıdır ama garip; bir vadi olmasına rağmen ortada akarsu namına bir iz görünmemektedir. Garip iş, diye söylenir Sultan, halbuki suyun yatağı var amma kendisi sırra kadem basmıştır. Aklına hemen bir yerlerde gizlenen ve varlığını kaybettiren “âb-ı hayat” gelir.

O sultanın adı Süleyman olur da âb-ı hayatın ardına düşmez mi? Biraz araştırır; çalı çırpının altını karıştırır ve yer altına saklanmak isteyen bu suyun gövdesinin bir kısmına orada rastlar. Tıpkı sevgilisine kavuşmuş bir âşık gibi bakar ona. Mimar Sinan’ın kendi deyişiyle, “saadetlü pâdişâh-ı âlem-penâhın bu âb-ı musaffâya hibâb-âsâ nazarı” düşer.

Hemen emirler yağdırır etrafına. ‘Bu ‘kaçkın’ suyu İstanbul’a isterim” der ve ekler: “Dünyanın susamışlarını suya kandırmak, kana kana su içmelerini temin etmek işi tez elden yapılsın.” Sonra yeni bir hayrın kapısını çaldığının vicdanî huzuru içinde atını sarayına doğru sürer. Gereken yapılacaktır nasıl olsa.

Sarayına dönmekte olan Sultan Süleyman bu defa devlet adamlarını toplar etrafına. Neyi emir buyurur bilir misiniz? İstanbul’un vaktiyle nasıl geli Okumaya devam et

Reklamlar

Ağustos 1, 2007 Posted by | Araştırma, Arşiv, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, tarih, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

‘Cumhurbaşkanı eşi başörtülü olmalı’

Türk demokrasisinin çok partili döneme geçtiği ilk 10 yıla rekor destekle imza atan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, 1960’dan beri Türkiye’de hangi vesileyle olursa olsun… 22 Temmuz seçimlerinin AK Parti’ye yeniden ve daha güçlü bir destekle iktidar yolunu açması, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından, merhum başbakan Adnan Menderes dönemine atıfla, “siyasi zafer” olarak duyuruldu. Türk demokrasisinin çok partili döneme geçtiği ilk 10 yıla rekor destekle imza atan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, 1960’dan beri Türkiye’de hangi vesileyle olursa olsun babası Adnan Menderes’in adının anılmış, hatırlanmış olmasını minnetle karşılıyor. Son cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde DYP lideri Mehmet Ağar ve ANAP lideri Erkan Mumcu’ya en ağır uyarıları, eleştirileri getiren isimdi Aydın Bey. Bugünlerde “Meclis’e girmememiz hataydı” diyen Ağar’ı o gün Aydın Menderes, “Yeter söz milletindir” anlayışını, “Yeter, söz devletindir” anlayışına çevirdiği gerekçesiyle suçlamıştı. Türk siyasetinin boynuna geçirilen “darbe ilmiklerinin” ilk mağdurlarından biri onun babasıydı çünkü. Hassasiyeti de bundandı. Milletin iradesini eninde sonunda ortaya koyacağını da birkaç ay önce güçlü bir şekilde altını çizmişti. AK Parti’nin siyasi başarısı, MHP ve CHP’nin durumu ile cumhurbaşkanlığı seçimlerini Menderes ile konuştuk.

– Seçim sonuçlarının anlamı ne, bu bir siyasi zafer mi?

Seçim sonuçları büyük bir sürpriz olmadı benim için. Ancak AK Parti’nin belki oyları iki-üç puan tahminimin üstünde çıktı. Asgari yüzde 42 oy bekliyordum. İki seçmenden biri AK Parti’ye oy vermiş. Bir siyasi zaferdir bu. Bunun sebepleri filan tartışılır; ancak büyük bir başarı olması tartışılmaz. Kesin ve açıktır.

MİLLET İRADESİNİ GÖSTERMEMİZ GEREKİYOR

– Babanızın başarısına atfen 50 yıllık rekor kırıldı dendi…

Oy yüzdesi itibariyle 1950-54-57 Demokrat Parti, 1965 Adalet Partisi’nin aldığı oylardan biraz geride; ancak 1969 AP’sinin aldığı oyla aynı seviyede. Sadece Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmesinde Demokrat Parti 50’den 54’e oylarını artırarak ikinci defa iktidar olmuştur dedi. Demokrat Parti, yüzde 56,7’lik oran ve 5 milyon küsur oyla hâlâ en yüksek oy alan parti durumunda. Ama Erdoğan haklıdır, AP 1969’da i Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Mehmet Ağar’dan Erkan Mumcu’ya yanıt : Rezil olma da otur yerine

Mumcu’nun, Ağar’dan beklediği yanıt geldi. Cevap da zehir zemberek oldu… Anavatan Partisi Genel Başkanı Mumcu’nun meydan okuyuşuna çok sert yanıt veren Mehmet Ağar, “Otur oturduğun yerde, beni konuşturma” dedi.

SEÇİM yenilgisinin ardından DP Genel Başkanlığı’ndan istifa ettiğini açıklayan Mehmet Ağar, kendisine meydan okuyan Anavatan Genel Başkanı Erkan Mumcu’ya sert bir yanıt verdi. Ağar, “Saçma sapan şeyler yapmasaydın bu noktaya gelmezdik. Şimdi susma zamanı” dedi.
Ağar, şunları söyledi:

BIRAK BİZ DE OTURALIM Benim sırtımdan gündeme gelmek ayıp, otur oturduğun yerde. Otur da bırak biz de oturalım. Beni konuşturmasın. Kalkıp Hasan Cemal’e mektuplar yazıyor. Kimin kiminle görüştüğünü ben biliyorum da kimsenin istikbali ile uğraşmak istemiyorum. Saçma sapan işler yapmasaydı bu noktaya niye gelinirdi?

AKP’NİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRME Kalkıp bu işleri yapıp da AKP’nin ekmeğine yağ sürmeye gerek var mı? Sen partini seçime sokamamışsın. Bugün bunu yapmanın ne faydası var? Buralara kafa sokup kendini küçültmeye, rezil etmeye ne gerek var. Bu sözlerle iktidarı iyi perçinliyorsun; altın çivilerle illa bir yere gitmesinler, diye. AKP’yi tek ve dev yapmanın ne faydası var? Kavga edeceksen onunla edeceksin. Onun da zamanı var.

34 SENEDİR HARP EDİYORUM Şimdi susma zamanı. Her konuştukça onlara yazıyor. Adamlar yüzde 46.5’e gelmiş, anlatsan ne olur, anlat Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Paşam’a bak!

Emekli General Veli Küçük’ten İngilizlerle işbirliği.. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün Köyü olan Türkmen’e kurulacak fabrika için bizzat Emekli Paşanın devreye girdiği belirtildi.
Universal Çimento A.Ş., Bilecik’in Gölpazarı ilçesine bağlı Türkmen Köyü’nde 1 buçuk milyon ton kapasiteli Çimento Fabrikası kuruyor.

Türkmen Köyü’ne kurulması planlanan çimento fabrikası ile ilgili çalışmalar başladı. Sermayesinin yüzde 65’i İngilizlere ait olan Universal Çimento A.Ş.’nin yatırımlarına öncülük eden kişinin ise, emekli Tuğgeneral Veli Küçük olduğu ortaya çıktı. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Gölpazarı Belediye Başkanı İsmail Uzmay ve Universal Çimento A.Ş. CEO’su Mete Bülgün ile birlikte Bilecik Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Özünlü ile bir süre görüşen heyet, çıkışta açıklama yaptı. Liseyi Bilecik’te okuduğunu ve Bilecik’e yatırım yapmak için harekete geçtiklerini belirten Universal Çimento A.Ş. CEO’su Mete Bülgün; “Gölpazarı İlçesi Türkmen Köyü’nde yapmayı planladığımız 1,5 milyon ton kapasiteli çimento tesisi ile ilgili olarak Bilecik TSO’ya bilgi vermek amacıyla Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özünlü’yü ziyaret için geldim” dedi. Yüzde 65’i İngiliz sermayesi ile kurulacak olan Universal Çimento A.Ş. Gölpazarı İlçesi Türkmen Köyü Tesisleri’nin 24 ayda tamamlanacağını belirten CEO Mete Bülgün, projenin ÇED aşamasında olduğunu söyledi.
Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Askeriye, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Asker’de AKP dedi!!

Askerin Oy Kullandığı Sandıkta Sürpriz! Teröre karşı yoğun mücadele verilen Diyarbakır’da 2. Taktik Hava Üs Komutanlığında tamamı askeri personelin oy kullandığı sandıktan sürpriz çıktı.
Türkiye genelinde olduğu gibi Diyarbakır’da aldığı oy oranı ile herkesi şaşırtan AK Parti, 2. Taktik Hava Üs Komutanlığı’nda kurulan sandıklardan bin 500 oy aldığı belirlendi.

3 bine yakın asker ve askeri personelin bulunduğu komutanlıkta kullanılan ve geçerli sayılan oylardan bin 500’ünün AK Partiye verildiği belirlendi.

MHP’nin 900, CHP’nin ise 600 oy aldığı Üs’te DTP’li bağımsızlara da oy çıktığı öğrenildi. Diyarbakır’da aldığı oy oranla Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Askeriye, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Erdoğan’ın eşiyle gizli anlaşması neydi?

Tayyip Erdoğan’ın evlenmeden önce ileride Türkiye’nin ‘First Lady’si olacak eşinden tek isteği vardı: İşte Başbakan Erdoğan’ın eşinden isteği:Tayyip Erdoğan’ın evlenmeden önce ileride Türkiye’nin “First Lady”si olacak eşinden tek isteği vardı: “Siyasi faaliyetlerim nedeniyle eve geç kalırsam beni arama.” Tayyip Erdoğan, Leyla İpekçi’ye verdiği mülakatta, aralarındaki özel anlaşmayı şöyle anlatıyordu: “Evlenirken ilk konuştuğumuz şeylerden biri şu olmuştu: Ona beni 24 saat aramayacaksın, demiştim. Gelmiyorsam anla ki teşkilattayım.

Daha da gecikirsem aramaya başlarsın. Bu yüzden sağ olsun öyle, niye gelmedin, neden geç kaldın gibi soruları yoktur. Ama geç kalınca endişelenir.” Bu talebi kabullenmek bir kadın için elbette zordu ama eşine ve mücadelesine inanan Emine Erdoğan, bu isteği kabul etti. Hırsları olan, siyaset merdiveninin basamaklarını hızla çıkan bir politikacıyla evlenmenin bir bedeli vardı. Kendisi de gençlik yıllarında İdealist Kadınlar Derneği çatısı altında siyasi faaliyetler yürüten Emine Erdoğan, gazeteci Halise Çiftçi’ye duygularını şöyle ifade ediyordu: “Her kadın, eşi çoluk çocuğunun başında olsun der. Ancak ben bunu istememe rağmen hep onun hizmet etmesinden yana oldum. Dualarımda bu işe gönül veren biriyle evlenmek vardı. Bu davanın eri olmak beni gururlandırıyor.”
Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Özkök Paşa: Lider, herkes sağa bakarken sola bakabilendir

Hilmi Özkök Paşa: ”Katı politikalara karşıyım! Lider, herkes sağa bakarken sola bakabilendir” Yürütülecek politikaların her zaman elden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Org. Özkök, “Benim politikam budur, ben böyle gideceğim” deyip, katı politikalarla bir yere varılamayacağını söyledi.

Anadolu Ajansı’na konuşan Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Irak’ın kuzeyi konusunda Türkiye’nin politikasının belli olduğunu, hep o politikanın yürütüldüğünü belirtti. Bu politikanın Irak’ın bir bütün olduğu ve Irak’ın milli servetinin bütün halkı tarafından kullanılmasına dayalı olduğunu ifade eden Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu yürütmek için Türkiye hep çabaladı durdu. Tüm hükümetler bu işin takipçisiydi. Hatta başka birçok ülkenin de aynı şekilde Irak’ın birlik bütünlük ve milli servetinin bütün Irak halkına ait tezleri vardı. Ama zamanla birçok olaylar oluyor. Bu politikaların gerçekleşme şansının azaldığı, çoğaldığı durumlar görüyorsunuz. Mesela şu anda Irak’ın bölünmemesi tezinde herkesin sıkıntısı var. Kimse istemiyor, çünkü bölünmüş bir Irak bazılarının işine gelmekle beraber, bölgenin genel istikrarı için çok tehlikeli. Ama bunu bir türlü temin edemiyorlar.”

Politikaların her zaman elden geçirilmesi gerektiğini, politikaların uyum meselesi olduğunu ifade eden Özkök, “Benim politikam budur, ben böyle gideceğim” deyip, katı politikalarla bir yere varılamayacağını söyledi.
Irak’ın kuzeyinin devlet meselesi olduğunu belirten Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu konu bütünüyle siyasidir, onun içerisindeki askeri konu, güvenlik konuları bellidir. Bunlar PKK’dır, oradaki silahlı gruplardır. Onlarla silahlı kuvvetler uğraşacaktır. Ama bu uğraşı aynı zamanda siyasetle de ilişkilidir. Onun için Genelkurmay Başkanımız ‘Siyasi hedef verilmelidir’ diyor. O siyasi hedefi destekleyecek askerlerdir. Bu konu siyasi bir konudur, dolayısıyla benim bir şey söylemem fayda temin etmez. Tabii ki kendime göre düşüncelerim vardır, ama insanlar bütün bilgilere vakıf olarak bir değerlendirme yaparsa o daha doğru olur. Genel prensip olarak söyleyeceğim politikalar daima gözden geçirilmelidir, hep masa üzerinde olmalıdır.”

-HUDSON ENSTİTÜSÜ-

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Hudson Enstitüsün Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Askeriye, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | 1 Yorum

Condi, Ortadoğu’yu yine karıştıracak

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Arap ve İsraillilere, bölgedeki barış sürecinin getirdiği fırsatları kaçırmama çağrısında bulundu.

Orta Doğu ülkeleri gezisinin üçüncü durağı olan İsrail’e gelen Rice, Kudüs’te İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, “Fırsatları kullanmanın zamanı geldi” dedi.

Livni de, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Filistin Başbakanı Salim Feyyaz ile diyalog fırsatını kaçırmak istemediklerini ifade etti.

Rice’ın yarın Ramallah’a geçerek Filistin Devlet Ba Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Ortadoğu, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Bülent Arınç aday olmayacak mı?

Ankara kulisleri, Bülent Arınç’ın Meclis Başkanlığı’na aday olmayacağı haberleriyle çalkalanıyor. Bülent Arınç gerçekten Meclis’teki odasını boşalttı mı yoksa sadece dedikodu mu?Arınç’ın TBMM’deki odasını boşalttığı iddiası kulislerde kulaktan kulağa dolaşıyor.
Az önce Arınç’a en yakın isimle konuştuk.

– Bülent Arınç odasını boşalttı mı?
– Hayır cumartesi günü geçici başkan kürsüye çıkana kadar orada kalacak.

– Peki sonra?
– Sonra sadece Manisa milletvekili olacak

– Ondan sonra?
– 5 gün sonra yani çarşamba günü Meclis Ba Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Hamas, El Fetih’e meydan okudu

Mahmud Zahar, Gazze’de düzenlediği basın toplantısında, El Fetih’in iktidarda olduğu dönemde yaptığı yolsuzlukların kanıtı olduğunu iddia ettiği belgeleri basına gösterdi

Hamas yetkililerinden Zahar, Mahmud Abbas’ın partisi El Fetih’in iktidar olduğu dönemde yaptığı yolsuzlukların belgeleri olduğunu iddia ettiği dokümanları basına gösterdi. Mahmud Abbas’ı, Hamas’ın yetkilerini elinden almak için İsrail ile anlaşma yapmakla da suçlayan Zahar, “Dışarıdan gelen yardımlar, talan edilerek El Fetih’in banka hesaplarına aktarılmıştır. Bazı yerel kaynaklar ise, El Fetih üyelerinin çocuklarının yurtdışında eğitim görmeleri için kullanılmıştır” diye konuştu. Filistin’in eski lideri Yaser Arafat’ın siyasi danışmanı Bassam Ebu Şerif’in yazdığı bir mektubu gösteren Zahar, mektupta Arafat’a zehir verilerek öldürülmesi konusunda Ebu Şerif’in Arafat’ı uyardığını ileri sürdü. Arafat’ın mektuba cevap olarak Ebu Şerif’i Gazze’ye çağırdığını belirten Zahar, Arafat’ın El Fetih’in yolsuzluğunu soruşturmasını istediğini iddia etti. Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Filistin, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Türkçe | Yorum bırakın

Eski dostlar düşman mı oluyor? Amerika – israil

Milyarlarca dolarlık yardımdan, dışişleri ve savunma bakanlarının Ortadoğu’ya gönderilmesinden sonra ABD, İsrail’i hedef alan bir Arap bildirisine de imza attı!
Önce şu notu düşelim. Ortadoğu hengamesi olsun olmasın, ABD’nin bölgede özellikle iki ülkeden yardım elini çektiği görülmediği gibi, görülmesi de zor ihtimaldir. Bunlardan biri herkesin bildiği üzere İsrail, diğeri de Mısır!

Bu konuda tartışma yok. Zaman zaman Suudi Arabistan’ın da bu aşılmaz dostluğa sığındığı söylense de, bu tahlilin çok sağlıklı olduğunu iddia etmek akil değil.

Nedeni basit. Esasında Suudlarla ABD’nin arası “zoraki dostluk” olarak tanımlanabilir. 1970’li yıllardan beri zirve yaparak gelen bu kerhen mütteffiklik ilişkisi, zamanında petrol, ortadoğu krizleri, mezhepler üzerine ayak oyunları ve yine arap dolarları nedeniyle hayli parlak günler yaşamış, ardı sıra gelen İsrail-Filistin açmazları, İran-Irak savaşı ve tabi iki Irak müdehalesi ile kopma bir türlü mümkün olmamıştır.

ABD’nin Suudlara bakışında gönül rahatlığı ile söylenebilecek tek özlü yaklaşım, “onları sevmedikleri”dir. O kadar ki, İran olmasa 11 Eylül’den sonra bir darbe de Suudi Arabistan yiyebilirdi.

Devenin hamudu!

Zira Washington’da herkes biliyor ki, 11 Eylül tezgahının arkasında ve bölgedeki terörist yapılanmaların lojistik ve maddi desteğinde, Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Amerika, Dünya, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Türkçe, İsrail | Yorum bırakın

Kadir Topbaş’tan suya zam yolda

Topbaş, suya zam önerisinin İSKİ’den geldiğini tüketimin belli boyutları aştığı yerlerde kullanım oranlarına göre suya zam yapmayı planladıklarını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, suya zam önerisinin İSKİ’den geldiğini tüketimin belli boyutları aştığı yerlerde kullanım oranlarına göre suya zam yapmayı planladıklarını söyledi. Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Belediyeler, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Türkçe, Turkey | Yorum bırakın

İstanbul’u büyük bir deprem kurtarır

Avrupa yakasında tamamlanmak üzere olan sondaj çalışmaları şehrin ancak çok büyük bir deprem sonucu kurtulabileceğini ortaya çıkardı.

Seçimler ve başka nedenler dolayısı ile Türkiye’nin gündeminden çıkan büyük İstanbul depremi ile alakalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zemin ve Deprem İnceleme Müdürlüğü tarafından yaptırılan ve Avrupa yakasında tamamlanmak üzere olan sondaj çalışmaları şehrin ancak çok büyük bir deprem sonucu kurtulabileceğini ortaya çıkardı.

Yapılan sondaj çalışmaları sonrası tarihi yarım adanın yıllar önce gerçekleşen büyük İstanbul depremi enkazının döküm alanı olduğunun bu çalışmayla ortaya serildiğini kaydeden yetkililer Zeytinburnu, Bahçelievler, Güngören, Avcılar, Silivri gibi birçok ilçenin zeminin çok kötü olduğunun ortaya çıktığını Avrupa yakasında sadece Çatalca ilçesinin kuzeyinin yerleşim alanı olmaya müsait olduğunun ortaya çıktığını söylediler.

Sondaj Verileri Planlara İşlenmeli

Yapılan sondajlar sonrası elde edilen bu verilerin mutlaka imar planlarına işlenmesinin şart olduğunu bu yerlerde inşaat yapmak isteyen insanların bu verilere göre nereye neler yapılacağını bilmelerinin şart olduğu yine bu yetkililer ifade ediyor. İstanbul’da çok büyük bir çarpık yapılaşma bulunduğunu da kaydeden uzmanlar bu çarpıklığın ancak iki şekilde sona erebileceğini; bunlardan birinin savaş diğerinin ise deprem olduğunu savaş çıkması halinde kan davasının ortaya çıkacağını bunun da ileride çok büyük sıkıntılara yol açacağını, oysa olacak büyük bir depremle İstanbul’un kurtulabileceğini, insanlarında bunu Allah’ın takdiri diyerek kabulleneceğini belirttiler.

Tarihi Yarımadayı da taşımak çare değil Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Bilim, Deprem, Diğer, Güncel, Genel, Haberler | Yorum bırakın

Bekaroğlu: Erbakan, AKP’ye çalıştı

Mehmet Bekaroğlu, Gül, “Köşk’e çıkmalı” dedi, Üskül’ü savundu. ‘Yahudi’ dememesi için Erbakan’ı uyardığını da söyleyen Bekaroğlu, AK Parti kanadından aldığı bir ‘duyum’u da aktardı.

Bekaroğlu: Erbakan, AKP’ye çalıştı

Yasemin Arpa’nın röportajı

‘Müslüman sol’cu Bekaroğlu, yol arkadaşı Ertuğrul Günay’ın milletvekilliği için AK Parti’ye gitmesiyle fırsatın kaçtığını söylüyor ama yeni sol arayışı sürdürüyor. Bekaroğlu’na göre solun büyük çelişkisi solcuların halkı, halkın da solcuları sevmemesi.

Milli Görüş’ten ayrıldıktan sonra, eski CHP’li Ertuğrul Günay’la “İslami Sol” hareketi oluşturan Mehmet Bekaroğlu, Günay’ın AK Parti’ye geçmesi üzerine ‘solsuz’ kalmadı, aksine ‘sol’a biraz daha yaklaştı. NTVMSNBC’nin sorularını yanıtlayan Bekaroğlu, kendisini zaten hep solda gördüğünü, bugün Türkiye solunun yeniden kurulmasına ihtiyaç olduğunu, bunun için çalıştığını anlattı. Eski yol arkadaşı Günay’ın AK Parti’ye gitmesiyle büyük bir fırsatın kaçtığını, ama Günay’ın “milletvekili olmak uğruna sabredemediğini, demokrasi gibi birtakım misyonlar yüklendiği iddiasının da bahane olduğunu” vurguladı. “Tercüme sol” dediği Türkiye solunun en büyük çelişkisini ise şöyle ifade etti: “Sol yıllardan beri halkı kurtarmaya çalışıyor ama halkın arasına giremiyor. Halkı sevmiyor, halk da onları sevmiyor.”

Bekaroğlu, AK Parti kanadından aldığı bir ‘duyum’u da açıkladı: Baskı, dayatma olmazsa Abdullah Gül cumhurbaşkanı adayı olmayacak, adaylıktan çekildiğini açıklayacak! Yani baskı olursa Gül de adaylıktan vazgeçmeyecek.

Seçimlere Rize’den bağımsız milletvekili adayı olarak girmekten son anda vazgeçen Mehmet Bekaroğlu ile neden milletvekilliğinden vazgeçtiğini, AK Parti’de neden yer almadığını, DTP’nin Meclis’e girmesini, Cumhurbaşkanı seçimi ve Gül’ün adaylığını, AK Parti’nin geleceğine dönük öngörülerini, Erbakan’dan yola çıkarak Erdoğan’ın ‘varlıklı’ yaşantısını, kendisini “solda” hissetmesi nedeniyle yeni sol arayışlara bakışını, Türkiye solunun nasıl olması gerektiğini konuştuk. Bekaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

AKP BANA GÖRE SAĞCI OLDUĞU İÇİN GİTMEDİM

Hepimiz Milli Görüş, Refah Partisi ve Fazilet Partisi içindeyken -ödünç olarak kullanıyorum bu kavramı- ben siyasi hareketin Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Tarihi golün ‘en yakın’ tanığı – Diatta / Video

Tarih: 22 Haziran 2002… Yer: Osaka (Japonya)… 2002 Dünya Kupası’nda İlhan Mansız’ın Senegal ağlarını havalandırdığı şutun en yakın tanığı, Kartal’ın yeni transferi Diatta’ydı.

Tarihi golün 'en yakın' tanığı / Video

İlhan’la aynı karede

Tarih: 22 Haziran 2002… Yer: Osaka (Japonya)… Dünya Kupası çeyrek final maçı… Sağ kanattan Ümit Davala’nın ortasına İlhan Mansız dokunuyor ve top Senegal ağlarına gidiyor. Türk futbolu için tarihi bir an. Ay-Yıldızlı ekibimiz, 2. kez katıldığı Dünya Kupası’nda yarı finale yükselme başarısı gösteriyor. İşte o tarihi anın tanıklarından biri olan Lamine Diatta, yıllar sonra Beşiktaş’a transfer oldu. İlhan topa dokunduğu anda aynı karede olan Senegalli savunmacı hayretler içinde topa bakıyor.

Kontrolden sağlam çıktı

Belki İlhan o talihsiz sakatlıkları geçirip, futbola veda etmek zorunda kalmasa Beşik Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, fUTBOL, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Son Dakika, Spor, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Abdullah Gül’ün sitesindeki 2 anket

Abdullah Gül, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda kendi adını taşıyan internet sitesinde anketle nabız yokluyor. İşte Gül’ün sitesindeki anketler ve Gül’e destek mesajları:

Abdullah Gül'ün sitesindeki 2 anket

ABDULLAH KARAKUŞ’un haberi

Sitedeki ankette, “Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olmasını destekliyor musunuz” sorusuna yüzde 88 oranında “evet” yanıtı çıkarken, “Aday olmasını nasıl karşılıyorsunuz” sorusuna katılımcıların yüzde 75’i “olumlu” yanıtını verdi.

Adaylığının devam edip etmediği konusunda net açıklama yapmayan Gül, kendi internet sitesinde gelişmeleri, üç bölüm halinde ve “Enine boyuna cumhurbaşkanlığı seçim süreci” başlığı ile partililerine anlattı. Gül, cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili olarak anket bölümünde çeşitli sorular soruyor.

İşte sonuçlar
Devam eden anketin, dün akşam saatlerine kadar 1985 kişinin yanıtladığı “Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olmasını destekliyor musunuz” sorusuna, katılımcıların yüzde 88’i “evet”, yüzde 12’si de “hayır” yanıtını verdi.
72 bin 974 kişinin yanıtladığı, “Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı adayı olmasını nasıl karşılıyorsunuz” sorusuna, katılımcıların yüzde 75’i “olumlu”, yüzde 25’i “olumsuz” diye görüş bildirildi.
69 bin 168 kişinin yanıtladığı, “Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün dış politikada sergilediği performansı nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu yanıtlar çıktı:
Çok iyi : Yüzde 59 .
İyi : Yüzde 14. Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Anıtkabir defterindeki ilginç mesaj

YAŞ üyeleri ile Anıtkabir’i ziyaret eden Başbakan Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve yazdıklarını yüksek sesle okudu. Erdoğan, yazısında bir tarihe özellikle vurgu yaptı.

Anıtkabir defterindeki ilginç mesaj

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, üstün disiplini, değişen güvenlik şartlarına intibak kabiliyeti ve hazırlık durumu ile milli güvenliğin en büyük teminatı olduğunu bildirdi.

Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyeleri, Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında Anıtkabir’i ziyaret ettiler. Şura üyeleri, üzerinde ”YAŞ Üyeleri” yazan kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk eşliğinde Aslanlı Yol’dan yürüyerek, Büyük Önder Atatürk’ün kabrine geldiler. Başbakan Erdoğan’ın, mozoleye çelenk koymasından sonra Şura üyeleri saygı duruşunda bulundular. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı ve yazdıklarını yüksek sesle okudu. Erdoğan, deftere şunları kaydetti: ”Büyük Atatürk, Yüksek Askeri Şuramızın mutad değerlendirme çalışmaları için toplanmış bulunuyoruz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üstün disiplini, değişen güvenlik şartlarına intibak kabiliyeti ve hazırlık durumu ile milli güvenliğimizin en büyük teminatıdır. İşaret ettiğin çağdaşlaşma hedefleri doğrultusunda cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümünü daha ileri ve daha müreffeh bir ülke olarak karşılamanın azim ve kararlılığı içindeyiz. Bu düşüncelerle Ağustos 2007 Yüksek Askeri Şura çalışmalarının Türk Silahlı Kuvvetlerimizin hazırlık durumu, milletimizin huzur ve güven Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

Öcü amca el kadar bebeyi korkuttu

“Dayanamayacağım! Bu kızın saflığı beni çıldırtıyor. Sonunda itiraf edeceğim, çarem yok” diyen Abdurrahman Dilipak, ‘el kadar bebe’ye bakın nasıl ‘bööö’ dedi ve ne kötülük etti!

Öcü amca el kadar bebeyi korkuttu

Abdurrahman Dilipak‘ın köşe yazısı

Ah şu aptal sarışın şey!

Dayanamayacağım! Bu kızın saflığı beni çıldırtıyor. Sonunda itiraf edeceğim, başka çarem yok.. Biz baltalarımızı toprağa gömmedik. Pardon, kör testereleri paslandırmak için toprağa gömdük ve bir gün onları çıkartıp hepinizi kıtır kıtır keseceğiz..
İtiraf ediyorum, sizin için takrir-i sükûn yasaları çıkaracağız, “gık”ınız çıkmasın diye..

Sizi özel mahkemelerde yargılayacağız. Savcısı olmayacak, avukat tutmanıza izin vermeyeceğiz, temyiz de olmayacak. Yargıçlarımız sizin için karar verirken yasaya bakmayacaklar, verdikleri karar yasa olacak.. Ohh!

Hele bir iktidarı tam olarak ele geçirelim görürsünüz. Seçim derseniz, açık oy gizli tasnif.. Adayları biz belirleyeceğiz, tek parti olacak.

Kuvvetler ayrılığı da neymiş, hepsinin köküne kibrit suyu.. Tek parti yeter.. Partimizin il ve ilçe başkanı, aynı zamanda belediye başkanı vali ya da kaymakam… Zaten niye hem belediye başkanı, hem de kaymakam, vali var ki! Birleştiririz gider. Gerekirse garnizon komutanı, parti başkanı, vali, belediye başkanı, Cuma imamı hepsi aynı kişi olur.. Tasarruf sağlanır, işlerde hız kazanılır..

Çarşaf giyme mecburiyeti getiririz.. Okullarda herkes yeşil önlük giyer, erkek öğrencilere sarık sarma mecburiyeti getiririz.. Afrika’dan, Arabistan’dan, Çin’den gemilerle sarık ithal ederiz artık.. Kıyafet devrimi yaparız anlayacağınız..

Miladi takvimi, Gregoryen takvimi ve Latince’yi yas Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Medyatik, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye, Yazarlar | Yorum bırakın

Sezer’e ‘Sen de mi Brütüs’ dedirtti

Her iki kişiden biri AK Parti’li durumu Cumhurbaşkanı Sezer’in yakın ekibinde çok ilginç bir durum ortaya çıkardı. Sezer’in Protokol Müdürü’nün kız kardeşi için AK Parti’ye oy istemişSezer'e 'Sen de mi Brütüs' dedirtti

Deniz Güçer’in haberi

Cumhurbaşkanı Sezer’in Protokol Müdürü Belgin Birengel’in kız kardeşi Belma Erdoğan’ın, AKP’den milletvekili aday adayı olduğu ortaya çıktı. ‘Kız kardeşine destek için partili gibi çalışmakla’ suçlanan Belgin Birengel, Cumhurbaşkanı Sezer’e şikayet edildi..

Çankaya Köşkü’nde AKP’li kızkardeş krizi yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Sezer’in Protokol Müdürü Rana Belgin Birengel’in kız kardeşinin AKP’den milletvekili adayı olmak için başvurduğu ortaya çıktı. Birengel’in kız kardeşi Belma Erdoğan’ın AKP siyaset akademisini bitirdiği ve halen Ankara İl Yönetimi’nde görev yaptığı da öğrenildi. Kıyamet ise Birengel’in kız kardeşinin adaylığını desteklemek için AKP’nin etkinliklerine katıldığının ileri sürülmesiyle koptu. Birengel’in Cumhurbaşkanı Sezer’e şikayet edildiği öğrenildi. Sezer’in Birengel hakkında soruşturma isteyip istem Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Seçim, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

ABD’nin dağıttığı 190 bin silah kayıp

ABD hükümetinin, 2004 ve 2005 yıllarında Irak silahlı kuvvetlerine dağıtılan 190 bin kadar silahın akıbetinin ne olduğunu bilmediği ortaya çıktı. İşte ABD Sayıştayı’nın şok raporu:

ABD'nin dağıttığı 190 bin silah kayıp

ABD’nin, Irak ordusuna 19.2 milyar dolarlık finansman sağladığı belirtiliyor

ABD Sayıştayı’nın bugün yayımlanan raporunda, “ordunun, Irak Silahlı Kuvvetleri’ne verilen 110 bin adet AK-47 (Kalaşnikof), 80 bin tabanca,135 bin koruma ekipmanı ve 115 bin kaskın akıbetinin ne olduğunu söyleyebilme noktasında olmadığı” belirtildi.

Bu silah ve teçhizatın, Amerikan ordusunun Irak ordusunu yeniden yapılandırmaya çalıştığı dönemde, Haziran 2004 ile Eylül 2005 arasında ortadan kaybolduğu belirtilen raporda, ordunun 2004’ten beri bu silah ve teçhizatla ilgili sistematik olarak kayıt tutmamış olduğunun ortaya çıktığı da kaydedildi.

ABD’liler, düzenli olarak İran gibi başka ülkeleri Irak’taki milislere silah temin etmekle suçluyor.

ABD’nin 2003’ten beri Irak Silahlı Kuvvetleri’ne toplam 19.2 milyar dolarlık finansman sağladığı belirtiliyor.

ABD Başkanı George Bush’un, Irak’taki durumla ilgili olarak kendi partisi içinden bile eleştiri oklarına hedef olduğu bir dönemde yayımlanan raporda, Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin, kendi başlarına operasyon yürütmeye yetkin Iraklı birliklerin sayısına ilişkin tatmin edici gelişme sağlayamadığı da ifade ediliyor.

ABD ORDUSU, IRAK’TAKİ SİLAH DEPOLARINDAN KAYBOLAN SİLAHLARIN PEŞİNDE
Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Amerika, Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Pkk, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

DTP, Gül’ün adaylığı için önyargısız

Eski DTP Genel Başkanı, bağımsız milletvekili Ahmet Türk Abdullah Gül’ün Köşk adaylığı konusunda bir önyargıları olmadığını ve sorun olarak görmediklerini açıkladı.

DTP, Gül'ün adaylığı için önyargısız

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtlayan Ahmet Türk, “Abdullah Gül olmaz diye bir tavrımız yok” dedi.

Türk, Abdullah Gül’ün eşinin türbanlı olmasını da Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir sorun olarak görmediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı adayı belli olduktan sonra son kararlarını grup olarak vereceklerini kaydeden Ahmet Türk, cumhurbaşkanı adayının 72 milyonu kucaklayacak bir şahıs olması gerektiğini vurguladı.

Kürtçe yemin:

Meclis’te Kürtçe yemin tartışmalarına da değinen Türk, önümüzdeki dönemin hassas bir süreç olduğunu belirtti ve bu sürece uygun davranacaklarını ifade etti. Türk, “Halkımızın talebine uygun bir siyaseti ortaya koymaya çalışacağız” dedi.

Üskül’ün sözleri:

Türk Anayasa değişikliği konusunda ise, “Anayasa ırkçı devlet mantığını çağrıştıracak bir Anayasa olmamalı” dedi.

Kemalizmin bir ideoloji olduğunu belirten Türk, “Beğenirsiniz beğenmezsiniz ama bir ideolojidir” dedi ve AKP’li Zafer Üskül’ün çok tartışılan sözleriyle aslında bunu demek istediğini ifade etti.
Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

CHP’liler tekme tokat birbirine girdi

Mustafa Sarıgül’e tepki gösteren CHP Gençlik Kolları üyesi bir grup ile Şişli Belediyesi önünde toplanan bir başka grupla birbirine girdi. Kavgada tekme yumruklar konuştu.

CHP'liler tekme tokat birbirine girdi

Şişli Belediye Başkanlığı binasına gelen CHP Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Öztürk Hocaoğlu başkanlığındaki yaklaşık 40 kişilik grup, Sarıgül’e bir mektup sunmak istediklerini dile getirdiler.

Bir belediye görevlisi tarafından binadaki CHP odasına alınan Hocaoğlu ve beraberindekiler, burada Şişli Belediye Başkan Vekili Eyüp Birgün’e mektubu sundular. Basın mensuplarının alınmadığı odadan bir süre sonra çıkan Hocaoğlu ve beraberindekiler, çıkışta basın açıklaması yapmak istediler.

Hocaoğlu’nun konuşması bu sırada dışarıda toplanan 70-80 kişilik başka bir grubun ”Baykal istifa”, ”Sevigen istifa” şeklindeki sloganlarıyla kesildi. Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Siyaset, Siyasetçiler, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

ÖSS Tercihi Yapacaklara Rehber… Devletin Hangi Kadrolara İhtiyacı Var?

ÖSS tercihleri 3 Ağustos 2007 tarihine kadar yapılabilecektir. Bir çok aday bölüm veya program seçerken aynı zamanda gelecekteki işlerini de seçmiş olmaktadır. Memurlar.net olarak, mezuniyeti sonrasında kamu kurumlarına atanmak isteyen adaylara yol göstermek üzere bir tercih rehberi hazırladık. “Hangi bölüm mezunları Devlet kadrolarına girmekte daha şanslı?”, “Devletin hangi kadrolara ihtiyacı var?” gibi sorulara yanıt bulabileceğini bu ayrıntılı dosyamız için başlığa tıklayınız.

ÖĞRETMEN OLMAK İSTEYENLER

Kimlerin öğretmen olabileceği 119 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Kararı ile belirlenmiştir. Bu kararda ihtiyacın karşılanamaması halinde başka bölüm mezunları ile ihtiyacın karşılandığı iki önemli bölüm bulunmaktadır: İngilizce öğretmenliği ve Bilgisayar öğretmenliği…

Peki bu branş öğretmenliklerine hangi üniversite mezunları başvurabiliyor?… Bu konuda daha önce memurlar.net tarafından yayımlanan ayrıntılı açıklama için tıklayınız.

Devlet hangi alanda daha fazla öğretmen alıyor?

Bu konuda başvurabileceğimiz kaynak, öğretmenlik atama kontenjanları ve oluşan taban puanlardır. 2007/1 öğretmen alımları Ocak ayında gerçekleştirilmiş olup toplam 10 bin kadroya atama yapılmıştır. Bu alımlarda en çok kontenjan açılan bölümler; İlköğretim matematik, Sınıf öğretmenliği ve İngilizcedir. 2007 yılı Ocak ayında hangi branşa kaç kontenjan açıldığına bakmak için tıklayınız.

2006 yılı Ağustos ayındaki atamalarda en çok kontenjan açılan bölümler yine lköğretim matematik (1400), Sınıf öğretmenliği (5000), İngilizce (1950), Okul Önc . Öğret./Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği (1050) ve Türkçe öğretmenliği (2350) olmuştur. 2006 yılı Ağustos ayında hangi branşa kaç kontenjan Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, KPSS, Memurlar, OSYM, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | 5 Yorum

Üniversite mezunu polis memuru

polis emniyetBizler 5336 sayılı yasayla, 3201 sayılı yasanın ek 24’üncü maddesine göre üniversite mezunu olarak Emniyet Teşkilatı’na alınan polis memurlarıyız. (Amir değiliz mevcut yasal düzenlemelerle de bu gidişle olmayacağımız görünüyor.) Bu nedenle sıkıntılarımıza çare olabileceğiniz düşüncesiyle bu konudan size bahsetmek istiyoruz.

Üniversite mezunu polis memuru

Bizler 5336 sayılı yasayla, 3201 sayılı yasanın ek 24’üncü maddesine göre üniversite mezunu olarak Emniyet Teşkilatı’na alınan polis memurlarıyız. (Amir değiliz mevcut yasal düzenlemelerle de bu gidişle olmayacağımız görünüyor.)

Bu nedenle sıkıntılarımıza çare olabileceğiniz düşüncesiyle bu konudan size bahsetmek istiyoruz. İlk mezunlarımız yaklaşık 2 yıldır büyük çaresizlikler, umutsuzluklar ve ruhsal çöküntü içerisinde çalışıyorlar. Göreve başladıktan sonra geçen 2 yıl içerisinde bu sıkıntılar nedeniyle birçok arkadaşımız uykusundan ve olmayan sosyal yaşantısından vazgeçerek Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) hazırlandı ve kendi alanlarıyla alakalı vergi denetmenliği, kaymakamlık, Milli Emlak uzmanlığı, mimarlık ve devletin diğer memurluklarını kazandılar.

Ancak 3201 sayılı yasanın ek 24.maddesindeki “6 yıl süreyle hiçbir suretle başka kurumlara nakil yoluyla atanamazlar” hükmü gereği, bu arkadaşlarımıza muvaffakat verilmedi. Bu arkadaşlar, ruhsal olarak büyük bir çöküntü içerisine girdiler. Bu durum, dolaylı da olsa KPSS sınavına hazırlanan ve teşkilata adapte olmayan (% 85) arkadaşlarda da büyük bir ruhsal çöküntü yarattı. Biz ailelerimizin bize yüklediği sorumlulukları yerine getirerek üzerimize düşen görevi yapıp diplomalarımızı süresinde aldık. Ancak ülkemizde bizlerin hiçbir sorumluluğumuzun bulunmadığı, çarpık politikalar, ekonomik, sosyal ve istihdam politikaları nedeniyle polis olmak zorunda bırakıldık. 2 yıl boyunca çok şey kaybettik. Ülkemiz de çok şey kaybetti.

Üniversite mezunu olmak sanki suçmuş gibi, bize 6 aylık eğitim karşılığında hiçbir akla mantığa sığmayan zorlamalarla 6 yıl mecburi hizmet yükümlülüğü getirildi. Oysa devletimiz, 2 yıl süreyle masraf yaptığı (PMYO) Polis Meslek Yüksek Okulu mezunu polis memurlarına 4 yıllık mecburi hizmet yükümlülüğü getirerek, aynı teşkilat içerisinde çalışan, aynı statüde olan insanlara büyük bir eşitsizlik ve ayrımcılık yapmıştır. Bunun yanında 6 yıl mecburi hizmet yükümlülüğü gibi bir haksızlık daha yaparak, rütbe terfi anlamında da bizleri mağdur etmiştir. Şöyle ki: Emniyet Hizmetleri Sınıfı Rütbe Terfileri Ve Değerlendirme Kurulları’nın Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik (R.G. 10.08.2001 R.G Sayısı: 24489), polis memurlarında komiser yardımcılığı kursuna katılabilmek için gerekli olan a) 37 yaşından gün almamak, b) 6 yıl süreyle polis memuru olarak birfiil çalışmak şartları birçok kişiyi mağdur etmektedir.

Örneğin: 1977 doğumlu bir POMEM me Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Memurlar, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | 10 Yorum

Yerel Yönetimler Hizmet Kolunda Yetki Tartışması

Yerel yönetimler hizmet kolunda 2002 yılından bu yana yetki KESK’e bağlı Tüm Bel Sendikasındaydı. Ancak, rekabet geçen yıl kızıştı ve yetkiyi Memur-Sen’e bağlı Bem Bir Sendikası aldı. Tüm Bel Sen, dün yayımladığı açıklamada, Ankara 15. İş Mahkemesinin, açtıkları davada kendileri lehine karar verdiğini ve 2006 yılının yetkili sendikasının Tüm Bel Sen olduğunu belirtmiştir. Bem Bir Sen sendikası da bu gelişme üzerine bir açıklama yayımlamıştır.

Aşağıda önce Tüm Bel Sen’in daha sonra ise Bem Bir Sen’in açıklamalarına yer verilmiştir.

KESK’E BAĞLI TÜM BEL SEN’İN AÇIKLAMASI

Ankara 15. İş Mahkemesi
Yetkili Sendika TÜM BEL SEN’dir

Geçen yıl yetki belirleme sürecinde Çalışma Bakanlığı ve Bem Bir Sen tarafından birçok usulsüzlük yapılmış ve çok sayıda sahte belge ortaya çıkmıştı. Yetkimiz gaspedilmiş ve haksız bir biçimde yetkili sendika olarak Bem Bir Sen açıklanmıştı. Ankara 15. İş Mahkemesi bu haksızlığa dur dedi ve yetkili sendikanın Tüm Bel Sen olduğuna karar verdi.

Bakanlık bürokratlarının ve yandaş sendikanın el ele vererek, sahte tutanaklarla ve usulsüz uygulamalarla almaya çalıştığı yetki sonuçta gerçek sahibine teslim edildi. Bakanlık bürokrasisi ve yandaş sendika suçüstü yakalandı.

Bir yıldır yetkili sendika olduklarını açıklayanlar şimdi bu karara ne diyecekler. Maske düştü, gerçek ortaya çıktı. Yetkili ve etkili sendika Tüm Bel Sen’dir.

Hükümet, toplu görüşme masasında kendilerine “sorun çıkaran”, yani kamu emekçilerinin hakkını arayan, hükümetin verdiğine razı olmayan sendikalar istenmiyor. İşte bu nedenle, mücadele eden, kamu emekçilerinin hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunan sendikaları bir şekilde etkisiz kılmak istiyor.

Ancak, yeni bir toplu görüşme sürecinin yaklaştığı bu süreçte, hiç kimse kamu emekçilerinin gerçek sendikalarını yok sayamayacaktır.


MEMUR-SEN’E BAĞLI BEM BİR SEN’İN AÇIKLAMASI

Ülkemizin Yerel Yönetimler Hizmet Kolunda Yetkili Sendikası halen BEM-BİR-SEN’dir

BEM-BİR-SEN,yazımız ekinde sunacağımız belgede olduğu gibi üy Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, Memurlar, Son Dakika, Tartışma, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

4/B’li Personelin Lojman Hakkı Var mı?

“657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personelin lojman hakkı var mıdır?”… Bu soruya cevap verebilmek için, kamu konutlarının personele tahsisinde temel dayanak olan 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliğine bakmak gerekmektedir. Bu iki mevzuat bağlamında yaptığımız değerlendirmeye ve memur ile sözleşmeli personel arasında öncelik olup olmadığına dair açıklamaya bakmak için başlığa tıklayınız.

Bilindiği üzere, sözleşmeli personel 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4 üncü maddesinin (B) çerçevesinde istihdam edilmektedir. Bu personelin çalışma esasları ise 28.6.1978 tarih ve 16330 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile düzenlenmiş bulunmaktadır.

Diğer taraftan, Kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeleri belirlemek üzere 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu 11/11/1983 tarih ve 18218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır. Kanunun kapsamı, 2 nci maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir.
“Bu Kanun;
a) Genel bütçeye giren daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar,
b) İktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, sermayesinin tamamı bu kamu teşebbüslerine ait müesseseler, sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarına ait olan bağlı ortaklıklar,
c) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç olmak üzere, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan bankalar ile kamu kurum ve kuruluşları,
d) Kanunlarla kurulan fonlar, kefalet sandıkları, beden terbiyesi bölge müdürlükleri,
Tarafından yurt içinde ve yurt dışında inşa ettirme, satın alma, kiralama suretiyle temin olunan ve bu kurum ve kuruluşlar personelinin yararlanması için ayrılan kamu konutlarını kapsar. Ancak kiralama zaruri hallerde ve kısıtlı olarak yapılabilir. Bunun uygulaması yönetmelikte belirtilir.”

Mezkûr madde, dikkat edileceği üzere, memur değil “personel” kelimesi kullanılmış olup, statü farklılığı belirtililmemiştir. Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, KPSS, Memurlar, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın

’30 Bin Öğretmen’ Bir Seçim Vaadi Miydi?

21 Haziran’da, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü, Bugün gazetesine açıklamalarda bulunmuş ve seçimin 30 bin öğretmen atamasını etkilemeyeceğini belirterek, “Atamalarda sorun olmaz. Öğretmen adaylarımız endişe etmesin” demişti. Ancak, 28 Temmuz’da Zaman gazetesinde yer alan haberde, Maliye Bakanlığının 30 bin olan sayıyı, 20 bine indirdiği bilgisi yer almıştır. 30 bin sayısının çeşitli gerekçelerle 20 bine indirilmesi, seçim öncesi yapılan açıklamaların aslında bir aldatma olduğunu göstermektedir. Okumaya devam et

Ağustos 1, 2007 Posted by | Diğer, Güncel, Gündem, Genel, Haberler, KPSS, Memurlar, Son Dakika, Türkçe, Turkiye | Yorum bırakın